İDARİ
YARGILAMA USULÜ KANUNU (1)(2)
Kanun Numarası :
2577
Kabul
Tarihi : 6/1/1982
Yayımlandığı Resmî
Gazete : Tarih : 20/1/1982 Sayı : 17580
Yayımlandığı Düstur :
Tertip : 5 Cilt : 21 Sayfa : 147
BİRİNCİ
BÖLÜM
Genel
Esaslar
Kapsam ve nitelik:
Madde
1 – 1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi
mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen
usullere tabidir.
2.
Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde
yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.
İdari
dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı:
Madde
2 – 1. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri
şunlardır:
a)
(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile;
Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki,
şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından
dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal
davaları,
b) İdari
eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından
açılan tam yargı davaları,
c)
(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve
sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin
yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında
çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari
yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile
sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin
kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini
kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini
kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.
3.
Cumhurbaşkanının doğrudan doğruya yaptığı işlemler idari yargı denetimi
dışındadır.
İdari
davaların açılması:
Madde
3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare
mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı
dilekçelerle açılır.
2.
Dilekçelerde;
a)
Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya
unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik
numarası,(3)
b)
Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
——————————
(1)
Bu kanunda geçen "Devlet Başkanı" deyimi, 11/1/1983 tarih ve 2779 sayılı Kanunun
1. maddesi ge reğince "Cumhurbaşkanı" olarak düzeltilmiştir.
(2)
Bu Kanunda geçen "İdari Dava Daireleri Genel Kurulu" ibareleri, "İdari Dava
Daireleri Kurulu"; "Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu" ibareleri, "Vergi Dava
Daireleri Kurulu" olarak 2/6/2004 tarihli ve 5183 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle değiştirilmiştir.
(3)
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 51 inci maddesi ile bu bendin sonuna
“ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,”
ibaresi
eklenmiştir.
c)
Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
d)
Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin
davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
e) Vergi
davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı,
tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası,
Gösterilir.
3. Dava
konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir.
Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla
olur.
Dilekçelerin verileceği yerler:
Madde
4 – Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay
veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare
veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan
yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına
bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk
konsolosluklarına verilebilir.(1)
Aynı
dilekçe ile dava açılabilecek haller:
Madde
5 – (Değişik: 10/6/1994-4001/3 md.) 1. Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı
dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada
sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava
açılabilir.
2.
Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak
veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki
sebeplerin aynı olması gerekir.
Dilekçe üzerine uygulanacak işlem:
Madde
6 – 1. Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına veya 4
ncü maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri
alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı
dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır.
2.
Davacılara, kayıt tarih ve sayısını gösteren imzalı ve mühürlü, pulsuz bir
alındı kağıdı verilir.
3. 4 ncü
maddede yazılı diğer yerlere verilen dilekçeler, en geç üç gün içinde Danıştay
veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilir. Bu yerlerde
harç pulları bulunmadığı takdirde bunlara karşılık alınan paraların miktarı ve
alındı kağıdının tarih ve sayısı dilekçelere yazılır.
4.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/4 md.) Herhangi bir sebeple harcı veya posta
ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması
halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması
hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya
hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine
getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya
posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış
sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.
5.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/4 md.) Dava açıldıktan sonra posta ücretinde
tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz
gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği
tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur.
Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir
daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden
kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay
içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği
takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur.
6.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/4 md.) 4 ve 5 inci fıkralardaki tebligat re'sen
genel bütçeden yapılır.
Dava
açma süresi:
Madde
7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde
Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
——————————
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 52 nci maddesi ile bu fıkrada
yer alan “bulunmayan yerlerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “büyükşehir
belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın” ibaresi
eklenmiştir.
2. Bu
süreler;
a) İdari
uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b)
Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve
cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde
tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde
tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin;
tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken
konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;
Tarihi
izleyen günden başlar.
3.
Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla
bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre,
son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
4. İlanı
gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden
itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici
işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler.
Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin
iptaline engel olmaz.
