KABAHATLER
KANUNU
Kanun Numarası : 5326
Kabul
Tarihi : 30/3/2005
Yayımlandığı
R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772 (M.)
Yayımlandığı
Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç ve Kapsam, Tanım, Kanunîlik İlkesi ve
Kanunun Uygulama Alanı
Amaç ve kapsam
Madde 1-
(1) Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve
ekonomik düzeni korumak amacıyla;
a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler,
b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan
idarî yaptırımların türleri ve sonuçları,
c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci,
d) İdarî yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun
yolu,
e) İdarî yaptırım kararlarının yerine
getirilmesine ilişkin esaslar,
Belirlenmiş ve çeşitli kabahatler
tanımlanmıştır.
Tanım
Madde 2-
(1) Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını
öngördüğü haksızlık anlaşılır.
Genel kanun niteliği
Madde 3-
(Değişik: 6/12/2006-5560/31 md.)
(1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna
ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya
mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.
Kanunîlik ilkesi
Madde 4-
(1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi;
kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği,
idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü,
süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.
Zaman bakımından uygulama
Madde 5-
(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından
uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak,
kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine
getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir.
(2) Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı
gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan
dikkate alınmaz.
Yer bakımından uygulama
Madde 6-
(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun yer bakımından uygulamaya ilişkin 8 inci
maddesi hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kanunlarda aksine
hüküm bulunan haller saklıdır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kabahatten Dolayı Sorumluluğun Esasları
Kabahatin ihmali davranışla işlenmesi
Madde 7-
(1) Kabahat, icraî veya ihmali davranışla işlenebilir. İhmali davranışla
işlenmiş kabahatin varlığı için kişi açısından belli bir icraî davranışta
bulunma hususunda hukukî yükümlülüğün varlığı gereklidir.
Organ veya temsilcinin davranışından dolayı
sorumluluk
Madde 8-
(1) Organ veya temsilcilik görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla
birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi
kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında da idarî
yaptırım uygulanabilir.
(2) Temsilci sıfatıyla hareket eden kişinin bu
sıfatla bağlantılı olarak işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı temsil edilen
gerçek kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir. Gerçek kişiye ait bir işte
çalışan kişinin bu faaliyeti çerçevesinde işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı,
iş sahibi kişi hakkında da idarî yaptırım uygulanabilir.
(3) Kanunun, organ veya temsilcide ya da temsil
edilen kişide özel nitelikler aradığı hallerde de yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanır.
(4) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, organ
veya temsilcilik ya da hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlemin hukuken
geçerli olmaması halinde de uygulanır.
Kast veya taksir
Madde 9.-
(1) Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de
taksirle işlenebilir.
Hata
Madde 10-
(1) Türk Ceza Kanununun hata hallerine ilişkin hükümleri, ancak kasten işlenen
kabahatler bakımından uygulanır.
Sorumluluk
Madde 11-
(1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para
cezası uygulanamaz.
(2) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında
idarî para cezası uygulanmaz.
Hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu
ortadan kaldıran nedenler
Madde 12-
(1) Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, Türk Ceza Kanununun hukuka
uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenlere ilişkin hükümleri,
kabahatler bakımından da uygulanır.
Teşebbüs
Madde 13-
(1) Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz. Ancak,
teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair ilgili kanunda hüküm bulunan haller
saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza Kanununun suça teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye
ilişkin hükümleri, kabahatler bakımından da uygulanır.
İştirak
Madde 14-
(1) Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu
kişilerin her biri hakkında, fail olarak idarî para cezası verilir.
(2) Özel faillik niteliğinin arandığı
durumlarda, kabahate iştirak eden ve bu niteliği taşımayan kişi hakkında da fail
olarak idarî para cezası verilir.
(3) Kabahate iştirak için kasten ve hukuka
aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin işlenişine iştirak eden
kişi hakkında, diğerlerinin sorumlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın
idarî para cezası verilir.
(4) Kanunda özel faillik niteliğini taşıyan kişi
açısından suç, diğer kişiler açısından kabahat olarak tanımlanan fiilin, bu
niteliği taşıyan ve taşımayan kişiler tarafından ortaklaşa işlenmesi halinde
suça iştirake ilişkin hükümler uygulanır.
İçtima
Madde 15-
(1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin
tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası
verilir. Bu kabahatlerle ilgili olarak kanunda idarî para cezasından başka idarî
yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar
verilir.
