TÜRK CEZA KANUNU (1)
Kanun Numarası :
5237
Kabul
Tarihi : 26/9/2004
Yayımlandığı R.Gazete :
Tarih : 12/10/2004 Sayı :25611
Yayımlandığı Düstur :
Tertip : 5 Cilt : 43
BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
Madde 1-
(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini,
hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç
işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza
sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri
düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
Madde 2-
(1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve
güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik
tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle
suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren
hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa
yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
Madde 3-
(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve
güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun uygulamasında
kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya
diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum,
ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye
ayrıcalık tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
Madde 4-
(1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)
Özel kanunlarla ilişki
Madde 5-
(1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki
suçlar hakkında da uygulanır.
––––––––––––––––––––
(1) Bu Kanunun yürürlük ve uygulama şekli ve
765 sayılı Türk Ceza Kanununa çeşitli mevzuatta yapılan atıflarla ilgili olarak
4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Kanuna bakınız.
Tanımlar
Madde 6-
(1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği
sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz
yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal
faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette
sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden;
yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve hakimleri ile
Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin
batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam
eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak
üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış
olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı,
boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal,
biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden;
her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan
yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı
bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden;
kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir
suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle
birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
Madde 7-
(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna
göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik
tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik
tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı
ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,
failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2
md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili
olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.
(4) Geçici veya süreli kanunların,
yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına
devam edilir.
Yer bakımından uygulama
Madde 8-
(1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk
kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya
neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk
karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki
hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında
veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya
münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara
karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş
sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
Madde 9-
(1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş
olan kimse, Türkiye'de yeniden yargılanır.
Görev suçları
Madde 10-
(1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan
dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında
mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç
Madde 11-
(1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına
göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu
yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu suçtan
dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de
kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az
hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı
hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç
Madde
12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk
kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu
yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu
takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet
Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun
bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel
kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan
dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin
şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki
koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı
sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme
isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin
hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen
veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu
kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine
Türkiye'de yeniden yargılama yapılır.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/56 md.) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde
rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının
istemine bağlı değildir.
Diğer
suçlar
Madde 13-
(1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede
işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı,
Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan
araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1 md.)
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya
alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme
(madde 152) suçları.
(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005 – 5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü
Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer
alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de
yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı
bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının
talebi üzerine Türkiye'de yargılama yapılır.(1)
Seçimlik
cezalarda soruşturma
Madde 14-
(1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer
aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adli para cezasından birinin
uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma
koşulu olan cezanın hesaplanması
Madde 15-
(1)
Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde
ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici
nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup
Madde 16-
(1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında,
gözlem altında, tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı
Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir.
Hak
yoksunlukları
Madde 17-
(1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden
verilen ve Türk hukuk düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir
haktan yoksunluğu gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine
Türk kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.
________________________
(1) Bu fıkranın numarası (2) iken, maddeye
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, birinci fıkradan
sonra gelmek üzere ikinci fıkra eklendiği için, (3) olarak teselsül
ettirilmiştir.
Geri verme
Madde 18- (Mülga: 23/4/2016-6706/36 md.)
Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
Madde 19-
(1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen
suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek
olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla
olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya
zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanmaz.
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve
Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsiliği
Madde 20-
(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu
tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza
yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri
niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.
Kast
Madde 21-
(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki
unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki
unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası
kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise
temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Taksir
Madde 22-
(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında
belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi
istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır;
bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı
verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle
işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin
cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden
olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir
cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa
ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar
indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
Madde 23-
(1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya
başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı
sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket
etmesi gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan
Nedenler
Kanunun hükmü ve amirin emri
Madde 24-
(1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip,
yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir
surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu
olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun
denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden
emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hali
Madde 25-
(1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen,
gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve
koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen
fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait
bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı
bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak
zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında
orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
Madde 26-
(1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.
(2) Kişinin üzerinde mutlak surette
tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası
çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması
Madde 27-
(1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde
sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de
cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden
üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın aşılması
mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza
verilmez.
Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit
Madde 28-
(1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve
ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi
hallerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.
Haksız tahrik
Madde 29-
(1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi
altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz
yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla
kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden
dörtte üçüne kadarı indirilir.
Hata
Madde 30-
(1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni
tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu
hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az
cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen
kişi, bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya
azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya
düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4
md.) İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya
düşen kişi, cezalandırılmaz.
Yaş küçüklüğü
Madde 31-
(1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza
sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak,
çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5
md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması
veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde
ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve
bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde,
bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği
takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde
dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı
indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla
olamaz.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5
md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını
gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis
cezası oniki yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
Madde 32-
(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını
algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği
önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında
güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede
olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme
yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine
yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer
hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm
olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına
özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
Sağır ve dilsizlik
Madde 33-
(1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış
olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını
doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında
da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde
etkisinde olma
Madde 34-
(1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve
sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan alkol veya
uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
Madde 35-
(1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli
hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle
tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana
gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde
verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Gönüllü vazgeçme
Madde 36-
(1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü
vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin
gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan
kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile
cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Suça İştirak
Faillik
Madde 37-
(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her
biri, fail olarak sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını
araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği
olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden
yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
Madde 38-
(1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile
cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan
nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte
birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu
fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin
varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması
halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı
hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına
hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim
yapılabilir.
Yardım etme
Madde 39-
(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis
cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz
yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen
suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç
işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda
bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol
göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya
işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
Bağlılık kuralı
Madde 40-
(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı
yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını
önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline
göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik
niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer
kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu
tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması
gerekir.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü
vazgeçme
Madde 41-
(1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı,
gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği
gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine
rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü vazgeçme
hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Suçların İçtimaı
Bileşik suç
Madde 42-
(1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla
tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri
uygulanmaz.
Zincirleme suç
Madde 43-
(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye
karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak
bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile
daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.
(Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan
suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye
karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.(1)
Fikri içtima
Madde 44-
(1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı
suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren
suçtan dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
Madde 45-
(1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para
cezalarıdır.
____________________
(1)
Bu fıkrada geçen "cinsel saldırı,
çocukların cinsel istismarı" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 6
ncı maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
Hapis cezaları
Madde 46-
(1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
Madde 47-
(1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder,
kanun ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.
Müebbet hapis cezası
Madde 48-
(1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı
boyunca devam eder.
Süreli hapis cezası
Madde 49-
(1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi
yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az
süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Madde 50-
(1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna,
yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı
zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen
giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir
katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri
yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye
kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir
katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına,
belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir
katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte
çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî
para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına
hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm
edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası
ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası,
birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu
madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra
Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek
tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam
edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya
kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci
fıkra hükmü uygulanmaz. (1)
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin
hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü
veren mahkemece tedbir değiştirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51-
(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az
süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin
üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş
yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının
verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı
üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama
sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda
mahkemede bir kanaatin oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya
kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin
suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul
gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir.
Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan
derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında,
bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu
sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan
hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan
hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde
barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde
hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü
alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini
temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya
nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün
davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer
aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve
sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir
yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar
verebilir.
––––––––––––––
(1) 26/2/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun
4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan "yaptırımın" ibaresi "tedbirin" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin
uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya
tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun
veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
Madde 52-
(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde
yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün
karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan
meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk
Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve
diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının
belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir
edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini
göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün
kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği
gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit
süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda,
taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının
tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
(1)(2)
Madde 53-
(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni
sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu
görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi
altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün
memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)
(2) ,
c) Velayet hakkından; vesayet veya
kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi
sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç
dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları
kullanamaz.
––––––––––––––––––
(1) Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli
ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında
yer alan “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin
kanuni sonucu olarak;…” bölümü, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “…seçilme
ehliyetinden…” ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada yer alan “…hapis cezasına…”
ibaresi ise (b) bendinde yer alan “Seçme ve…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.
(2)
Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli
ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında
yer alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin
ikinci fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme
ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet,
vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri
uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci
fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş
veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında
birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (1)
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve
yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla
hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek
üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin
kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para
cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir
katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir.
Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para
cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da
trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla
işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla
olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü
belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün
kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren
işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
Madde 54-
(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun
işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan
meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak
üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından
tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
(Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü
kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere
kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere
edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle
hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması,
kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının
müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı
ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu
eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine
hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
Madde 55-
(1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun
işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya
dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar
verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi
menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
––––––––––––––––––
(1) Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli
ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu fıkrada yer alan “Kısa süreli
hapis cezası ertelenmiş veya…” ibaresi, aynı maddenin birinci fıkrasında yer
alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi
menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde,
bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.)
