|
TANIMLAR
|
|
Hürriyet ve İtilâf
Firkasi (Partisi): |
|
|
İttihat
ve Terakki Fırkası karşıtlarınca 8 Ekim 1911'de kuruldu.
İttihat ve Terakki Partisi'nin hükümet kuruluşunda etkili
olduğu zaman dağıtıldı. Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan
sonra tekrar faaliyete geçti. Kurtuluş Savaşı karşıtı
propaganda ve eylemlere katıldı. Üyeleri İstanbul
Hükümetlerinde yer aldı. |
|
Felahı Vatan Grubu |
|
|
12 Ocak 1920 günü toplanan son Osmanlı Mebuslar
Meclisi'nde kurulan grup. |
|
Akbaş Cephaneliği |
|
|
Gelibolu yakınında, Kurtuluş Savaşı sırasında Fransızlar
gözetimindeki cephanelik. |
|
Albayrak Gazetesi |
|
|
Erzurum'da Süleyman Necati'nin (Güneri) 1913 yılında
kurmuş olduğu bu gazete, Kurtuluş Savaşı'nı destekledi. |
|
Amerikan Güdümü (Mandası) |
|
|
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra
kurulmuş bulunan Milletler Cemiyeti tüzüğünün 22.
maddesinde manda (güdüm); kendi kendilerini yönetme
olanağı olmayan ulusların, gelişmelerini ve daha iyi
yaşamalarını sağlamak amacıyla, Birleşmiş Milletler
Cemiyeti'nin gözetimi altında, gelişmiş bir ülkenin
yönetimine girmesi olarak tanımlanmıştır. Bu ilke,
uygulamada sömürgeciliğe dönüşmüştür.
Amerikan güdümü konusu, Erzurum ve Sivas kongrelerinde
dile getirilmiş ise de reddedilmiştir. Mustafa Kemal
Paşa'nın kesin tutumu, böyle bir kararın alınmasını
engellemiştir. |
Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuku
Milliye Cemiyeti
(Anadolu ve Rumeli Ulusal Hakları Savunma Derneği)
|
|
|
Sivas Kongresi kararıyla 11 Eylül
1919'da kuruldu. Dernek, çeşitli adlar altında Anadolu'da
ve Rumeli'de faaliyetlerde bulunan ulusal örgütlerin
birleşmesini sağladı. Sivas Kongresi'nin kararlarının
uygulayıcısı olduktan sonra 1921 yılında TBMM'de "Müdafaai
Hukuk Cemiyeti Grubu"nu oluşturdu. Bu dernek, 1923 yılında
kurulan Cumhuriyet Halk Partisi'nin temeli sayılır. |
|
Askeri Nigehban Cemiyeti (Askeri
Gözcü Derneği) |
|
|
7 Ocak 1919'da Kurtuluş Savaşı'na karşı
olan emekli subay ve paşalar tarafından İstanbul'da
kurulan örgüt. |
|
Babıali |
|
|
İstanbul Hükümeti, Sadrazamlık. |
|
Bolşevikler |
|
|
Ekim 1917'de Rusya'da iktidarı ele
geçirerek egemen siyasal güç haline gelen, Lenin'in
öncülük ettiği grup. Rusça sözlük anlamı "çoğunlukta
olanlar". |
|
Bozkır |
|
|
Konya'nın güneyinde yer alan bir ilçe. |
|
93 Seferi |
|
|
1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşı. |
|
Dersim |
|
|
Tunceli İlinin eski adı. |
|
Dokuz Umde (Dokuz İlke - 8 Nisan
1923) |
|
|
İlke 1:
Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Yönetim, halkın
doğrudan doğruya kendi kendisini yönetmesi temeline
dayanır. Ulusun gerçek ve tek temsilcisi Türkiye Büyük
Millet Meclisi'dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin
dışında hiçbir kimse, hiçbir güç ve hiçbir makam ulusun
kaderine egemen olamaz.
Bu nedenle bütün yasaların düzenlenmesinde, her çeşit
örgütlerde, yönetimin genel ayrıntılarında, genel eğitim
ve ekonomi konularında ulusal egemenlik esasları içinde
yürünecektir.
İlke 2:
Saltanatın kaldırılmasına ve egemenlik hükümlerinin
terk edilmez, ayrılmaz ve vazgeçilmez olmak üzere Türkiye
halkının gerçek temsilcisi olan Türkiye Millet Meclisi'nin
manevi kişiliğinde toplanmış bulunduğuna dair 1 Kasım 1922
tarihinde Türkiye Büyük Meclisi'nin oy birliğiyle verdiği
karar değişmez bir ilkedir.
İlke 3:
Ülkede güven ve asayişin kesinlikle korunması en
önemli görevdir.
Bu amaçla ulusun istek ve gereksinmesine uygun olarak
sağlanacaktır.
İlke 4:
Mahkemelerin özellikle gecikmeden adalet işlerini
yapabilmesi sağlanacaktır. Bundan başka kanunlarımızın
tümü ulusal gereksinmelere, hukuk biliminin anlayışına
uygun olarak sağlanacaktır.
İlke 5:
1. Aşar usulünde halkın yakındığı ve zarar gördüğü
noktalar temelden düzeltilmelidir.
2. Tütün tarım ve ticaretinde ulusun yararına uygun
biçiminde önlem alınacaktır.
3. Mali kurumlar çiftçilere, sanayici ve tüccarlara ve
bütün diğer iş adamlarına kolaylıkla borç verecek durumda
düzenlenecek ve çoğaltılacaktır.
4. Ziraat Bankası'nın sermayesi arttırılacak, çiftçilere
daha kolay ve daha geniş yardım edilebilmesi
sağlanacaktır.
5. Ülkemiz çiftçiliği için tarım makineleri geniş ölçüde
yurt dışından getirilecek ve çiftçilerimizin tarım araç ve
gereçlerinden kolaylıkla yararlanabilmeleri sağlanacaktır.
6. Ham maddeleri ülkemizden bulunan mal ve sanat
ürünlerinin ülke içinde yapılabilmesini, koruma ve
teşvikte bulunulması ve ödüller verilmesi için her türlü
önlem alınacaktır.
7. Hemen gereksinme duyduğumuz demiryolları için gerekli
girişimler ve uygulamalar yapılacaktır.
8. İlköğretimde, öğretimin birleştirilmesi ve bütün
okullarımızın gereksinmelerimize ve çağdaş temellere
oturtulması öğretmen ve profesörlerimizin hizmetlerinde
yükselmeleri ve ilerlemeleri sağlanacaktır.
9. Genel sağlık ve sosyal yardımla ilgili kurumlar
düzeltilip çoğaltılacak, çalışanları için koruyucu yasalar
yapılacaktır.
10. Ormanlarımızdan bilimin gelişmesine uygun biçimde
yararlanmayı, madenlerimizin en verimli biçimde
işletilmesi ve hayvanlarımızın soylarının iyileştirilip
çoğaltılmasını sağlayacak esaslar konulacaktır.
İlke 6:
Askerlik süresi kısaltılacaktır.
Bundan başka okuyup yazmasını bilenlerin, orduda okuyup
yazmasını bilenlerin, orduda okuyup yazmasını öğrenenlerin
hizmet süresi bir derece daha azaltılacaktır.
İlke 7:
Yedek subayların yaşam ve geleceklerini kendilerine ve
ülkeye en yararlı bir biçimde güven altına almak temel
amaçlarımızdandır.
İlke 8:
Halkın işlerinin en kolay biçimde sonuçlandırılması,
çalışkan, yetenekli, dürüst bit memurlar zincirinin tam
bir düzenle, yöntemlere ve yasalara uygun olarak iş
görmesine bağlı olduğundan memur sınıfı, bu anlayışla
tamamlanacak ve bütün devlet hizmetleri aralıksız denetim
ve gözetime tabi olacaktır. Öte yandan memurların
atanması, görevden alınması, rahat ve huzur içinde
yaşamaları, dokunulmazlıkları, sorumluluk, emeklilik ve
ödüllendirilmeleri bir yönteme bağlanacaktır.