(2) Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi
halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası verilir.
Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı
verilinceye kadar fiil tek sayılır.
(3) Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak
tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir. Ancak, suçtan
dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İdarî Yaptırımlar
Yaptırım türleri
Madde 16-
(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî para
cezası ve idarî tedbirlerden ibarettir.
(2) İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya
geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir.
İdarî para cezası
Madde 17-
(1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı
gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının
miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve
ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(3) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.)
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli
(I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen
idarî para cezalarının ilgili kanunlarında 1/6/2005 tarihinden sonra belirlenen
oranın dışındaki kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından
verilen idarî para cezaları Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Sosyal güvenlik
kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezaları kendi
bütçelerine gelir kaydedilir. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen
idarî para cezaları ise, ilgili kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla,
Genel Bütçeye gelir kaydedilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
verdiği para cezaları, kendi kanunlarındaki hükümlere tâbidir. Kişinin ekonomik
durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin
ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar
verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para
cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006-5560/32 md.)
Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin
kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca
belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli
idareler tarafından verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine
hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve
kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen
idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm bulunmadığı takdirde genel
hükümlere göre tahsil olunur.
(5) İdarî para cezası tamamen tahsil edildikten
itibaren en geç bir ay içinde durum, ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirilir.
(6) Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren
kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal
kendisi gerçekleştirir. İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen
kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı
kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.
(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından
geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen
yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para
cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü,
nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi
Madde 18-
(1) Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın
mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde
karar verilebilir.
(2) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin
karar, eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette kullanılması,
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı
olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenen süre zarfında koşulun yerine
getirilmemesi halinde eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin
karar kesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyaya
elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerin muhafazasına da bırakılabilir.
(4) Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hüküm
bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devlete geçer.
(5) Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası veya başka bir idarî
yaptırım kararı verilmiş olması şart değildir.
(6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine de karar verilebilir.
(7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka
suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir.
(8) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin
karar, kesinleşmesi halinde yerine getirilir.
Saklı tutulan hükümler
Madde 19-
(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava
nakil aracının trafikten veya
seyrüseferden alıkonulması,
Gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili
kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.
Soruşturma zamanaşımı (1)
Madde 20-
(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında
idarî para cezasına karar verilemez.
(2) (Değişik: 6/12/2006-5560/33 md.)
Soruşturma zamanaşımı süresi;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde beş,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî
para cezasını gerektiren kabahatlerde dört,
c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde üç, yıldır.
(Ek cümle: 13/2/2011-6111/22 md.) Ancak,
89 uncu maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı
Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı
Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar
Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna
Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin
işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para
cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez,
verilmiş olanlar düşer.
–––––––––––––––
(1) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27
nci maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “Ancak” ibaresinden sonra
gelmek üzere “, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere” ibaresi eklenmiş ve metne
işlenmiştir.
(3) Nispî idarî para cezasını gerektiren
kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
(4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin
tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.
(5) Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç
oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Yerine getirme zamanaşımı
Madde 21-
(1) Yerine getirme zamanaşımının dolması halinde idarî para cezasına veya
mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar artık yerine getirilemez.
(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;
a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî
para cezasına karar verilmesi halinde yedi,
b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idarî
para cezasına karar verilmesi halinde beş,
c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasına karar verilmesi halinde dört,
d) Onbin Türk Lirasından az idarî para cezasına
karar verilmesi halinde üç,
Yıldır.
(3) Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin
zamanaşımı süresi on yıldır.
(4) (Değişik: 23/7/2010-6009/37 md.)
Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı
takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.
(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın
yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı
işlemez.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Karar Verme Yetkisi ve Kanun Yolları
İdarî yaptırım kararı verme yetkisi
Madde 22-
(1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça
gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir.
(2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde
ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir.
(3) İdarî kurul, makam veya kamu görevlileri,
ancak ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görev alanına giren yerlerde işlenen
kabahatler dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(4) 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun yer bakımından yetki kuralları kabahatler açısından da
geçerlidir.
Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi
Madde 23-
(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat
dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan soruşturma
kapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısı durumu
ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırım
kararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat
oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırım
kararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarî
yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir.
Mahkemenin karar verme yetkisi
Madde 24-
(1) Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme
tarafından idarî yaptırım kararı verilir.