Bu madde kapsamına giren eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan
iktisap eden kişinin 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun
iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Madde 56-
(1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle
uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
Madde 57-
(1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi
hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında
güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık
kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine
hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca
düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya
önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla
serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl
hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin
tıbbi kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve
aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda
gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik
donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin
akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı
anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı
olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve devamı fıkralarda
belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak
hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi
hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek
güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine, mahkûm olduğu
hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme
kararıyla akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi
altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler,
yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine
mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Madde 58-
(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri
uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen
suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis
cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş
yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya
da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten
itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar
dolayısıyla uygulanmaz.
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça
ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası
öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve
sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten
öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak
üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz
yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri
uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza,
mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü
hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli
serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın
infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen
şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin
ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu
meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına
hükmedilir.
Sınır dışı edilme
Madde 59- (Değişik: 31/3/2005 – 5328/1
md.)
(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm
edilen yabancı, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve her halde cezasının
infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak
değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
Madde 60-
(1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı
olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin
iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel
kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar
verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına
işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin
uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği
durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca
belirttiği hallerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezanın Belirlenmesi ve
Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61. -
(1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan
araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin
ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı
kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun
kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı
belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli
taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre
belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen
hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın
belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran
daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin
gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre
belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız
tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren
şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç
ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve
yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl,
resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası
için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli
hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen
sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.)
Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya
ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt
sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça
cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.(1)(2)
Takdiri indirim nedenleri
Madde 62-
(1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası
yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı
indirilir. (3)
(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar
göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.
Mahsup
Madde 63-
(1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu
doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından
indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası
sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dava ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün ölümü
Madde 64-
(1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak,
niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya
devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz
edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama
giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkranın numarası (7) iken,
maddeye 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, altıncı
fıkradan sonra gelmek üzere yedinci ve sekizinci fıkra eklendiği için, (9)
olarak teselsül ettirilmiştir.
(2)Bu fıkranın numarası (9) iken, maddeye
6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, sekizinci fıkradan
sonra gelmek üzere (9) numaralı fıkra eklendiği için, (10) olarak teselsül
ettirilmiştir.
(3)Bu fıkrada yer alan “beşte” ibaresi,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “altıda” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Af
Madde 65-
(1) Genel af halinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile
birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz
kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek
süresi kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde
belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı
Madde 66-
(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere
hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az
hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis
veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin
yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan
kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin
belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı
gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan
sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz
önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından
hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda
suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı
günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son
suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve
nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını
bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının
Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan
fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava
zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Madde 67-
(1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin
veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin
sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin
çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş
olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin
savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri
hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame
düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da
olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde,
zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla
nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği
tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi
ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar
uzar.
Ceza zamanaşımı
Madde 68-
(1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis
cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında
yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para
cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin
yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan
kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının
Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş
ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis
cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren
hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün
kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden
itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Madde 69-
(1) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen
hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.
Müsaderede zamanaşımı
Madde 70-
(1) Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra
infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
Madde 71-
(1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili
merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla
hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse
üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği
takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
Madde 72-
(1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir
gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen
uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı
suçlar(1)
Madde 73-
(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili
kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma
yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek
koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu
bildiği veya öğrendiği günden başlar.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden
birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete
bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin
vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın
infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça,
vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan
zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği
sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk
mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Madde 74-
(1) Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme,
müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri alınmasını
gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi, malların
geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını
etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi haklar,
tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af
halinde yargılama giderleri de istenemez.
Önödeme (2)
Madde 75-
(1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını
gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı
ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu
miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para
cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre
belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
–––––––––––––––––––––
(1) Bu başlıkta yer alan “, uzlaşma”
ibaresi, 19/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metinden
çıkarılmıştır.
(2) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun
12 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç” ibaresi “altı”
şeklinde, “yirmi” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir.
Soruşturma giderleri ile birlikte,
Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde
hakkında kamu davası açılmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12 md.) Taksirli
suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına
veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde
önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme
miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin
doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak
bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı
yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde
kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya dava
konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça
dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde
yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız
birinin uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara
göre adlî para cezası esas alınarak belirlenir. (1)
(5) Bu madde gereğince kamu davasının
açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri
alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
(6) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;
1. Yardım veya bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. Genel güvenliğin taksirle
tehlikeye sokulması (madde 171),
3. Çevrenin taksirle kirletilmesi
(182 nci maddenin birinci fıkrası),
4. Özel işaret ve kıyafetleri
usulsüz kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
5. Suçu bildirmeme (278 inci
maddenin birinci ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve
6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
bakımından da uygulanır.
Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail
hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme
kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı
olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu
maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
–––––––––––––––––––––
(1) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun
12 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “altı” şeklinde
değiştirilmiştir.
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Uluslararası Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım
Madde 76-
(1) Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik,
ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu
grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, soykırım
suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal
bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya kısmen
yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya
yönelik tedbirlerin alınması.
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba
zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen
kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca
gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.
İnsanlığa karşı suçlar
Madde 77-
(1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki
veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli
olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.
e) Bilimsel deneylere tabi kılma.
f) Cinsel saldırıda bulunma, çocukların
cinsel istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki
fiilin işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına;
diğer bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b)
bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından,
belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.
Örgüt
Madde 78-
(1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya
yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı
işlemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
Göçmen kaçakçılığı(1)
Madde 79-
(1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi
menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya
ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt
dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010
- 6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.
(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6
md.) Suçun, mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike
oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz
bırakılarak işlenmesi,
hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte
ikisine kadar artırılır. (1)
(3) Bu suçun bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(1)
(4) Bu suçun bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (1)
İnsan ticareti
Madde 80-
(1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.)
Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya
da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya
şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki
denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde
etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden,
kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen
amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun
rızası geçersizdir.
–––––––––––––––
(1) 22/7/2010 tarihli ve 6008 sayılı Kanunun
6 ncı maddesiyle bu maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir
fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış
olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri,
kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya
barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş
olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler
hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ KISIM
Kişilere Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Hayata Karşı Suçlar
Kasten öldürme
Madde 81-
(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
Madde 82-
(1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet
çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma
veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da
eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi
nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini
ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,(1)
i) (Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.)Bir
suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,(2)
k) Töre saikiyle,(2)
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Madde 83-
(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai
davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu
tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin
icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer
kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak
hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün
bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın
başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile
ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine
onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
______________________
(1) Bu bentte yer alan “kolaylaştırmak”
ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle "ya da yakalanmamak" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Maddeye, 29/6/2005 tarihli ve 5377
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle (h) bendinden sonra gelmek üzere (i) bendi
eklendiğinden, diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
İntihara yönlendirme(1)
Madde 84-
(1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden,
başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi
bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda,
kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik
eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga
ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/10 md.)
(4) İşlediği fiilin anlam ve
sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri
intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara
mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Taksirle öldürme
Madde 85-
(1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne
ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla
kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (2)
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama (3)
Madde 86-
(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4
md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî
müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti
üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe
karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi
nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet
aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Madde 87-
(1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
––––––––––––––––––––––
(1) Bu maddenin başlığı “İntihar” iken,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle "İntihara
yönlendirme" şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddede yer alan “üç yıldan”
ibareleri, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle “iki
yıldan” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) Bu maddeye, 31/3/2005 tarihli ve 5328
sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle ikinci fıkra eklenmiş, ikinci fıkrasındaki
"iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." ibaresi "şikâyet
aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde değiştirilmiş ve
fıkra numaraları buna göre teselsül ettirilmiştir.
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren
hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.(1)
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir
hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren
hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.(1)
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4
md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması
halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm
meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz
yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2)
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
(3)
Madde 88-
(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali
davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
Madde 89-
(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama
yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden
önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre
belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir
hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun
düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin
yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5
md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli
taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.
–––––––––––––––––––
(1) Bu fıkralarda geçen “ikinci” ibareleri,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle “üçüncü” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “ikinci” ibaresi,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “üçüncü” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) Bu madde başlığı “Daha az cezayı
gerektiren haller” iken, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş, sözkonusu maddenin
birinci fıkrası metinden çıkarılmış, ikinci
fıkra birinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
İnsan üzerinde deney
Madde 90-
(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya
dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul
veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney
ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya
hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin,
varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını
gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde
öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan
onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın,
bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha
ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları
hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması
ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/7
md.) Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi
için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan
bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların çocuklar
üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip
çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı
muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili
kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması,
Gerekir.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza
olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç
vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel
yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan
rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı
olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında
yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun
işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama
veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir
tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Organ veya doku ticareti
Madde 91-
(1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın,
kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ
veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan,
satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara
hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan
suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan
onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş
olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ
veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir
tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun
işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali
Madde 92-
(1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde
bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde 93-
(1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi
makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek
suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra,
organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve
diğer suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek
cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşkence ve Eziyet
İşkence
Madde 94-
(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden
acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol
açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine
karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde
gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden
diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla
işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
(6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.)
Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
Madde 95-
(1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir
hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından
birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma
yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de
çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik
kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre
sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm meydana
gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
Madde 96-
(1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi
hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren
fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya
analığa ya da eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim
Yükümlülüğünün İhlâli
Terk
Madde 97-
(1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu
nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline
terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla mağdur bir
hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi
Madde 98-
(1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla
ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye
hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili
makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün
yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
Çocuk düşürtme
Madde 99-
(1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde,
rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının
çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın
hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının
beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne
neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının
beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne
neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik
süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir
kişi tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir
kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı
oranında artırılarak hükmolunur.
(6) Kadının mağduru olduğu bir suç
sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının
rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için
gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme
Madde 100-
(1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi
halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kısırlaştırma
Madde 101-
(1) Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın
kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse tarafından yapılırsa,
ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa bile,
kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi halinde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
ALTINCI BÖLÜM
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Cinsel
saldırı
Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)
(1)
Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi,
mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir
cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde,
soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı
ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş,
evlat edinen veya evlatlık tarafından,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından
birlikte,
e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama
zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve
şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi
veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı
Madde 103-
(Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)
(1)
(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci
cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi,
sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel
istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on
iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on
yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış
suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun,
velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;
(1)
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış
olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş
olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit,
hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen
cinsel davranışlar,
anlaşılır.
(2)
(Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.)
Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir
cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış
olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.
______________
(1) Bu maddenin (1) numaralı fıkrasının (a)
bendinde yer alan ‘…tamamlamamış…’ sözcüğü yönünden (1) numaralı fıkranın
birinci ve ikinci cümleleri Anayasa Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.:
2015/108, K.: 2016/46 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi
Gazete’de yayımlandığı 13/7/2016 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.
(3) Suçun;
a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama
zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı
ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş
veya evlat edinen tarafından,
d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu
aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü
bulunan kişiler tarafından,
e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin
sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a)
bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara
karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve
şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi
veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki
Madde 104-
(1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel
ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.(1)
(2) (İptal: Ana.Mah.nin 23/11/2005
tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme:
18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi
tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(3) (Ek:
18/6/2014-6545/60 md.)
Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme
öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım
ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet
aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
______________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60
ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş”
şeklinde değiştirilmiştir.
Cinsel
taciz
Madde 105-
(1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti
üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin
çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.(1)
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.)
Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da
aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu
aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü
bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı
kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının
sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak,
okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az
olamaz.
YEDİNCİ
BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit
Madde 106-
(1) Bir
başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel
dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı
itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden
bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla
veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar
verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
Madde 107-
(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından
bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya
yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak
maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki
hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de
birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
Cebir
Madde 108-
(1) Bir
şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir
kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza
üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Madde 109-
(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak
hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile
kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
______________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 61
inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “hükmolunur” ibaresi “, “fiilin çocuğa karşı
işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi
nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh
bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan
önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya
sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
Etkin pişmanlık
Madde 110-
(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle
soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu
kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine
kadarı indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 111-
(1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız
menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi (1)
Madde 112-
(Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.)
(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının
verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkını
kullanmasına,
c) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları
binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,
engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının
engellenmesi (2)
Madde 113-
(Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.)
(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla;
a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine,
b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne
dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına,
engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 114-
(1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya
olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi
partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu
görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,
–––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Eğitim ve öğretimin
engellenmesi” iken, 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Kamu kurumu veya kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi” iken,
2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit
kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin
engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin
kullanılmasını engelleme
Madde 115-
(1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi
inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da
bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 2/3/2014-6529/14 md.) Dini
inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel
ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla engellenmesi hâlinde, fail hakkında birinci fıkraya
göre cezaya hükmolunur.
(3) (Ek: 2/3/2014-6529/14 md.) Cebir veya
tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç,
düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine
müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye birinci fıkra hükmüne
göre ceza verilir.
Konut dokunulmazlığının ihlali
Madde 116-
(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun
eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan
çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8
md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek
duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri
hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8
md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin
birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin
rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza
açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit
kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
Madde 117-
(1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve
çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki
yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve
bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı
hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu
durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama
koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen
durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir
yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak,
işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul
edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin
durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 118-
(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın
faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki
görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin
engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ortak hüküm
Madde 119-
(1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu
kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin
engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve
kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile
iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir
hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç
örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir
kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Haksız arama
Madde 120-
(1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu
görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
Madde 121-
(1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için
yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul
edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Nefret ve ayırımcılık (1)
Madde 122- (Değişik: 2/3/2014-6529/15
md.)
(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet,
engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından
kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir
taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir
hizmetten yararlanmasını,
c) Bir kişinin işe alınmasını,
d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte
bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Madde 123-
(1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir
kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka
aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Haberleşmenin engellenmesi
Madde 124-
(1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde,
altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki
haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının
yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne
göre cezaya hükmolunur.
__________________
(1) Bu madde başlığı “Ayırımcılık” iken,
2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Şerefe Karşı Suçlar
Hakaret
Madde 125-
(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut
bir fiil veya olgu isnat eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir
kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin
cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi
gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli,
yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada
belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden
dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç,
düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından,
mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre
kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı
bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15
md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15
md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret
edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu
durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
Madde 126-
(1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat
üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına
yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve
hem de hakaret açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı
Madde 127-
(1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat
edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen
hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış
sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat
olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya
şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
(2)
İspat edilmiş fiilinden söz
edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
Madde 128-
(1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde
yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle
ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması
halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve
somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
___________________
(1) Bu arada yer alan "ya da yakıştırmalarda
bulunmak" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle
madde metinden çıkarılmıştır.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
Madde 129-
(1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna
tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak
işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri
hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten
de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
Madde 130-
(1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az
üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde,
altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen
ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici
fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu
Madde 131-
(1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce
ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci
dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette
bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı
Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal(1)
Madde 132-
(1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme
içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)
(2) Kişiler arasındaki haberleşme
içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.(1)
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin
içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:
2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla
yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.(1)
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve
kayda alınması(2)
Madde 133-
(1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin
rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile
kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)
(2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.)
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen
verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin
basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
_________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun
79 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ve “bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” ibaresi ise “verilecek ceza bir
kat artırılır” şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla kadar
hapis” ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde; üçüncü fıkrasında yer
alan “altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç
yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya “rızası olmaksızın”
ibaresinden sonra gelmek üzere “hukuka aykırı olarak” ibaresi eklenmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun
80 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki aydan altı aya
kadar hapis” ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde; ikinci
fıkrasında yer alan “altı aya kadar hapis” ibaresi “altı aydan iki yıla kadar
hapis” şeklinde değiştirilmiştir.
Özel hayatın gizliliğini ihlal(1)
Madde 134-
(1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda
alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.)
Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak
ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
Madde 135-
(1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri
kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2)
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi,
felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki
eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal
bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza
yarı oranında artırılır. (3)
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele
geçirme
Madde 136-
(1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.(4)
Nitelikli haller
Madde 137-
(1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından ve
görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve sanatın
sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
Verileri yok etmeme
Madde 138-
(1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş
olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini
yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(5)
(2) (Ek: 21/2/2014-6526/5 md.) Suçun
konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok
edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
_________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun
81 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ve “cezanın
alt sınırı bir yıldan az olamaz” ibaresi ise “verilecek ceza bir kat artırılır”
şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun
3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan” ibaresi “bir yıldan” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 24/3/2016 tarihli ve
6698 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “Kişilerin” ibaresi “Kişisel verinin, kişilerin” şeklinde; “bilgileri
kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır” ibaresi “olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza
yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.
(4) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun
4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “bir yıldan” ibaresi “iki yıldan” şeklinde
değiştirilmiştir.
(5) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun
5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan bir yıla kadar hapis” ibaresi
“bir yıldan iki yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiştir.
Şikayet
Madde 139-
(1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele
geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların
soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 140-
(1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Malvarlığına Karşı Suçlar
Hırsızlık
Madde 141-
(1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait
taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla
bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Nitelikli hırsızlık(1)
Madde 142-
(1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve
kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya
hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş
ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan
eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin
meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan
eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları
gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda
olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip
almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal
olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya
taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini
engellemek suretiyle,(1)
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması
suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya
yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) (…) (1) büyük veya küçük
baş hayvan hakkında,(1)
–––––––––––
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
62 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki yıldan beş”
ibaresi “üç yıldan yedi” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (d) bendine
“kilit açmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kilitlenmesini engellemek”
ibaresi eklenmiş, (g) bendinde yer alan “Barınak yerlerinde, sürüde veya açık
yerlerde bulunan” ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı fıkrada yer alan “üç
yıldan yedi” ibaresi “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.)
Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya
da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen
surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye
karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.(1)
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki
enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait
tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza
yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(2)
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.)
Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala
zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve
kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.)
Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya
havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde,
yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır.
Suçun gece vakti işlenmesi
Madde 143-
(1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3)
Daha az cezayı gerektiren haller
Madde 144-
(1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik
olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı
tahsil amacıyla,
İşlenmesi halinde, şikayet üzerine,
fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Malın değerinin az olması
Madde 145-
(1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu
oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde
bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
–––––––––––
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
62 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “üç yıldan yedi” ibaresi “beş yıldan on”
şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun
82 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikinci fıkraya göre cezaya” ibaresi “beş
yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına”, “onbeş yıla kadar hapis” ibaresi ise
“ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
63 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “üçte birine kadar” ibaresi “yarı
oranında” şeklinde değiştirilmiştir.
Kullanma
hırsızlığı
Madde 146-
(1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek
üzere işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar
indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm
uygulanmaz.
Zorunluluk
hâli
Madde 147-
(1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi
halinde, olayın özelliğine göre, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi,
ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Yağma
Madde 148-
(1) Bir
başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel
dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı
itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir
kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç
altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını
açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya,
ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var
olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi
halinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale
getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Nitelikli
yağma
Madde 149-
(1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta,
işyerinde veya bunların eklentilerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye
karşı,
f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi
halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle
ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Daha az
cezayı gerektiren hâl
Madde 150-
(1)
Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir
kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek
ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.(1)
_______________________
(1) Bu fıkrada yer alan “indirilir” ibaresi,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle “indirilebilir”
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Mala zarar
verme
Madde 151-
(1)
Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden,
yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti
üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale
getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanır.
Mala zarar
vermenin nitelikli halleri(1)
Madde 152-
(1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun
yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis
edilmiş her türlü eşya veya tesis hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü
dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan
tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya
işçi sendika veya konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında olan
bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst
kuruluşlarının maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya
hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu
görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.(1)
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah
kullanarak,
İşlenmesi
halinde, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.(1)
(3)
(Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda
haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu
hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre
verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
Madde 153-
(1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara,
bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların
korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle
zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen
toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri
oranında artırılır.
Hakkı
olmayan yere tecavüz
Madde 154-
(1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait
taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden
veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de
olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine
altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
_______________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 65
inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresi “dört”,
ikinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu
veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek
mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt
eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci
fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait
suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar
uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
Madde 155-
(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak
üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya
başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan
veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla
kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret
veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının
mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya
hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur.
Bedelsiz senedi kullanma
Madde 156-
(1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki
yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
Dolandırıcılık
Madde 157-
(1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına
olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
Madde 158-
(1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar
edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli
durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin
zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu
meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç
olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının
zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı
kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya
da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif
yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler
tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye
kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca
tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek:
24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,
sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve
kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
İşlenmesi halinde,
üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.;
Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde
sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının
miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (2)
__________________
(1) Bu fıkrada geçen "Başkasına ait olup
da," ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 18
inci maddesiyle "muhafaza etmek veya" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “iki yıldan yedi yıla” ibaresi
“üç yıldan on yıla” şeklinde, “(j) ve (k)” ibaresi “(j), (k) ve (l)” şeklinde
değiştirilmiştir.
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin
olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin
gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra:
24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç
veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı
oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 159-
(1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla
işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya
üzerinde tasarruf
Madde 160-
(1) Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin
zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade
etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi
tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Hileli iflâs
Madde 161-
(1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli
tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa
karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların alacaklarının teminatı
mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına
neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik
tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya
belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi
olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden
olacak şekilde belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla
veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflas
Madde 162-
(1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve
özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar
verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma
Madde 163-
(1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen
bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile frekanslarından
veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan
sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3)
(Ek: 2/7/2012-6352/83 md.) Abonelik
esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın
sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek
şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
Madde 164-
(1) Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri
veya yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını
taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda
veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe
aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla
kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Madde 165 - (Değişik: 26/6/2009 –
5918/3 md.)
(1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen
eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin,
satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis
ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bilgi vermeme
Madde 166-
(1) Bir hukuki ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek
suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu
takibe yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan kişi, altı
aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim
yapılmasını gerektiren şahsi sebep
Madde 167-
(1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş
eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu
derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan
kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi halinde,
ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık
kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan
kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala,
teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi
halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında
indirilir.
Etkin pişmanlık
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 –
5377/20 md.)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye
kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce,
failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun
uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi
halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(1)
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma
başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde,
verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin
pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde
yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5)
(Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.)
Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık
göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı,
soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz;
zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek
ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan
fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik
tedbiri uygulanması
Madde
169- (1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının
işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Topluma Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Tehlike Yaratan Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Madde 170-
(1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak
biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına,
çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
__________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun
84 üncü maddesiye bu fıkrada yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.
c) Silahla ateş eden veya patlayıcı
madde kullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak
kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
Madde 171-
(1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına,
çığ düşmesine, sel veya taşkına,
Neden olan kişi, fiilin başkalarının
hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Radyasyon yayma
Madde 172-
(1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye
elverişli olacak surette, radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz
sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya
malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon
yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına veya atom
çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi
sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi,
fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar
vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme
Madde 173-
(1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir
patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında
önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan
fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak
bulundurulması veya el değiştirmesi (1)
Madde 174-
(1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın,
patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli
hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal
veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden,
satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni
olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddeleri imal etmek, işlemek veya
kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden,
satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden
veya bulunduran kişi de aynı ceza ile cezalandırılır. (1)
(2) Bu fiillerin suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır. (1)
(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı
maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı
gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
–––––––––––––––––
(1) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı
Kanunun 15 inci maddesiyle, bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “üç yıldan” ibaresi “dört yıldan” şeklinde, “maddelerin
imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı
ihraç eden” ibaresi “maddeleri imal etmek, işlemek veya kullanmak amacıyla,
gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden, satışa arz eden,
başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran”
şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “yarı oranında” ibaresi “bir kat” şeklinde
değiştirilmiştir.
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim
yükümlülüğünün ihlali
Madde 175-
(1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim
yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli
olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına
uymama
Madde 176-
(1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan
hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest
bırakılması
Madde 177-
(1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından
tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına
alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
İşaret ve engel koymama
Madde 178-
(1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta
olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret
veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri kaldıran ya da
bunların yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Madde 179-
(1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının
güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek,
kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler
vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da
teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu
ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli
olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (1)
(3) Alkol veya uyuşturucu madde
etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare
edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne
göre cezalandırılır.
Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
Madde 180-
(1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çevreye Karşı Suçlar
Çevrenin kasten kirletilmesi
Madde 181-
(1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere
aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa,
suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
–––––––––––––––––
(1) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı
Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu fıkraya “idare eden kişi,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “üç aydan” ibaresi eklenmiştir.
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak
ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda
veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya
artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis
cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü
fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi
Madde 182-
(1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya
havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki
bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından
tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle
verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
Madde 183-
(1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir
kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan
kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
Madde 184-
(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya
yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan
inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı
yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış
binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde
hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde
uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata
aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun
hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.)
İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış
yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma
Madde 185-
(1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya
tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle
bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen
fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan
bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların
ticareti
Madde 186-
(1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş,
değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan,
tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz
güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak
yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
Madde 187-
(1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis
ve adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya eczacı
tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası
kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti(2)(3)
Madde 188-
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal,
ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden
yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)(3)
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla
bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı,
Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama
sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)(2) (Ek cümle:
18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya
satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis
cezası on beş yıldan az olamaz. (3)
_________________________
(1) Bu fıkralarda geçen "nakleden"
ibaresinden önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle, "sevk eden," ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
66 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak
üzere” ibaresi “yirmi yıldan otuz yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer
alan “beş yıldan onbeş yıla kadar” ibaresi “on yıldan az olmamak üzere” ve
yedinci fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin
137 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına “yirmi yıldan otuz yıla kadar
hapis ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “ikibin günden” ibaresi, üçüncü
fıkrasına “on yıldan az olmamak üzere hapis ve” ibaresinden sonra gelmek üzere
“bin günden” ibaresi eklenmiştir.
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a)
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin,
kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt,
hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla
toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya
benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın
mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek
için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine
veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve
uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da
yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.)
Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)(2)(3)
(8) Bu maddede tanımlanan suçların
tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe,
hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 189-
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma(4)
Madde 190-
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme
sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını
zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda
başkalarına bilgi veren,
Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve
bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(4) (5)
_________________________
(1) Bu fıkralarda geçen "nakleden"
ibaresinden önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle, "sevk eden," ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
66 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak
üzere” ibaresi “yirmi yıldan otuz yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer
alan “beş yıldan onbeş yıla kadar” ibaresi “on yıldan az olmamak üzere” ve
yedinci fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin
137 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sekiz yıldan az olmamak üzere hapis
ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “bin günden” ibaresi eklenmiştir.
(4) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
67 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iki
yıldan beş” ibareleri “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.
(5) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin
138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ““on yıla kadar hapis” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve bin günden onbin güne kadar adlî para” ibaresi
eklenmiştir.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan
on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.(1)(2)(3)
(3) Bu maddede tanımlanan suçların
tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe,
hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya
ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.(1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanmak (4)
Madde 191-
(Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada
şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171
inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının
açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda
şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun
davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya
çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında
asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre
Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek
görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya
uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak
için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya
bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra
uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu
yapılmaz.
__________________________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
67 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iki
yıldan beş” ibareleri “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun
23 üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrası üçüncü fıkra, üçüncü fıkrası ise
ikinci fıkra olarak değiştirilmiştir.
(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin
138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ““on yıla kadar hapis” ibaresinden
sonra gelmek üzere “ve bin günden onbin güne kadar adlî para” ibaresi
eklenmiştir.
(4) Bu maddenin başlığı “Kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” iken,
18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının
açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla
açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü
fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal
etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu
veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde,
suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık
hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan
hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine
ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin
231 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci
fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi,
eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların
varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen
sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık
yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
Madde 192-
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber
alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin
suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin
ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya
uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra
gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının
yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın
niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın
almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce
resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini
isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.)
Bu durumda kamu görevlileri ile
sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu
bildirme yükümlülüğü doğmaz. (1)
Zehirli madde imal ve ticareti
Madde 193-
(1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi,
bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten,
bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde temini
Madde 194-
(1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına
veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı
davranma
Madde 195-
(1) Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş
kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca
alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi
Madde 196-
(1) Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka
yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Güvenine Karşı Suçlar
Parada sahtecilik
Madde 197-
(1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte
olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi,
iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek kabul eden
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
–––––––––––––––––
(1) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı
Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkraya “makamlara” ibaresinden sonra gelmek
üzere “veya sağlık kuruluşlarına” ibaresi eklenmiştir.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği
parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
Madde 198-
(1) Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline
yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar, yetkili kurumlar
tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler, tahviller ve evrak
ile milli ziynet altınları, para hükmündedir.
Kıymetli damgada sahtecilik
Madde 199-
(1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden
veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli
damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği
kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan altı aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Damgalı kağıtlar, damga ve posta
pulları ve muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini belgelemek amacıyla
kullanılan pullar, kıymetli damga sayılır.
Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan
araçlar
Madde 200-
(1) Paralarla kıymetli damgaların üretiminde kullanılan alet veya malzemeyi
izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden
veya muhafaza eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
Madde 201-
(1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden,
muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle
koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği
veya saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli
damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli damga
üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan,
satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin
üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse, verilen bilginin
suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması
halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik
Madde 202-
(1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak
üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya
belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mühür bozma
Madde 203-
(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya
varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş
amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Resmi belgede sahtecilik
Madde 204-
(1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi
başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili
olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını
aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte
resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği
sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde,
verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Madde 205-
(1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden
veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Madde 206-
(1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan
beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
Madde 207-
(1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen
veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve
kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu
özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 208. -
(1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya
gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Açığa imzanın kötüye kullanılması
Madde 209-
(1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan
imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir
şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş
bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç
doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezalandırılır.
Resmi belge hükmünde belgeler
Madde 210-
(1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo
senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması
halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen
tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye
haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç
doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezaya hükmolunur.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 211-
(1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun
belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek
ceza, yarısı oranında indirilir.
İçtima
Madde 212-
(1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka
suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili
suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Barışına Karşı Suçlar
,
Halk arasında korku ve panik yaratmak
amacıyla tehdit
Madde 213-
(1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut
veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silahla işlenmesi halinde,
verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar
artırılabilir.
Suç işlemeye tahrik
Madde 214-
(1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan
kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını diğer bir
kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş
yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi
halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme (1)
Madde 215-
(1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu
suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse,
bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve
yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
Madde 216-
(1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı
özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa
alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir
tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf,
ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan
kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği
dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli
olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik
Madde 217-
(1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını
bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Ortak hüküm
Madde 218-
(1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/25 md.) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına
kadar artırılır. Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla
yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
––––––––––––––––
(1) 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun
10 uncu maddesiyle, bu maddede yer alan “kimse,” ibaresinden sonra gelmek üzere
“bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması
hâlinde,” ibaresi eklenmiştir.
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma
Madde 219-
(1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini
reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet
kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye
kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine
hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen
kimselerden biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini ve kanun ve nizam
ve emirleri ve dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve
tezyife veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya memuru
memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik edecek olursa
üç aydan iki seneye kadar hapse ve adlî para cezası ve müebbeden veya muvakkaten
bilfiil o vazifeyi icradan ve onun menfaat ve aidatını almaktan memnuiyetine
hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından istifade ederek
kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmaya, bir
kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi baladaki fıkrada
yazılı ceza tertip olunur.
(4) Bunlardan biri dini sıfatından
istifade ederek, birinci fıkrada yazılı fiillerden başka bir cürüm işlerse
altıda bir miktarı çoğaltılmak şartıyla o cürüm için kanunda yazılı olan ceza
ile mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı
esasen nazarıitibara almış ise cezayı çoğaltmaya mahal yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
Madde 220-
(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya
yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç
bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının
en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan
örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar
artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak
cezalandırılır.
(6) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85
md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca
örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı
verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.(Ek cümle: 11/4/2013-6459/11 md.)
Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85
md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte
bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit
içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı
teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır. (1)
––––––––––––
(1) 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun
11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “veya amacının” ibaresi “cebir, şiddet
veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere
başvurmayı teşvik edecek şekilde” şeklinde değiştirilmiştir.
Etkin pişmanlık
Madde 221-
(1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve
örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği
bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti
çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak
örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde
herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin,
pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya
elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran,
yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç
işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak
teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili
bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra
vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte
üçe kadar indirim yapılır.(1)
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan
kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.
Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.)
Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.
Şapka ve Türk harfleri
Madde 222-
(Mülga: 2/3/2014-6529/16 md.)
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara
Karşı Suçlar
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya
alıkonulması
Madde 223-
(1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara
ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken
durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya
demiryolu ulaşım aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi sırasında
kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik
bölgedeki sabit platformların işgali
Madde 224-
(1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir
platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla
ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
______________________
(1) Bu fıkrada geçen "örgüte üye olan"
ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesiyle "ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte
bilerek ve isteyerek yardım eden" ibaresi eklenmiştir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında
kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Genel Ahlaka Karşı Suçlar
Hayasızca hareketler
Madde 225-
(1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Müstehcenlik
Madde 226-
(1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya
sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan
veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların
girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek
şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf
olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına
mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet
satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya
sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden
kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya
sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları,
temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan
kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa
arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç
eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (1)
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla,
ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel
davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye
sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına
sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel
eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla,
sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
–––––––––––––––
(1) 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun
30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “çocukları” ibaresi “çocukları, temsili
çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri” şeklinde değiştirilmiştir.
Fuhuş
Madde 227-
(1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu
kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna
aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri
de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden,
bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından yararlanılarak kısmen veya
tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.;
Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/18 md.) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa
aracılık etmek amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri
veren, dağıtan veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden
iki bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile
ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş
yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan
suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici,
öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından
ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak
suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla
teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye
veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir. (1)
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
(3)
Madde 228-
(1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî
para cezası ile cezalandırılır. (2)
(2) Çocukların kumar oynaması için yer
ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.) Suçun
bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan beş
yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.)Suçun
bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (3)
(6) Ceza Kanununun uygulanmasında
kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu
oyunlardır. (3)
Dilencilik
Madde 229-
(1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda
bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan
veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
–––––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkrada yer alan “ tedavi veya
terapiye tabi tutulur.” ibaresi, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle "tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir." Şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun
19 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir yıla kadar hapis ve” ibaresi “bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin
139 uncu maddesiyle, bu maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere (3), (4)
numaralı fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Aile Düzenine Karşı Suçlar
Birden çok evlilik, hileli evlenme,
dinsel tören
Madde 230-
(1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kendisi evli olmamakla birlikte,
evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle
bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan
suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten
itibaren işlemeye başlar.