Yurt aydınlarından ve çeşitli mesleklerden devletin hizmet
ünitelerinde en yararlı biçimde yararlanılması
kararlaştırılmıştır.
İlke 9:
Harap olan ülkemizin çabucak onarılıp yeniden
yapılanması için Devletçe alınacak tedbirlerden başka
inşaat ve tamirat, yer yer şirketler kurulması teşvik
edilip sağlanacak ve bireysel girişimleri korumayı
sağlayan hükümler konulacaktır |
|
Dominyon |
|
|
İngiliz uluslar topluluğuna üye olan ülkelere verilen ad. |
|
Donanma Cemiyeti |
|
|
Türk Deniz Kuvvetlerini güçlendirmek ve
Türk denizciliğini geliştirmek amacıyla 19 Temmuz 1909'da
kurulan "Donanma-i Osmani Muavenet-i Milliye Cemiyeti"
adıyla kuruldu. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Bahriye
Nezaretine katılan dernek, bir süre sonra (2 Nisan 1919)
kapatıldı. |
|
7 Ağustos 1919 Tarihinde Seçilen
Erzurum Kongresi Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Kurulu)
Üyeleri |
|
|
1. Mustafa Kemal Paşa (3. Ordu Müfettişliğinden ayrılma)
2. Hüseyin Rauf Bey (Eski Deniz Bakanı)
3. Hoca Raif Efendi (Erzurum eski Mebusu)
4. Şeyh Fevzi Efendi (Erzincan'da Nakşi Şeyhi)
5. Süleyman Servet Bey (Trabzon eski Mebusu)
6. Bekir Sami Bey (Beyrut eski Valisi)
7. Sadullah Efendi (Bitlis eski Valisi)
8. Hacı Musa Bey (Mutki Aşiret Reisi)
9. İzzet Bey (Trabzon eski Mebusu) |
|
Etniki Eterna Cemiyeti (Derneği) |
|
|
19. yüzyıl başlarında, Yunanistan'da
kuruldu. Kuruluşunun ilk amacı, Yunanistan'a bağımsızlık
sağlamaktı. Ancak, Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra
yeniden faaliyete geçti. Anadolu'nun çeşitli bölgelerinin
Yunanlılara verilmesi için çalışan zararlı dernekleri
destekledi. |
|
Evkaf (Vakıflar) Bakanlığı |
|
|
Vakıfların yönetimiyle ilgilenen bakanlık. |
|
Fetva |
|
|
İslam Hukuku ile ilgili bir sorunun dini hukuk kurallarına
göre çözümünü açıklayan, şeyulislam veya müftü tarafından
verilen karar. |
|
Gümrü Antlaşması |
|
|
3 Aralık 1920 tarihinde Sovyetler
Birliği ile Türkiye arasında yapılan bu antlaşma düzenli
Türk Ordusu'nun direnişi ve zaferidir.
1. 1878 tarihinde terk edilen Kars ve çevresi Türklere
verilecek.
2. Doğu sınırı, Aras nehrinden Çıldır Gölü'ne kadar
olacaktır.
3. Ermeni Hükümeti, Sevr Antlaşması'nı ve Türkiye
çıkarlarına uygun olmayan antlaşmaları kabul etmeyecektir.
Gümrü Antlaşması, Ulusal Hükümetin yaptığı ilk siyasi
antlaşmadır. Bu antlaşma doğu cephesindeki askeri başarı
sonucunda imzalanmıştır. Artık Türk toprakları üzerinde
bağımsız bir Ermenistan Devleti kurulması umudu tamamen
kırılmış ve Ermeni sorunu ortadan kaldırılmış oldu.
Ermenistan, Rus Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne
katılınca Gümrü Antlaşması'nın yerine Moskova ve Kars
Antlaşması geçti. |
|
Halifelik |
|
|
Peygamber Hz. Muhammed'in ölümünden
sonra devletin başına getirilen kişinin unvanı ve makamı.
Halifelik, Hz. Muhammed'in ölümünden sonra, Müslümanlar
tarafından seçilen ilk dört halife döneminden sonra,
Emeviler, Abbasiler ve Osmanoğulları soylarına geçmiştir.
Osmanlı Saltanatı, 1 Kasım 1922'de kaldırıldı. Halifelik
sanı da, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 18 Kasım
1922'de Abdülmecit Efendi'ye verildi. Ancak, ulusal
egemenlik ve laiklik anlayışına ters düştüğü için
Halifelik makamı, 3 Mart 1924 günü, bir yasa ile
kaldırıldı. Son halife Abdülmecit Efendi de yurt dışına
çıkarıldı. |
|
Halifelik Ordusu (Kuvayi
İnzibatiye) |
|
|
Kurtuluş Savaşı'nda Kuvayi Milliye'ye
karşı İngilizlerin isteği üzerine İstanbul Hükümeti
tarafından kurulan, Kuvayi Milliye'yi yok etmeyi ve
TBMM'ni dağıtmayı amaçlayan ordu. |
|
Halk İştirakiyun Fırkası
(Partisi) |
|
|
Yeşilordu'nun kapatılmasından sonra
Tokat milletvekili Nazım Bey ve arkadaşları tarafından
kuruldu. |
|
Heyeti Temsiliye (Temsilciler
Kurulu) |
|
|
Erzurum ve Sivas Kongreleri Genel
Kurulları tarafından, kongre kararlarını uygulamak,
kongrenin toplantı halinde olmadığı zamanlarda kongre
adına karar verme yetkisine sahip seçilen kurul. TBMM'nin
açıldığı güne kadar görev yaptı. |
|
İkinci Grup |
|
|
Mustafa Kemal Paşa'nın 10 Mayıs 1921'de
kurduğu Müdafaai Hukuk Grubu karşıtlarınca oluşturulan
grup. Bu grubun önderliğini I. Dönem Erzurum milletvekili
Hüseyin Avni (Ulaş) Bey ile Mersin milletvekili Hüseyin
Salahattin Bey yapıyorlardı. Mustafa Kemal Paşa'ya ve onun
ilkelerine karşı olanlara İkinci Grup denilmekteydi. |
|
İngiliz Muhipler Cemiyeti
(İngiliz Dostları Derneği) |
|
|
23 Mayıs 1919'da İstanbul'da kuruldu.
Görünen amacı, İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında iş
birliği sağlamak ve sürdürmekti. İngilizlerden para
yardımı alan bu cemiyet, Anadolu'da karışıklıklar
çıkarmayı ve Kurtuluş Savaşı'nı engellemeyi amaçladı.
Kurtuluş Savaşı'na karşı yapılan tüm yıkıcı eylemlerin ve
örgütlenmelerin destekleyicisi oldu. |
|
İradei Milliye Gazetesi |
|
|
11 Eylül 1919 tarihli Sivas
Kongresi'nde yayıma başlamasına kararlaştırıldı. 14
Eylül'de ilk sayısı yayımlandı. Ulusal direnişi halka
anlatmayı amaçladı. |
|
11 Eylül 1919 Tarihinde Seçilen
Sivas Kongresi Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Kurulu)
Üyeleri |
|
|
1. Mustafa Kemal Paşa
2. Rauf Bey
3. Refet Bey
4. Hoca Raif Efendi
5. Süleyman Servet Bey
6. Şeyh Fevzi Efendi
7. Bekir Sami Bey
8. Sadullah Efendi |
9. Hacı Mustafa Bey
10. Kara Vasıf Bey
11. Mazhar Müfit Bey
12. Ömer Mümtaz Bey
13. Hüsrev Sami Bey
14. Hakkı Behiç Bey
15. Niğdeli Mustafa Bey
16. İzzet Bey |
|
Ankara Antlaşması |
|
|
Sakarya Savaşı sonunda Türk gücü ve
Türk davasını anlamak zorunda kalan Fransız Hükümeti ile
TBMM Hükümeti arasında imzalandı. 20 Ekim 1921.