İdarî yaptırım kararı
Madde 25-
(1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta;
a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen
kişinin kimlik ve adresi,
b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren
kabahat fiili,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
deliller,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu
görevlilerinin kimliği,
Açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca
kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır.
Kararların tebliği
Madde 26-
(1) İdarî yaptırım kararı, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı
başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.
(2) İdarî yaptırım kararının ilgili gerçek
kişinin huzurunda verilmesi halinde tutanakta bu husus açıkça belirtilir. Bu
karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak
bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenir. İmzadan
kaçınılması halinde bu durum tutanakta açıkça belirtilir. Karar tutanağının bir
örneği kişiye verilir.
(3) Tüzel kişi hakkında verilen idarî yaptırım
kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilir.
(4) (Ek: 18/5/2017-7020/15 md.) İdari
yaptırım kararları, Maliye Bakanlığı ile idari yaptırım kararı verenler arasında
yapılacak protokoller çerçevesinde, kararı verenler adına 213 sayılı Kanunun
107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle
Maliye Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebilir. Elektronik
ortamda yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen
beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu şekilde yapılan tebligatlar, birinci
fıkra kapsamındaki tebliğ yerine geçer.
Başvuru yolu
Madde 27-
(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım
kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş
gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun
yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.
(2) Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu
sürenin geçirilmiş olması halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren
en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın
kesinleşmesini engellemez; ancak, mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
(3) Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat
tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru
dilekçesi, iki nüsha olarak verilir.
(4) Başvuru dilekçesinde, idarî yaptırım
kararına ilişkin bilgiler, bu karara karşı ileri sürülen deliller açık bir
şekilde gösterilir. Dilekçede ayrıca, başvurunun süresinde yapılmasını
engelleyen mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
(5) (Değişik: 6/12/2006-5560/34 md.)
İdarî yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi halinde, bu karara karşı
ancak itiraz yoluna gidilebilir.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.)
Soruşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî
yaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
edildiği takdirde, idarî yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde
incelenir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.)
Kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî
yaptırım kararı verilmesi halinde; fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen
beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde, idarî yaptırım kararına
karşı itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/34 md.) İdarî
yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî
yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî
yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle
birlikte idarî yargı merciinde görülür.
Başvurunun incelenmesi
Madde 28-
(1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;
a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde
dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,
b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının,
başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek
kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması
halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,
c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin
bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,
Karar verilir.
(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme
dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.
(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru
dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap
verir. Başvuru konusu idarî yaptırıma ilişkin işlem dosyasının tamamının bir
örneği, cevap dilekçesi ile birlikte mahkemeye verilir. Mahkeme, işlem
dosyasının aslını da ilgili kamu kurum ve kuruluşundan isteyebilir. Cevap
dilekçesi, idarî yaptırım kararına karşı başvuruda bulunan kişi sayısından bir
fazla nüsha olarak verilir.
(4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap
dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları
çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir. Dinleme için belirlenen günle
tebligatın yapılacağı gün arasında en az bir haftalık zaman olmasına dikkat
edilir. Dinleme sırasında taraflar veya avukatları hazır bulunur. Mazeretsiz
olarak hazır bulunmama, yokluklarında karar verilmesine engel değildir. Bu
husus, tebligat yazısında açıkça belirtilir.
(5) Ceza Muhakemesi Kanununun tanıklığa,
bilirkişi incelemesine ve keşfe ilişkin hükümleri, bu başvuru ile ilgili olarak
da uygulanır.
(6) Dinlemede sırasıyla; hazır bulunan başvuru
sahibi ve avukatı, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun temsilcisi, varsa tanıklar
dinlenir, bilirkişi raporu okunur, diğer deliller ortaya konulur.
(7) Mahkeme, ilgilileri dinledikten ve bütün
delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde idarî yaptırım kararı verilen ve
hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde idarî yaptırım
kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da
kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar.
(8) Mahkeme, son karar olarak idarî yaptırım
kararının;
a) Hukuka uygun olması nedeniyle, "başvurunun
reddine",
b) Hukuka aykırı olması nedeniyle, "idarî
yaptırım kararının kaldırılmasına",
Karar verir.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/35 md.) İdarî
para cezasının alt ve üst sınırının kanunda gösterildiği kabahatler dolayısıyla
verilmiş idarî para cezasına karşı başvuruda bulunulması halinde, mahkeme idarî
para cezasının miktarında değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar
verebilir.
