AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN
Kanun
Numarası : 6183
Kabul
Tarihi : 21/7/1953
Yayımlandığı R.Gazete
: Tarih : 28/7/1953 Sayı : 8469
Yayımlandığı
Düstur : Tertip : 3 Cilt : 34 Sayfa : 1658
Bu Kanunun yürürlükte olmayan
hükümleri için bakınız
"Yürürlükteki Bazı Kanunların
Mülga Hükümleri Külliyatı",
Cilt: 1 Sayfa: 403
BİRİNCİ KISIM
Genel Esaslar
BİRİNCİ BÖLÜM
Kanunun şümulü, terimler, vazifeliler ve salahiyetliler
Kanunun şümulü:
Madde 1 – Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi,
resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para
cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı
idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve
amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların
takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki
hükümleri mahfuzdur.
Tahsili, Tahsili Emval Kanununa atfedilen alacaklar:
Madde 2 – Muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil
edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik
olunur.
Kanundaki terimler:
Madde 3 – Bu kanundaki amme alacağı terimi:
1 inci ve 2 nci maddeler şümulüne giren alacakları,
Amme borçlusu veya borçlu terimi:
Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların
kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu,
kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini,
Alacaklı amme idaresi terimi:
Devleti, vilayet hususi idarelerini ve belediyeleri,
Tahsil dairesi terimi:
Alacaklı amme idaresinin bu kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesini, servisini,
memur veya memurlarını,
Yalnızca mal olarak geçen terim:
Menkul, gayrimenkul "gemiler dahil" mallarla, her çeşit hak ve alacakları,
Para cezaları terimi:
Adli ve idari para cezalarını, (1)
(Ek: 4/6/2008-5766/1 md.)
Tahsil edilemeyen amme alacağı terimi: Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine
göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal
varlığının bulunmamsı, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine
rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil
edilemeyen amme alacaklarını,
(Ek: 4/6/2008-5766/1 md.)
Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi:
Amme borçlusunun haczedilen mal
varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını
karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan
aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması
gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir
aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme
alacaklarını,
Takibat giderleri terimi:
Cebri icradan mütevellit muameleler sırasında yapılan zor kullanma, ilan, haciz,
nakil ve muhafaza giderleri gibi her türlü giderleri, ifade eder.
Salahiyetliler ve mesuliyetleri:
Madde 4 – Amme idarelerinin bu kanunu tatbika salahiyetli memurlarının
vazifelerini teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili diğer kanun
veya nizamname ve talimatnameler, mesuliyetlerini de; mesuliyeti tesis eden
kanunlar tayin eder.
Takibata salahiyetli tahsil dairesi:
Madde 5 – Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince
yapılır.
Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi
borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri o mahaldeki aynı
neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.
Yardım mecburiyeti:
Madde 6 – Tahsil dairelerince bu kanuna göre yapılan tebliğ ve verilen
emirleri derhal yapmaya ve neticesini geciktirmeksizin tahsil dairesine
bildirmeye alakadarlar mecburdurlar.
Makbul bir özre dayanmadan bu mecburiyeti ifa etmiyenler hakkında Cumhuriyet
Savcılığınca umumi hükümlere göre doğrudan doğruya takibat yapılır.
Borçlunun ölümü:
Madde 7 – Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında
da bu kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan
muamelelere devam olunur. Terekenin bir mahkeme veya iflas dairesi tarafından
tasfiyesini gerektiren haller bu hükmün dışındadır.
Mirasın tutulan defter mucibince kabulü halinde, mirasçı, deftere kaydedilmemiş
olsa dahi amme alacağından mirastan kendisine düşen miktar ile mesuldür.
Defter tutma muamelesinin devamı müddetince satış yapılamaz.
Tebliğler ve müddetlerin hesaplanması:
Madde 8 – Hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin
hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik
olunur.
––––––––––––––––
(1) 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle; burada yer alan "Amme, tazminat, inzıbati mahiyette olsun
olmasın bütün para cezalarını" ibaresi "Adli ve idari para cezalarını" şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Amme
alacaklarının korunması
I –
Teminat hükümleri
Teminat isteme:
Madde 9 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/1 md.) 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini
gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme
alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi
incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar
üzerinden tahsil dairelerince teminat istenir.(1)
Türkiye'de ikametgahı bulunmıyan amme borçlusunun durumu amme alacağının
tahsilinin tehlikede olduğunu gösteriyorsa, tahsil dairesi kendisinden teminat
istiyebilir.
Teminat ve değerlenmesi:
Madde 10 – Teminat olarak şunlar kabul edilir:
1. Para,
2. (Değişik: 17/9/2004 – 5234/7 md.)
Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
3. (Değişik: 17/9/2004 – 5234/7 md.)
Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu
senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç
edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.),
4. Hükümetçe belli edilecek Milli esham ve tahvilat "Bu esham ve tahvilat,
teminatın kabul edilmesine en yakın borsa cetvelleri üzerinden % 15 noksaniyle
değerlendirilir.",
5. (Değişik: 13/6/1963 - 251/1 md.) İlgililer veya ilgililer lehine
üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı amme idaresince haciz
varakasına müsteniden haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar.
Teminat sonradan tamamen veya kısmen değerini kaybeder veya borç miktarı
artarsa, teminatın tamamlanması veya yerine başka teminat gösterilmesi istenir.
Borçlu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başkalariyle
değiştirebilir.
Şahsi kefalet:
Madde 11 – 10 uncu maddeye göre teminat sağlıyamıyanlar muteber bir şahsı
müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu gösterebilirler.
Şahsi kefalet tesbit edilecek şartlara uygun olarak noterden tasdikli mukavele
ile tesis olunur.
Şahsi kefaleti ve gösterilen şahsı kabul edip etmemekte alacaklı tahsil dairesi
muhtardır.
Amme alacağını ödiyen kefile buna dair bir belge verilir.
Teminat hükmünde olan eşya:
Madde 12 – Bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar, oyun ve
dans yerleri, birahane, meyhane, genel evler içerisinde bulunan eşya ve malzeme
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 270, 271 inci maddeleri hükümleri mahfuz
kalmak şartiyle bu müesseselerin işletilmesinden doğan amme borçlarına karşı
teminat hükmündedir.
Noterden tasdikli icar mukavelesinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak
kayıtlı eşya ve malzemesi ile otel, han ve pansiyonlardaki misafir ve
kiracıların kendilerine ait eşyaları bu hükümden hariçtir.
——————————
(1) Bu
maddede yer alan "Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesinde sayılan kaçakçılık
halleriyle mükerrer 347 nci maddesinin 1 numaralı bendinde belirtilen..."
ibaresi 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81. maddesiyle "213 sayılı Vergi
Usul Kanununun 344 üncü maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini
gerektiren haller ile 359 uncu maddesinde sayılan..." olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Üçüncü şahısların Medeni Kanunun 688 ve Borçlar Kanununun 222 nci
maddelerine müsteniden yapacakları istihkak iddiaları mahfuz kalmak şartiyle, bu
yerlerdeki mallar üzerindeki istihkak iddiaları alacaklı amme idaresinin bu
teminat hakkını ihlal etmez.
II –
İhtiyati haciz
İhtiyati
haciz:
Madde 13 – İhtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin
mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme
idaresinin mahalli en büyük memurunun karariyle, haczin ne suretle yapılacağına
dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur:
1. 9 uncu madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise,
2. Borçlunun belli ikametgahı yoksa,
3. Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması
ihtimalleri varsa,
4. Borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya
kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul
edilmemişse,
5. Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde
bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa,
6. Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil
dolayısiyle amme davası açılmış ise,
7. İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar
elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu
kanunun 27, 29, 30 uncu maddelerinin tatbikını icabettiren haller varsa.
İhtiyati hacizde borçlu tarafından gösterilecek teminat:
Madde 14 – İhtiyaten haczolunan mallar istenildiği zaman para veya ayın
olarak verilmek ve bu hususu temin için malların kıymetleri depo edilmek yahut
tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir şahıs müteselsil kefil
gösterilmek şartiyle borçluya ve mal üçüncü şahıs yedinde haczolunmuşsa bir
taahhüt senedi alınarak kendisine bırakılabilir.
İhtiyati hacze itiraz:
Madde 15 – Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbikı,
gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde
alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu
nezdinde ihtiyati haciz sebebine itiraz edebilirler.(1)
İtirazın şekli ve incelenmesi hususunda Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik
olunur. Bu ihtilaflar itiraz komisyonlarınca diğer işlere takdimen incelenir ve
karara bağlanır. İtiraz komisyonlarının bu konuda verecekleri kararlar kesindir.
İhtiyati haczin kaldırılması:
Madde 16 – Borçlu, 10 uncu maddenin 5 inci bendinde yazılı menkul mallar
hariç olmak üzere, mezkür maddeye göre teminat gösterdiği takdirde ihtiyati
haciz, haczi koyan merci tarafından kaldırılır.
––––––––––––––––
(1)
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan
“7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
III -
İhtiyati tahakkuk
İhtiyati tahakkuk:
Madde 17 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/2 md.) Aşağıdaki
hallerden birinin bulunması takdirinde vergi dairesi müdürünün (5345 sayılı
Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz olarak kurulan ve faaliyete geçen
vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup müdürünün ve/veya müdürün) yazılı
talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi başkanı, mükellefin henüz
tahakkuk etmemiş vergi ve resimlerinden Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan
edilecek olanlarla bunların zam ve cezalarının derhal tahakkuk ettirilmesi
hususunda yazılı emir verebilir.(1)
Vergi dairesi müdürü (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz
olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup
müdürü ve/veya müdür) bu emri derhal tatbik eder:(1)
1. 13 üncü maddenin 1, 2, 3 ve 5 inci bentlerinde yazılı ihtiyati haciz
sebeplerinden birisi mevcut ise,
2. Mükellef hakkında 110 uncu madde gereğince takibata girişilmişse,
3. Teşebbüsün muvazaalı olduğu ve hakikatte başkasına aidiyeti hakkında deliller
elde edilmişse.
İhtiyati tahakkukun neticeleri:
Madde 18 – Hakkında 17 nci madde gereğince muamele yapılan mükellefin
mezkür maddede yazılı vergi, resim ve cezalarından matrahı belli olanlar,
itirazlı olsun olmasın, hesap edilen miktar üzerinden derhal tahakkuk ettirilir.
Geçmiş yıllara ve cereyan etmekte olan yılın geçen aylarına ait matrahı henüz
belli olmıyan ve 17 nci maddede sayılan vergi, resim ve cezaları geçici olarak
ve harici karinelere göre takdir yolu ile tesbit ettirilen matrahlar üzerinden
hesaplanır. Bu suretle hesap olunan vergi, resim ve bunların zam ve cezaları
derhal tahakkuk ettirilir.
Bu esasa göre tahakkuk eden vergi ve resimler ve bunların zam ve cezaları
kanunlarına göre ödeme zamanları gelmeden tahsil olunmaz. Ancak bunlar için
derhal ihtiyati haciz tatbik olunur. 17 nci maddenin 3 üncü bendine giren
hallerde ihtiyati haciz muvazaalı teşebbüsten vergi ve resim bakımından
faydalananların malları hakkında tatbik olunur.
Bu maddedeki geçici takdirler, takdir komisyonları tarafından, talep tarihinden
itibaren azami bir hafta içinde yapılır.
İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi:
Madde 19 – Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra, ihtiyati
tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk arasındaki fark, hususi kanununa
müstenit tahakkuka göre düzeltilir.
Bu düzeltmenin yapılabilmesi için beyannameye müstenit tarhiyatta verilen
beyannamenin tetkik edilerek kabul edilmiş olması, itirazlı tarhiyatta
kesinleşmenin vukuu, Devlet Şûrasına müracaat edilmiş olan hallerde Devlet
Şûrasından nihai bir kararın çıkmış olması lazımdır.
İhtiyati tahakkuk mevzuu olan devre beyannamesinin, verildiği tarihten itibaren
en geç iki ay içinde tetkikı mecburidir. Bu müddet içinde tetkik yapılmadığı
takdirde, bu sebeple düzeltme geciktirilmez.
İhtiyati tahakkuka itiraz:
Madde 20 – Haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik
olunanlar ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına 15 inci madde gereğince
itirazda bulunabilirler.
_____________________
(1)
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle birinci fıkrada yer
alan "vergi dairesi müdürünün yazılı isteği üzerine defterdar," ibaresi "vergi
dairesi müdürünün (5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz
olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup
müdürünün ve/veya müdürün) yazılı talebi üzerine defterdar ve/veya vergi dairesi
başkanı," şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrada yer alan "müdürü" ibaresinden
sonra gelmek üzere "(5345 sayılı Kanun uyarınca vergi dairesi yetkisini haiz
olarak kurulan ve faaliyete geçen vergi dairesi başkanlıklarında, ilgili grup
müdürü ve/veya müdür)" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
IV - Diğer
korunma hükümleri
Amme alacaklarında rüçhan hakkı:
Madde 21 – Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya
çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak
da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur. (Ek
hüküm: 30/3/2006 – 5479/4 md.) Genel bütçeye gelir kaydedilen vergi, resim,
harç ile vergi cezaları ve bunlara bağlı zam ve faizler için tatbik edilen
hacizlerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 268 inci maddesinin birinci
fıkrasının son cümlesi hükmü uygulanmaz.
Rehinli alacaklıların hakları mahfuzdur. Ancak, gümrük resmi, bina ve arazi
vergisi gibi eşya ve gayrimenkulün aynından doğan amme alacakları o eşya ve
gayrimenkul bedelinden tahsilinde rehinli alacaklardan evvel gelir.
(Değişik son fıkra: 30/3/2006 – 5479/4 md.) Borçlunun iflası, mirasın
reddi ve terekenin resmi tasfiyeye tabi tutulması hallerinde amme alacakları
imtiyazlı alacak olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinin
üçüncü sırasında, bu sıranın önceliğini alan alacaklar da dahil olmak üzere tüm
imtiyazlı alacaklar ile birlikte işleme tabi tutulur.
Amme alacaklarını kesip ödemek mecburiyetinde olanlar:
Madde 22 – Amme alacağını borçlusundan kesip tahsil dairesine ödemek
mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahıslar, bu vazifelerini kanunlarında veya
bu kanunda belli edilen zamanlarda yerine getirmedikleri takdirde, ödenmiyen
alacak bu hakiki ve hükmi şahıslardan bu kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile
işlem yapanların sorumlulukları:
Madde 22/A – (Ek:
4/6/2008-5766/2 md.; Değişik: 28/11/2017-7061/7 md.)
Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde,
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına
ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme
borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile
kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını
tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye,
zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun
aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner
sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde,
2. 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale
Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve
kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal
veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları
ödemelerde,
3. Kanun, kararname ve diğer mevzuatla nakdi
olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak
ödemelerde,
4. 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar
Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil
harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar,
tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve
liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları hariç) ve
trafik harçlarına mevzu işlemlerde,
5. 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye
Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına
mevzu işlemlerde.
Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen
ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her
türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım
üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu
idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti
tutarı garameten taksim olunur.
Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde
kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi
aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin
Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ
tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
Tahsil edilen amme alacaklarından yapılacak reddiyat sebebiyle mahsuplar:
Madde 23 – Tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme
alacakları, istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan
muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunur.
Umumi bütçeden reddedilen paralar arasında hususi idarelerle belediyelere ait
olan kısımları ret ve mahsup olunduğu senede bu idareler nam ve hesabına
ayrılacak hisselerden Hazinece tevkif ve mahsup olunur.
İptal davası açılması:
Madde 24 – Amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerinde
yazılı tasarruf ve muamelelerinin iptali için umumi mahkemelerde dava açılır ve
bu davalara diğer işlere takdimen umumi hükümlere göre bakılır.
İptal talebinde muhatap:
Madde 25 – İptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu
tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve
suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenir.
Hükümsüz sayılmada zamanaşımı:
Madde 26 – 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü geçen tasarrufların
vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkür maddelere istinaden dava
açılamaz.
İvazsız tasarrufların hükümsüzlüğü:
Madde 27 – Amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen
tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren
veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme
müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin
başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür.
Bağışlama sayılan tasarruflar:
Madde 28 – Yirmi yedinci maddenin tatbikı bakımından aşağıdaki
tasarruflar bağışlama hükmündedir:
1. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan hısımlariyle, eşler ve ikinci
dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlar arasında yapılan ivazlı
tasarruflar,
2. Kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz
olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle
irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler.
Hükümsüz sayılan diğer tasarruflar:
Madde 29 – Amme alacağını ödemiyen borçlulardan müddetinde veya hapsen
tazyikına rağmen mal beyanında bulunmıyanlarla, malı bulunmadığını bildiren
veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme
müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin
başlamasından sonra yaptıkları tasarruflardan aşağıda belirtilenler hükümsüzdür:
1. Borçlunun teminat göstermeyi evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna
olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler,
2. Borca karşılık para veya mütat ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan
ödemeler,
3. Vadesi gelmemiş bir borç için yapılan ödemeler.
Amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle yapılan tasarruflar:
Madde 30 – Borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme
alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadiyle
borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen
veya bilmesi lazımgelen kimselerle yapılan bütün muameleler tarihleri ne olursa
olsun hükümsüzdür.
Üçüncü şahısların hakları ve mecburiyetleri:
Madde 31 – 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve
muamelelerden faydalananlar elde ettiklerini, elden çıkarmışlarsa takdir
edilecek bedelini vermeye bu kanun hükümleri dairesinde vermeye mecburdurlar.
Bunlar karşılık olarak verdikleri şeyden dolayı alacaklı amme idaresinden bir
talepte bulunamazlar.
Tasfiye halinde vazifeliler:
Madde 32 – Hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları
amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikıyla ilgili vecibeleri
tasfiye memurlarına, hükmi şahsiyeti olmıyan ortaklıklarla yabancı kurumların
Türkiye'deki şube, ajans ve mümessilliklerinin tasfiyesinde bunların vecibeleri
tasfiyeyi yürütenlere geçer.
Tasfiye halinde mesuliyet:
Madde 33 – Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, tasfiyenin
başladığını üç gün içinde ilgili tahsil dairelerine bildirmek
mecburiyetindedirler.
Tasfiye memurları veya tasfiyeyi yürütenler, amme idarelerinin her türlü
alacaklarını ödemeden veya ödemek üzere ayırmadan önce tasfiye sonucunda elde
edileni dağıtamazlar veya bunlar üzerinde her hangi bir şekilde tasarrufta
bulunamazlar. Aksi halde tahakkuk etmiş ve edecek amme alacaklarından tasfiye
memurları veya tasfiyeyi yürütenler şahsan ve müteselsilen mesul olurlar. Bu
mesuliyet yapılan tasarrufların ifade ettiği para miktarını geçemez.
Bunların ödedikleri borçlar için amme alacağı ödenmeden kendilerine dağıtım
yapılmış olanlara rücu hakları mahfuzdur.
Ortaklığın feshini isteme:
Madde 34 – Borçluya ait mal bulunmadığı veya amme alacağını karşılamaya
yetmediği yahut borçlu veya ortaklık tarafından bu kanuna göre teminat
gösterilmediği takdirde, borçlunun sermayesi eshama münkasim olmıyan
ortaklıklardaki hisselerinden amme alacağının tahsili için genel hükümler
dairesinde ortaklığın feshi istenebilir.
Sermayesi eshama münkasim komandit şirketlerinin komandite şeriklerinin borçları
için bu madde hükmü mezkür şirketler hakkında da tatbik olunur.
Limited şirketlerin amme borçları (1)(2)
Madde 35 – (Değişik: 22/7/1998 – 4369/ 21 md.)
Limited
şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan
doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.)
Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi
halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme
alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu
tutulur.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.)
Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği
zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme
alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu
Mükerrer Madde 35 – (Ek: 25/5/1995 – 4108/11 md.)
Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel
kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil
edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni
temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal
varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında
da uygulanır.
Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni
temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını
kaldırmaz.
Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince
ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.; İptal fıkra:
Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29 sayılı
Kararı ile.)
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.; İptal fıkra:
Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29 sayılı
Kararı ile.)
Birleşme, devir, bölünme ve şekil değiştirme halleri: (3)
Madde 36 – (Değişik : 20/6/2001 -4684/24 md.)
Bu Kanunun
tatbiki bakımından;
a) İki veya daha ziyade hükmî şahsın birleşmesi halinde yeni kurulan hükmî
şahıs,
b) Devir halinde devir alan hükmî şahıs,
c) Bölünme halinde bölünen hükmî şahsın varlıklarını devralan hükmî şahıslar,
d) Şekil değiştirme halinde yeni hükmî şahıs,
Birleşen, devir alınan, bölünen veya eski şekildeki hükmi şahıs ve şahısların
yerine geçer.
––––––––––––––––
(1) Bu
madde başlığı, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 3
üncü maddesiyle; bu maddede yer alan "şirketten tahsil imkanı bulunmayan"
ibaresi "şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil
edilemeyeceği anlaşılan" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) Bu
madde başlığı; “Birleşme, devir ve şekil değiştirme halleri” iken, 20/6/2001
tarihli ve 4684 sayılı Kanunla metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Yurt dışı çıkış tahdidi:
Madde 36 /A – (Ek:
4/6/2008-5766/5 md.; Mülga: 13/2/2011-6111/165 md.)
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Ödeme
Ödeme zamanı ve önce ödeme:
Madde 37 – Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda
ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye
Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde
ödenir.
Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür.
Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir.
Taksitlerin zamanında ödenmemesi:
Madde 38 – (Mülga: 22/7/1998 – 4369/82 md.)
Ödeme yeri:
Madde 39 – Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmemiş amme alacakları,
borçlunun ikametgahının bulunduğu yer tahsil dairesine ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme yeri gösterilmiş olsun olmasın borçlunun
alacaklı tahsil dairesindeki hesabı bildirmek şartiyle diğer tahsil
dairelerine de ödeme yapılabilir. Bu fıkra gereğince yapılacak ödemeler
tahsildarlara yapılamaz.(1)
Ödeme şekli, makbuz:
Madde 40 – Ödeme, alacaklı tahsil dairesinin salahiyetli ve mesul
memurları tarafından verilecek makbuz karşılığı yapılır.
(Ek fıkra: 25/12/2003-5035/3 md.)
Maliye Bakanlığı, ödemenin özel ödeme şekilleri kullanılmak suretiyle
yapılması zorunluluğunu getirmeye yetkilidir. Bu yetki; tahsil daireleri, amme
alacağının türü, ödeme zamanı ve bulunduğu safhalar itibarıyla topluca veya ayrı
ayrı kullanılabilir.
Makbuz karşılığı yapılmıyan ödemelerle salahiyetli ve mesul memurlardan
başkalarına yapılan ödemeler amme alacağına mahsup edilemez.
Amme alacaklarının tahsilinde kullanılan makbuzların şeklini ilgili amme
idareleri tayin eder.
Borçlular makbuzlarını amme alacağının tahsil zamanaşımı müddeti sonuna kadar
saklamaya ve salahiyetli memurlarca istendiğinde göstermeye mecburdurlar.
Makbuzun borçluya posta ile gönderilmesi gerektiği hallerde posta masrafı
alacaklı amme idaresine aittir.
Hususi kanunlarındaki makbuz verilmesinden başka şekillerde yapılan tahsilata
ait hükümler mahfuzdur.
___________________
(1) Bu fıkrada yer alan "bu yerin belediye
sınırları dışındaki" ibaresi 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle; "diğer" şeklinde değiştirilmiştir.
Hususi ödeme şekilleri:
Madde 41 – Maliye Vekaletinin tayin edeceği yerlerde, nevileri mezkür
Vekaletçe tesbit edilecek amme alacakları, bu Vekaletçe isimleri belirtilecek
bankalar delaletiyle veya postaneler vasıta kılınmak suretiyle ödenebilir.
Maliye Vekaleti bu madde gereğince ödeme yapılmasını ihtiyar ettiği takdirde,
ödemenin:
1. Çizgili çek kullanılmak suretiyle,
2. Mükellef hesabından aynı bankadaki ilgili vergi dairesi veya Merkez Bankası
hesabına münakale suretiyle,
3. Vergi dairelerinin veya Merkez Bankasının hesabı bulunan bankalara bu
daireler hesabına ödeme suretiyle,
4. Postaneler vasıta kılınmak suretiyle,
5. (Ek: 30/7/2003-4962/2 md.)
Banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak suretiyle,
yapılmasını düzenlemeye salahiyetlidir.
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) Bankalarca
tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı
karşılığı olarak ödenmesi gereken paraların T.C. Merkez Bankasına aktarılması
süresi, tahsil edildikleri tarihten itibaren azami 7, kredi kartı ile yapılan
ödemelerde, işlem tarihini takip eden günden itibaren azami 20, postaneler
vasıta kılınmak suretiyle yapılan ödemelerde, yapılan ödemelerin ilgili vergi
dairelerine intikal ettirilme süresi, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren azami
10 gündür.(1)
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.;
Değişik: 30/7/2003-4962/2 md.) Maliye Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere
alacak türleri ve/veya bankalar itibarıyla farklı süreler tayin etmeye
yetkilidir.
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) Bankalarca
tahsil edilen veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımı
karşılığı olarak ödenmesi gereken paralar süresinde T.C. Merkez Bankasına
aktarılmadığı, postaneler vasıtasıyla yapılan ödemeler süresinde vergi
dairelerine intikal ettirilmediği takdirde, sözkonusu amme alacağı, tahsilatı
yapan bu kuruluşlardan gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle tahsil edilir.(1)
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.) Tahsilatı
yapan veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımından dolayı
ödeme yapması gereken banka şube müdürleri, tahsil edilen paraların belirlenen
sürelerde T.C. Merkez Bankasına aktarılmasından, postane veya posta çek merkezi
müdürleri ise postane vasıta kılınarak yapılan ödemelerin belirlenen sürelerde
ilgili vergi dairelerine intikal ettirilmesinden sorumludurlar.(1) (2)
(Ek: 31/1/1984 - 2975/1 md.; Değişik: 24/3/1988 - 3418/34 md.; İptal:Ana.
Mah.’nin 23/3/2004 tarihli ve E. 2001/119 , K. 2004/37 sayılı Kararı ile.)
––––––––––––––––––––
(1) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle;
a) Üçüncü fıkraya, "veya banka kartı, kredi
kartı ve benzeri kartlar kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken" ibaresi ve
"kredi kartı ile yapılan ödemelerde, işlem tarihini takip eden günden itibaren
azami 20,"; beşinci fıkrasına "veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
kullanımı karşılığı olarak ödenmesi gereken"; altıncı fıkrasına "veya banka
kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar kullanımından dolayı ödeme yapması
gereken" ibareleri eklenmiş ve işlenmiştir.
b) Dördüncü fıkrası “Maliye ve Gümrük
Bakanlığı bu süreyi aşmamak üzere bankalar itibariyle farklı süreler tayin
etmeye yetkilidir.” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “postane ve posta çek
merkezleri müdürleri” ile ilgili olarak 2/3/1950 tarihli ve 5584 sayılı Kanunun
Mükerrer 66 ncı maddesine bakınız.
.
(Ek: 30/7/2003-4962/2 md.) Bankalar amme alacaklarının kredi kartı, banka
kartı ve benzeri kartlar ile ödenmesi sırasında amme borçlusundan komisyon
alabilirler. Maliye Bakanlığı, kredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar
kullanılmak suretiyle yapılacak ödemelerde komisyon ödenmemesi için amme
alacağının vade tarihinden (bu tarih dahil) azami 20 gün öncesine kadar
belirlenecek bir sürede ödeme yapılması şartını getirmeye, ödemelerin;
komisyonsuz veya komisyon karşılığı yapılma şekillerinden birini veya her
ikisini birlikte kullandırmaya yetkilidir. (1)
Çekle veya münakale emri ile ödemeye ait hususi hükümler:
Madde 42 – Çizgili çekle yapılan ödemeler Ticaret Kanunu hükümlerine
tabidir, ancak:
1. Amme alacağının ödenmesi için düzenlenen çek ilgili vergi dairesi adına, emre
muharrer olmadığı kaydı ile ve bir banka üzerine çekilir. Alacağın teşhisine
yaramak ve Ticaret Kanununa aykırı olmamak üzere çek üzerine dercedilecek
malümatı tesbit etmeye Maliye Vekaleti salahiyetlidir.
2. Çek veya münakale emrinin veya banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar
ile yapılan ödemenin herhangi bir sebeple tediye edilmemesi halinde amme
alacaklısının borçluya karşı rücu hakkı mahfuzdur.(2)
2 numaralı fıkra gereğince muamele yapıldığı takdirde çek veya münakale emrinin
kabul edilmemesi keyfiyeti tevsik ve bu durum münakale istiyene, keşideciye veya
bunların temsilcilerine tebliğ edilerek kabul edilmiyen çek iade olunur.
Çeklerde tanzim tarihi:
Madde 43 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/2 md.)
Çekler tahsil dairesine, postaya veya bankaya verildiği tarihle veya en çok bir
gün evvelki tarihle tanzim edilmiş olmalıdır. Daha eski tarihli çekler kabul
edilmez.