1. Bu anlaşmanın imzasıyla Türkiye ve Fransa arasında
savaş sona erecekti.
2. Fransızlar Güney cephesinden kuvvetlerini çekeceklerdi.
3. İskenderun bölgesi (Hatay) Fransızlarda kalacak, fakat
çoğunluğu Türk olan halk kültür alanında özgürlüğünü
koruyacak, Türkçe resmi dil olacaktı.
4. Ankara Anlaşmasının 9. maddesine göre: Osmanlı
Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in büyük babası olan
Süleyman Şah'ın türbesinin bulunduğu "Caber Kalesi" (Türk
Mezarı), Türkiye sınırlarından 100 km. kadar uzakta,
Suriye toprakları içinde olmasına rağmen, Türk toprağı
sayılmış, burada asker bulundurmak ve bayrak çekmek hakkı
Türkiye'ye verilmiştir. |
|
Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuku
Milliye Cemiyeti (Anadolu ve Rumeli Ulusal Hakları Savunma
Derneği) |
|
|
Sivas Kongresi kararıyla 11 Eylül
1919'da kuruldu. Dernek, çeşitli adlar altında Anadolu'da
ve Rumeli'de faaliyetlerde bulunan ulusal örgütlerin
birleşmesini sağladı. Sivas Kongresi'nin kararlarının
uygulayıcısı olduktan sonra 1921 yılında TBMM'de "Müdafaai
Hukuk Cemiyeti Grubu"nu oluşturdu. Bu dernek, 1923 yılında
kurulan Cumhuriyet Halk Partisi'nin temeli sayılır. |
|
Pontus Rum Cemiyeti (Dernek) |
|
|
Büyük Nutuk'da 1840'da çalışmalara
başlandığı belirtilen Pontusçu girişimler, 1904 yılında
Merzifon Amerikan Koleji'nde okuyan Rumlar tarafından
derneğe dönüştürüldü. 1909 yılında, Atina'daki Küçük Asya
Derneği'nin emri altında çalışmalarını yoğunlaştırdı.
Amacı, Kuzeydoğu Anadolu, Orta Anadolu'nun bir kısmını
içine alan "Pontus Devleti" kurmaktı. |
|
İstiklal Mahkemeleri |
|
|
1920'de asker kaçaklarını yargılamak
amacıyla kuruldu. Daha sonra Vatan Hainliği Yasası
kapsamına giren suçları işleyenleri; casusları, ayaklanma
çıkaranları, Ulusal Kuvvetlere karşı suç işleyenleri
yargılamak, İstiklal Mahkemeleri'nin görevleri arasına
girdi. Bu mahkemelerin üyeleri Türkiye Büyük Millet
Meclisi Milletvekilleri arasından gizli oyla seçiliyordu.
İstiklal Mahkemeleri, 1926'ya kadar görev yaptı. |
|
İstinaf Mahkemesi |
|
|
İlk dereceli mahkeme ile üst
dereceli mahkeme arasında yer alan bir mahkeme. |
|
İtilaf Devletleri (Anlaşma Devletleri, Müttefikler) |
|
|
I. Dünya Savaşı'nda Fransa,
İngiltere, Rusya ve İtalya'nın içinde bulunduğu grup. |
|
İttihat ve Terakki Fırkası |
|
|
1889'da Meclisi Mebusan'ın yeniden
açılmasını sağlamak amacıyla kurulan gizli bir dernek.
Kısa zamanda yurt içi ve yurt dışında örgütünü genişletti.
II. Meşrutiyetin bütün iç ve dış olaylarında İttihat ve
Terakki Partisi'nin etkisi oldu. Osmanlı Devleti, bu parti
yönetiminde iken I. Dünya Savaşı'na girdi. 5 Kasım 1918'de
son Kongresini toplayarak feshine karar verildi. |
|
Kabotaj |
|
|
Bir devletin kendi karasularındaki
deniz ticaretine sahip olma hakkı. 1926 yılında çıkarılan
Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında her türlü denizcilik
işleri Türkiye'ye ait oldu. |
|
Karaağaç |
|
|
Edirne şehrinin Meriç vadisi
batısında yer alan bölge. |
|
Karakol Cemiyeti |
|
|
Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra
Kara Kemal ve Kara Vasıf beylerin öncülüğünde İstanbul'da
kuruldu. Kurtuluş Savaşı'nı desteklemek, gerekli silahları
sağlamak, İstanbul'dan Anadolu'ya adam kaçırmak, İttihat
ve Terakki Partisi yandaşlarının can güvenliğini sağlamak
amacıyla kurulan bu dernek, Kurtuluş Savaşı'na zarar
vermeye başlayınca Meclis tarafından 1920 yılında
kapatıldı. |
|
Kars Antlaşması |
|
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Hükümeti ile Kafkas Cumhuriyetleri arasında 13 Ekim
1921'de imzalanan antlaşma. |
|
Kılıç Artıkları |
|
|
Dağılmış, gerekli sayının çok
altında olan ve emir komutadan yoksun askerler. |
|
Kilikya |
|
|
Bugünkü Adana ve Mersin
illeriyle Konya ilinin güneyini ve Antalya ilinin doğusunu
kapsayan bölgenin adı. |
|
Kut'ül Amare |
|
|
Irak'ta bir şehir. Bu şehir,
Dicle'nin sol kıyısında, Dicle ile Şattülarap'ın ayrıldığı
yerde bulunmaktadır. |
|
Kuvayi Milliye (Ulusal Kuvvetler) |
|
|
Düzenli ordu kuruluncaya kadar, iç ve
dış düşmanlara karşı; halkın, subayların, efelerin,
yurtseverlerin kurdukları direniş örgütleri. |
|
Kuvayi Seyyare (Gezici Kuvvetler) |
|
|
Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç
yıllarında, Yunan ilerleyişini durdurmada ve özellikle de,
iç ayaklanmaları bastırmada etken olan kuvvetler. Daha çok
Çerkez Ethem'e bağlı kuvvetler için kullanılan genel ad. |
|
Kürt Teali Cemiyeti (Kürt
Yükseltme Cemiyeti) |
|
|
Türkiye'de yaşayan Kürtleri,
bağımsızlığa kavuşturmak amacıyla Mayıs 1919'da
İstanbul'da kuruldu. Doğu illerinde şubeler açtı. Kurtuluş
Savaşı karşıtı bu derneğin çalışmalarına, Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nin kurulmasıyla son verildi. |
|
Londra Konferansı |
|
|
27 Şubat - 12 Mart 1921 tarihleri
arasında yapılan ve olumlu sonuç vermeyen toplantı. |
|
Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz
1923) |
|
|
Lozan Barışı sekiz aylık çetin ve uzun
bir müzakere devresinden sonra, Lozan Üniversitesi'nin
tören salonunda imzalanmıştır. Lozan'da imzalanan
belgeler, esas Barış Antlaşması, 16 adet sözleşme,
protokol, beyanname ile bir de nihai senetten ibarettir.
Lozan'da imzalanan bu belgelerle sadece bir barış
düzenlenmemiş, aynı zamanda Türkiye ile Batı devletlerinin
siyasi, hukuki ve sosyal ilişkileri yeni baştan
düzenlenmiştir. Bir deyime göre Lozan, bir bakım Doğu ile
Batı'nın hesaplaşmasıdır.
Lozan Barış Antlaşması önsözünde, devletlerin istiklal ve
hakimiyetine hürmet edilmesi prensibine yer verilmiştir.