Sürelerle ilgili genel esaslar
Madde
8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren
işlemeye başlar.
2. Tatil
günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa,
süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.
3. Bu
Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu
süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış
sayılır.
Görevli olmayan yerlere başvurma:
Madde
9 – 1. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/2 md.) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve
vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine
açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki
kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli
mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya,
idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.
2. Adli
veya askeri yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen
davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı
otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre
henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir.
İdari
makamların sükutu:
Madde
10 – 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya
eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/5 md.) Altmış gün içinde bir cevap verilmezse
istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava
açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava
açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse
ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da
bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi
başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın
süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari
makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava
açabilirler.
3.
(Mülga: 10/6/1994 - 4001/5 md.)
Üst
makamlara başvurma:
Madde
11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin
kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst
makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi
içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini
durdurur.
2.
Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3.
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden
işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
4.
(Mülga : 10/6/1994 - 4001/6 md.)
İptal
ve tam yargı davaları:
Madde
12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve
idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam
yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu
davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına
başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle
doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı
davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye
başvurma hakları saklıdır.
Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:
Madde
13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan
önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri
tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde
ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir.
Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini
izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği
takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava
açılabilir.
2.
Görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının
görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak
davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz.
Dilekçeler üzerine ilk inceleme:
Madde
14 – 1. Dilekçeler Danıştayda Evrak Müdürlüğünce kaydedilir ve Genel
Sekreterlikçe görevli dairelere havale olunur.
2.
(Değişik: 2/7/2012 - 6352/53 md.) Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde
dilekçeler, evrak bürosunca kaydedilerek ilgili mahkemelere havale olunur.
Dilekçe sahibine evrakın tarih ve sayısını gösterir ücretsiz bir alındı kâğıdı
verilir.
3.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/5 md.) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının
görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme
başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev
ve yetki,
b) İdari
merci tecavüzü,
c)
Ehliyet,
d) İdari
davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre
aşımı,
f)
Husumet,
g) 3 ve
5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,
Yönlerinden sırasıyla incelenir.
4.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/5 md.) Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı
görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek
hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde
hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak
inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin
alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.
5. İlk
incelemeyi yapanlar, bu noktalardan kanuna aykırılık görmezler veya daire veya
mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi
yapılır.
6.
Yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın
her safhasında 15 nci madde hükmü uygulanır.
İlk
inceleme üzerine verilecek karar:
Madde
15 – 1. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi
mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna
aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin;
a) 3/a
bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların
reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili
olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava
dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine,
b) 3/c,
3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine,
c) 3/f
bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek
açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine,
d) 3/g
bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden
düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde,
ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün
içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin
reddine,
e) 3/b
bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine,
Karar
verilir.
2.
Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye
başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir.
3.
Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi halinde yeni
dilekçeler için ayrıca harç alınmaz.
4. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/7 md.)
İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a
bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve
yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma
tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya
da temyiz yoluna başvurulabilir. (1)
5.
(Ek: 5/4/1990 - 3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin
reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı
takdirde dava reddedilir.
——————————
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “kararın düzeltilmesi veya temyiz yoluna; tek hâkim kararına
karşı ise itiraz yoluna” ibaresi “ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna”
şeklinde değiştirilmiştir.
Tebligat
ve cevap verme:
Madde
16 – 1. Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının
vereceği savunma davacıya tebliğ olunur.
2.
Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da
davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci
savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın
görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir.
3.
Taraflar, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde
cevap verebilirler. Bu süre, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde,
taraflardan birinin isteği üzerine görevli mahkeme kararı ile otuz günü geçmemek
ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir. Sürenin geçmesinden sonra yapılan
uzatma talepleri kabul edilmez.
4.
Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci
dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.)
Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya
diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı
ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın
artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa
tebliğ edilir.
5.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/8 md.) Davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı
veya onaylı örneği idarenin savunması ile birlikte, Danıştay veya ilgili mahkeme
başkanlığına gönderilir.