Hususi ödeme şekillerinde ödeme tarihi:
Madde 44 – (Değişik birinci fıkra:
25/5/1995 - 4108/12 md.) 41 inci maddeye göre yapılan ödemelerde çekin
tahsil dairesine veya bankaya verildiği, paranın bankaya veya postaneye
yatırıldığı, banka kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde
işlemin kartla yapıldığı, münakale emri üzerine paranın tahsil dairesi hesabına
geçtiği gün ödeme yapılmış sayılır.(2)
42 nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.
__________________
(1) 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 8
inci maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “kredi kartı ile
ödenmesi” ibaresi “kredi kartı, banka kartı ve benzeri kartlar ile ödenmesi”
şeklinde ve ikinci cümlesinde yer alan “kredi kartı kullanılmak” ibaresi “kredi
kartı, banka kartı ve benzeri kartlar kullanılmak” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17
nci maddesiyle, 42 nci maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer
alan "Çek veya münakale emrinin" ibaresi, "Çek veya münakale emrinin veya banka
kartı, kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemenin" şeklinde; 44 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan" paranın bankaya veya postaneye
yatırıldığı," ibaresi, "paranın bankaya veya postaneye yatırıldığı, banka kartı,
kredi kartı ve benzeri kartlar ile yapılan ödemelerde işlemin kartla yapıldığı,"
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Vergi cüzdanları:
Madde 45 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/4 md.)
Vergi, resim gibi belli bir amme alacağı ile devamlı surette mükellef tutulanlar
adına tahakkuk ettirilen amme alacakları ile bunlardan yapılan tahsilatı
göstermek üzere vergi cüzdanları düzenlenir.
Vergi cüzdanlarının fiyatını, ihtiva edeceği bilgileri, cüzdan almaya dair şekil
ve esasları, hangi vergiler hakkında uygulanacağını, kimlere verileceğini ve
uygulama zamanını tespitte Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir. Diğer amme
idareleri, alacaklarının mahiyetine uygun olarak bu cüzdanların şeklinde ve
kullanılış tarzında değişiklik yapabilirler.
Vergi cüzdanı mükelleflere bedeli karşılığında verilir.
Vergi cüzdanlarındaki her türlü bilgiler tahsil daireleri tarafından, tahsile
dair kayıtlar ise tahsil daireleri, postaneler veya bankalar tarafından yazılır,
imzalanır ve mühürlenir.
Tahsil daireleri, bankalar ve postaneler tarafından vergi cüzdanlarına yapılan
kayıtlar damga vergisinden muaftır.
Ödemenin ispatı:
Madde 46 – (Değişik birinci fıkra: 31/1/1984 - 2975/5 md.) Amme
alacağının ödendiği, selahiyetli ve mesul memurlar tarafından verilen makbuzlar
ile tahsil daireleri, bankalar veya postaneler tarafından vergi cüzdanlarına
yazılarak, imzalanıp mühürlenen tahsile ait kayıtlarla ispat olunabilir.
42 nci maddenin 2 numaralı fıkrası hükmü mahfuzdur.
Ödemenin mahsup edileceği alacaklar:
Madde 47 – (Değişik: 22/7/1998 - 4369/22 md.)
Amme alacağına karşılık rızaen yapılan ödemeler sırasıyla; ödeme süresi
başlamış henüz vadesi geçmemiş, içinde bulunulan takvim yılı sonunda
zaman aşımına uğrayacak, aynı tarihte zaman aşımına uğrayacak alacaklarda
her birine orantılı olarak, vadesi önce gelen ve teminatsız veya az teminatlı
olana mahsup edilir. Ödemenin, alacak aslı ile fer'ilerinin tamamını
karşılamaması halinde mahsup alacağın asıl ve fer'ilerine orantılı olarak
yapılır.
Amme alacağına karşılık cebren tahsil olunan paralar; önce parayı tahsil eden
dairenin, artarsa aynı amme idaresinin takibe iştirak etmiş olan diğer alacaklı
tahsil dairelerinin takip konusu alacak aslı ve fer'ilerine orantılı olarak
mahsup edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tecil,
tehir, gecikme zammı
Tecil:
Madde 48 – (Değişik birinci fıkra: 30/5/1985 - 3209/1 md.) Amme borcunun
vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya
çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı
ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince
veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz
alınarak tecil olunabilir. (1)
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/6 md.)
Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil
daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin Yeni Türk Lirasını
(bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın
üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı
ellibin Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Bakanlar Kurulu; bu tutarı on
katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına
getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar
belirlemeye yetkilidir.
(Ek fıkra: 31/1/1984 - 2975/6 md.) Borcunun tecilini talep eden ancak,
talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu borçlarını reddin
tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi
içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak
suretiyle tecil olunur.
Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olanlar, Devlete ait
amme alacaklarında ilgili vekiller, vilayet hususi idarelerine ait amme
alacaklarında valiler, belediyelere ait amme alacaklarında belediye reisleridir.
(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6
md.) Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer.
Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun
tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde
kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz malların
değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması
halinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler
neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği
müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil
şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç
tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler
nispetinde kaldırılır.
–––––––––––––
(1) 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 6
ncı maddesiyle; bu fıkrada yer alan "vergi, resim, harç, ceza tahkik ve
takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası ve gecikme zammı
alacakları iki yılı, bu alacaklar dışında kalan amme alacakları ise beş yılı"
ibaresi "amme alacağı 36 ayı" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(Değişik fıkra: 4/6/2008-5766/6
md.) Tecil salahiyetini kullanacak ve bu salahiyeti devredecek olan
makamlar; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak belirlemeye, amme
borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak tecil edilecek
alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını ve diğer şartları tayin
etmeye ayrıca 213 sayılı Kanuna göre Maliye Bakanlığınca ilan edilen mücbir
sebep hali kapsamındaki amme borçlularının, mücbir sebep halinin sona erdiği
tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları ile mücbir sebep nedeniyle ödeme
süreleri ertelenen amme borçlarını faiz alınmaksızın veya yürürlükteki faiz
oranından daha düşük faiz oranıyla tecil etmeye yetkilidir. (1)(2)
Tecil şartlarına riayet edilmemesi, değerini kaybeden teminatın veya mahcuz
malların tamamlanmaması veya yerlerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde
amme alacağı muaccel olur. (Ek: 25/5/1995-4108/13 md.) Tecil edilen amme
alacağının gecikme zammı tatbik edilmeyen alacaklardan olması halinde, ödenen
tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.
Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili:
Madde 48/A-
(Ek: 18/5/2017-7020/7 md.)
Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil
dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç
ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammının vadesinde
ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme
borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş olmak
ve aşağıdaki şartları taşımak koşuluyla vadesi bir yılı geçmemiş alacaklar,
Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat alınarak tecil
olunabilir.
Madde hükmünden yararlanacak borçlunun;
1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıl
süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya
kurumlar vergisi mükellefi olması,
2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait
vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni süresinde verilen
bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya
pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.),
3. Bu madde kapsamına giren ve başvuru tarihi
itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede hüsnüniyet sahibi
olmasına rağmen ödenememiş olması,
şarttır. Şu kadar ki, bu madde ile 48 inci
maddeye göre tecil edilen veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanan borcun
bulunması madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmez.
Bu madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 48
inci maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir.
–––––––––––––
(1) 31/10/2012 tarihli ve 6358 sayılı
Kanunun 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tayin etmeye” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ayrıca 213 sayılı Kanuna göre doğal afetler nedeniyle ilan edilen
mücbir sebep hali kapsamındaki amme borçlularının, mücbir sebep halinin sona
erdiği tarihe kadar ödemeleri gereken amme borçları ile mücbir sebep nedeniyle
ödeme süreleri ertelenen amme borçlarını faiz alınmaksızın veya yürürlükteki
faiz oranından daha düşük faiz oranıyla tecil etmeye” ibaresi eklenmiştir.
(2) 18/5/2017 tarihli ve 7020 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “doğal afetler nedeniyle” ibaresi
“Maliye Bakanlığınca” şeklinde değiştirilmiştir.
Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri
itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını (bu tutar
dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme
alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin Türk
lirasını aşan kısmın %25’idir.
Bakanlar Kurulu;
1. Teminatsız tecil tutarını; yarısına kadar
indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını %50’ye
kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye,
2. Borçlunun çok zor durum hâlinin tespitinde
kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas alan mali
göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı kriterleri
belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini
derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;
a) Tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya,
b) Farklı faiz oranları belirlemeye,
3. Tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye
İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin
(Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,
4. Madde hükmünü, alacaklı diğer amme
idarelerini, alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu
kriterlerini belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı
olanlar dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil),
yetkilidir. Bu fıkranın (4) numaralı bendindeki
yetkinin kullanılması hâlinde bu madde ile Maliye Bakanına tanınan yetkiler 48
inci maddede tanımlanan alacaklı amme idarelerinin tecile yetkili makamları
tarafından kullanılır.
Maliye Bakanı;
1. Tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar
olarak belirlemeye,
2. Tecilde taksit zamanlarını, ödemelerin
başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı
geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak
şekilde düzenlemeye,
3. Tecilde diğer şartları belirlemeye,
yetkilidir. Maliye Bakanı, tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve
yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilir.
Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye Bakanınca belirlenir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle
muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla iki defa
geçerli sayılabilir.
Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca
teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce
tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan
ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak,
mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat
tutarından fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun
olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal
değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan
teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan
tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda,
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.
Tecil edilen amme alacağının ikimilyon Türk
lirasını (bu tutar dâhil) aşmaması, mahcuz malın 10 uncu maddenin birinci
fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mal olması ve bu Kanuna göre
belirlenmiş değerinin %50’sinden aşağı olmamak üzere satış bedelinin %50’sinin
tahsil dairesine ödenmesi şartıyla mahcuz malın satışına izin verilir. Bu
takdirde, kalan tecilli borç tutarı için zorunlu teminat tutarını karşılayacak
mahcuz mal ve/veya teminat bulunması şartıyla satılan mal üzerindeki haciz
kaldırılır. Bu hüküm ikimilyon Türk lirasını aşan tecilli borçlarda, değeri
ikimilyon Türk lirasına kadar olan mahcuz mallar için uygulanır.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi hâlinde tecil
talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden, sekizinci
fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.
Bu madde kapsamında tecil edilen amme alacakları
hakkında 48 inci maddenin yedinci fıkrası hükümleri uygulanır ve tecil edilen
gecikme zammının (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanmış
olması hâlinde gecikme zammı hesabı 51 inci maddeye göre düzeltilir.
Muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler
çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıflar bu maddeye de yapılmış sayılır.
İcranın kaza mercilerince tehiri:
(1)
Madde 49 – İdarece tecil edilmiş bir amme alacağı hakkında kaza
mercilerince icranın tehiri kararı verilmişse: Kaza mercilerinin tehir müddeti
tecil müddetinden az olduğu takdirde; tecil olunan alacak icranın tehiri
müddetinin sonundan tecil müddeti sonuna kadar olan müddet içinde ve kaza
mercilerinin tehiri dolayısiyle zamanında ödenmemiş borç miktariyle birlikte
yeniden taksite bağlanarak alınır. Kaza mercilerinin tehir müddeti tecil
müddetinden çok ise; evvelce yapılan tecil hükümsüzdür.
Takibatın kaza mercilerince tehiri kanuni tecil müddetini aştığı takdirde tecil
müddeti uzatılmaz.
Ölüm halinde takibin geri bırakılması:
Madde 50 – Karısı yahut kocası, kan ve sıhriyet itibariyle usul veya
furuundan birisi ölen borçlu hakkındaki takip ölüm günü ile beraber üç gün için
geri bırakılır.
Borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç
gün için takip geri bırakılır. Üç günün bitiminde terekenin borçları için
takibata devam olunur.
Mirasçılar, mirası kabul veya ret etmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki
muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır.
Gecikme
Zammı, Nispet ve Hesabı:
Madde 51- (Değişik:
25/12/2003-5035/4 md.)(2)
Amme alacağının ödeme müddeti içinde
ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4
oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı
günlük olarak hesap edilir.
––––––––––––––
(1) 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 7
nci maddesiyle; bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan "iki senelik" ibaresi
"kanuni" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 19/10/2010 tarihli ve 27734 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan 12/10/2010 tarihli ve 2010/965 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararının eki Kararın 1 inci maddesiyle, birinci fıkrada yer alan gecikme zammı
oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere %1,40 olarak belirlenmiştir.
Gecikme zammı birmilyon liradan az
olamaz.
Gecikme zammı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan vergi ziyaı
cezalarında bu madde uyarınca belirlenen oranda, mahkemeler tarafından verilen
ve ceza mahiyetinde olan amme alacaklarında ise bu oranın yarısı ölçüsünde
uygulanır. Bunların dışındaki ceza mahiyetinde olan amme alacaklarına gecikme
zammı tatbik edilmez.
Bakanlar Kurulu, gecikme zammı
oranlarını aylar itibarıyla topluca veya her ay için ayrı ayrı, yüzde onuna
kadar indirmeye, gecikme zammı oranı ile gecikme zammı asgari tutarını iki
katına kadar artırmaya, ayrıca gecikme zammı oranını aylar itibarıyla farklı
olarak belirlemeye ve gecikme zammını bileşik faiz usulüyle aylık, üç aylık,
altı aylık veya yıllık olarak hesaplatmaya yetkilidir.
Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler:
Madde 52 – (Değişik: 31/1/1984 - 2975/8 md.)
Gecikme zammının tatbik müddeti, amme alacağının tecilinde tecilin yapıldığı,
iflas halinde iflasın açıldığı, aciz halinde bu durumun sabit olduğu güne kadar
olan müddettir.
Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez.
Aslın ödenmiş olması gecikme zammının takip ve tahsiline mani değildir.
Köylerde gecikme zammı:
Madde 53 – (Değişik birinci fıkra: 26/11/1980 - 2347/5 md.) Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler hariç olmak üzere belediye
sınırları dışındaki köylerde tahsildarlar tarafından tahsil olunan amme
alacakları ödeme süresi içinde ödenmediği takdirde bunlar için yalnız % 10
gecikme zammı uygulanır.
Ödeme müddeti geçmiş olmasına rağmen tahsildarların gidemediği köylerdeki
borçlulara bu zam, tahsildarın ilk uğradığı zaman içinde borçlarını ödemedikleri
takdirde tatbik olunur.