Bu prensip yeni Türkiye'nin I. Dünya Savaşı galipleri ile
eşit şartlar altında, Lozan'da siyasi bir mücadeleye
giriştiğini gösteren bir hükümdür. Türk istiklal ve
hakimiyetinin tanınması bakımından da önem arz eder.
Esas Barış Antlaşması bir önsöz ve 5 bölümden oluşan 143
maddedir.
Lozan Barış Antlaşması'nda düzenlenen önemli konular
aşağıda özetle belirtilmiştir:
1. Sınırlar
a. Güney Sınırı
20 Ekim 1921, Ankara İtilafnamesi gereğince Fransa ile
anlaşılarak güney sınırı kararlaştırılmış, Lozan'da bu
sınır sadece teyid edilmiştir.
b. Irak Sınırı
Lozan Barış Antlaşması'nda Irak sınırı uyuşmazlığı
çözülememiştir. Antlaşma'da, Türk topraklarının
tahliyesinden itibaren bu uyuşmazlığın dokuz ay zarfında
dostane bir şekilde halledileceği beyan olunuyordu.
c. Batı Sınırlarımız
Yunanlılarla batı sınırı, Misak-ı Milli'ye uygun, Mudanya
Mütarekesi'nde öngörüldüğü gibi Meriç nehri sınır olmak
üzere düzenlenmiştir. Karaağaç ve havalisi de
Yunanlılardan alınarak savaş tamiratı karşılığı gereği
Türkiye'ye bırakılmıştır. Ege Denizi'nde Bozcaada ve İmroz
Türkiye'ye bırakılmıştır. Ayrıca Yunanlıların elinde
bırakılan Anadolu kıyısına yakın adalar da, askersiz hale
getirilmiştir.
2. Azınlıklar
Birinci Dünya Savaşı'na son veren barış antlaşmalarında
azınlıkların himayesine ait hükümler mevcuttur. Lozan
Barış Antlaşması'nın bu hususla ilgili hükümleri tetkik
olduğunda, azınlıklar bir imtiyaza mazhar olmamışlardır.
Türk teb'asından sayılan gayri müslimlerin kanun ve hukuk
düzeni önünde eşitliği söz konusu olmuştur.
Lozan Barış Antlaşması'nın 42. maddesi ile gayri müslim
azınlıklar yararına olarak kabul edilen şahsi haklar ile
aile hakları, Medeni Kanunumuzun yürürlüğe girmesi ile
önem ve anlamını yitirmiştir. Böylece Patrikhanelerin
dünya işlerinde ve azınlıkların şahsi muamelelerinde
hiçbir yetkileri kalmamıştır.
3. Kapitülasyonlar
Kapitülasyonlar, adli, mali ve idari sahada ecnebilere
tanınan imtiyaz ve muafiyetlerdir. Barış Antlaşması'nın
28. maddesiyle bütün sonuçları ile birlikte kaldırılmış ve
yeni Türkiye, asırlardan beri çekilen bir beladan da
sonsuza dek kurtulmuştur.
4. Harp Tazminatı
I. Dünya Savaşı'nın galipleri, bizden I. Dünya Savaşı
sebebiyle tamirat talep etmişler, ayrıca buna ek olarak
işgal masrafı, kendi teb'alarının zarar ve ziyanlarını da
buna eklemişlerdir. Savaş içinde Almanya'dan borç
karşılığı ve rehin bulunan beş milyon altın ve savaş
yıllarında İngiltere'ye sipariş edilen donanma bedeli de
kendi ellerinde bulunduğundan bizlere verilmemiş ve
tazminat karşılığı tutulmuştur.
I. Dünya Savaşı'na giren mağlup devletlere esaslı mali bir
yük olan bu beladan, geleceğe bir borç bırakılmada, sadece
fiilen elimizde bulunmayan meblağ karşılık gösterilerek,
büyük bir başarı ile işin içinden sıyrılınmıştır.
Türkiye, Yunanistan'ın harbin devamından ve bunun
neticelerinden doğan mali vaziyetini nazarı dikkate alarak
tazminat hususunda her türlü taleplerinden Karaağaç ve
havalisinin Türkiye'ye bırakılması şartı ile vazgeçiyordu.
5. Borçlar Sorunu
1845'den itibaren I. Dünya Savaşı sonuna kadar devam eden
Osmanlı amme borçları, I. Dünya Savaşı'nda yapılan
istikrazlar da dahil, büyük bir yekün teşkil ediyordu.
Sene tertipleri üzerinden borcun taksimi yerine, sermaye
üzerinden borcun taksimi ile esas borç toplamı bir hayli
azaltılmıştır. Diğer taraftan bu borçlar Ormanlı
İmparatorluğu'ndan ayrılan devletlere de gelirle orantılı
olarak bölünmüştür. Ayrıca Osmanlı İmparatorluğu'nun
Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan'a olan
borçları bu devletlerle de yapılan antlaşmalarla I. Dünya
Savaşı'nın galiplerine devredilmiştir.
Osmanlı amme borçlarının diğer çetin bir safhası da tediye
edeceğimiz borçların hangi para ile ödenmesi hususunda
kendini göstermiştir. Karşı taraf bunu altın veya sterlin
olarak talep etmiştir. Biz Türk parası ve Fransız frangı
olarak ödemeyi teklif ettik. Aradaki farkın muazzam
meblağlara varmasına rağmen, burada da görüşümüz kabul
edilmiştir.
6. Boğazlar
Lozan'da imza olunan en önemli belgelerden biri de, Türk
boğazlarının statüsü ile ilgili Sözleşme'dir. Boğazla
sorunu Lozan'da Barış Antlaşmasında madde 23'te genel
olarak yer almış, Barış Antlaşması'na ek Lozan Boğazlar
Sözleşmesi ile ayrıca ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Boğazlardan serbest geçişi, Boğazlar Komisyonu'nun
kurulmasını, Boğazların ve civarının askersiz hale
getirilmesini hedef tutan ve Milletler Cemiyeti'nin de
garantisini sağlayan hükümleri ihtiva eden bu Sözleşme,
1936'da Montreux Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiş,
milli hakimiyeti sınırlayıcı hükümler kaldırılmış, milli
çıkarlarımıza uygun hale getirilmiştir.
7. Nüfus Değişimi
Lozan'da çözümlenen bir diğer önemli sorun da, İstanbul'da
yaşayan Rumlarla Batı Trakya'da yaşayan Türkler hariç,
Türkiye'deki bütün Rumlarla, Yunanistan'daki bütün
Türklerin değiştirileceğini öngören sözleşmenin, Barış
Antlaşması'na ek olarak imzalanmış olmasıdır.
Lozan Barış Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı'nın
sağladığı, Türk milletinin hayati hakları ve emellerini
gerçekleştirdiği bir eserdir. Lozan aynı zamanda, Orta
Doğu'nun en önemli bir bölgesinde devamlı bir barış ve
güvenliği kurmak ve devam ettirmekle dünya barışına da
hizmet etmiştir.