6.
(Ek: 2/7/2012 - 6352/54 md.)
Danıştayda ilk derece mahkemesi sıfatıyla
görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi taraflara tebliğ
edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini yazılı olarak
bildirebilirler.
Duruşma:
Madde
17 – 1. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/7 md.) Danıştay ile idare ve vergi
mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları
ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam
ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında,
taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.(1) (2)
2.
Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya
ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır. (3)
3.
Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir.
4.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/7 md.) 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara
bağlı olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakim kendiliğinden duruşma yapılmasına
karar verebilir.
5.
Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir.
——————————
(1)
Bu fıkrada yer alan parasal sınır, 8/6/2000 tarihli ve 4577 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle “bir milyar” liraya yükseltilmiş ve metne işlenmiştir.
(2)
2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 55 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan
“birmilyar lirayı” ibareleri “yirmibeşbin Türk Lirasını” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “itirazlarda” ibaresi “istinaflarda” şeklinde değiştirilmiştir.
Duruşmalara ilişkin esaslar:
Madde
18 – 1. Duruşmalar açık olarak yapılır. Genel ahlakın veya kamu güvenliğinin
gerekli kıldığı hallerde, görevli daire veya mahkemenin kararı ile, duruşmanın
bir kısmı veya tamamı gizli olarak yapılır.
2.
Duruşmaları başkan yönetir.
3.
Duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan yalnız biri gelirse
onun açıklamaları dinlenir; hiç biri gelmezse duruşma açılmaz, inceleme evrak
üzerinde yapılır.
4.
Danıştayda görülen davaların duruşmalarında savcının bulunması şarttır. Taraflar
dinlendikten sonra savcı yazılı düşüncesini açıklar. Bundan sonra taraflara son
olarak ne diyecekleri sorulur ve duruşmaya son verilir.
5.
Duruşmalı işlerde savcılar, keşif, bilirkişi incelemesi veya delil tespiti
yapılmasını yahut işlem dosyasının getirtilmesini istedikleri takdirde, bu
istekleri görevli daire veya kurul tarafından kabul edilmezse, işin esası
hakkında ayrıca yazılı olarak düşünce bildirirler.
Duruşmalı işlerde karar verilmesi:
Madde
19 – (Değişik birinci cümle: 10/6/1994 - 4001/9 md.) Duruşma yapıldıktan
sonra en geç onbeş gün içinde karar verilir. Ara kararı verilen hallerde, bu
kararın yerine getirilmesi üzerine, dosyalar öncelikle incelenir.
Dosyaların incelenmesi:
Madde
20 – 1. (Değişik birinci cümle: 18/6/2014-6545/17 md.) Danıştay,
bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları
davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler
belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü
bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu
husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir.
Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere
uzatılabilir.
2.
Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu
durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve
arakararında bu husus ayrıca belirtilir.
3.
Ancak, istenen bilgi ve belgeler Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine
veya Devletin güvenliği ve yüksek menfaatleriyle birlikte yabancı devletlere de
ilişkin ise, Başbakan veya ilgili bakan, gerekçesini bildirmek suretiyle, söz
konusu bilgi ve belgeleri vermeyebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994 - 4001/10 md.)
Verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunmaya göre karar
verilemez.
4.
(Mülga: 10/6/1994 - 4001/10 md.)
5.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi
mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya
ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; (1) diğer
mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit
edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler gözönünde bulundurulmak
suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde
bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri
sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde
sonuçlandırılır. (1)
6.
(Ek: 2/7/2012 - 6352/56 md.)
Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu
incelemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinde heyet halinde görülen davalarda,
birinci fıkrada belirtilen bilgi ve belgelerin istenmesine ve ek süre
verilmesine ilişkin ara kararları daire başkanı, mahkeme başkanı veya dosyanın
havale edildiği üye tarafından da verilebilir. (2)
——————————
(1)
Bu fıkrada yer alan "...Başkanlık Kurulunca" ibaresi, 10/6/1994 tarih ve 4001
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2)
20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“İdare” ibaresi “Bölge idare mahkemelerindeki istinaf kanun yolu incelemeleri
ile idare” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya “ara kararları” ibaresinden sonra
gelmek üzere “daire başkanı” ibaresi eklenmiştir.