İKİNCi
KISIM
Amme
alacağının cebren tahsili
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cebren
tahsil ve takip esasları
Cebren tahsil ve şekilleri:
Madde 54 – Ödeme müddeti içinde ödenmiyen amme alacağı tahsil dairesince
cebren tahsil olunur. Cebren tahsil aşağıdaki şekillerden herhangi birinin
tatbikı suretiyle yapılır:
1. Amme borçlusu tahsil dairesine teminat göstermişse, teminatın paraya
çevrilmesi yahut kefilin takibi,
2. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktardaki mallarının haczedilerek paraya
çevrilmesi,
3. Gerekli şartlar bulunduğu takdirde borçlunun iflasının istenmesi,
Ödeme emri: (1)
Madde 55 – Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri”
ile tebliğ olunur.(1)
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye
ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde
borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı
geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu
takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü
maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında
tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.
Belediye hududu dışındaki köylerde bulunan borçlulara ödeme emirleri muhtarlıkça
tebliğ olunur. Ödeme emirlerinin muhtarlığa tevdii tarihinden itibaren 15 gün
içinde tebligat yapılmadığı takdirde ödeme emirleri tebliğ edilmemiş olan
borçluların isimleri ödeme emri hüküm ve mahiyetindeki bir "ödeme cetveline"
alınarak borçlular borçlarını ödemeye ve mal bildiriminde bulunmaya
çağırılırlar. Ödeme cetveli köy ihtiyar kurulu kapısına bir örneği de köyde
herkesin görebileceği umumi bir mahalle 10 gün müddetle asılmak suretiyle tebliğ
olunur ve cetvelin asıldığı köy muhtarlığınca münadi vasıtasiyle ilan olunur.
Cetvel asılırken ve indirilirken keyfiyet muhtarlıkça zabıt varakasiyle tesbit
edilir. Cebren tahsil ve takip ödeme emrinin tebliği veya ödeme cetvelinin
indirilmesi tarihinde başlamış olur.
Borcunu vadesinde ödemiyenlere ait malları elinde bulunduran üçüncü şahıslardan
bu malları 15 gün içinde bildirmeleri istenir.
Teminatlı alacaklarda takip: (1)
Madde 56 – Karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı
vadesinde ödenmediği takdirde, borcun 15 gün içinde ödenmesi, aksi halde
teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam
olunacağı borçluya bildirilir. 15 gün içinde borç ödenmediği takdirde teminat bu
kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağı tahsil edilir.
Kefil ve yabancı şahıs veya kurumlar mümessillerini takip:
Madde 57 – Kefil ve yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri bu kanun
hükümlerine göre ve aynen asıl borçluların tabi tutuldukları usullerle takip
olunur.
Ödeme emrine itiraz:
Madde 58 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu
olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ
tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine
bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli,
incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu
hükümleri tatbik olunur.(2)
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça
göstermesi lazımdır, aksi halde itiraz edilmemiş sayılır.
(Mülga üçüncü fıkra: 28/1/2010-5951/1 md.)
İtiraz komisyonu bu itirazları en geç 7 gün içinde karara bağlamak
mecburiyetindedir.
İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın
reddolunduğu miktardaki amme alacağı % 10 zamla tahsil edilir.
İtiraz komisyonlarının bu konudaki kararları kesindir.
––––––––––––––––
(1) 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9
uncu maddesi ile bu maddelerde yer alan “7” ibareleri “15” olarak değiştirilmiş
olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklikler 1/1/2018
tarihinde yürürlüğe girmiştir.
(2)
28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan
“7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi
uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Borcun tamamına bu madde gereğince vakı itirazların tamamen veya kısmen reddi
halinde, borçlu ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün
içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.(1)
Borcun bir kısmına karşı bu madde gereğince vakı itirazlar mal bildiriminde
bulunma müddetini uzatamaz.
Mal bildirimi:
Madde 59 – Mal bildirimi, borçlunun gerek kendisinde, gerekse üçüncü
şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın,
nevini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya haczi kabil
mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna
nazaran borcunu ne suretle ödiyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine
bildirmesidir.
(Değişik: 26/11/1980 - 2347/6 md.) Köylerde mal bildirimi, Maliye
Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler dışında kalan amme borçları için
köy muhtarlığına da yapılabilir.
Sözle bildirim halinde kayfiyet bir zabıtla tesbit edilir. Her iki halde
bildirimin yapıldığına dair amme borçlusuna pulsuz makbuz verilir.
Mal bildiriminde bulunmıyanlar:(2)
Madde 60 – (Değişik: 13/6/1963 - 251/2 md.)
Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15 günlük müddet içinde borcunu
ödemediği ve mal bildiriminde de bulunmadığı takdirde mal bildiriminde
bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle
tazyik olunur.
Hapisle tazyik kararı, ödeme emrinin tebliğini ve 15 günlük müddetin bitmesini
mütaakıp tahsil dairesinin yazılı talebi üzerine icra tetkik mercii hakimi
tarafından verilir.
Bu kararlar Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur.
İcra tetkik mercii hakimi tarafından verilen hapsen tazyik kararları her türlü
harc ve resimden muaftır.
Mal edinme ve mal artmaları:
Madde 61 – Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veyahut borca
yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve
gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlıyarak 15 gün içinde
tahsil dairesine bildirmeye mecburdur.
Haciz:
Madde 62 – Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince
tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile
gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil
dairesince haczolunur.
(Ek fıkra: 16/7/2004-5228/12 md.)
Maliye Bakanlığı amme alacaklarının takibinde haczolunacak malların tespiti
amacıyla yapılacak mal varlığı araştırmasının şekli, alanı ve kapsamı ile
araştırma yapılacak amme alacaklarının türü ve tutarını belirlemeye yetkilidir.
Bu yetki alacaklı amme idaresi itibarıyla da kullanılabilir.
Borçlu tarafından başkasının olduğu beyan veya üçüncü şahıs tarafından ihtiyaten
haciz veya istihkak iddia edilmiş bulunan malların haczi en sonraya bırakılır.
Ancak haczolunan gayrimenkul artırmaya çıkarılmadan, borçlu, borcun itfasına
yetecek menkul mal veya vadesi gelmiş sağlam alacak gösterirse gayrimenkul
üzerinde haciz baki kalmak üzere gösterilen menkul veya alacak da haczolunur.
Şu kadar ki, bu suretle mahcuz kalan gayrimenkulün idare ve işletmesine ve
hasılat ve menfaatlerine tahsil dairesi müdahale etmez.
Tahsil dairesi alacaklı amme idaresi ile borçlunun menfaatlerini mümkün olduğu
kadar telif etmekle mükelleftir.
––––––––––––––––
(1) 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9
uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan “7” ibaresi “15” olarak değiştirilmiş olup
aynı Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklik 1/1/2018 tarihinde
yürürlüğe girmiştir.
(2) 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 9
uncu maddesi ile bu maddede yer alan “7” ibareleri “15” olarak değiştirilmiş
olup aynı Kanunun 123 üncü maddesi uyarınca söz konusu değişiklikler 1/1/2018
tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Diğer hakların paraya çevrilmesi:
Madde 63 – Tahsil dairesi, borçlunun haklarını tasfiye bakımından onun
haiz olduğu bütün salahiyetleri kullanarak bir intifa hakkı veya taksim
edilmemiş bir miras veya iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi
malların paraya çevrilebilir hale gelmesini genel hükümler dairesinde sağlar. Bu
suretle paraya çevrilebilir hale gelen mallar hakkında da bu kanun hükümleri
tatbik olunur.
Haciz varakası:
Madde 64 – (Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/14 md.) Haciz
muameleleri, tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahalli
en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz
varakalarına dayanılarak yapılır.
Bu varakaların şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Vekaletince belirtilir.
Köylerde haciz:
Madde 65 – Köylerde ve Köy Kanunu tatbik edilen bucaklarda menkul mal
haczi haciz varakası üzerine köy ihtiyar kurullarınca yapılır.
(Değişik: 26/11/1980 - 2347/7 md.) Bu yerlerde gerek görülen hallerde
Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilecek vergiler için muhtarın veya ihtiyar
kurulu üyelerinden birinin huzuriyle tahsil dairesine menkul mal haczi
yaptırmaya o mahallin en büyük mal memuru yetkilidir.
Borçlu elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:
Madde 66 – Borçlu, elinde bulunan bir malı üçüncü şahsın mülkü veya rehni
olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya
rehin hakkı iddia edildiği takdirde, haczi yapan memur bunu haciz zaptına
geçirir. Keyfiyet, iddia borçlu tarafından yapılmışsa üçüncü şahsa, üçüncü şahıs
tarafından yapılmışsa borçluya bildirilir.
Tahsil dairesi, haciz zaptını aldığı tarihten itibaren 7 gün içinde iddiayı
reddetmediği takdirde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Üçüncü şahıs,
tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz etmediği takdirde istihkak
iddiası dinlenmez.
İstihkak iddiası tahsil dairesince kabul edilmez veya borçlu tarafından istihkak
iddiasına itiraz edilirse, 7 gün içinde mahkemeye müracaat etmesi lüzumu tahsil
dairesince üçüncü şahsa bildirilir. Müddetinde dava açılmadığı takdirde istihkak
iddiasından vazgeçilmiş sayılır.
Üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara karşı istihkak iddiaları:
Madde 67 – Haczedilen mal borçlunun elinde olmayıp da; mal üzerinde
mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs elinde ise keyfiyet, haczi
yapan memur tarafından haciz zaptına geçirilir. Malın borçluya ait olduğu
iddiasında bulunan tahsil dairesi keyfiyeti alacaklı amme idaresine bildirir.
Alacaklı amme idaresi bildirme tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açmadığı
takdirde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
Borçlu ile birlikte ikamet etmekte olan şahıslar tarafından istihkak iddiasında
bulunulduğu takdirde mal borçlunun elinde sayılır.
İstihkak iddiaları ile ilgili diğer hükümler:
Madde 68 – İstihkak davalarına bakmaya haczi yapan tahsil dairesinin
bulunduğu mahal mahkemesi salahiyetlidir. İstihkak davaları diğer işlere
takdimen görülür.
Davacı takibin tehirini istediği takdirde kendisinde mevcut delillerin
mahiyetine göre ve muhtemel zarara karşı kafi teminat alınmak suretiyle takibin
tehirine mahkemece karar verilebilir.
İstihkak davası üzerine takibin tehirine karar verilir ve neticede dava
reddolunursa, dava mevzuunu teşkil eden mahcuz malın değerinin % 10 u tutarında
tazminat hükmolunur. Amme idareleri arasında hacze iştirak:
Madde 69 – Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından yapılan
hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartiyle,
haczedilen mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak edebilir.
Hacze iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin
alacağı tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına
mahsup edilmek üzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir.
Haczedilemiyecek mallar:
Madde 70 – Aşağıda gösterilen mallar haczedilemez:
1. (Değişik: 4/5/1994 - 3986/16 md.) 233 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet
teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı
ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet
malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.
2. Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile, borçlu ve
ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,
3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve
çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi
değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları;
arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini sağlıyan
taşıt vasıtaları,
5. Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği
bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç
aylık yem ve yataklıkları,
6. Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile;
a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu,
b) Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve
ailesinin geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan
alat ve edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu,
c) Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin
geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve
yataklıkları,
7. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli
aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve
ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri,
8. Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi
hallerde bağlanan aylıklar,
9. Vücut ve sağlık üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarar
görenin kendisi veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi
gereken paralar,
10. Askerlik malüllerine, şehit yetimlerine verilen harb malüllüğü zammı ile,
1485 sayılı kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri,
11. Borçlunun haline münasip evi "ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline
münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek
satılabilir",
12. (Değişik: 26/11/1980 - 2347/8 md.) Harcırah Kanununa göre yapılan
ödemeler,
13. (Ek: 26/11/1980-2347/8 md.) 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan
aylıklar.
Kısmen haczedilebilen gelirler:
Madde 71 – (Değişik: 26/11/1980 - 2347/9 md.)
Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı
olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları
tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar
bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.
Yetişmemiş mahsullerin haczi:
Madde 72 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri, yetişmeleri
zamanından geriye doğru iki ay içinde haczolunabilir. Bu suretle haczedilmiş
olan mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri, haczi yapan tahsil dairesine
karşı hükümsüz olup takibatın devamına engel olmaz.
Bu hüküm alacağı gayrimenkul rehni ile sağlanmış olan alacaklının, mütemmim
cüz'ü olarak gayrimenkulün yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakkı
kaldırmaz. Şu kadar ki, alacaklı rehnin paraya çevrilmesi için mahsullerin
yetişmesinden önce takip isteğinde bulunmuş olmalıdır.
Haczin neticeleri:
Madde 73 – Borçlu, alacaklı amme idaresinin muvafakatini almaksızın
hacizli mallarda tasarrufta bulunamaz. Haczi koyan tahsil dairesi buna aykırı
hareketin cezayi mucip olduğunu borçluya ihtar eder.
Haczedilmiş olan mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine istinaden
hüsnüniyetle elde ettiği haklar mahfuzdur.
Hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak hacizli mal üzerinde üçüncü şahsın elde
ettiği hakların, alacaklının haczi ile o mala taallük eden haklarını ihlal
ettiği nispette butlanına mahkemece hükmolunur.
Paraya çevirme:
Madde 74 –elde edilen her türlü mallar satılarak paraya çevrilir.
Satıştan elde edilen bedelden, takip masrafları ve takip edilen amme alacağı
düşüldükten sonra geriye kalan kısım borçlunun ödeme zamanı gelmiş veya
muacceliyet kesbetmiş borçlarına mahsup edilir ve artanı, hacze iştirak etmiş
başka daire yoksa borçluya verilir, hacze iştirak etmiş başka daire varsa, artan
kısımdan evvela bu dairelerin alacakları ayrıldıktan sonra, bakıyesi
borçluya verilir.
Satıştan elde edilecek bedelin amme alacağından önce ödenmesi gereken borçlarla,
takip giderlerini geçmiyeceği kesin olarak biliniyorsa, hacizli malın satışını
tahsil dairesi tehir edebilir. Şu kadar ki, alacağı amme idaresi alacağından
önce gelenlerin takip hakları mahfuzdur.
Aciz hali:
Madde 75 – Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya
bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde
sayılır.
Yapılan takip safhalariyle bakıye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek
aciz hali tesbit olunur.
Aczin neticeleri:
Madde 76 – Aciz halindeki borçlu hakkında teminat ve faiz aranmadan 48
inci madde hükmü tatbik olunabilir.
Alacaklı tahsil dairesi aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı süresi
içinde devamlı olarak takip eder.
İKİNCİ
BÖLÜM
Menkul
malların haczi ve satışı
Menkul malların haczi:
Madde 77 – Her türlü menkul mallar cins ve nevileri, vasıfları,
alametleri, sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında tesbit
edilmek suretiyle haczolunur.
(Ek fıkra: 16/6/2009-5904/24 md.)