Türkiye Lozan'da genel olarak, Misak-ı Milli'yi
gerçekleştirmiştir. İsmet Paşa, antlaşmayı Büyük Millet
Meclisi'ne sunarken söylediği nutukta Lozan'dan getirdiği
Türkiye'yi şöyle tarif etmiştir: "Mütecanis, yeknesak
(birlik ve bütünlük içinde) bir vatan; bunun dahilinde
(içinde) harice (dışa) karşı gayri tabii kuyuttan
(olağanüstü sınırlamalardan) ve hükümet içinde hükümet
ifade eden imtiyazattan (ayrıcalıklardan) müberra
(aklanmış) bir vaziyet; gayri tabii (olağanüstü)
mükellefatı maliyeden (mali yükümlülüklerden) azade
(kurtulmuş) bir hal, hakk-ı müdafaası mutlak, menabii
mebzul (kaynakları bol) ve serbest bir vatan. Bu vatanın
adı Türkiye'dir. O Türkiye'yi bu muahedenameler
(antlaşmalar) ifade ve tavzih etmektedir." |
|
Mavri Mira (Kara Kader) Cemiyeti |
|
|
Yunan Başbakanı Venizelos'un
öngörmesiyle İstanbul Rum Patrikliğinde kurulan gizli
örgüt. Patrik Vekili Doroteus'un başkanlığında kurulan bu
örgüt, Ermeni Patriği Zaven Efendi ile iş birliği içinde
çalıştı.Bu örgütün görevi, silahlı Rum çeteleri
oluşturmak, ayaklanma için silah toplamak, Rum
göçmenlerini Trakya ve Anadolu'ya yerleştirmek, Rum
gençlerini, askeri birlikler şeklinde örgütlemekti. |
|
Mecelle (Osmanlı Medeni Kanunu) |
|
|
1868 - 1876 yılları arasında büyük
devlet adamı ve tarihçi Ahmet Cevdet Paşa tarafından
hazırlandı. Bu yasa İslam Hukuku ile çağdaş hukuku
bağdaştırmaya çalıştı. Medeni Kanun'un kabul edildiği 1926
yılına kadar yürürlükte kaldı. |
|
Milletler Cemiyet (Cemiyet-i
Akvam) |
|
|
I. Dünya Savaşı'ndan sonra dünya
barışını korumak ve uluslar arası iş birliğini geliştirmek
üzere 1919'da İtilaf Devletlerinin girişimiyle kurulan
örgüt. |
|
Milli Aşiret |
|
|
Güneydoğu Anadolu'da bulunan
bir aşiret. |
|
Mir-i Miran |
|
|
Beylerbeyi, eyalet valisi. |
|
Misakı Milli (Ulusal Ant - 28
Ocak 1928) |
|
|
28 Ocak 1920 günü Osmanlı Mebusan
Meclisi'nde, ülkenin bağımsızlığını ve ulusal sınırlarını
belirlemek amacıyla kabul edilen kararlar.
Misakı Milli Esasları:
1. Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada Osmanlı Devleti'nin
düşman orduları işgali altında kalan, Arap çoğunluğunun
bulunduğu kısımların geleceği, halk oyuna göre tayin
edilmelidir. Ateşkese göre, dini, ırk ve sosyal bağlarla
birleşik, Osmanlı İslam çoğunluğunun bulunduğu kısımlar,
hiçbir sebeple ayrılamaz bir bütündür.
2. Halkı özgür kalır kalmaz anavatana, kendi istekleri ile
katılmış olan Kars, Ardahan, Artvin için gerekirse tekrar
halk oyuna başvurulmasını kabul ederiz.
3. Geleceği Türkiye ile yapılacak barış antlaşmasına
bırakılan Batı Trakya'nın durumu, özgürce yapılacak halk
oyuna göre ortaya konulmalıdır.
4. İslam halifeliğinin, Osmanlı saltanat ve hükümetinin
başkenti olan İstanbul şehri ile Marmara denizinin her
türlü güvenliği sağlanmalıdır.
Bu esas dahilinde olmak şartıyla Akdeniz ve Karadeniz
boğazlarının yabancı devletlerin ticaret ve ulaştırmasına
açılması, bizimle ilgili devletlerin oy birliği ile
verecekler karara bağlıdır.
5. Azınlıkların hakları, İtilaf Devletleri ile düşmanları
ve bazı ortakları arasında kararlaştıracak esaslar
içerisinde ve komşu memleketlerdeki Müslümanların aynı
haklardan faydalanmaları şartı ile tarafımızdan
sağlanacaktır.
6. Ulusal ve iktisadi gelişmemiz imkan çerçevesine girmek
ve daha modern bir düzenli yönetimle işleri yürütmeyi
başarabilmek için her devlet gibi bizim de tam bir
bağımsızlığa ve serbestliğe ihtiyacımız vardır. Bu,
yaşamımızın ve geleceğimizin esasıdır. Bu nedenle siyasal,
adli ve mali gelişmemizi önleyecek sınırlamalara karşıyız.
Borçlarımızın ödenmesi de bu esasa aykırı olamaz. |
|
Mondros Mütarekesi (Ateşkes
Anlaşması) |
|
|
30 Ekim 1928 tarihinde Limni adasının
Mondros Limanı'nda imzalanan Mondros Mütarekesi ile
Osmanlı Devleti - İtilaf Devletleri arasındaki silahlı
çatışma sona ermiştir.
Mondros Ateşkes Anlaşması aslında Osmanlı Devleti'nin
yıkılışını öngörmekte; İtilaf Devletleri'ne Osmanlı
İmparatorluğu'nun herhangi bir bölgesini, güvenliklerini
tehdit edecek bir durum nedeni ile işgal hakkını tanımakta
idi.
Ateşkes Anlaşması'nda yer alan Osmanlı Devleti'nin
ulaştırma vasıtalarını İtilaf Devletleri'nin kontrol etme
hakkı ise, Osmanlı Devleti'nin hayat ve can damarlarının
İtilaf Devletleri'nin elinde bulundurulması, istedikler
anda Osmanlı Devleti'nin hayatına kastetmek yetkisinin
İtilaf Devletleri'ne tanınması demekti.
Mondros Ateşkes Anlaşması'nın başlıca hükümleri şunlardır:
1. Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması,
Karadeniz'e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve
Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından
işgali sağlanacaktır.
2. Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlalar ile torpido
ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları
taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir.
3. Karadeniz'deki torpiller hakkında bilgi verilecektir.
4. İtilaf Devletleri'nin bütün esirleri ile Ermeni
esirleri kayıtsız şartsız İstanbul'da teslim olunacaktır.
5. Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında,
Osmanlı ordusu derhal terhis (salıverme) edilecektir.
6. Osmanlı harp gemileri teslim olup, gösterilecek Osmanlı
limanlarında gözaltında bulundurulacaktır.
7. İtilaf Devletleri güvenliklerini tekdit edecek bir
durumun ortaya çıkması halinde, herhangi sevkülceyş
noktasını işgal hakkını haiz olacaktır.
8. Osmanlı demiryollarından, İtilaf Devletleri istifade
edecekler ve Osmanlı ticaret gemileri müttefiklerin
hizmetinde bulundurulacaktır.
9. İtilaf Devletleri, Osmanlı tersane ve limanlarındaki
vasıtalardan istifade sağlayacaklardır.
10. Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal
olunacaktır.
11. İran içlerinde ve Kafkasya'da bulunan Osmanlı
kuvvetleri işgal ettikleri yerleden geri çekileceklerdir.
12. Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve
kabloların denetimi, İtilaf Devletleri'ne geçecektir.
13. Askeri, ticari ve denizle ilgili madde ve malzemelerin
tahribi önlenecektir.
14. İtilaf Devletler kömür, mazot ve yağ maddelerini
Türkiye'den temin edeceklerdir. (Bu maddelerden hiç biri
ihraç olunmayacaktır.)
15. Bütün demiryolları, İtilaf Devletleri'nin zabıtası
tarafından kontrol altına alınacaktır.
16. Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak'taki kuvvetler en
yakın İtilaf Devletleri'nin kumandanlarına teslim
olacaktır.
17. Trablus ve Bingazi'deki Osmanlı subayları en yakın
İtalyan garnizonuna teslim olunacaktır.
18. Trablus ve Bingazi'de Osmanlı işgali altında bulunan
limanlar İtalyanlara teslim olunacaktır.
19. Asker ve sivil Alman ve Avusturya uyruğu, bir ay
zarfında Osmanlı topraklarını terk edeceklerdir.
20. Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı
Ordusunun terhisine ve gerekse vasıtalarının İtilaf
Devletleri'ne teslimine dair verilecek herhangi bir emir
derhal yerine getirilecektir.
21. İtilaf Devletleri adına bir üye, iaşe nezaretinde
çalışarak, bu devletin ihtiyaçlarını temin edecek ve
isteyeceği her bilgi kendisine verilecektir.
22. Osmanlı harp esirleri, İtilaf Devletleri nezdinde
kalacaktır.
23. Osmanlı Hükümeti, merkezi devletlerle bütün
ilişkilerini kesecektir.
24. Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık
olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını
İtilaf Devletleri haiz bulunacaklardır.
25. Müttefikler Osmanlı Devleti arasındaki savaş 1918 yılı
Ekim ayının 31. günü mahalli saat ile öğle zamanı sona
erecektir.
Arthur Galthorpe H.Rauf Reşat Hikmet Sadullah |
|
Moskova Antlaşması |
|
|
1. İki taraftan birinin tanımadığı
devletler arası bir senedi diğer ülke de tanımayacaktır.
2. Sovyetler Hükümeti, Türk Misakı Millisini tanıyacaktır.
3. Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasında imzalanmış
olan anlaşmalar geçersiz olacaktır.
4. Sovyetler Hükümeti, kapitülasyonların kaldırılmış
olduğunu kabul edecektir.
5. İki devlet arasındaki ilişkileri sıklaştırmak için
ekonomik, mali, kültürel bağlar kurulacaktır
6. Sovyetler, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Ermenistan
ve Gürcistan arasında imzalanmış antlaşmalara göre
saptanmış olan sınırı, Batum Gürcistan'a verilmek şartıyla
tanıyacaktır. |
|
Mudanya Ateşkes Anlaşması |
|
|
Büyük Taarruz sonucu galip gelen ve
zafer kazanan ordunun, Trakya'yı da düşmandan kurtarması
esas amaçtı. Hedef, bütünü ile birlikte, Misak-ı Milli'de
ilan olunan Türklüğün anavatanı idi.
Ordularımız İzmir ve Bursa'yı kurtardıktan sonra,
Trakya'yı da Yunan Ordusundan kurtarmak için İstanbul ve
Çanakkale istikametlerinde yürüyüşlerine devam ederken,
İtilaf Devletleri durumdan telaşlandılar. Edirne dahil
Meriç'e kadar Trakya'nın bize iadesi hakkındaki
isteğimizin kabul edilmesi üzerine, Mudanya Ateşkes
Anlaşması'na ulaşan yol açılmış oldu.
3 Ekim 1922'de Mudanya'da toplanan konferansta Türkiye'yi
Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa, Büyük
Britanya'yı General Harington, Fransa'yı General Charpy,
İtalya'yı General Mombelli temsil etmiştir. Çetin
görüşmeler sonunda hazırlanan Mudanya Ateşkes Anlaşması 11
Ekim 1922'de imzalanmıştır.
Ateşkes Anlaşması ile, Türkiye ve Yunanistan arasında
silahlı çatışmaya son verilmiştir. Trakya, Meriç sınır
olmak üzere Türkiye'ye bırakılmıştır. Yunanlılar on beş
gün içinde Trakya'yı boşaltacaklardır. Yunanlılardan
boşalan yerlere İtilaf Devletleri birlikleri girecek,
onlar da en geç bir ay içerisinde, Trakya'yı Türklere
teslim ve devredeceklerdir. Türklerin Trakya'da en çok
sekiz bini bulan jandarma kuvveti olacaktır. Türkler,
Ateşkes Anlaşması'nda öngörülen sınırlar içinde İtilaf
Devletleri birliklerinin bulundukları yerlere girmemeyi
taahhüt etmektedir. Ateşkes Anlaşması imza edildiği
tarihten üç gün sonra yürürlüğe girecektir.
Mudanya Mütarekesi akti için yapılan toplantıda geçen bir
olay, İsmet Paşa'nın gücünü belirtmekte ve nasıl görüşmeye
daha ilk andan itibaren hakim olduğunu göstermektedir.
Olay şöyle cereyan etmiştir: ismet İnönü diyor ki: "Küçük
bir heyetle Mudanya'ya gittik. Benim yanımda Batı Cephesi
Kurmay Başkanı Asım Gündüz, birkaç kurmay subay vardı.
Mudanya'da bir binada yerleştik. General Harington
İngiltere'yi, General Chary Fransa'yı, General Mombelli'de
İtalya'yı temsil ediyorlardı.
Ben heyeti ikamet ettiğimiz binada kabul ettim.
Generallere masada yer gösterdim. Harington'u sağıma
aldım. Fransa delegesini karşıma, İtalyan generalini de
soluma oturttum. Fakat ben generallere yer gösterirken
onlar biraz şaşırmış gibi oldular. Meğer başkanlığı,
müzakereyi idare etmeyi onlar kendileri için düşünmekte
imişler."
Sonradan Fransız General şöyle demiş: "İsmet Paşa, bize
mağlup generaller muamelesi yaptı." |
|
Muhafazai Mukaddesat Cemiyeti
(Derneği) |
|
|
TBMM içinde Teşkilatı Esasiye Kanununun
öngördüğü "Egemenlik Kayıtsız Şartsız milletindir"
maddesine karşı olan bazı milletvekilleri tarafından,
padişahlık ve halifelik haklarını, şeriat düzenini korumak
amacıyla kuruldu. |
|
Muharrem Kararnamesi |
|
|
1881 Kasımında Düyun-ı Umumiye (Genel
Borçlar) yönetiminin kurulması ile ilgili karar. |
|
Musul Sorunu |
|
|
Lozan Barış Antlaşması'nda durumu kesin
bir sonuca bağlanmayan Musul'un Türkiye veya Irak'a
bağlanması konusunda Türkiye ile İngiltere arasında ortaya
çıkan anlaşmazlık.
Lozan Barış Antlaşması Musul'un yönetimini kesin bir
sonuca bağlayamadı. 16 Aralık 1925'te toplanan Milletler
Cemiyeti Genel Kurulu, Musul ili topraklarının Irak'a,
dolayısıyla İngiliz Mandasına bırakılmasına karar verdi.
Musul sorunu, İngiltere ile Türkiye arasında imzalanan
Ankara Antlaşması'yla (5 Haziran 1926) bir sona bağlandı
ve Musul kesin olarak Irak'a bırakıldı. Bu antlaşma
gereğince Irak'ın Musul petrollerinden sağlayacağı karın
%10'u 25 yıl süreyle Türkiye'ye verilecekti. |
|
Mutasarrıf |
|
|
Osmanlı Devleti'nde, sancağın
üst yöneticisi. [Tanzimat'tan sonra] |
|
Nasturi |
|
|
Nastur mezhebinden olan. |
|
Nasturilik |
|
|
M.S. 5. yüzyıldan başlayarak Anadolu ve
Suriye'de gelişen Hıristiyanlık mezhebi. Hz. İsa'nın
tanrısal ve insani değerinin birbirinden bağımsızlığını
vurgular. |
|
Nigehbancılar: |
|
|
7 Ocak 1919'da Kurtuluş Savaşı'na karşı
olan emekli subay ve paşalar tarafında İstanbul'da kurulan
bir örgüt. |
|
Panislamizm |
|
|
Müslüman milletleri bir devlet
çatısı altında yönetme ideali. |
|
Reddi İlhak Cemiyeti (Dernek) |
|
|
Batı Anadolu Bölgesi'nin Yunanistan'a
katılmasını önlemek için kurulan derneklerin genel adı.