İvedi yargılama usulü:
Madde 20/A- (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.)
1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan
işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:
a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale
işlemleri.
b) Acele kamulaştırma işlemleri.
c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları.
d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi
Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri.
e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu
uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu
alınan kararlar.
f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski
Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Bakanlar
Kurulu kararları.
2. İvedi yargılama usulünde:
a) Dava açma süresi otuz gündür.
b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri
uygulanmaz.
c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava
dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden
itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş
gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle
dosya tekemmül etmiş sayılır.
e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin
olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en
geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi
incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve
tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan
hükümleri kıyasen uygulanır.
ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on
beş gündür.
i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme
sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz
sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi
yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi
hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar
verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı
bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine
verilen kararlar kesindir.
j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara
bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır.
Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama
usulü:
Madde 20/B- (Ek: 10/9/2014-6552/96 md.)
1. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve
Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara
ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin
yargılama usulünde:
a) Dava açma süresi on gündür.
b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri
uygulanmaz.
c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava
dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
ç) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden
itibaren üç gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç gün
uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya
tekemmül etmiş sayılır.
d) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin
olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
e) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en
geç on beş gün içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi
incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
f) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ
tarihinden itibaren beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
g) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve
tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan
hükümleri kıyasen uygulanır.
ğ) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi beş
gündür.
h) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme
sonunda, maddi vakalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz
sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi
yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi
hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar
verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı
bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine
verilen kararlar kesindir.
ı) Temyiz istemi en geç on beş gün içinde karara
bağlanır. Karar en geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
2. Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve
Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara
ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalarda verilen
yürütmenin durdurulması ve iptal kararları, söz konusu sınava katılan kişilerin
lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır.
Sonradan ibraz olunan belgeler:
Madde
21 – Dilekçeler ve savunmalarla birlikte verilmeyen belgeler, bunların
vaktinde ibraz edilmelerine imkan bulunmadığına mahkemece kanaat getirilirse,
kabul ve diğer tarafa tebliğ edilir. Bu belgeler duruşmada ibraz edilir ve diğer
taraf cevabını hemen verebileceğini beyan eder veya cevap vermeye lüzum
görmezse, ayrıca tebliğ edilmez.
Davaların karara bağlanması:
Madde
22 – 1. Konular aydınlandığında meseleler sırasıyla oya konulur ve karara
bağlanır.
2. 15
nci maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usullerine ilişkin
meselelerde azınlıkta kalanlar işin esası hakkında da oylarını kullanırlar.
Azınlıkta kalanların görüşleri, kararların altına yazılır.
Tutanaklar:
Madde
23 – Her dava dosyası için görüşmelere katılan başkan ve üyelerin,
Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve
soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın
neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenlenir.
Bu tutanaklar görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanır ve
dosyalarında saklanır.
Kararlarda bulunacak hususlar:
Madde
24 – Kararlarda:
a)
Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut
unvanları ve adresleri,
b)
Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem
sonucu ile davalının savunmasının özeti,
c)
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/11 md.) Danıştayda görülen davalarda tetkik
hakimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri,
d)
Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan
taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları,
e)
Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm:tazminat davalarında
hükmedilen tazminatın miktarı,
f)
Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği,
g)
Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği,
h)
Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve
imzaları ve varsa karşı oyları,
ı)
Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas ve karar numarası,
Belirtilir.
Kararların saklanması ve tebliği:
Madde
25 – Kararın mahkeme başkanı ve üyeleri veya hakimi tarafından imzalı
asıllarından biri, karar dosyasına, diğeri de dava dosyasına konur; mahkeme
mührü ve başkan yahut hakim, Danıştayda daire veya kurul başkanı veya
görevlendireceği bir üye imzasıyla tasdikli birer örneği de taraflara tebliğ
edilir.
Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik:
Madde
26 – 1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik
veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin
başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin
mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına
ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş
ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
2 Yalnız
öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
3.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/9 md.) Davacının gösterdiği adrese tebligat
yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden
kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres
bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın
açılmamış sayılmasına karar verilir.
4.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/9 md.) Dosyaların işlemden kaldırılmasına ve
davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar diğer tarafa tebliğ edilir.
Yürütmenin durdurulması(1)
Madde
27 – (Değişik: 10/6/1994 - 4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari
mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.
2.
(Değişik: 2/7/2012 - 6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari
işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve
idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten
sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma
alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın
da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu
görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan
değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler,
uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz.Yürütmenin
durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı
olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız
zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün
iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin
durdurulması kararı verilemez.
3.
(Ek: 2/7/2012 - 6352/57 md.)
Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin
durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması
alınmaksızın istem reddedilebilir.
——————————
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile bu maddenin
(2) numaralı fıkrası değiştirilmiş, maddeye (2) numaralı fıkradan sonra gelmek
üzere (3) numaralı fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül
ettirilmiştir.
4. Vergi
mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen
vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve
cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26
ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında
tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme
konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle
tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar,tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar
hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir.
5.
Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler
kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.
6.
Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun
gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin
olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire,
mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan
kimselerden teminat alınmaz.
7.
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava
dairelerince verilmişse konusuna göre İdari
veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi
kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi
mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı
bölge idare mahkemesine (…) (1) kararın tebliğini izleyen günden
itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz
edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar
vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
——————————
(1) 1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı
Kanunun 13 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, çalışmaya ara verme süresi
içinde ise idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın
nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hâkimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye,”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava
dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır.
9.
(Ek: 2/7/2012 - 6352/57 md.)
Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar
onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır.
10.
(Ek: 2/7/2012 - 6352/57 md.)
Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin
durdurulması isteminde bulunulamaz.
Kararların sonuçları: (1)(2)
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13
md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa
ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare,
gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre
hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
(İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.:
2013/90 sayılı Kararı ile.)(…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik
üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa
Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı
Kararı ile.) (…)(1) (İptal dördüncü cümle: Anayasa
Mahkemesi’nin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı
ile.) (2) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…) (1)
ancak disiplin hükümleri saklıdır. (1)
2. (Değişik: 2/7/2012 - 6352/58 md.)
Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen
miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri,
davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap
numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve
esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme
yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve
vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde
bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve
manevi tazminat davası açılabilir.
4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.)
Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi
hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.
5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme
kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi,
resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili
idarece mükellefe bildirilir.
6. (Değişik: 2/7/2012 - 6352/58 md.)
Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme
tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi
oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile
banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için
faiz işlemez.
Açıklama:
Madde 29 – 1. Danıştay, bölge idare
mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar yeterince açık
değilse, yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa, taraflardan her
biri kararın açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
——————————
(1) Bu maddenin birinci fıkrasının
üçüncü cümlesinin “23/4/1981 tarihli ve 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı
Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanuna ekli (1) ve (2) sayılı cetvellerde
gösterilen unvanları taşıyan görevler ile farklı atama usullerine tabi olsalar
dâhi daire başkanı ve üstü görevlere, sivil memurlar hariç kolluk
teşkilatlarının kadrolarına; açıktan, naklen veya vekâleten yapılan atama ve bu
görevlerden alınma, bu görevlerle ilgili yer değiştirme, görev ve unvan
değişikliği işlemleri hakkında verilen mahkeme kararlarının gereği, ilgilinin
kazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanması suretiyle iki
yıl içinde yerine getirilir.” bölümü, aynı fıkranın dördüncü cümlesi ve son
cümlesinin “Bu fıkranın üçüncü cümlesinde belirtilen işlemlerle ilgili mahkeme
kararlarının yerine getirilmemesi ceza soruşturması ve kovuşturmasına konu
edilemez;” bölümü; 1/1/2015 tarihli ve 29223 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Anayasa Mahkemesi’nin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı
Kararı ile iptal edilmiştir.