Resmi sicile kayıtlı olan menkul malların haczi,
sicillerine işlenmek üzere sicilin tutulduğu daireye tebliğ edilmek
suretiyle de yapılır. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri,
alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta
yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligata elektronik ortamda
cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik
ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Haciz sırasında bulunacaklar ve haciz zaptı:
Madde 78 – Haciz sırasında borçlu veya zilyed veya bunların; vekilleri,
işçi, müstahdem veya aileleri efradından birisi kendilerini temsilen bulunur.
Bunlar haciz yerinde bulunmaz veya o sırada bulundurulmaları sağlanamazsa
gıyapta haciz yapılır. Gıyapta yapılan hacizlerde zabıta memuru veya muhtar veya
ihtiyar kurulu üyelerinden biri veya borçlunun veya zilyedin komşularından iki
kişi hazır bulundurulur.
Tanzim edilen haciz zaptında, hacze esas olan haciz varakasının tarih ve
numarası, haczin yapıldığı yer, gün ve saat, haczedilen malların neler olduğu,
tahmin edilen değerleri, haciz sırasında bulunan kimseler, varsa üçüncü
şahısların iddiaları vesair lüzumlu hususlar belirtilir, hazır bulunanlarca
imzalanarak haciz işi tamamlanır.
Gıyapta yapılan hacizlerde zaptın bir örneği borçlu veya zilyede derhal tebliğ
olunur.
Güneş battıktan doğuncaya kadar ve tatil günlerinde haciz yapılamaz. Tatil
günlerinde veya geceleri çalışılan yerlerde yapılacak hasılat haczi ile
borçlunun mal kaçırdığının anlaşıldığı haller bu hükümden müstesnadır.
Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi:
Madde 79 – (Değişik: 30/3/2006 – 5479/5 md.)
Hamiline yazılı olmayan veya cirosu
kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü
hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü
şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve
hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin
tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz
bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme
borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul
malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna
verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın
bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve
beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen
haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi
vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu
tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak
tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz
bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların
şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ
edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar
için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz
bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini
kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne
aittir.
Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü
şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden
önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu
veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise
durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil
dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz
etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun
hükümleri tatbik olunur.
Herhangi bir nedenle itiraz süresinin
geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir
yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin
tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın
elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması
halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat
karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat,
alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir.
Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip
işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir.
Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u
tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.
Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ
edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan
üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme
borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu
Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine
yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme
idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde
açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci
maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın
ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.
Menkul malların aynen teslimi mümkün
olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl
borçluya rücu hakları saklıdır.
Zor kullanma:
Madde 80 – Haciz tatbikında istendiği takdirde, kilitli ve kapalı
mahallerin açılması ve her türlü eşyanın gösterilmesi mecburidir.
Gerekirse bu yerler zorla açtırılır, kilit ve her türlü tertipler kırılabilir.
Haczolunan malların zorla alınmasında hal ve durumun gerektirdiği her türlü zora
başvurulabilir.
Borçlunun üzerinde haczi kabil kıymetli mallar bulunduğu ve kendisi bunları
rızasiyle teslim etmediği veya üzerinde sakladığı takdirde şahsına karşı da zor
kullanılır.
Hacizde değerleme:
Madde 81 – Haczedilen mallara haczi yapan memur tarafından değer biçilir,
borçlunun müracaatı üzerine veya tahsil dairesince lüzum görüldüğü takdirde
yeniden bilirkişiye değer biçtirilir.
Haczedilen menkul malların korunması:
Madde 82 – Haczedilen para, kıymetli maden, mücevher, ticari senet, hisse
senedi ve tahvil gibi menkul mallar kaybolmalarını ve değiştirilmelerini
önliyecek tedbirler alınarak tahsil dairelerince muhafaza olunur.
Sair menkul mallar uygun bir yerde muhafaza altına alınır veya güvenilir bir
şahsa veyahut güvenilir bir şahsın kefaleti altında borçlunun veya zilyedin
kendisinde bırakılır.
Menkul malları koruyacak olanların mecburiyet ve mesuliyetleri:
Madde 83 – Borçlular, zilyedler, güvenilir şahıslar 82 nci madde
gereğince kendilerine bırakılan malları, alacaklı amme idarelerince yapılacak
ilk talep üzerine derhal ve kendilerine teslim edildiği zamanki durumları ile
geri vermek mecburiyetindedirler.
Bu mecburiyeti yerine getirmiyenler, haklarında yapılacak ceza takibinden başka,
bu malların kendilerine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya zayi
olduğunu ispat edemedikleri takdirde, geri verilmiyen malların değerleri
tutarınca borçlu sayılıp bu kanun hükümleri gereğince takip olunurlar.
Menkul malların satışı:
Madde 84 – Menkul mallar tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar
kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde
satışa çıkarılır.
Bozulma, çürüme ve benzeri sebeplerle muhafazasına imkan olmıyan veyahut
beklediği takdirde mühim bir değer düşüklüğüne uğraması muhtemel bulunan
malların paraya çevrilmesine derhal başlanabilir.
Satış şekli, artırma ve ilan:
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 22/7/1998 – 4369/ 23 md.) Menkul
mallar, tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile
satılır. Tahsil dairesince uygun görülmesi halinde, artırma malın mahallinde de
yapılabilir. Açık artırma ile satışa çıkarılan mal, artırma sonunda üç defa
yüksek sesle duyurulduktan sonra en çok artırana ihale edilir. Bozulma, çürüme
ve benzeri sebeplerle korunması mümkün olmayan ya da beklediği zaman önemli bir
değer düşüklüğüne uğrayacağı anlaşılan mallar en uygun yerde pazarlıkla,
borsası bulunan mallar ilgili borsada satılabilir. İlk artırmada satılamayan
malların ikinci artırması bir başka il veya ilçede yapılabilir.
Gerekli hallerde artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat, satılacak malların nevi
ve evsafı önceden ilan olunur.
İlanın şekli, artırmanın tarzı, yeri ve günü alacaklı amme idaresinin ve
borçlunun menfaatine en uygun gelen şekil göz önünde tutularak alacaklı amme
idaresince tesbit olunur.
Satılan mal, bedeli alınmadan teslim edilmez. Tahsil dairesi mal bedelinin ihale
gününü takip eden günden itibaren üç gün içinde ödenmesi için mühlet verebilir.
Bir kısım malların satışı ile amme alacağı karşılandığı takdirde geriye kalan
malların satışından vazgeçilir ve bunlar üzerindeki haciz kaldırılır.
Müşterinin malı almaktan vazgeçmesi:
Madde 86 – Müşteri malı almaktan vazgeçer veya verilen mühlet içinde
bedelin tamamını vermezse mal ikinci defa artırmaya çıkarılır ve en çok artırana
ihale olunur. Mal birinci defa kendisine ihale olunan kimseden, iki ihale
arasındaki fark ve diğer zararlar ve % 5 faiz, veya ikinci ihalede talip
çıkmaması sebebiyle ihale yapılamadığı takdirde birinci ihale bedeli ve diğer
zararlar ve % 5 faiz, ayrıca bir hüküm alınmasına hacet kalmaksızın bu kanun
hükümlerine göre tahsil edilir ve o mal için idarece yapılan her nevi masraflar
alınmak suretiyle mal kendisine terkolunur. Mal bedeli ihale yapılan şahıstan
tahsil edilemediği müddetçe asıl borçlunun borçlu sıfatı devam eder.
Satılamıyan menkul mallar:
Madde 87 – Haczedilen menkul mallara verilen bedel 81 inci maddede tesbit
olunan değerin % 75 inden aşağı olursa veya hiç alıcı çıkmazsa, ilk artırma
tarihinden başlıyarak 15 gün içinde uygun görülen zamanlarda bu mallar tekrar
satışa çıkarılır. Bu ikinci artırmada verilen bedel ne olursa olsun satış
yapılır.
Menkul mallar yerinde veya başka yere götürüldüğü halde yine satılmaz veya
taşıma giderlerinin çokluğu yüzünden başka yere götürülmesi uygun görülmezse
yukardaki 15 günlük sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde pazarlıkla satılır.
Bu suretle de satılamadığı takdirde haczedilen mallar borçluya geri verilebilir.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Gayrimenkul malların haczi ve satışı
Gayrimenkul malların, gemilerin haczi:
Madde 88 – Her türlü gayrimenkul malların, gemilerin haczi sicillerine
işlenmek üzere haciz keyfiyetinin tapuya veya gemi sicillerinin tutulduğu
daireye tebliğ edilmesi suretiyle yapılır.(Ek cümleler: 16/6/2009-5904/25
md.) Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil
dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik
ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap
verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik
ortamda verilebilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
Gayrimenkul haczi, bunların hasılat ve menfaatlerine de şamildir. Ancak
borçlunun başkaca bir geliri yoksa kendisinin ve ailesinin geçimleri için kafi
miktarda mahsulden veya satıldıkça bedelinden münasip miktarı borçluya
bırakılır.
Alacaklı tahsil dairesi, haczedilen gayrimenkul ve gemilerin idaresi ve
işletilmesi, menfaat ve hasılatın toplanması için gereken tedbirleri alır.
Haczin rehinli alacaklılara bildirilmesi:
Madde 89 – Gayrimenkul haczinde, gayrimenkul kendilerine rehnedilmiş olan
alacaklılara tapu dairesince hacizden haber verilir.
Satış ve satış komisyonları:
Madde 90 – Gayrimenkuller, satış komisyonlarınca açık artırma ile
satılır.Satış komisyonu, il ve ilçelerde en büyük mal memurunun veya tevkil
edeceği zatın reisliği altında belediye meclisi tarafından kendi azası arasından
seçilmiş bir zat ile alacaklı amme idaresinin salahiyetli bir memurundan ve
gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan
teşekkül eder.(1)
Gayrimenkullere değer biçme:
Madde 91 – Satışa çıkarılacak gayrimenkullere bilirkişinin mütalaası
alınmak suretiyle satış komisyonu tarafından rayiç değer biçilir.
____________________
(1)
28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle bu maddede yer alan
"gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızından teşekkül eder." ibaresi
"gayrimenkulün bulunduğu yer tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği zattan
teşekkül eder." şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Gayrimenkullerin satış şartnamesi:
Madde 92 – Tahsil dairesi, satılacak gayrimenkul için aşağıdaki kayıtları
ihtiva eden bir şartname tanzim eder:
1. Gayrimenkul malikinin adı, soyadı ve adresi,
2. Gayrimenkulün bulunduğu mahalle, sokak ve kapı numarası, durumu ve hususi
vasıfları,
3. Gayrimenkulün artırmaya esas olarak biçilen rayiç değeri,
4. % 7,5 nispetindeki teminat tutarı,
5. Gayrimenkul üzerindeki henüz vadesi gelmemiş rehinler hakkında gerekli
bilgilerle, satışın, gayrimenkul üzerindeki irtifak hakları, gayrimenkul
mükellefiyetleri, ipotekler, ipotekli borç senetleri, irat senetleriyle birlikte
yapılacağı,
6. Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar varsa bunların
müşteriye devredilmeyip satış bedelinden tercihan ödeneceği,
7. Ne gibi giderlerin alıcıya ait olacağı.
Gayrimenkul satışında ilan:
Madde 93 – Alacaklı tahsil dairesi gayrimenkul satışını, artırma
tarihinden en az 15 gün önce başlamak şartiyle ilan eder. İlanların yer, müddet
ve şekillerine ait umumi esaslar Maliye Vekaletince tayin olunur.
İlanda, satışın yapılacağı yer, gün, saat ve satılacak gayrimenkulün durumu ile
vasıfları gösterilir.
İlanın birer örneği, borçluya, vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün tapu
sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.
Gayrimenkul mallarda artırma ve ihale:
Madde 94 – Artırmaya iştirak edeceklerden gayrimenkule biçilmiş rayiç
değerin % 7,5 u nispetinde 10 uncu maddenin 1 ila 4 üncü bentlerinde yazılı
teminat alınır.
Gayrimenkul artırma sonunda, üç defa bağırıldıktan sonra en çok artırana ihale
olunur. Şu kadar ki, artırma bedeli gayrimenkul için biçilmiş olan değerin % 75
ini bulmak lazımdır. Şayet amme alacağına ruçhanı olan diğer alacaklar bu
gayrimenkul ile temin edilmiş ise, artırma bedelinin, bu suretle ruçhanı olan
alacakların tutarından fazlaya çıkması ve yapılmış ve yapılacak masrafları da
karşılaması şarttır.
Gayrimenkulün rehni suretiyle sağlanmış muaccel borçlar alıcıya devredilmez,
satış bedelinden ödenir.
Haczedilen gayrimenkullerin ayrılması mümkün olup da bir kısmının bedeli amme
alacağını karşılamaya yettiği takdirde, borçlu yazı ile istemedikçe artan kısım
satılmaz. Gerekirse tapu dairesine satılacak kısım tefrik ettirilir.
İhale kararının bir örneği borçluya veya vekil veya mümessiline ve gayrimenkulün
tapu sicilinde hakkı kayıtlı bulunanlardan adresi belli olanlara tebliğ olunur.
Artırmanın uzatılması:
Madde 95 – Artırmada yukardaki maddede yazılı miktar elde edilmemiş ise,
en çok artıranın taahhüdü baki kalmak şartiyle artırma 7 gün daha uzatılır. 7
nci günü aynı saatte gayrimenkul en çok artırana ihale edilir. Evvelce yapılan
ilanda bu hususlar belirtilir. Şu kadar ki, ruçhanlı alacaklı bulunduğu takdirde
ihale bedelinin ruçhanlı alacakla birlikte masrafları da aşması şarttır, aşmazsa
satış yapılmaz.
İhalenin yapılamaması:
Madde 96 – Artırmalarda istekli çıkmadığı veya teklif edilen bedel 95
inci maddede yazılı olduğu üzere ruçhanlı alacakla, masrafları aşmadığı takdirde
amme idaresince teferruğ edilinceye kadar gayrimenkul üzerindeki haciz devam
eder.
Bu müddette tahsil dairesine her hangi bir istekli müracaat ettiği takdirde, bu
müracaat alacaklı amme idaresince uygun görülmek şartiyle, satış için 7 günlük
bir ilan yapılarak gayrimenkul 95 inci madde hükümleri dairesinde en çok
artırana ihale olunur. Gayrimenkul teferruğ edilinceye kadar bir istekli
çıkmadığı takdirde tahsil dairesi mahcuz malı uygun gördüğü zamanlarda satışa
çıkarabilir. Bu takdirde satış ve ilan hakkında yukardaki hükümler ve ihale için
de 95 inci madde hükümleri tatbik olunur.
Gayrimenkul satış bedelinin tahsili:
Madde 97 – Gayrimenkul kendisine ihale olunan kimse derhal veya verilen
mühlet içinde parayı vermezse ihale kararı feshedilir ve gayrimenkul, satış
komisyonunca hemen 7 gün müddetle artırmaya çıkarılır. Bu artırmayı alakadarlara
tebliğe hacet olmayıp yalnız ilanla iktifa olunur ve çok artırana ihale edilir.