(10) Üçbin Türk Lirası dahil idarî para
cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir. (1)(2)
İtiraz yolu
Madde 29-
(1) Mahkemenin verdiği son karara karşı, Ceza
Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir. Bu itiraz, kararın tebliği tarihten
itibaren en geç yedi gün içinde yapılır. (3)
(2) İtirazla ilgili karar, dosya üzerinden
inceleme yapılarak verilir.
(3) Mahkeme, her bir itirazla ilgili olarak
“itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” karar verir.
(4) Mahkemenin verdiği karar taraflara tebliğ
edilir. Vekil olarak avukatla temsil edilme halinde ayrıca taraflara tebligat
yapılmaz.
(5) (Değişik: 31/3/2011-6217/27 md.)
İdarî yaptırım kararının ağır ceza mahkemesi tarafından verilmesi halinde bu
karara karşı Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir.
––––––––––––––––––
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun
35 inci maddesiyle sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere (9) numaralı fıkra
eklenmiş ve diğer fıkra numarası buna göre (10) olarak teselsül ettirilmiştir.
(2) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27
nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İkibin” ibaresi “Üçbin” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27
nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza
mahkemesine” ibaresi “Ceza Muhakemesi Kanununa göre” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Vazgeçme ve kabul
Madde 30 -
(1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar başvurusundan
vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda bulunulamaz.
(2) İlgili kamu kurum ve kuruluşu da mahkeme
tarafından karar verilinceye kadar kanun yolu başvurusunu kabul ederek idarî
yaptırım kararını geri alabilir.
Masrafların ve vekalet ücretinin ödenmesi
Madde 31 -
(1) İdarî yaptırım kararına karşı başvuru yolu harca tâbi değildir. (1)
(2) Kanun yoluna başvuru dolayısıyla oluşan
bütün masraflar ve vekalet ücreti, başvurusu veya savunması reddedilen tarafça
ödenir.
İKİNCİ KISIM
Çeşitli Kabahatler
Emre aykırı davranış
Madde 32 -
(1) Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği,
kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen
emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu
cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.
(2) Bu madde, ancak ilgili kanunda açıkça hüküm
bulunan hallerde uygulanabilir.
(3) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza
Kanununun 526 ncı maddesine diğer kanunlarda yapılan yollamalar, bu maddeye
yapılmış sayılır.
Dilencilik
Madde 33 -
(1) Dilencilik yapan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca,
dilencilikten elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine
karar verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına
ve elkoymaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri, mülkiyetin kamuya
geçirilmesine mülkî amir veya belediye encümeni karar verir.
Kumar
Madde 34 -
(1) Kumar oynayan kişiye, yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca,
kumardan elde edilen gelire elkonularak mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar
verilir.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına
ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir
karar verir.
Sarhoşluk
Madde 35 -
(1) Sarhoş olarak başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışlarda
bulunan kişiye, kolluk görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Kişi, ayrıca sarhoşluğun etkisi geçinceye kadar kontrol altında
tutulur.
Gürültü
Madde 36
- (1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak
şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticarî işletmenin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye bin Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezasına
kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
–––––––––––––––––
(1) 31/3/2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 27
nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun yoluna başvurulması” ibaresi “başvuru
yolu” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Rahatsız etme
Madde 37-
(1) Mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişi, elli Türk Lirası
idarî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu kabahat dolayısıyla idarî para cezası
vermeye kolluk veya belediye zabıta görevlileri yetkilidir.
İşgal
Madde 38-
(1) Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya
yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz
eden kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından elli Türk Lirası idarî para
cezası verilir.
(2) Yetkili makamların açık ve yazılı izni
olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımlar üzerine
inşaat malzemesi yığan kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından yüz Türk
Lirasından beşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Tütün mamullerinin tüketilmesi
Madde 39-
(1) Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında tütün mamulü tüketen kişiye,
ilgili idarî birim amirinin yetkili kıldığı kamu görevlileri tarafından elli
Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu fıkra hükmü, tütün mamulü
tüketilmesine tahsis edilen alanlarda uygulanmaz.