(5) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)
(6) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)
Çocuğun soybağını değiştirme
Madde 231-
(1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya
gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne aykırı
davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden
olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele
Madde 232-
(1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede
bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya
büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle
yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin
yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
Madde 233-
(1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya
destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya
sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli
olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa
da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da
onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı
nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan
ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Madde
234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da
üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi
veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit
kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak
işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında
artırılır.
(3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.)
Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu,
rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin
yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
İhaleye fesat karıştırma
Madde 235-
(1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına
yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin
ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat
karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya
koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere
katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya
koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde
belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle
değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde
belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle
değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale
mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının
ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak
suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine
veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere
katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya
katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında
açık veya gizli anlaşma yapmaları.
(3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.)
İhaleye fesat karıştırma suçunun;
a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle
işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten
yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya
kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) İhaleye fesat karıştırma
dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç
hükmüne göre cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu
kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler
veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da
kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat karıştırma
Madde 236-
(1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler,
bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler
ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat
karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak
yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya sözleşmede
evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede
belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya
sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi
kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya
kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar
veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale
kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik
verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat karıştırma
dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç
hükmüne göre cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme
Madde 237-
(1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların
değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla
yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç
aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
(2) Fiil sonucu besin veya malların
değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında
artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa
tellalı ise ceza ayrıca sekizde bir oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma
Madde 238-
(1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu
kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için
zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına
neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezası verilir.
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı
niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
Madde 239-
(1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır,
bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz
kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya
belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere
verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni
keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir
yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir
kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma
Madde 240-
(1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan
kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Tefecilik
Madde 241-
(1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 242-
(1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat
sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme
Madde 243-
(1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren
veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası
verilir. (1)
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan
fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği
veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)
Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen
veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak
izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya
değiştirme
Madde 244-
(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri
bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var
olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi
kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan
fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız
bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 –
5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi
kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse,
kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın
bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç
yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
––––––––––––
(1) 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun
30 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve” ibaresi “veya” şeklinde
değiştirilmiştir.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla
ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın
alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde
sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine
veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir
suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı
verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu
derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan
kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde,
ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.)
Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına
karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya programlar
Madde 245/A-
(Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)
(1) Bir cihazın, bilgisayar
programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan
suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen
diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları
imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa
arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 246-
(1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat
sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son
Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve
İşleyişine Karşı Suçlar
Zimmet
Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine
devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya
başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını
sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir
süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranına kadar indirilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde 248-
(1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete
geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin
edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü
olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın
tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin
pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri
indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 249-
(1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
İrtikap
Madde 250-
(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye
kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda
vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve
davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en
azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu
görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde,
icbarın varlığı kabul edilir.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye
kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya
başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna
eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun
kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 2/7/2012-6352/86 md.)
İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde
bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar
indirilebilir.
Denetim görevinin ihmali
Madde 251-
(1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine
kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili
olarak sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal ederek,
zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Rüşvet
Madde 252-
(Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.)
(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması
veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine
veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması
veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya
göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada
belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması
halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması
ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine
menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu
görevlisi tarafından kabul edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve
ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa
iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında
aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın,
müşterek fail olarak cezalandırılır.
(6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine
menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi,
kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak
cezalandırılır.
(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu
konuda anlaşmaya varan kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya
yeminli mali müşavir olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar
artırılır.
(8) Bu madde hükümleri;
a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden
vakıflar,
d) Kamu yararına çalışan dernekler,
e) Kooperatifler,
f) Halka açık anonim şirketler,
adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi
sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir
işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla,
menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul
edilmesi; bunlara aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat
temin edilmesi halinde de uygulanır.
(9) Bu madde hükümleri;
a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış
olan kamu görevlilerine,
b) Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya
da yabancı devlet mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya
diğer görevlilere,
c) Uluslararası veya uluslarüstü parlamento
üyelerine,
d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil
olmak üzere, yabancı bir ülke için kamusal bir faaliyet yürüten kişilere,
e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla
başvurulan tahkim usulü çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı
hakemlere,
f) Uluslararası bir anlaşmaya dayalı olarak
kurulan uluslararası veya uluslarüstüörgütlerin görevlilerine veya
temsilcilerine,
görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması
veya yapılmaması ya da uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin veya
haksız bir yararın elde edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya
aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar
tarafından talep veya kabul edilmesi halinde de uygulanır.
(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet
suçunun yurt dışında yabancı tarafından işlenmekle birlikte;
a) Türkiye’nin,
b) Türkiye’deki bir kamu kurumunun,
c) Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk
tüzel kişisinin,
d) Türk vatandaşının,
tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya
kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde,
rüşvet veren, teklif veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya
vaadini kabul eden; bunlara aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine
menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen
soruşturma ve kovuşturma yapılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 253-
(1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Etkin pişmanlık
Madde 254-
(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi
makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara
aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin durum resmi
makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de
hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2)
(Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.)
Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum
resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları
haberdar etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.)
Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, durum resmi makamlarca
öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi
halinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(4) (Ek: 26/6/2009 – 5918/4 md.)
Bu madde hükümleri, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz.
Nüfuz ticareti (1)
Madde 255-
(Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)
(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi
olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması
için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat
temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para
cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek
hapis cezası yarı oranında artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında veya
gördürüleceği beklentisiyle menfaat sağlayan kişi ise, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması
halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada belirtilen amaç
doğrultusunda menfaat talebinde bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi ya
da menfaat teklif veya vaadinde bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi
hallerinde, birinci fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(4) Nüfuz ticareti suçuna aracılık eden kişi,
müşterek fail olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(5) Nüfuz ticareti ilişkisinde dolaylı olarak
kendisine menfaat sağlanan üçüncü gerçek kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul
eden yetkilileri, müşterek fail olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile
cezalandırılır.
(6) İşin gördürülmesi amacıyla girişimde
bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu hallerde kişiler ayrıca bu suç nedeniyle
cezalandırılır.
(7) Bu madde hükümleri, 252 nci maddenin
dokuzuncu fıkrasında sayılan kişiler üzerinde nüfuz ticareti yapılması halinde
de uygulanır. Bu kişiler hakkında, Türkiye’de bulunmaları halinde, vatandaş veya
yabancı olduklarına bakılmaksızın, resen soruşturma ve kovuşturma yapılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
Madde 256-
(1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada,
kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde,
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Yetkili olmadığı bir iş
için yarar sağlama” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 89 uncu
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Görevi kötüye kullanma (1)
Madde 257-
(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine
aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına
neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak
tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme
göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da
kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
Madde 258-
(1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı
nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri
ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun
başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten
sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
Madde 259-
(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya
hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
Madde 260-
(1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde,
görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen
veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla
olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve
sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa
süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
Madde 261-
(1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara
aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde,
karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
Madde 262-
(1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı
olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş
olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.
–––––––––––
(1) 8/12/2010 tarihli ve 6086 sayılı Kanunun
1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “kazanç”
ibareleri “menfaat”, birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla kadar”
ibaresi “altı aydan iki yıla kadar”, ikinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki
yıla kadar” ibaresi “üç aydan bir yıla kadar” ve üçüncü fıkrasında yer alan
“birinci fıkra hükmüne göre” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adli para cezası ile” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Kanuna aykırı eğitim kurumu
Madde 263 –
(Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma
Madde 264-
(1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin,
resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde
giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve
olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki
fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme
Madde 265-
(1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya
tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere
karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini
tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya
var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak
işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta
kullanma
Madde 266-
(1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun
işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında
kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Adliyeye Karşı Suçlar
İftira
Madde 267-
(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette
bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında
soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını
sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan
dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini
uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama
dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması
halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet
hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis cezasına; (…) (1) hükmolunur. (1)
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis
cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı
kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.) (2)
(8) İftira suçundan dolayı dava
zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
Madde 268-
(1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında
soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği
veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre
cezalandırılır.(3)
Etkin pişmanlık
Madde 269-
(1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya
idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira
suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
(2) Mağdur hakkında kovuşturma
başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı verilecek
cezanın dörtte üçü indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden önce
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın infazına
başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu oluşturan
münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar verilmeden
önce etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın yarısı,
b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra
etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31
md.) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık
hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması gerekir.
________________________
(1) Bu fıkranın “…süreli hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına…”
bölümü, Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14, K.: 2013/56
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
(2) Söz konusu Karar Resmi Gazete’de
yayımlandığı 17/3/2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir.
(3)
Bu fıkrada geçen "bu kişiye" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı
Kanunun 30 uncu maddesiyle "başkasına" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Suç üstlenme
Madde 270-
(1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak,
suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis
cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak
amacıyla işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi
tamamen de kaldırılabilir.