İlk önce Balıkesir Reddi İlhak altında kurulan bu derneğin
adı Reddi İlhak Hareket-ı Milliye'ye çevrildi. İzmir'de de
kurulan bu derneğin amacı, İzmir ve yöresinin Türk
olduğunu, Yunanistan'a verilmemesi gerektiğini, yayın yolu
ve direnme hareketiyle anlatmaktı. |
|
Sancak |
|
|
Osmanlı devlet örgütünde il ve ilçe
arasındaki yönetim birimi. Sancaklar liva adıyla da
anılırdı. |
|
Sevr Barış Antlaşması |
|
|
Ana hatları ile 24 Nisan 1920'de San
Remo Konferansı'nda kararlaştırılan Sevr Barış Antlaşması,
11 Mayıs 1920'de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti'ne
verilmiştir.
Sevr Antlaşması'nın kabulünü kolaylaştırmak ve Sevr
hükümlerini uygulamak üzere İtilaf Devletleri'nin teşvik
ve desteği ile Yunan ordusu da 23 Haziran 1920'de
Anadolu'da ve Trakya'da saldırıya geçmiştir. Bursa'nın,
Balıkesir'in, Uşak'ın ve Nazilli'nin işgali ile Sevr idam
hükmünün kolaylıkla uygulanmasını sağlamak ve herhangi bir
değişikliğe meydan vermemek bu saldırıda esas amaç
olmuştu.
Sultan Vahdettin'in başkanlığında toplanan Şura-yı
Saltanat, 22 Temmuz 1920'de "zayıf bir mevcudiyeti, mahva
tercih edilmeye değer" görerek antlaşmanın onanmasına
karar vermişti. İstanbul Hükümeti delegeleri, Türk
topraklarını parçalayan, Türklere bırakılan arazi üzerinde
milli şeref ve haysiyetle bağdaşmayan, milli hakimiyeti
tanımayan bu antlaşmayı Sevr'de 10 Ağustos 1920'de
imzalamıştır.
Büyük Millet Meclisi 19 Ağustos 1920 tarihli
toplantısında, Sevr Antlaşması'nı imzalayanların ve bunu
onaylayan Şura-yı Saltanatta bulunanların vatansız
sayılmaları kararını aldı. Aynı zamanda Büyük Millet
Meclisi Hükümeti bu antlaşma ile kendini hiç bir surette
bağlı görmediğini de ilan etti.
10 Ağustos 1920'de Osmanlı delegelerinden, Maarif Nazırı
Bağdatlı Hadi Paşa, Şura-yı Devlet (Danıştay) Başkanı Rıza
Tevfik ve Bern Sefiri Reşat Halis beyler tarafından
imzalanan antlaşma bir önsöz ve 433 maddeyi kapsamaktadır.
Antlaşma on üç kısımdan meydana gelip birinci kısım,
Birinci Dünya Savaşı'na son veren antlaşmalarda olduğu
gibi Milletler Cemiyeti Misakına ait bulunmaktadır.
Sevr Barış Antlaşması'na göre, Osmanlı İmparatorluğu
parçalanıyor, Türk milleti de yaşama hakkında yoksun
bırakılıyordu.
Rumeli sınırımız aşağı yukarı İstanbul vilayetinin sınırı
tayin olunuyordu. Batı Anadolu (İzmir ve havalisi)
Yunanlılara verilecekti. Güney sınırı ise Mardin, Urfa,
Gaziantep, Amanos dağları ve Osmaniye'nin kuzeyinden
geçmekte ve bu sınırın güneyini Fransa'ya bırakmakta idi.
Doğuda Beyazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan'ı içine alan
bir Ermenistan, Irak ve Suriye arasında bir Kürdistan
kurulacaktı. Bunun dışında, Türkiye'ye bırakılan topraklar
nüfuz mıntıkalarına ayrılmakta; İtalyanlar Antalya ve
Konya, Fransızlar Adana, Sivas ve Malatya bölgesi
üzerinde, İngilizler de Irak'ın kuzey kısmında nüfuz
bölgeleri tesis ediyorlardı. İstanbul'da ise hükümet ve
padişah oturacak fakat İstanbul milletlerarası bir şehir
olacak, Boğazlar'da ordusu, donanması, bütçesi ve organize
kuruluşları ile bir komisyon bulunacaktı. Sevr'e göre,
Türklere bırakılan bölge; hakimiyet hakkı en ağır biçimde
sınırlanmış, Ankara ve Kastamonu vilayetleri ve dolayları
idi. Sevr'e göre memleket dahilinde bulunan azınlık,
Türklerden daha fazla hakka sahip oluyor, vergi
vermeyecek, askeri hizmet yapmayarak imtiyazlı
(ayrıcalıklı) bir durumda bulunuyordu. Türk tabiyetinden
çıkanlar birçok hükümlülüklerden kurtulduğu gibi, yeniden
hiç kimse Türk tabiyetine giremeyecekti.
Devletin askeri kuvveti, her bakımdan sınırlanarak azami
miktar 50.700 kişi olacak; tank, ağır top, uçak
bulunmayacaktı. Askeri de gönüllü olacak, donanma ise 7
gambot ve 6 torpidodan ibaret olup, donanmada denizaltı da
bulunmayacaktı. Diğer taraftan mali ve iktisadi hükümler,
Osmanlı Hükümeti ile meclisin yetkilerini hiçe saydıracak
şekilde sınırlayıcı ve külfet teşkil eder mahiyette olup,
Osmanlı Devleti'ni İtilaf Devletleri'nin müşterek bir
sömürgesi haline getiriyordu. İngiliz, Fransız ve İtalyan
devletlerinin temsilcilerinden kurulu Mali Komisyon,
Osmanlı Devleti'nin gelir ve giderlerini düzenlemekte ve
devletin yetkilerini devletlik sıfatı ile
bağdaştırılmayacak şekilde bağlamakta idi.