(2) Toplu taşıma araçlarında tütün mamulü
tüketen kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Kabahatin özel hukuk
kişileri tarafından işletilen toplu taşıma araçlarında işlenmesi halinde bu ceza
ilk başvurulan kolluk birim yetkilileri tarafından verilir. Kamuya ait toplu
taşıma araçlarında işlenmesi halinde idarî para cezası verme yetkisi bakımından
birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Özel hukuk kişilerine ait olan ve herkesin
girebileceği binaların kapalı alanlarında, tütün mamullerinin tüketilemeyeceğini
belirtir açık bir işarete yer verilmesine rağmen, bu yasağa aykırı hareket eden
kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu ceza, şikâyet üzerine en
yakın kolluk birimi yetkililerince verilir.
Kimliği bildirmeme
Madde 40-
(1) Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya
adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan
kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(2) Açıklamada bulunmaktan kaçınması veya
gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla kimliği belirlenemeyen kişi
tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği
açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır.
Gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usulü bakımından Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümleri uygulanır.
(3) Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda,
bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma haline derhal son verilir.
Çevreyi kirletme
Madde 41-
(1) Evsel atık ve artıkları, bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü
yerler dışına atan kişiye, yirmi Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bireysel
atık ve artıkların atılması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Fiilin yemek pişirme ve servis yerlerinde
işlenmesi halinde işletme sahibi gerçek veya tüzel kişiye, beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(3) Hayvan kesimine tahsis edilen yerler
dışında hayvan kesen veya kesilen hayvan atıklarını sokağa veya kamuya ait sair
bir alana bırakan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
(4) İnşaat atık ve artıklarını bunların
toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atan kişiye, yüz Türk
Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İnşaat
faaliyetinin bir tüzel kişi adına yürütülmesi halinde bu tüzel kişi hakkında
verilecek idarî para cezasının üst sınırı beşbin Türk Lirasıdır. Bu atık ve
artıkların kaldırılmasına ilişkin masraf da ayrıca kişiden tahsil edilir.
(5) Kullanılamaz hale gelen veya ihtiyaç fazlası
ev eşyasını bunların toplanmasına ilişkin olarak belirlenen günün dışında sokağa
veya kamuya ait sair bir yere bırakan kişiye elli Türk Lirası idarî para cezası
verilir. Bu eşyanın toplanması hususunda belediye tarafından belirli aralıklarla
yılda üç günden az olmamak üzere belirlenen günler önceden uygun araçlarla ilân
olunur.
(6) Kullanılamaz hale gelen motorlu kara veya
deniz nakil araçlarını ya da bunların mütemmim cüzlerini sokağa veya kamuya ait
sair bir yere bırakan kişiye ikiyüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bunların kaldırılmasına ilişkin masraf da kişiden ayrıca tahsil edilir.
(7) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para
cezasına belediye zabıta görevlileri karar verir.
(8) Bu kabahatler dolayısıyla meydana gelen
kirliliğin kişi tarafından derhal giderilmesi halinde idarî para cezasına karar
verilmeyebilir.
(9) Bu madde hükümleri, belediye sınırları
içinde uygulanır.
(10) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Afiş asma
Madde 42-
(1) Meydanlara veya parklara, cadde veya sokak kenarlarındaki kamuya ait duvar
veya alanlara, rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kâğıt ve
benzeri afiş ve ilân asan kişiye, yüz Türk Lirasından üçbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir. Aynı içerikteki afiş ve ilânlar, tek fiil sayılır.
(2) Birinci fıkra hükmü, yetkili makamlardan
alınan açık ve yazılı izne dayalı olarak asılan afiş ve ilânlar açısından
uygulanmaz. Bu izinde, afiş ve ilânın asılacağı zaman dilimi açık bir şekilde
gösterilir. Bu afiş ve ilânlar izin verilen gerçek veya tüzel kişi tarafından bu
sürenin dolmasını müteakip derhal toplatılır. Toplatma yükümlülüğüne aykırı
hareket edilmesi halinde birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir.
(3) Bu afiş ve ilânların kaldırılmasına ilişkin
masraflar da ilgili kişilerden ayrıca tahsil edilir.
(4) Bu kabahatler dolayısıyla idarî para
cezasına, kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir.
(5) Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Silah taşıma
Madde 43-
(1) Yetkili makamlardan ruhsat almaksızın kanuna göre yasak olmayan silahları
park, meydan, cadde veya sokaklarda görünür bir şekilde taşıyan kişiye, kolluk
tarafından elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Tüzel kişilerin sorumluluğu
Madde 43/A- (Ek: 26/6/2009-5918/9 md.)