Birinci defa kendisine ihale yapılan kimse iki ihale arasındaki farktan ve diğer
zararlardan mesuldür. İhale farkı ve geçen günlerin faizi ayrıca hükme hacet
kalmaksızın teminattan mahsubu yapıldıktan sonra bakıyesi tahsil dairesince
tahsil olunur. Faiz % 5 ten hesap olunur. Aradaki farkın amme alacağını aşan
miktarını bundan mesul olan şahıstan tahsil edebilmek üzere malı satılan amme
borçlusuna dairece bir vesika verilir.
Gayrimenkullerin teferruğu ve geri verilmesi:
Madde 98 – İkinci artırma tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
gayrimenkul en az bir kere daha satışa çıkarıldığı halde satılmasına imkan
bulunmadığı takdirde gayrimenkul alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ve
satış komisyonu karariyle amme idaresince teferruğ edilebilir. Teferruğ bedeli,
gayrimenkulün biçilen rayiç değerinin % 50 sidir.
Teferruğ muamelesinin ikmalini mütaakıp, takip ve teferruğ masrafları
düşüldükten sonra artan bedel borca mahsup edilir. Teferruğ edilen gayrimenkul
teferruğ kararı tarihinden itibaren bir yıl müddetle satışa çıkarılamaz.
Borçlu satış komisyonunun teferruğ kararı tarihinden başlıyarak bir yıl içinde
amme alacağını, gecikme zamları ile birlikte ödediği takdirde gayrimenkul
kendisine geri verilir. Ferağ masrafı borçluya aittir.
Teferruğ kararı verilmeden evvel biçilen rayiç bedelin % 75 i veya fazlasiyle
hariçten talip çıkarsa alacaklı amme idaresi teferruğdan vazgeçer.
İhalenin neticesi fesih ve tescil:
Madde 99 – Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen
alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi
gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoliyle
istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen olan 7
günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün içinde
temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkik eder.
İhale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde murafaa
istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya
idari kaza mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak
tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse
şikayetin intacından sonra yapılır.(1)
____________________
(1)
30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanunun 43 üncü maddesiyle, bu maddede yer
alan “ihale edilen malın değeri iki bin lirayı aştığı takdirde” ibaresi, “ihale
edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İflas
yoliyle takip ve konkordato
İflas yoliyle takip:
Madde 100 – Amme alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu
hükümleri dairesinde amme borçlusunun iflası istenebilir.
İflas dairesi, amme alacaklarının iflas masasına geçirilmesini temin için,
hakkında iflas açılan kimseleri ve basit ve adi tasfiye şekillerinden hangisinin
tatbik edileceğini bulunduğu yerdeki amme idarelerine zamanında bildirmeye
mecburdur.
Konkordato:
Madde 101 –
Amme idaresi tarafından iflas talebinde bulunulsa dahi tasdik edilen konkordato
amme alacakları için mecburi değildir.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Zamanaşımı, terkin, yasaklar ve cezalar ve son hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Zamanaşımı ve terkin
Tahsil zamanaşımı:
Madde 102 – Amme alacağı, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden
takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.
Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.
Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.
Zamanaşımının kesilmesi:
Madde 103 – Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:
1. Ödeme,
2. Haciz tatbikı,
3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,
4. Ödeme emri tebliği,
5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,
6. Yukardaki 5 sırada gösterilen muamelelerden her hangi birinin kefile veya
yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbikı veya bunlar tarafından
yapılması,
7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,
8. Amme alacağının teminata bağlanması,
9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,
10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi
tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat
edilmesi.
11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.)
Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya
ödeme planına bağlanması.
Kesilmenin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren
zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımının bir bozma karariyle kesilmesi
halinde zamanaşımı başlangıcı yeni vade gününün rasladığı; amme alacağının
teminata bağlanması veya icranın kaza mercilerince durdurulması hallerinde
zamanaşımı başlangıcı teminatın kalktığı ve durma süresinin sona erdiği tarihin
rasladığı; takvim yılını takip eden takvim yılının ilk günüdür.
Zamanaşımının işlememesi:
Madde 104 – Borçlunun yabancı memlekette bulunması, hileli iflas etmesi
veya terekesinin tasfiyesi dolayısiyle hakkında takibat yapılmasına imkan yoksa
bu hallerin devamı müddetince zamanaşımı işlemez.
Zamanaşımı, işlememesi sebeplerinin kalktığı günün bitmesinden itibaren başlar
veya durmasından evvel başlamış olan cereyanına devam eder.
Tabii afetler sebebiyle terkin:
Madde 105 – Yangın, yer sarsıntısı, yer kayması, su basması, kuraklık,
don, zararlı hayvan ve haşarat istilası ve bunlara benziyen afetler yüzünden
zarara maruz kalan varlıklarının ve mahsullerinin en az üçte birini kaybedenler
adına tahakkuk ettirilmiş ve afetlerin zarar verdiği gelir kaynakları ile ilgili
amme alacakları İcra Vekilleri Heyeti karariyle kısmen veya tamamen terkin
olunur.
Bu madde hükmünden faydalanmak için afetin vukuu tarihinden itibaren 6 ay içinde
ilgili amme idaresine yazı ile müracaat edilmesi şarttır.
Bu madde şümulüne giren bir zararın mevcut olup olmadığı mahalli il veya ilçe
idare kurullarınca, zararın derecesi, Maliye Vekaletince genel olarak
belirtilecek esaslar dahilinde ilgili amme idarelerince tesbit olunur.
Vergi Usul Kanunu mevzuuna giren amme alacakları hakkında mezkür kanunun 105
inci maddesi hükümleri tatbik olunur.
Tahsil imkansızlığı sebebiyle terkin:
Madde 106 – (Değişik: 26/11/1980 - 2347/10 md.)
(Değişik birinci fıkra: 25/5/1995 - 4108/15 md.) Yapılacak takip sonunda
tahsili imkansız veya tahsili için yapılacak giderlerin alacaktan fazla
bulunduğu anlaşılan ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10
Türk Lirasına (10 Türk Lirası dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına
(20 Türk Lirası dahil) kadar amme alacakları, amme idarelerinde terkin yetkisini
haiz olanlar tarafından tahsil zamanaşımı süresi beklenilmeksizin terkin
olunabilir. Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı
ayrı on katına kadar artırmaya yetkilidir.(1)
(Ek: 3/12/1988 - 3505/25 md.) Maliye ve Gümrük Bakanı, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre terkin edilecek amme alacağının miktarını belirlemeye yetkilidir.
Terkin selahiyetini haiz olanlar bu selahiyetlerin tamamını veya bir kısmını
mahalli makamlara bırakabilirler.
İKİNCİ
BÖLÜM
Yasaklar ve cezalar
Sırrın ifşası:
Madde 107 – (Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/160 md.)
Bu kanunun
tatbikinde vazifeli bulunan kimseler, bu vazifeleri dolayısıyla amme borçlusunun
ve onunla ilgili kimselerin şahıslarına, mesleklerine, işlerine, muamele ve
hesap durumlarına ait öğrendikleri sırlarla, gizli kalması lazım gelen diğer
hususları ifşa ettikleri takdirde Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesine göre
cezalandırılır.
(Mülga ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/578 md.)
(Üç, dört ve beşinci fıkralar Mülga: 22/7/1998 - 4369/82 md.)
(Ek fıkra: 30/7/2003-4962/3 md.)
Bu Kanunun 41 inci maddesine göre amme alacağını tahsil yetkisi verilen
kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik bilgilerin ve 22/A
maddesine göre borcun olmadığına dair belgeyi arama zorunluluğu getirilen kurum
ve kuruluşlara, ödeme ve işleme taraf olanlara ilişkin borç bilgilerinin
verilmesi sırrın ifşaı
sayılmaz; bu kurum ve kuruluşlarda vazifeli bulunan kimseler edindikleri
bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılırlar.
Bu bilgilerin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir. (2)
——————————
(1) Bu
fıkrada yer alan, "500.000 liraya kadar (500.000 lira dahil)" ibaresi,
25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle "5.000.000 liraya
kadar (5.000.000 lira dahil)" olarak değiştirilmiş, daha sonra bu ibare
18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle “anlaşılan ve 213
sayılı Kanun kapsamına giren amme alacaklarında 10 Türk Lirasına (10 Türk Lirası
dahil), diğer amme alacaklarında 20 Türk Lirasına (20 Türk Lirası dahil) kadar”
şeklinde, yine aynı fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu, bu miktarı on katına”
ibaresi de “Bakanlar Kurulu, bu tutarları topluca veya ayrı
ayrı on katına” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “tahsile yönelik
bilgilerin verilmesi sırrın ifşaı sayılmaz.” ibaresi, 18/2/2009 tarihli ve 5838
sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle “tahsile yönelik bilgilerin
ve 22/A maddesine göre borcun olmadığına dair belgeyi arama zorunluluğu
getirilen kurum ve kuruluşlara, ödeme ve işleme taraf olanlara ilişkin borç
bilgilerinin verilmesi sırrın ifşaı
sayılmaz; bu kurum ve kuruluşlarda vazifeli bulunan kimseler edindikleri
bilgileri ifşa ettikleri takdirde birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılırlar.”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Artırmalara katılamıyacak ve
artırmalardan mal satınalamıyacak olanlar:
Madde 108 – Bu kanunun tatbikında vazifeli bulunan kimseler, bu kanun
gereğince paraya çevrilecek malların artırmasına ne kendi adlarına, ne de diğer
kimseler ad ve hesabına iştirak edemiyecekleri ve bu artırmalardan mal
satınalamıyacakları gibi, bu malları üçüncü şahıslar vasıtasiyle veya üçüncü
şahıslara satınaldırıp onlardan beş sene müddetle teferruğ suretiyle dahi
satınalamazlar. Bu memnuiyet, bunların eşlerine ve üçüncü dereceye kadar (bu
derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına da şamildir. Bu memnuiyet hilafına
yapılan ihalelerin 99 uncu maddeye göre feshi istenebilir.
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/161 md.)
Bu madde
hükmüne aykırı hareket edenler üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.
Takdir muamelelerine ve kararlara iştirak edemiyecek olanlar:
Madde 109 – Bu kanunun tatbikına satış komisyonu reis ve azasiyle,
bilirkişiler ve yine bu kanunun tatbikı münasebetiyle kendilerine intikal edecek
hadiselerin karara bağlanmasında itiraz komisyonları reis ve azası:
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine,
2. Kan veya sıhri usul ve furuuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
yahut kan hısımlığında üçüncü (bu derece dahil), sıhri hısımlıkta bu hısımlığı
meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile üçüncü (bu derece dahil)
dereceye kadar olan civar hısımlarına,
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere,
ait işlerin takdir muamelelerine ve bu işler hakkında verilecek kararlara
iştirak edemezler.
Amme alacağının tahsiline engel olanlar:
Madde 110 – Amme alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine
başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili
zorlaştırmak maksadiyle mallarından bir kısmını veya tamamını:
1. Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette,
2. (Değişik: 23/1/2008-5728/162 md.)
Gizleyerek,
kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan
borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette, varlığını
yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse altı aydan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlar:
Madde 111 – (Değişik: 23/1/2008-5728/163 md.)
Bu Kanuna
göre istenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları
mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Mal edinme ve artmalarını bildirmiyenler:
Madde 112 – (Değişik: 23/1/2008-5728/164 md.)
Usulü
dairesinde mal bildiriminde bulunduktan sonra, edinilen mallarla, her türlü
mallarında, kazanç ve gelirlerinde olan artmaları 61 inci madde hükümleri
gereğince zamanında bildirmemek suretiyle amme alacağının tahsilini engellemiş
veya zorlaştırmış olanlar bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Amme borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları bildirmiyenler:
Madde 113 – (Değişik: 23/1/2008-5728/165 md.)
Amme
borçlusuna ait ellerinde bulundurdukları malları 55 inci maddenin son fıkrası
gereğince yapılan talebe rağmen bildirmeyenler altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
İstenecek bilgileri vermiyenler:
Madde 114 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan ve malı olmadığı yolunda
bildirimde bulunan amme borçluları bu bildirim ile birlikte veya bildirim
tarihinden itibaren 15 gün içinde:
1. En son kanuni ikametgah ve iş adreslerini,
2. Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer tahsil dairelerini ve amme
idarelerini ve bunlardaki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek, nüfus kayıt
suretini vermek mecburiyetindedirler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/166 md.)
Bu vazifeyi
makbul bir özre dayanmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
Suçların takibi:
Madde 115 – 110 ila 114 üncü maddelerde yazılı suçlar, alacaklı amme
idaresinin o mahaldeki en büyük memurunun ihbarı üzerine Cumhuriyet Savcılığı
tarafından takip olunur.
Bu suçlar bir hükmi şahsın idare ve muamelelerini görme sırasında işlenmiş ise
ceza, hükmi şahsın ortaklarından, mümessil ve vekillerinden, tasfiye
memurlarından idare meclisi reis ve azasından, murakıp ve müfettişlerinden veya
müstahdemlerinden muameleyi yapmış olanlar hakkında hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Son
hükümler
Kaldırılan kanun ve hükümler:
Madde 116 – Aşağıda yazılı kanun ve hükümler yürürlükten kaldırılmıştır:
1. 5 Ağustos 1325 tarihli Tahsili Emval Kanunu,
2. 2 Şaban 1327 tarihli Tahsili Emval Kanununun 11 ve 17 nci maddelerine
müzeyyel fıkarat hakkındaki 18 Kanunusani 1331 tarihli kanun,
3. 26/6/1332 tarihli Maadin Nizamnamesinin 57 nci maddesi,
4. 19 Teşrinisani 1336 tarihli ve 48 sayılı kanun,
5. 1 Teşrinievvel 1337 tarih ve 156 sayılı kanun ile 26/1/1939 tarih ve 3586
sayılı kanunun 2 nci maddesi,
6. 20/5/1933 tarih ve 2184 sayılı kanun,
7. 23/12/1934 tarih ve 2656 sayılı kanun,
8. 4/7/1934 tarih ve 2560 sayılı kanunun 2 nci maddesi,
9. 4/7/1934 tarih ve 2566 sayılı kanunun 12 nci maddesi,
10. 23/12/1935 tarih ve 2871 sayılı kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası,
11. 21/8/1940 tarih ve 3911 sayılı kanun ve bu kanunun 3 üncü maddesi ile ilga
edilen suveri tahsiliyesi bir kanunu mahsus ile muayyen olmıyan tekalif ve rüsum
hakkındaki 12 Kanunusani 1331 tarihli kanun,
12. 7.6.1949 tarih ve 5432 sayılı Vergi Usul Kanununun 103 üncü maddesinin son
fıkrasının (Mükellefin yapacağı vergi ödemeleri kabul olunmaz) hükmü ile 352 nci
maddesi ve 377 nci maddesinin teminat olarak alınacak mallara ait hükümleri,
13. İcarat ve mukataatı vakfiyenin vergi ile birlikte tahsiline dair 27
Rebiulevvel 1331 tarihli kanunu muvakkat ile bu kanunu muaddil 16 Ramazan 1332
ve 26 Temmuz 1330 tarihli kanun,
14. Kanunların, vergi, resim ve harçların tahsil gecikme zammına ve tahsil
zamanaşımına mütaallik hükümleri.