Suç uydurma
Madde 271-
(1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili
makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya
emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
Yalan tanıklık
Madde 272-
(1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan
bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin
ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı
olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını
gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık
yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi
ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri
uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili
işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına
dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)(1)
hükmolunur.(1)
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan
kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya
göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi
hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan
tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını
gerektiren sebepler
Madde 273-
(1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya
kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla
ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına
rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık
yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
_____________
(1) Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli
ve E:2014/116, K:2015/4 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “…süreli hapis
cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis
cezasına…” ibaresi iptal edilmiş olup, söz konusu Karar Resmi Gazete’de
yayımlandığı 29/4/2015 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk
uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.
Etkin pişmanlık
Madde 274-
(1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya
yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin
söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi
hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar
verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek
cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi
hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi
halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Yalan yere yemin
Madde 275-
(1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden
davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce
gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya konulmasından veya
kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
(1)
Madde 276-
(1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen
soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi
veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada
bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi
veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe
aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı
etkilemeye teşebbüs (2)
Madde 277- (Değişik:
2/7/2012-6352/90md.)
(1) Görülmekte olan bir davada (…)(3)
gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla,
davanın taraflarından birinin, (…)(3) sanığın, katılanın veya
mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem
tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya
tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/69 md.)
Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği
takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.(3)
(2) Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin
başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek
ceza yarısına kadar artırılır.
––––––––––––––––––
(1) 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun
41 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla”
ibaresi “üç yıldan yedi yıla” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Yargı görevi yapanı
etkileme” iken, 2/7/2012 tarihli
ve 6352 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
69 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya yapılmakta olan bir soruşturmada,”
ve “şüpheli veya” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
Suçu bildirmeme
Madde 278-
(İptal:
Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı
Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara
bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği
neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara
bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk,
bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini
savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza, yarı oranında artırılır.(1)
(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler
bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı
dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
Madde 279-
(1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı
gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili
makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu
görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan
kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
Madde 280-
(1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği
yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara
bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden
tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler
anlaşılır.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya
değiştirme
Madde 281-
(1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek
amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan
kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği
veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre
ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından
göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm
verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu
maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
____________
(1)
25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer
alan “özürlü” ibaresi “engelli” olarak değiştirilmiştir.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
(1)
Madde 282-
(1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.)
Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis
cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına
çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde
edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.)
Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu
oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden,
bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. (1)
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından
veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında
işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil
edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir
kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma
başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan
veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini
kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya
hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
Madde 283-
(1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma,
tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
––––––––––––––––––
(1) 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanunun
5 inci maddesiyle birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra eklenmiş ve
diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından
göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş
veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme
Madde 284-
(1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu
yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin
delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili
makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu görevlisi
tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya
kardeş tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali
Madde 285-
(1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)
(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçun oluşabilmesi için;
a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin
içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma
hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal
edilmesi,
b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin
içeriğine ilişkin olarak yapılan açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını
engellemeye elverişli olması,
gerekir.
(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın
tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği
olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya
kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin
gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan
gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların
kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak
işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar artırılır.
(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin
suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması
halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber
verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz.
Ses veya görüntülerin kayda alınması
Madde 286-
(1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz
olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Genital muayene
Madde 287-
(1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen
veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla
kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve tüzüklerde öngörülen hükümlere uygun
olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93
md.)
(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta
olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis
etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı,
bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü
veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası
ile cezalandırılır.
Muhafaza görevini kötüye kullanma
Madde 289-
(1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli
veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında
tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde,
verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun
konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun
mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte
dördü indirilir.
(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine
resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş
olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına
veya bozulmasına neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya
kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve
bozulması
Madde 290-
(1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına
resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş
olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık,
cebren alınması halinde yağma, hileyle alınması halinde dolandırıcılık, tahrip
edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin bu
malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı
indirilir.
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya
tutukevine girme
Madde 291-
(1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna
veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Madde 292-
(1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu
görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit
kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da
birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme
suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara
ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza
infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para
cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)
Etkin pişmanlık
Madde 293-
(1) (...) (1) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin
pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden
itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak,
verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma
süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.(1)
Kaçmaya imkan sağlama
Madde 294-
(1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını
sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi,
çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan
sekiz yıla,
b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
ise, sekiz yıldan oniki yıla,
Kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir veya tehdit
kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının
birden fazla olması halinde, bu sayı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza
üçte birden bir katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına alınan,
tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya
kardeş tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten
öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye kullanması
Madde 295-
(1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün
muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı
hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
(2) Muhafaza veya nakli ile görevli
olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya kasten imkan
sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların ayaklanması
Madde 296-
(1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak
ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu
suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
_______________________
(1)
Bu arada yer alan "Gözaltına
alınan," ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle
madde metninden çıkarılmıştır.
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
Madde 297-
(1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah,
uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya
bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
suçun konusunu oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir
suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı
oranında artırılır.
(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin
7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden
düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra
kapsamı dışında kalan;
a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü
alet ve malzemeyi,
b) Her türlü saldırı ve savunma
araçları ile yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,
c) Alkol içeren her türlü içeceği,
d) Kumar oynanmasına olanak
sağlayan eşya ve malzemeyi,
e) 188 inci maddede tanımlanan
suçlar saklı kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,
f) Kurum idaresince incelenmek
üzere alınanlar hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden
yayın, afiş, pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile
örgütsel haberleşme araçlarını,
g) Yetkili makamlarca izin
verilenler hariç, ses ve görüntü almaya yarayan araçları,
ceza infaz kurumuna veya
tutukevine sokan, buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya
tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse,
verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme
Madde 298-
(1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde
bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle
görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor,
meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel
faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini,
müdafi veya avukat tayin etmelerini, bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya
Cumhuriyet başsavcılıklarına gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini,
salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun
engelleyenler, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler, bu yolda
talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü
görüşme ve temas olanağını engelleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve tutukluların
beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya
ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin
engellenmesi sayılır.
(3) Beslenmenin engellenmesi nedeniyle
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri veya ölüm
meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına ilişkin
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Egemenlik Alametlerine ve
Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar
Cumhurbaşkanına hakaret
Madde 299-
(1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir
yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35
md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında
artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma
yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Devletin egemenlik alametlerini
aşağılama
Madde 300-
(1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm,
Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü
işaret hakkında uygulanır.
(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların
yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
Türk Milletini,
Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
(1)
Madde 301-
(Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)
(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti
Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve
Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Devletin askerî veya emniyet
teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce
açıklamaları suç oluşturmaz.
(4) Bu suçtan dolayı soruşturma
yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
Madde 302-
(1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.)
Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği
altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya
veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet
idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Düşmanla işbirliği yapmak
Madde 303-
(1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş
halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında
Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Düşman devlet ordusunda herhangi
bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında düşman devlet
toprağında bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde kalan
vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya hükmolunmaz.
–––––––––––––
(1) 30/4/2008 tarihli ve 5759 sayılı Kanunun
1 inci maddesiyle bu madde başlığı “Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve
organlarını aşağılama” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
Devlete karşı savaşa tahrik
Madde 304-
(1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde
bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik
olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 –
5377/37 md.)
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş
örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak
kabul edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan suçun
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak
için yarar sağlama(1)
Madde 305-
(1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.)
Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle,
yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi
veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan
yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da aynı cezaya hükmolunur.
(2) (Değişik fıkra: 29/6/2005 –
5377/38 md.) Fiilin savaş sırasında işlenmiş olması hâlinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(3) Suç savaş hali dışında işlendiği
takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(4) Temel milli yararlar deyiminden;
bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada
belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.
Yabancı devlet aleyhine asker toplama
Madde 306-
(1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde,
yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane
hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse
faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı devletle
siyasal ilişkileri bozacak veya Türkiye Devleti veya Türk vatandaşlarını
misilleme tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki kesilir veya
misilleme meydana gelirse üç yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçun
kovuşturulması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri, fiili savaş
halinde ülke topraklarının tamamını veya bir kısmını işgal eden yabancı devlet
kuvvetlerine karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri hakkında uygulanmaz.
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî
hareketleri yararına anlaşma
Madde 307-
(1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya
hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları,
müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış
bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa
bile kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.
______________________
(1) Bu maddenin başlığı “Temel milli
yararlara karşı hareket” iken, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 38 inci
maddesiyle “Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama”
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan
bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,
b) Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş olması,
Halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz hale
gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya
korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş
veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti
zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye
Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya
anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri işleyen
kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil
sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin
askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilir.
(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı
suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı
fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan
devlet zararına olarak Türkiye'de işlenmesi halinde de bu madde hükümleri
uygulanır.
Düşman devlete maddi ve mali yardım
Madde 308-
(1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde
olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek
her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren
vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm,
Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.
(2) Savaş zamanında, düşman devlet
yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere
katılan veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de
oturan yabancıya aynı ceza verilir.