Sevr Antlaşması'nın Osmanlı Hükümeti'nce imzalanması
Anadolu'daki milli mücadele azmini kuvvetlendirmiş, halkın
İstanbul Hükümeti'nden ümitlerini tamamen kesmesine neden
olmuştur. |
|
Sulh ve Selameti Osmaniye
Cemiyeti (Fırkası) |
|
|
Aralık 1918'de kurulan dernek, 14 Ocak
1919'da siyasi partiye dönüştü. Ülkenin kurtuluşunun,
Wilson ilkelerine, padişahın ve halifenin emirlerine bağlı
kalmakla mümkün olacağını savundu. Kurtuluş Savaşı karşıtı
çalışmalarda bulundu. |
|
T.B.M.M. İlk Bakanlar Kurulu (3
Mayıs 1920) |
|
|
• Şer'iye Vekili (Din İşleri
Bakanı)
Mustafa Fehmi Efendi
• Müdafaa-i Milliye Vekili (Milli Savunma Bakanı)
Fevzi Paşa (Çakmak)
• Hariciye Vekili (Dış İşleri Bakanı)
Bekir Sami Bey (Kunduk)
• Maliye Vekili (Maliye Bakanı)
Hakkı Behiç Bey (Koryürek)
• Nafia Vekili (Bayındırlık Bakanı)
İsmail Fazıl Paşa
• İktisat Vekili (Ekonomi Bakanı)
Yusuf Kemal Bey (Tengirşek)
• Adliye Vekili (Adalet Bakanı)
Celalettin Arif Bey
• Dahiliye Vekili (İç İşleri Bakanı)
Cami Bey (Başkut)
• Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı)
Dr. Rıza Nur Bey
• Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili (Sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanı)
Adnan Bey (Adıvar)
• Erkan-ı Harbiye'i Umumiye Vekili (Genelkurmay Başkanı)
İsmet Bey (İnönü) |
|
T.B.M.M. İlk Cumhuriyet
Hükümeti'nin Bakanlar Kurulu Listesi (30 Ekim 1923) |
|
|
• Başbakan ve Hariciye
(Dışişleri) Bakanı
İsmet Paşa (İnönü)
• Şer'iye (Din İşleri) Bakanı
Saruhan Milletvekili Mustafa Fevzi Efendi
• Ekranı Harbiye-i Umumiye (Genelkurmay)
İstanbul Milletvekili Fevzi Paşa (Çakmak)
• Dahiliye (içişleri) Bakanı
Kütahya Milletvekili Ferit Bey (Talay)
• Maliye Bakanı
Gümüşhane Milletvekili Hasan Fehmi Bey
• Müdafaai Milli (Milli Savunma) Bakanı
Karesi Milletvekili Kazım Paşa (Özalp)
• İktisat Bakanı
Trabzon Milletvekili Hasan Bey (Saka)
• Adliye Bakanı
İzmir Milletvekili Seyit Bey
• Maarif (Milli Eğitim) Bakanı
Adana Milletvekili İsmail Safa Bey (Özler)
• Nafia (Bayındırlık) Bakanı
Trabzon Milletvekili Muhtar Bey
• Sıhhiye (Sağlık) Bakanı
İstanbul Milletvekili Dr. Refik Bey (Saydam)
• İmar ve İskan Bakanı
İzmir Milletvekili Necati Bey |
|
Takrir-i Sükun Kanunu |
|
|
Şeyh Sait Ayaklanması üzerine Meclis
tarafından 4 Mart 1925'de çıkarıldı. Bu yasaya göre
hükümet, ayaklanmanın bastırılması için uygun gördüğü tüm
önlemleri alabilecekti. 4 Mart 1929'da kaldırıldı. |
|
Tanin Gazetesi |
|
|
İstanbul'da yayınlanan
ittihatçı ve Ulusal Direnişi desteleyen gazete. |
|
Teali İslam Cemiyeti (İslamı
Yükseltme Derneği) |
|
|
Kurtuluş Savaşı'nı engellemek amacıyla
İstanbul'da kuruldu. Bu dernek, çalışmalarıyla saltanatın
korunacağına inanıyordu. |
|
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
(Partisi) |
|
|
17 Kasım 1924 tarihinde Ankara'da
Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılan milletvekilleri
tarafından kuruldu. Parti başkanlığına Kazım Karabekir
Paşa getirildi. Başlıca kurucuları Ali Fuat Paşa (Cebesoy),
Rauf Bey (Orbay), Adnan Bey (Adıvar), Refet Paşa (Bele)'dir.
Bu parti, 3 Haziran 1925'de İstiklal Mahkemesi kararıyla
kapatıldı. |
|
Tercümanı Hakikat |
|
|
Ahmet Mithat Efendi tarafından 1878
yılında İstanbul'da yayın hayatına giren günlük gazete.
Kurtuluş Savaşı'nı desteklemiştir. |
|
Tevhid-i Evkar |
|
|
İstanbul'da yayımlanan günlük siyasal
gazete. Velid Ebüzziya tarafından Tasvir-i Efkar
gazetesinin yerine 15 Haziran 1921'de yayımlanmaya
başladı. Kurtuluş Savaşı'nı destekleyen etkili
gazetelerden biri oldu. 6 Mart 1925'te Takrir-i Sükun
Kanunu gereğince kapatıldı. |
|
Trabzon Muhafazai Hukuku Milliye
Cemiyeti (Trabzon Ulusal Hakları Koruma Derneği) |
|
|
12 Şubat 1919'da Trabzon ve çevresinin
Rumlara verilmesini ve Pontus - Rum Devleti'nin
kurulmasını önlemek için kuruldu. |
|
Trabzon ve Havalisi Ademi
Merkeziyet Cemiyeti (Dernek) |
|
|
Aralık 1919'da İstanbul'da kurulan bu
dernek, Trabzon ve yöresi için bölgesel ve özerk bir
yönetim taraftarıydı. Kurtuluş Savaşı'na karşı bir kuruluş
özelliğindeydi. 15 Eylül 1919 günü, Hürriyet ve İtilaf
Partisi'yle birleşme kararı aldı. |
|
Trakya - Paşaeli Cemiyeti |
|
|
Edirne'de 2 Aralık 1918'de kurulan bu
derneğin amacı, Trakya'nın Yunanistan'a katılmasını
önlemekti. |
|
Turancılık |
|
|
Bütün Türklerin tek vatanda ve tek
bayrak altında birleşmesini öngören ırkçı ve siyasi
nitelikte akım. |
|
Vatan Gazetesi |
|
|
26 Mart 1923'te İstanbul'da Ahmet Emin
(Yalman) tarafından yayımlanmaya başlanan günlük gazete.
12 Ağustos 1925'te Takrir-i Sükun Kanunu gereğince
kapatıldı. |
|
Vilayatı Şarkiye Müdafaai Hukuku
Milliye Cemiyeti |
|
|
Merkezi İstanbul'da bulunan derneğin
amacı, Doğu illerimizin Ermenilere verilmesini önlemek,
Osmanlı Devleti'nden ayırmamaktı. Erzurum ve Sivas
Kongreleri'nin toplanmasında etkin rol oynadı. |
|
Vrangel Ordusu |
|
|
1917'de Sovyet Devrimi'ne karşı Çarlık
rejimini korumak amacıyla kurulan, Çarlık yanlısı General
Piyoti Nikolayeviç Vrangel'in başında bulunduğu ordu. |
|
Wilson İlkeler (14 Nokta) |
|
|
Wilson'un 8 Ocak 1918 yılında sunduğu
ilkeler (Wilson İlkeleri, 14 Nokta) olarak adlandırılır.
Bu ilkelerin başlıcaları:
1. Açık barış antlaşmaları ve gelecekte de açık diplomasi
uygulanacaktır.
2. Karasuları dışında, savaşta ve barışta denizler
kesinlikle serbest olacaktır.
3. Ekonomik engeller mümkün olduğunca kaldırılacaktır.
4. Ulusal silahlanmaların azaltılması için gerekli ve
yeterli garanti sağlanacaktır.
5. Sömürge isteklerinin, ilgili halkların çıkarları ile
yetkileri sonradan belirlenecek olan sömürgeci devletin
istekleri aynı derecede göz önüne alınmak sureti ile,
kesin bir tarafsızlıkla çözümlenecektir.
12. Osmanlı İmparatorluğu'nun Türk olan kısımlarının
egemenliği sağlanacak, fakat Türk olmayan uluslara özgür
gelişme imkanları verilecektir. Çanakkale boğazı devamlı
olarak bütün ulusların gemilerine açık olacaktır.
14. Büyük ve küçük, bütün devletlerin siyasi
bağımsızlıklarını ve toprak bütünlüklerini karşılıklı
olarak garanti altına almak olanağı sağlamak amacı ile bir
milletler örgütü kurulacaktır. |
|
Yeşilordu Cemiyeti |
|
|
Mayıs 1920'de Ankara'da bazı İttihatçı
subaylar tarafından Mustafa Kemal Paşa'ya bilgi verilerek
kuruldu. Fakat yasa dışı bir durum aldı. Zararlı
faaliyetleri nedeniyle kapatıldı. |
|
Yezitler |
|
|
Emevi Halifesi Muaviye'nin
oğlu Yezit'i tutanlar. |
|
Yüce Divan (Divan-ı Harp) |
|
|
Osmanlı Devleti Anayasası'na göre
parlamento üyeleri hükümet üyelerini yargılayan üst
mahkeme. |
|
Yüksek Askeri Şura |
|
|
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde
yüksek karar ve danışma kurulu. |
|
Yüzellilikler |
|
|
1924 yılında kabul edilen genel af
kapsamı dışında kalan ve sınır dışı edilen yüzelli kişi.
Sevr Antlaşması'nı imzalayanlar, Kuvayi İnzibatiye'den
yana olanlar ve Vahdettin'in hizmetinde bulunan Kurtuluş
Savaşı karşıtı görevliler ve bazı gazetecilerden oluşan
grup. |