Erken Ödemede İndirim
Ek Madde 1 – (Ek: 29/8/1996 - 4179/1 md.)
Amme alacağının kanuni ödeme süresinden önce ödenmesinde, aşağıda belirtilen
indirim ve esaslar uygulanır:
1. Erken ödemelerde indirim, ödeme tarihinden kanuni ödeme süresinin son gününe
kadar, her gün için aylık % 4 oranında uygulanır.
2. Kanuni ödeme süresinin sonunda artakalan tutarlar, erken ödeme sayılır ve
diğer amme alacaklarına mahsup edilinceye kadar (1) numaralı bende göre işlem
yapılır. Nakden iadelerde indirim uygulanmaz.
3. İndirim uygulanacak sürelerin hesabında bir ay 30 gün olarak kabul edilir ve
ödemenin yapıldığı gün dikkate alınmaz.
4. Bakanlar Kurulu; (1) numaralı bentte yazılı oranı sıfıra kadar indirmeye, %
8'e kadar artırmaya, amme alacaklarının nev'i ve vadeleri itibariyle farklı
oranlar tespit etmeye yetkilidir. (1)
5. Bu madde hükümlerinden yararlanacak amme alacaklarını nev'ileri ve dönemleri
itibariyle sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden amme alacakları için
uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
6. (Ek: 30/7/2003-4962/4 md.)
Bu Kanunun 41 inci maddesine göre kredi kartı ve benzeri kartlar kullanılmak
suretiyle komisyonsuz yapılan ödemelerde, bu madde hükmüne göre indirim
uygulamasına esas alınacak ödeme tarihi, paranın alacaklı tahsil dairesi
hesabına geçtiği gündür.
Tahsili Emval Kanununa göre başlamış takipler:
Geçici Madde 1 – Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel Tahsili
Emval Kanununa göre başlamış takiplere ait mütaakıp muameleler bu kanunun
hükümleri dairesinde cereyan eder.
Bu kanunun neşri tarihinde gecikme zammına tabi olmıyan amme alacakları:
Geçici Madde 2 – Bu kanunun 51 inci maddesindeki gecikme zamları, halen
gecikme zammına tabi olmıyan muaccel amme alacaklarından bu kanunun neşri
tarihinde ödenmemiş olanların, neşir tarihinden itibaren altı ay içinde
ödenmiyenleri hakkında da tatbik olunur.
Bu kanuna göre takip edilecek vakıf mukataa ve müecceleleri:
Geçici Madde 3 – Vakıflar İdaresince tahakkuk ettirilip mükelleflerine
şahsan veya bulunamadıkları takdirde ilanen, tebliğ olunup da tebliğ tarihinden
itibaren 10 gün içinde ödenmiyen vakıf mukataa ve müecceleleri hakkında da bu
kanun hükümleri tatbik olunur.
Geçici Madde 4 – (Ek: 6/3/1962 - 40/1 md.)
Gelir, Kurumlar, dahilde alınan istihsal, nakliyat ve banka ve sigorta
muameleleri vergilerinden, 1/1/1962 tarihinde vadesi geçmiş borcu bulunanlardan
48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
önce reddedilmiş olanlar ile haklarında aynı madde uygulanmış bulunanların
(İktisadi Devlet Teşebbüsleri hariç) bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir
ay içinde tahsil dairesine yazı ile müracaat etmeleri şartı ile; son durumları
yeniden incelenir.
——————————
(1) Bu
Madde de sözü edilen oranlar için; 8/9/1997 tarih ve 97/9942 Sayılı Bakanlar
Kurulu Kararına, R.G: 20/9/1997 -23116 daha önceki değişiklikler için bu
Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne
bakınız.
Bu inceleme sonunda, zor durumda bulundukları anlaşılanların, bakıye
borçları (Bu Kanunun şümulüne giren borçlardan 1/1/1962 tarihi ile Kanunun
yürürlük tarihi arasında cebren veya rızaen tahsilat yapılmış ise
taksitlendirilmek suretiyle tecil edilecek miktar borç bakıyesidir.) Maliye
Bakanlığınca, 48 inci maddedeki iki yıl kaydı ile bağlı olmaksızın; 1962 bütçe
yılı sonunu tecavüz etmiyecek şekilde; taksitlendirilmek suretiyle münasip
müddetle bir defaya mahsus olmak üzere tecil olunabilir.
Kanunun teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine
geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması
ile ilgili hükümleri mahfuzdur.
Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen
mahalli teşkilata devredebilir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi; tahsil dairesince yapılacak yazılı tebliğ
üzerine 15 gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı
muaccel olur.
Geçici Madde 5 – (Ek: 23/10/1962 - 85/1 md.)
Gelir, kurumlar ve dahilde alınan istihsal vergilerinden 1/1/1962 tarihinde
vadesi geçmiş bulunan sınai işletmeler borçlularından (İktisadi Devlet
Teşebbüsleri hariç) 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı
kanunun yürürlüğünden önce reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü
uygulanmış bulunanlar ve geçici 4 üncü maddeye göre yaptıkları tecil talepleri
reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü uygulanmış bulunanlar bu
kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren bir ay içinde Maliye vergi tahsil
dairelerine yazı ile müracaat etmeleri şartiyle son durumları yeniden incelenir.
Yapılan incelemede borçlunun, mevcut sınai tesisi satılmaksızın veya sınai
tesisin faaliyetinin devamına imkan bırakmıyacak veya ağır şekilde sekteye
uğratacak tedbirlere baş vurulmaksızın borcunu ödeyemiyeceği anlaşıldığı
takdirde bir defaya mahsus olmak üzere bakiye borçları (500) bin liraya kadar
(500 000 lira dahil) olanların borçları Maliye Bakanlığınca, (500) bin liradan
yukarı olanların borçları Bakanlar Kurulunca (5) seneye kadar tecil olunabilir.
Gerekirse taksitlerin tahsiline en çok üçüncü yıl sonunda başlanır.
Evvelce faaliyette bulunduğu halde bu kanunun yürürlüğü tarihinde mali
imkansızlıkları yüzünden faaliyetini tatil etmiş bulunan sınai müesseselerin bu
hükümden istifadeleri, tecil muamelesinin ikmalinden itibaren en geç (6) ay
içinde tekrar faaliyete geçmelerine bağlıdır.
Kanunun, teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine
geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması
ile ilgili hükümleri mahfuzdur.
Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen veya tamamen
mahalli teşkilatına devredebilir.
Tecil şartlarına riayet edilmemesi, vergi tahsil dairelerince yapılacak yazılı
tebliğ üzerine (15) gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların
tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde amme alacağı
muaccel olur.
Geçici Madde 6 – (Ek: 31/1/1984 - 2975/9 md.)
Bu Kanunun değişik 51 ve 52 nci madde hükümleri, 1/3/1984 tarihinden önce vadesi
geldiği halde ödenmemiş amme alacakları hakkında da 1/3/1984 tarihinden itibaren
uygulanır.
Geçici Madde 7 – (Ek: 26/12/1993 - 3946/5 md.)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 3505 sayılı Kanunun 24
üncü maddesi ile değişik 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca asıl
addolunan alacakların tahsiline devam edilir ve bu alacaklara asıl
addolundukları tarihten ödendikleri tarihe kadar geçen süre için gecikme zammı
tatbik edilir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır kusur ve kusur
cezalarından vadesi bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce olanlara gecikme
zammı tatbik edilmez.
Geçici Madde 8 – (Ek: 17/9/2004 - 5234/7 md.) (1)(2)(3)
31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere,
özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 8.6.1984 tarihli ve 233 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tâbi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu
iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve
iştirakleri, 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Kanuna tâbi faaliyeti devam eden
kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve
bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel
kişiliğini haiz kuruluşların, Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına giren
borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir
takyidat bulunmayan taşınmazlarından merkezi yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince ihtiyaç duyulanlar ile 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye
Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilecek olanlar,
4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre oluşturulacak
komisyon tarafından takdir edilecek değeri üzerinden, borçlu kurumun da uygun
görüşü alınarak bütçenin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin
Maliye Bakanlığınca satın alınabilir.(2)
Bu idarelerin satın alınan taşınmazlarının tapu
işlemlerine esas olan ve yukarıda belirtilen şekilde tespit edilen değerine eşit
tutarda Devlete ait olan ve bu Kanun kapsamına giren borçları terkin edilir.
–––––––––––––––––
(1)
4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan "31.12.2007" ibaresi "31/12/2009" şeklinde, daha sonra
28/1/2010 tarihli ve 5951 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “31/12/2009” ibaresi
“31/12/2014” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2)
31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “31/12/2014” ibaresi “31/12/2023” şeklinde, “genel bütçeye
dahil daireler ve katma bütçeli idarelerce” ibaresi “merkezi yönetim
kapsamındaki kamu idarelerince” şeklinde, “29.1.2004 tarihli ve 5084 sayılı
Kanun” ibaresi “29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanunun ek 3 üncü maddesi” şeklinde değiştirilmiştir.
(3)
3/4/2013 tarihli ve 6456 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanunun ek 3 üncü maddesi” ibaresi “4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların
Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu madde hükmü, yukarıda sayılan kuruluşlar
dışında kalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü inceleme raporu ile tespit
edilen ve vergi dairelerine bu Kanun kapsamına giren borcu bulunan diğer
mükelleflerin (tüzel kişiliği bulunanların ortaklarına ait olanlar dahil)
taşınmazları için de uygulanabilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve
usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Geçici Madde 9 – (Ek: 30/3/2006 –
5479/6 md.)
Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanunun 79 uncu maddesine göre
tebliğ edilen haciz bildirisine süresinde itiraz etmemiş olan ancak haciz
bildirisinin tebliğinden itibaren 79 uncu maddede düzenlenen bir yıllık dava
açma süresi geçmemiş bulunan üçüncü şahıslarca, kalan süre içinde menfi tespit
davası açılabilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla, bu Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrine itiraz etmiş ve kısmen
veya tamamen itirazı reddolunan üçüncü şahıslardan; menfi tespit davası açma
hakkı bulunmayanlar ile takip konusu amme alacağının asıl amme borçlusu
tarafından ödenmiş olması nedeniyle borçlu sıfatı sona ermiş olanlardan, bu
Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hesaplanmış ve tahsil
edilmemiş olan haksız çıkma zammının tahsilinden vazgeçilir.
Yürürlük:
Madde 117 – Bu kanun 1 Ocak 1954 tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütmeye memur olanlar:
Madde 118 – Bu kanun
hükümlerini İcra Vekilleri Heyeti yürütür.
21/7/1953 TARİHLİ VE 6183 SAYILI ANA KANUNA
İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER
1 –13/6/1963 tarihli ve 251 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici madde
— Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce mer'i 60 ıncı maddeye göre en büyük
mülkiye memurunun veya tevkil edeceği zatın tasdiki ile tekemmül etmiş ve henüz
infazına başlanmamış olan kararlar değişik 60 ıncı maddeye göre yeniden alınır.
İnfazına başlanmış olanların infazı durdurulur.
2 – 3/12/1988 tarihli ve 3505 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dahil) her bir vergi türü,
vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan
ve vadesi geldiği halde ödenmemiş olan vergiler ile bu tarih itibariyle
ihtilaflı hale getirilmiş ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ve miktarı
500.000 lirayı aşmayan vergilerin % 30 fazlasıyla ve ihtilaf yaratmamak,
yaratılmış ihtilaftan vazgeçmek kaydıyla 31.l2.1988 tarihi sonuna kadar ödenmesi
halinde, ödenen bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi
cezalarının tahsilinden vazgeçilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme
dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan
vergilere ait olan ve her vergi türü itibariyle miktarı 500.000 lirayı aşmayan
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 30'unun 31.12.1988 tarihi
sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir.
3- 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici Madde 1 – 1/1/1999 tarihinden önceki vergilendirme dönemleri için
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin
ibare değişikliğinden önceki hükmü geçerlidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre uygulanan kaçakçılık, ağır ve kusur
cezalarından; vadesi 1/1/1999 tarihinden önce olup, bu tarih itibariyle
ödenmemiş olanlar ile 1/1/1999 tarihinden sonra kesinleştiği halde
ödenmeyenlere, vade tarihinden ödendikleri tarihe kadar geçen süre için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre
gecikme zammı uygulanır.
4- 4/6/2008
tarihli ve 5766 sayılı Kanunun Geçici Maddeleri ve 27 nci Maddesi:
Geçici Madde 1 –
(İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 28/4/2011 tarihli ve E.: 2009/39, K.: 2011/68
sayılı Kararı ile.)
Geçici Madde 2 – 30/6/2008
tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak müracaatlara uygulanmak üzere; Gençlik
ve Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor
federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette
bulunan spor kulüplerinin, Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine ödenmesi
gereken ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanuna göre takip edilen borçları ile sigorta primi, sosyal güvenlik
destek primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezaları borçları ve bunlara
ilişkin gecikme zammı ve gecikme cezasından
oluşan borçları ve 16/8/1997 tarihli ve 4306 sayılı Kanuna göre alınan
eğitime katkı payı ve buna bağlı gecikme zamlarından; bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla (ödeme süresi başlamış vadesi geçmemiş olan alacaklar
dahil) vadesi geldiği halde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
ödenmemiş olanlar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun
48 inci maddesinde aranılan şartlar çerçevesinde müracaat tarihinden itibaren 10
yılı aşmamak üzere ve azami tecil süresine ilişkin uygulanmakta olan tecil faizi
oranının 1/6’sı dikkate alınmak suretiyle teminat alınmaksızın tecil edilebilir.
Bu madde kapsamına giren alacakların
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 6183 sayılı Kanunun 48 inci
maddesine veya 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi
uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına göre ödenmekte olanlarından, kalan
taksit tutarları için borçluların birinci fıkra hükmünden yararlanmak istemeleri
halinde, tecil şartlarına uygun olarak ödenen taksit tutarları için tecil
geçerli sayılır. Kalan taksit tutarlarına verilecek sürenin hesabında ilk tecil
tarihi dikkate alınır.