(2) 8/1/2016 tarihli ve 29587 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.:
2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile bu maddenin birinci fıkrasının üçüncü ve
dördüncü cümleleri iptal edilmiştir.
2.
Açıklama dilekçeleri karşı taraf sayısından bir nüsha fazla verilir.
3.
Kararı vermiş olan daire veya mahkeme işi inceler ve gerek görürse dilekçenin
bir örneğini, belirleyeceği süre içinde cevap vermek üzere, karşı tarafa tebliğ
eder, cevap iki nüsha olarak verilir. Bunlardan biri, açıklama veya aykırılığın
kaldırılmasını isteyen tarafa gönderilir.
4.
Görevli daire veya mahkemenin bu husustaki kararı, taraflara tebliğ olunur.
5.
Açıklama veya aykırılığın kaldırılması, kararın yerine getirilmesine kadar
istenebilir.
Yanlışlıkların düzeltilmesi:
Madde
30 – 1. İki tarafın adı ve soyadı ile sıfatı ve iddiaları sonucuna ilişkin
yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıklarının düzeltilmesi de
istenebilir.
2. 29
uncu maddenin son fıkrası dışında kalan hükümleri, bu istekler hakkında da
uygulanır.
3.
Yanlışlıkların düzeltilmesine karar verilirse, düzeltme ilamın altına yazılır.
Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller:
Madde
31 – 1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan
memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın
ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava,
bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım
hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını
bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990 - 3622/11
md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…) (2)
Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle:
3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından
hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve
12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri
uygulanır. (1)(2)
2. Bu
Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta
bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi
Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
İKİNCİ
BÖLÜM
İdari
Davalarda Yetki ve Bağlantı ile
Görevsizlik ve Yetkisizlik Hallerinde Yapılacak İşlemler
İdari
davalarda genel yetki:
Madde
32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel
kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili
idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari
merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
2. Bu
Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle :
10/6/1994-4001/15 md.) (…)
Kamu
görevlileri ile ilgili davalarda yetki:
Madde
33 – 1. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/12 md.) Kamu görevlilerinin
atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin
yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir.
——————————
(1) 2/7/2012 tarihli 6352 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile bu fıkrada
yer alan “işlemlerde” ibaresi “işlemler ile elektronik işlemlerde” şeklinde
değiştirilmiştir.
(2)
3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“ve bilirkişi seçimi” ibaresi metinden çıkarılmıştır.
2. Kamu
görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden
uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son
görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
3.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin
kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil,
intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu
organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla
ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare
mahkemesidir.
4. (Ek: 2/7/2012- 6352/60 md.) Özel
kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal
haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı
açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme,
hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı
olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer
idare mahkemesidir.
Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:(1)
Madde
34 – (Değişik: 10/6/1994 - 4001/16 md.)
1. İmar,
kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla
ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu
mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu
yer idare mahkemesidir.
2. Köy,
belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin
davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy,
belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.
Taşınır
mallara ilişkin davalarda yetki:
Madde 35
– (Değişik: 5/4/1990 - 3622/13 md.)
Taşınır
mallara ilişkin davalarda yetkili mahkeme, taşınır malın bulunduğu yer idare
mahkemesidir.
Tam
yargı davalarında yetki:
Madde
36 – İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında
yetkili mahkeme, sırasıyla:
a)
Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili,
b)
Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir
eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer,
c) Diğer
hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer.
İdari
mahkemesidir.
Vergi
uyuşmazlıklarında yetki:
Madde
37 – Bu Kanununa göre vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme:
a)
Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk
ettiren, zam ve cezaları kesen,
b)
(Ek : 10/6/1994 - 4001/17 md.) Gümrük Kanununa göre alınması gereken
vergilerle Vergi Usul Kanunu ğereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme
taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren,
——————————
(1)
Madde başlığı, 10/6/1994 tarih ve 4001 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
c) Amme
Alacaklarının Tahsil Usulu Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen,(1)
d) Diğer
uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan,(1)
Dairenin
bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.