(3) Savaştan evvel başlamış olsa bile,
birinci fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa bulunsun düşman devlet
vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye
Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne olumlu etki yapacak nitelikte
doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan vatandaşa veya Türkiye'de
oturan yabancıya iki yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı
fiillerin düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet
yararına işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine
Karşı Suçlar
Anayasayı ihlal
Madde 309-
(1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen
yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye
teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların
işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı
Madde 310-
(1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili
saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında
artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz.
Yasama organına karşı suç
Madde 311-
(1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya
veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını
engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla
cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
Hükûmete karşı suç
Madde 312-
(1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya
veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı
isyan
Madde 313-
(1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı
silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis
cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan
yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine
karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır. İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis
cezası verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan
suçların, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan
suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Silâhlı örgüt
Madde 314-
(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek
amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte
üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.
Silâh sağlama
Madde 315-
(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin
faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere
üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden
veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç için anlaşma
Madde 316-
(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi
birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi
olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre
üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya
anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere ceza
verilmez.
ALTINCI BÖLÜM
Milli Savunmaya Karşı Suçlar
Askerî komutanlıkların gasbı
Madde 317-
(1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet
tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya
savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin
veya bir askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili olmaları veya
Devlet tarafından görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda gösterilen yerlerin
komutanı bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk etmeleri için
verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma
Madde 318-
(1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.)
Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine
katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya
telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile
işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik
Madde 319-
(1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak
görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya
veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale
yönelten ve tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer
görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen
kimselere, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş ise
ceza bir katı oranında artırılır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
Madde 320-
(1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya
bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya
vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Asker yazılanlar veya
silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte
biri oranında artırılır.
(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul
eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında emirlere uymama
Madde 321-
(1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve
mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir
yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında yükümlülükler
Madde 322-
(1) Savaş zamanında, Devletin silahlı
kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya
kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak
veya eşya vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya
tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne
kadar adlî para cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen
yerine getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne kadarı
indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen
yerine getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan aracılar
veya bunların temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar
uygulanır.
(4) Savaş zamanında yükümlülüklerin
yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan
onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Savaşta yalan haber yayma
Madde 323-
(1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan
duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında
ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada
dayalı havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar
verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik olarak,
c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,
İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan
yirmi yıla kadar hapistir.
(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi
işlenmişse müebbet hapis cezası verilir.
(4) Savaş zamanında düşman karşısında
milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların
değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya
yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin
güne kadar adlî para cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir
yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu
işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali
Madde 324-
(1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren
kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
Madde 325-
(1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir
devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya
bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
Devletin güvenliğine ilişkin belgeler
Madde 326-
(1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış
siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden,
tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları
tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş
sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin
etme
Madde 327-
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği
itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
Siyasal veya askerî casusluk
Madde 328. -
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri,
siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan
bir devletin yararına işlenmişse,
b) Savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına
ilişkin bilgileri açıklama
Madde 329-
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği
itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana
gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci
fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken bilgileri açıklama
Madde 330-
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği
itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
Uluslararası casusluk
Madde 331-
(1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından
niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet
lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu
Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir.
Askerî yasak bölgelere girme
Madde 332-
(1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi
yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse
faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet
hizmetlerinde sadakatsizlik
Madde 333-
(1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını
gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin
veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş yıldan
on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletin yararına işlenir veya Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile
müebbet hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti tarafından yabancı
bir memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için görevlendirilen kimse, bu
görevi sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden dolayı zarar meydana
gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan suçların
işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç
teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.
Yasaklanan bilgileri temin
Madde 334-
(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini
Madde 335-
(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya
askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış
ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri açıklama
Madde 336-
(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan
kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana
gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci
fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî
casusluk maksadıyla açıklama
Madde 337-
(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını
yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya
askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilir.
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi
Madde 338-
(1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi,
ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün
olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde
bulundurma
Madde 339-
(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli
kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve
niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve elde
bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu
nitelikteki herhangi bir şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse
faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı
Suçlar
Yabancı devlet başkanına karşı suç
Madde 340-
(1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı
bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun
müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması ve
kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı
devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret
Madde 341-
(1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik
alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve
kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç
Madde 342-
(1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı
devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya uluslararası
kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık
tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar
bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç işleyen kişiler hakkında, bu
Kanunun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret ise, soruşturma
ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu
Madde 343-
(1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması,
karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son Hükümler
Geçici Madde
1 – (Ek: 11/4/2013-6459/14 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun
235 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle görülmekte olan davalarda
görevsizlik kararı verilemez.
Yürürlük
Madde 344- (1) Bu Kanunun;
a) “İmar kirliliğine neden olma”
başlıklı 184 üncü maddesi yayımı tarihinde,
b) “Çevrenin kasten kirletilmesi”
başlıklı 181 inci maddesinin birinci fıkrası ile “Çevrenin taksirle
kirletilmesi” başlıklı 182 nci maddesinin birinci fıkrası yayımı tarihinden
itibaren iki yıl sonra,
c) Diğer hükümleri 1 Haziran 2005
tarihinde, (1)
Yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 345-
(1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
5237 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı
Kanunun Geçici 1 inci Maddesi:
GEÇİCİ MADDE 1 –
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
hükme bağlanmış olmakla beraber henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda, uzlaşma
kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.
––––––––––––––––
(1) Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“
ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1
Haziran 2005“ şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
5237 SAYILI KANUNA EK VE
DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN
İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ
GÖSTERİR LİSTE
|
Değiştiren Kanunun/ İptal Eden
Anayasa Mahkemesinin Kararının Numarası |
5237 sayılı Kanunun değişen veya
iptal edilen maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
5328 |
59, 62, 85, 86, 87, 88, 90,116, 235,
344 |
31/3/2005 |
|
5378 |
122 |
7/7/2005 |
|
5377 |
4, 7, 13, 30, 31, 43, 61, 66, 82,
84, 87, 103, 105, 107, 125, 145, 150, 155, 158, 168, 184, 188, 190,
191, 218, 221, 245, 252, 263, 268, 269, 288, 292, 293, 299, 302,
304, 305 |
8/7/2005 |
|
5560 |
61,73,80,87,89,142,191,221,227,234,245 ve İşlenemeyen Hüküm |
19/12/2006 |
|
5739 |
50 |
1/3/2008 |
|
5759 |
301 |
8/5/2008 |
|
5841 |
154 |
14/3/2009 |
|
5918 |
13, 55, 165, 254, 282 |
9/7/2009 |
|
6008 |
79 |
25/7/2010 |
|
6086 |
257 |
19/12/2010 |
|
6217 |
191 |
14/4/2011 |
|
6352 |
132, 133, 134, 141, 142, 163, 168,
220, 250, 252, 254, 255,257, 277, 278, 285, 288 |
5/7/2012 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011
tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı |
267 nci maddenin yedinci fıkrası |
17/3/2013
|
|
6456 |
158 |
18/4/2013 |
|
Değiştiren Kanunun/ İptal Eden
Anayasa Mahkemesinin Kararının Numarası |
5237 sayılı Kanunun değişen veya
iptal edilen maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
6459 |
94, 215, 220, 235, 318, Geçici Madde
1 |
30/4/2013 |
|
6460 |
263 |
30/4/2013 |
|
6462 |
122, 278 |
3/5/2013 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2013
tarihli ve E.: 2013/14, K.: 2013/56 sayılı Kararı |
267 |
10/12/2013 tarihinden başlayarak
altı ay sonra
(10/6/2014) |
|
6526 |
135, 136, 138 |
6/3/2014 |
|
6529 |
112, 113, 115, 122, 222 |
13/3/2014 |
|
6545 |
12, 18, 102, 103, 104, 105, 142,
143, 149, 152, 188, 190, 191, 277 |
28/6/2014 |
|
6638 |
188, 191 |
4/4/2015 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015
tarihli ve E.: 2014/116, K.: 2015/4 sayılı Kararı |
272 |
29/4/2015 tarihinden başlayarak altı
ay sonra
(29/10/2015) |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015
tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı
|
230 |
10/6/2015 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015
tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı |
53 |
24/11/2015 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 12/11/2015
tarihli ve E.: 2015/26, K.: 2015/100 sayılı Kararı |
103 |
11/12/2015 tarihinden başlayarak bir
yıl sonra
(11/12/2016) |
|
6698 |
135, 226, 243, 245/A |
7/4/2016 |
|
6706 |
18 |
5/5/2016 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 26/5/2016
tarihli ve E.: 2015/108, K.: 2016/46 sayılı Kararı |
103 |
13/7/2016 tarihinden başlayarak altı
ay sonra
(13/1/2017) |
|
6754 |
276 |
24/11/2016 |
|
6763 |
54, 75, 103, 158, 174, 179, 192,
227, 228, 297 |
2/12/2016 |
|
KHK/694 |
188, 190, 228 |
25/8/2017 |