(1) Daha ağır idarî para cezasını gerektiren bir
kabahat oluşturmadığı hallerde, bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya
temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından;
a) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;
1) 157 nci ve 158 inci maddelerinde tanımlanan
dolandırıcılık suçunun,
2) 235 inci maddesinde tanımlanan ihaleye fesat
karıştırma suçunun,
3) 236 ncı maddesinde tanımlanan edimin ifasına
fesat karıştırma suçunun,
4) 252 nci maddesinde tanımlanan
rüşvet suçunun,
5) 282 nci maddesinde tanımlanan
suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun,
b) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı
Bankacılık Kanununun 160 ıncı maddesinde tanımlanan zimmet suçunun,
c) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan kaçakçılık suçlarının,
ç) 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı
Petrol Piyasası Kanununun Ek 5 inci maddesinde tanımlanan suçun,
d) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesinde tanımlanan terörün finansmanı
suçunun,
tüzel kişinin yararına olarak
işlenmesi halinde, ayrıca bu tüzel kişiye onbin Türk Lirasından ikimilyon Türk
Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(2) Bu madde hükümlerine göre idari para
cezasına karar vermeye, birinci fıkrada sayılan suçlardan dolayı yargılama
yapmakla görevli mahkeme yetkilidir.
Tüzel kişilerin bildirim yükümlülüğü
Madde 43/B –
(Ek: 2/7/2012-6352/102 md.)
(1) 5411 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde
tanımlanan; bankalara, finansal kuruluşlara veya paranın sayım ve incelemesini
yaparak bankalara destek hizmeti veren kuruluşlar ile mevzuat çerçevesinde
dövize ilişkin işlemler yapmasına izin verilen şirketlere, her ne amaçla olursa
olsun ibraz edilen paranın sahte olduğunun anlaşılması halinde, 5237 sayılı
Kanunun 278 inci maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediği
takdirde, bu maddede sayılan tüzel kişilere Cumhuriyet savcısı tarafından bin
Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ek Madde 1- (Ek: 11/5/2005-5348/5 md.)
(1) 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununda yer alan vergi mahkemelerinin görevine ilişkin hükümler saklıdır.
Geçici Madde 1-
(1) Bu Kanunda ve 1 Haziran 2005 tarihinden
sonra yürürlüğe giren diğer kanunlardaki idarî para cezaları ile ilgili olarak
geçen "Türk Lirası" ibaresi karşılığında, uygulamada, 28.1.2004 tarihli ve 5083
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun hükümlerine
göre ülkede tedavülde bulunan para "Yeni Türk Lirası" olarak adlandırıldığı
sürece bu ibare kullanılır. (1)
Geçici Madde 2-
(1) Bu Kanun hükümleri, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla idare mahkemelerinde
dava açılarak iptali istenen idarî yaptırım kararları hakkında uygulanmaz.
Geçici Madde 3-
(1) Daha önce verilmiş olan idarî para cezasına ilişkin kararlara karşı henüz
iptal davası açılmamış olmakla birlikte dava açma süresinin geçmemiş olması
halinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde 27 nci
madde hükümlerine göre sulh ceza mahkemesine başvuruda bulunulabilir.
Yürürlük
Madde 44-
(1) Bu Kanun 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girer. (2)
Yürütme
Madde 45-
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
–––––––––––––––––
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı
Kanunun 36 ncı maddesiyle bu maddede yer alan "Bu Kanunda" ibaresinden sonra
gelmek üzere "ve 1 Haziran 2005 tarihinden sonra yürürlüğe giren diğer
kanunlardaki idarî para cezaları ile ilgili olarak" ibaresi eklenmiş ve metne
işlenmiştir.
(2) Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“
ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1
Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
5326 SAYILI KANUNA EK VE
DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN
İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ
GÖSTERİR LİSTE
|
Değiştiren Kanunun/ İptal Eden
Anayasa Mahkemesinin Kararının Numarası |
5326 sayılı Kanunun değişen veya
iptal edilen maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
5328 |
44 |
31/3/2005 |
|
5348 |
EK MADDE 1 |
18/5/2005 |
|
5560 |
3, 17, 20, 27, 28, GEÇİCİ MADDE 1 |
19/12/2006 |
|
5918 |
43/A |
9/7/2009 |
|
6009 |
21 |
1/8/2010 |
|
6111 |
20 |
25/2/2011 |
|
6217 |
20, 28, 29, 31 |
14/4/2011 |
|
6352 |
43/B |
5/7/2012 |
|
7020 |
26 |
27/5/2017 |