Bağlantılı davalar:
Madde
38 – 1. (Ek: 10/6/1994 - 4001/18 md.) Aynı maddi veya hukuki sebepten
doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm,diğerini etkileyecek nitelikte olan
davalar bağlantılı davalardır.
2. İdare
mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştaya veya birden fazla idare veya vergi
mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan
birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.
3.
Bağlantılı davalardan birinin Danıştayda bulunması halinde dava dosyası
Danıştaya gönderilir.
4.
Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki
mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştaya gönderilir.
5.
Bağlantılı davalar aynı bölge idare mahkemesinin yargı çerçevesindeki
mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar o yer bölge idare mahkemesine
gönderilir.(2)
Bağlantının Danıştayca incelenmesi:
Madde
39 – 1. Danıştayın dava konusu uyuşmazlığı incelemeye yetkili dairesi,
bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve ivedilikle inceler ve karar verir.
2.
Danıştay bağlantının bulunduğuna karar verdiği takdirde:
a)
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/14 md.) Davalardan biri Danıştayda açılmış ve
çözümlenmesi Danıştayın görevine dahil bir uyuşmazlıkla ilgili ise, davaların
tümü Danıştayda görülür ve durum ilgili mahkemelere ve taraflara bildirilir.
b)
Davaların çözümlenmesi, ayrı bölge idare mahkemesinin yargı çevresindeki idare
veya vergi mahkemelerinin görevlerine giren uyuşmazlıklarla ilgili ise
Danıştayın ilgili dairesi yetkili mahkemeyi kararında belirtir ve dosyaları bu
mahkemeye göndererek diğer mahkemeye veya mahkemelere durumu bildirir. Yetkili
mahkeme de durumu ilgililere duyurur.
c)
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/19 md.) Danıştayca verilen karar bağlantı
bulunmadığı yolunda ise, dosyalar İlgili mahkemelere geri gönderilir.
Bağlantının Bölge İdare Mahkemesince incelenmesi:
Madde
40 – 1.Bölge idare mahkemesi bağlantılı dava dosyalarını öncelikle ve
ivedilikle inceler ve kararını verir. Bölge idare mahkemesince verilen karar,
bağlantının bulunduğu yolunda ise, yetkili mahkeme kararda belirtilmek suretiyle
dosyalar yetkili mahkemeye gönderilir. Durum ayrıca diğer mahkemeye de
duyurulur. Yetkili kılınan mahkeme durumu ilgililere bildirir.
2. Bölge
idare mahkemesince verilen karar bağlantı olmadığı yolunda ise, dosyalar ilgili
mahkemelere geri gönderilir.
——————————
(1)
Bu maddedeki mevcut (b) ve (c) bentleri, 10/6/1994 tarih ve 4001 sayılı Ka nunun
17 nci maddesiyle (c) ve (d) olarak değiştirilmiştir.
(2)
Bu maddedeki mevcut (1), (2), (3) ve (4) olan fıkra numaraları, 10/6/1994 tarih
ve 4001 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle,(2), (3), (4) ve (5) olarak
değiştirilmiştir.
Bağlantının mahkemelerce kabul edilmemesi:
Madde
41 – Bağlantı iddiaları mahkemelerce kabul edilmediği takdirde, bu hususta
verilen ara kararı taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğ tarihini izleyen
onbeş gün içerisinde, aynı yargı çevresindeki mahkemeler için o yer bölge idare
mahkemesine, 38 nci maddenin 2 ve 3 ncü fıkrasındaki durumlarla ilgili davalar
için Danıştaya başvuruda bulunabilirler. Başvuru üzerine bölge idare mahkemesi
veya Danıştay görevli dairesince durum, yukarıdaki maddelerde yazılı usullere
göre incelenerek karara bağlanır.
Bağlantılı davalarla ilgili diğer esaslar:
Madde
42 – 1. Bağlantının varlığı yolunda idare ve vergi mahkemelerince veya bu
konuda yapılacak itiraz üzerine bölge idare mahkemesi veya Danıştayca bağlantı
hakkında karar verilinceye kadar usuli işlemler durur.