Bu madde hükmünden yararlanmak üzere
başvuran ve borçları bu madde kapsamında taksitlendirilen spor kulüplerinin,
tecil ve taksitlendirme devam ettiği süre içerisinde, tecil müracaat tarihinden
itibaren tahakkuk edecek gelir (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve sigorta
primlerini, vade tarihlerinde yapılacak müracaatlara istinaden 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesine göre tecil edilenler hariç olmak üzere, bir takvim
yılı içerisinde üç defadan fazla vadesinde tam olarak ödememeleri veya üç
defadan fazla olmamakla birlikte takvim yılı içinde süresinde ödenmeyen bu vergi
ve sigorta primlerinin gecikme cezası, gecikme zammı, gecikme faizi, bunlara ait
vergi cezaları ve bunlara ilişkin idari para cezaları ile birlikte takvim yılı
sonuna kadar ödememeleri halinde bu madde kapsamında yapılmış olan tecil ve
taksitlendirme hükümsüz kalır.
Geçici Madde 3 – T.C. Devlet
Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün yol bakım ve onarım giderleri
karşılığı olarak 31/12/2007 tarihi itibarıyla Ulaştırma Bakanlığından olan ve bu
Bakanlıkça tespit edilen alacaklarına karşılık, bu Genel Müdürlüğün ve bağlı
ortaklıklarının 31/12/2007 tarihine (bu tarih dahil) kadar vadesi geldiği halde
maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş ve Maliye Bakanlığına
bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen her türlü vergi, fon ve paylar
ile vergi cezaları, bunlara ilişkin gecikme zammı ve gecikme faizlerinden oluşan
borçlarının; merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla
ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle terkin edilmesine, Ulaştırma Bakanının
teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir. Madde kapsamında mahsuba konu olacak
borçlara 31/12/2007 tarihinden sonra gecikme zammı hesaplanmaz.
Geçici Madde 4 – Üniversite
hastanelerinin (vakıf üniversiteleri hariç), tedavi giderleri genel bütçe
kapsamındaki kamu idareleri tarafından karşılanan kişiler ile 3816 sayılı Ödeme
Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet
Tarafından Karşılanması Hakkında Kanuna göre tedavi yardımı karşılanan kişilere
sundukları tedavi hizmetleri karşılığı olarak, 31/3/2008 tarihinden önce
(31/3/2008 dahil) düzenledikleri fatura bedellerinden, bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren iki ay içinde Maliye Bakanlığı ile
varılacak mutabakat çerçevesinde
tahsil edemedikleri tespit edilen
alacaklarının, Maliye Bakanlığı tarafından mutabakat tarihinden itibaren
bir ay içerisinde % 85’inin ödenmesi halinde geri kalan kısmı terkin edilir.
Terkin edilen kısım için herhangi bir alacak ve hak talebinde bulunulamayacağı
gibi genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, bu maddede yer alan ve Maliye
Bakanlığı tarafından doğrudan ödenmiş olan fatura bedelleri için üniversite
hastanelerine ayrıca bir ödemede bulunmazlar. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin
esas ve usuller Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir.
Üniversite hastanelerinin ve Sağlık
Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarının tedavi giderleri belediyeler
bütçelerinden karşılanan personele sundukları tedavi hizmetleri karşılığı
olarak, 31/3/2008 tarihinden önce (31/3/2008 dahil) düzenledikleri fatura
bedellerinden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde
ilgili belediyeler ile düzenlenecek protokollerle tahsil edemedikleri tespit
edilen alacaklarından, protokoller ile belirlenecek tutarının borçlu belediyeler
tarafından protokolün düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi
halinde geri kalan kısmı terkin edilir. Bu şekilde terkin edilecek alacak tutarı
protokolde belirlenen toplam tahsil edilmemiş alacak tutarının % 25’ini geçemez.
Terkin edilen kısım için üniversite hastanelerince ve Sağlık Bakanlığına bağlı
sağlık kurum ve kuruluşlarınca herhangi bir alacak ve hak talebinde bulunulmaz.
Geçici Madde 5 – 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca
elektronik ortamda haciz bildirisi tebliği kapsamına alınmış olan üçüncü
şahıslardan, 30/9/2007 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar
Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri tarafından tebliğ edilen haciz
bildirilerine, nezdlerinde amme borçlusunun mal, hak ve alacağı bulunmadığı veya
haciz bildirisinde belirtilen tutar kadar olmadığı halde anılan maddede yer alan
sürede itiraz etmemiş olanların, haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarihte amme
borçlusunun nezdlerinde olan mal, hak ve alacak durumunu bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihi takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine bildirmeleri
halinde, bu bildirimler anılan Kanunun 79 uncu maddesi uyarınca süresinde
yapılmış bildirim kabul edilir.
Üçüncü şahısların bu madde
kapsamındaki bildirimlerinin gerçeğe aykırı olduğunun idarece tespiti halinde,
79 uncu maddenin altıncı fıkrasında öngörülen dava açılmaksızın, haciz bildirisi
ile tebliğ edilen amme alacağı bu şahıslardan 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre
takip ve tahsil edilir. Bu madde hükmü, yeni bir bildirime gerek bulunmaksızın,
30/9/2007 ila bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar tebliğ edilmiş haciz
bildirilerine süresinden sonra verilmiş cevapları da kapsar.
Bu madde kapsamındaki bildirimlerin
hüküm ifade edebilmesi için madde kapsamına giren haciz bildirileri veya bu
haciz bildirileri üzerine düzenlenen ödeme emirleri ile ilgili açılmış
davalardan feragat edilmesi şarttır. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir.
MADDE 27 –
Bu Kanunun;
a) 6 ncı maddesi, 8 inci maddesinin
(a) bendi, 8 inci maddesinin (ç) bendiyle 193 sayılı Kanuna eklenen geçici 72
nci madde hükmü ve 19 uncu maddesi yayımını izleyen ayın başında,
b) 7 nci maddesinin (b) bendi
31/12/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
c) 8 inci maddesinin (ç) bendi ile 193
sayılı Kanuna eklenen geçici 73 üncü ve geçici 74 üncü madde hükümleri, 10 uncu
maddesinin (g) bendiyle 488 sayılı Kanuna ekli 2 Sayılı Tablonun IV- Ticari ve
medeni işlerle ilgili kağıtlar bölümüne eklenen (37) numaralı fıkra hükmü
1/1/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
ç) 20, 21 ve 22 nci maddeleri 2008
yılı kazançlarına da uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
d) 5 ve 16 ncı maddeleri 6/6/2008
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
e) 12 nci maddesinin (b) bendi
yayımını izleyen gün,
f)
(Değişik: 30/7/2008-5795/1 md.)
12 nci maddesinin (a) bendi ve 25 inci maddesi yayımını izleyen ikinci ayın
başında, 18 inci maddesinin (a) bendi 1/1/2009 tarihinde,
g) 9 uncu maddesinin (ç) bendi
1/7/2008 tarihinde,
h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
5- 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı
Kanunun Geçici Maddesi
GEÇİCİ MADDE 1 -
T.C.
Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün yol bakım ve onarım giderleri
karşılığı olarak 30/4/2012 tarihi itibarıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığından olan ve bu Bakanlıkça tespit edilen alacaklarına karşılık, bu
Genel Müdürlüğün ve bağlı ortaklıklarının 30/4/2012 tarihine (bu tarih dâhil)
kadar vadesi geldiği hâlde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş ve
Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen her türlü vergi, fon
ve paylar ile vergi cezaları, bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme
faizlerinden oluşan borçlarının (28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu
Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil dairesine takip için intikal
etmiş olan borçları dâhil); merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider
hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle terkin edilmesine,
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanının teklifi üzerine Maliye Bakanı
yetkilidir. Bu kapsamda mahsuba konu olacak borçlara bu Kanunun yayımlandığı
tarihten sonra gecikme zammı hesaplanmaz. Bumaddenin uygulanmasına ilişkin usul
ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
6183 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR
LİSTE
|
Değiştiren Kanunun Numarası |
6183 sayılı Kanunun değişen
maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
40 |
Geçici Madde 4 |
12/3/1962 |
|
85 |
Geçici Madde 5 |
1/11/1962 |
|
210 |
45 |
28/2/1963 |
|
251 |
10, 60 |
19/6/1963 |
|
2347 |
9, 17, 51, 52, 53, 59, 65, 70, 71,
106 |
1/1/1981 |
|
2975 |
41, 43, 44, 45, 46, 48, 51, 52,
Geçici Madde 6 |
1/3/1984 |
|
3209 |
48, 51 |
4/6/1985 |
|
3418 |
41, 51 |
31/3/1988 |
|
3505 |
51, 106, İşlenemeyen Hüküm |
10/12/1988 |
|
3946 |
51, 107, Geçici Madde 7 |
30/12/1993 |
|
3986 |
70 |
7/5/1994 |
|
4108
|
44
Mükerrer Madde 35, 48, 64, 106 |
2/6/1995 tarihini izleyen ikinci
ayın başında 2/6/1995 |
|
4179 |
Ek Madde 1 |
3/9/1996 tarihini izleyen ayın
başında |
|
4369 |
9, 38,47, 51
35, 51, 85, 107, İşlenemeyen Hüküm |
1/1/1999 29/7/1998 |
|
4684 |
36 |
3/7/2001 |
|
4786 |
51 |
15/1/2003 |
|
4962 |
41, 42, 44, 107, Ek Madde 1 |
7/8/2003 |
|
5035 |
40, 51
103
106 |
2/1/2004 31/12/2003 tarihinden
geçerli olmak üzere 2/1/2004
1/1/2004 tarihinden geçerli olmak
üzere 2/1/2004 |
|
Değiştiren Kanunun/KHK’nin/ İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının
Numarası |
6183 sayılı Kanunun değişen maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
|
5228 |
62 |
31/7/2004 |
|
|
5234 |
10, Geçici Madde 8 |
1/1/2005 |
|
|
5281 |
99, 114 |
1/1/2005 tarihinden geçerli olmak üzere 31/12/2004 |
|
|
5458 |
79 |
4/3/2006 tarihini takip eden
ayın ilk gününde |
|
|
5479 |
21, 79, Geçici Madde 9 |
8/4/2006 |
|
|
5516 |
17, 90 |
4/4/2007 |
|
|
5728 |
107, 108, 110, 111, 112, 113, 114 |
8/2/2008 |
|
|
5766 |
3, 22/A, 35, Mükerrer 35, 36/A, 49,
İşlenemeyen Hükümler (Geçici
Madde 1, 2,3,4, 5 ve Madde 27)
Geçici Madde 8
48 |
6/6/2008
31/12/2007 tarihinden geçerli
olmak üzere 6/6/2008
6/6/2008 tarihini izleyen ayın başında |
|
|
5838 |
106, 107 |
28/2/2009 |
|
|
5904 |
77, 88 |
3/7/2009 |
|
|
5951 |
58
Geçici Madde 8 |
5/2/2010
31/12/2009 tarihinden geçerli
olmak üzere 5/2/2010 |
|
|
6111 |
36/A |
25/2/2011 |
|
|
6322 |
39, Geçici Madde 8, İşlenemeyen Hüküm |
15/6/2012 |
|
|
6358 |
48 |
10/11/2012 |
|
|
6456 |
Geçici Madde 8 |
18/4/2013 |
|
|
Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29
sayılı Kararı |
Mükerrer Madde 35 |
3/4/2014
|
|
|
6728 |
22/A |
9/8/2016 |
|
|
7020 |
48 |
27/5/2017 |
|
|
|
|
48/A |
1/1/2018 tarihinden itibaren vadesi
gelen alacaklara uygulanmak üzere 27/5/2017 |
|
|
7061 |
41 |
5/12/2017 |
|
|
|
|
15, 22/A, 55, 56, 58, 60 |
1/1/2018 |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
6183
Sayılı Kanunun Çeşitli Maddelerindeki Oran ve Miktarlarda
Çeşitli
Mevzuat ile Yapılan Değişiklikler Cetveli
|
Değişiklik Yapan
Mevzuatın |
Yayımlandığı
Resmi Gazetenin |
Değişiklik Gören Madde |
|
Tarihi |
Numarası |
Tarihi |
Numarası |
|
|
24/5/1988 |
88/12947 |
27/5/1988 |
19824 |
51 |
|
28/12/1988 |
88/13646 |
30/12/1988 |
20035 |
51 |
|
27/12/1989 |
89/14915 |
30/12/1989 |
20388 |
51 |
|
22/2/1994 |
94/5335 |
8/3/1994 |
21871 |
51 |
|
Tebliğ |
No:382 |
9/3/1994 |
21872 |
48 |
|
20/7/1995 |
95/7138 |
31/8/1995 |
22390 |
51 |
|
9/1/1996 |
96/7798 |
1/2/1996 |
22541 |
51 |
|
Tebliğ |
No:392 |
2/2/1996 |
22542 |
48 |
|
Tebliğ |
No:397 |
22/10/1996 |
22795 |
48 |
|
11/9/1996 |
96/8560 |
1/10/1996 |
22774 (Mük) |
Ek Md.1 |
|
26/11/1996 |
96/8892 |
21/12/1996 |
22854 |
Ek Md.1 |
|
29/4/1997 |
97/9387 |
31/5/1997 |
23005 |
Ek Md.1 |
|
8/9/1997 |
97/9942 |
20/9/1997 |
23116 |
Ek Md.1 |
|
21/1/2000 |
2000/7 |
21/1/2000 |
23940 Mük. |
51 |
|
26/10/2000 |
2000/1555 |
2/12/2000 |
24248 |
51 |
|
Tebliğ |
409 |
25/1/2000 |
23944 |
48 |
|
Tebliğ |
412 |
21/12/2000 |
24267 |
48 |
|
3/7/1998 |
98/11331 |
9/7/1998 |
23397 |
51 |
|
Tebliğ |
416 |
31/3/2001 |
24359 |
48 |
|
Tebliğ |
421 |
2/2/2002 |
24659 |
48 |
|
3/11/2003 |
2003/6345 |
12/11/2003 |
25287 |
51 |
|
Tebliğ |
429 |
12/11/2003 |
25287 |
48 |
|
23/2/2005 |
2005/8551 |
2/3/2005 |
25743 |
51 |
|
Tebliğ |
434 |
4/3/2005 |
25745 |
48 |
|
3/4/2006 |
2006/10302 |
21/4/2006 |
26146 |
51 |
|
Tebliğ |
438 |
28/4/2006 |
26152 |
48 |
|
2/11/2009 |
2009/15565 |
19/11/2009 |
27411 |
51 |
|
Tebliğ |
Tebliğ Seri: C sıra no: 1 |
21/11/2009 |
27413 |
48 |
|
12/10/2010 |
2010/965 |
19/10/2010 |
27734 |
51 |
|
Tebliğ |
Tebliğ Seri: C sıra no: 2 |
21/10/2010 |
27736 |
48 |