2.
Bağlantıya ilişkin işlemler sonuçlandırıldıktan sonra bu davalara bakmakla
yetkili kılınan mahkeme veya Danıştay, davalara bırakıldığı yerden devam eder.
3.
Bağlantının bulunup bulunmadığı yolundaki bölge idare mahkemesi ve Danıştay
kararları kesindir.
Görevsizlik ve yetkisizlik hallerinde yapılacak işlem:
Madde
43 – 1. İdare ve vergi mahkemeleri, idari yargının görev alanına giren bir
davada görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle davanın reddine karar verirlerse
dosyayı Danıştaya veya görevli ve yetkili idare veya vergi mahkemesine
gönderirler.
a)
Görevsizlik sebebiyle gönderilen dosyalarda Danıştay, davayı görevi içinde
görmezse dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
b)
Görevsizlik veya yetkisizlik sebebiyle dosyanın gönderildiği mahkeme kendisini
görevsiz veya yetkisiz gördüğu takdirde, söz konusu mahkeme ile ilk görevsizlik
veya yetkisizlik kararını veren mahkeme aynı bölge idare mahkemesinin yargı
çevresinde ise, uyuşmazlık bölge idare mahkemesince, aksi halde Danıştayca
çözümlenir.
2. Görev
ve yetki uyuşmazlıklarında Danıştay ve bölge idare mahkemesince verilen kararlar
ilgili mahkemelere bildirilir ve bu husus taraflara tebliğ olunur.
3.
Danıştay ve bölge idare mahkemesince görev ve yetki uyuşmazlıkları ile ilgili
olarak verilen kararlar kesindir.
4. Bu
madde hükümleri gereğince verilen kararlar ile görevli ve yetkili kılınan
mahkemeye yeniden dava açılması halinde harç alınmaz.
5.
(Mülga: 5/4/1990 - 3622/27 md.)
Merci
tayini:
Madde
44 – 1. Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki bir engel
çıktığı veya iki mahkemenin yargı çevresi sınırlarında tereddüt edildiği veya
iki mahkemenin de aynı davaya bakmaya yetkili olduklarına karar verdikleri
hallerde dava dosyaları, tarafların veya mahkemelerin istemi üzerine merci
tayini için:
a)
Uyuşmazlığın aynı yargı çevresindeki mahkeme veya mahkemeler arasında çıkması
halinde, o yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine,
b) Sair
hallerde Danıştaya,
Gönderilir.
2.
Danıştay ve bölge idare mahkemesi görevli ve yetkili mahkemeyi kararlaştırır.
3.
Danıştay ve bölge idare mahkemesinin bu konuda vereceği kararlar kesindir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kararlara
Karşı Başvuru Yolları
İstinaf: (1)(2)
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.)
1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına
karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin
bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden
itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin
Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere
karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen
kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (2)
2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine
tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu
başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar
bölge idare mahkemesine gönderilir.
3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme
sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun
reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise
gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi
kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk
derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare
mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında
ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da
vergi mahkemesi istinabe olunabilir.
İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine
getirir.
5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine
verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya
görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim
tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk
derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye
gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye
göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6
md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte
kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün
içinde tebliğe çıkarılır.
7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren
ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare
mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.
8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda
istinaf yoluna başvurulamaz.
Temyiz:
Madde
46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.)
Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile
bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar,
başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden
itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal
davaları.
——————————
(1) Bu madde başlığı “İtiraz:” iken,
18/4/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
(2) 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “aksine hüküm
bulunsa” ibaresi “farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa” şeklinde
değiştirilmiştir.
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi
davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar.
c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya
öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal
davaları.
d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz
veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal
davaları.
e) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen
atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu
görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan
iptal davaları.
f) İmar planları, parselasyon işlemlerinden
kaynaklanan davalar.
g) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu
ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar
ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan
davalar.
h) Maden, taşocakları, orman, jeotermal
kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin
işlemlere karşı açılan davalar.
ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir
meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan
sınavlar hakkında açılan davalar.
i) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina,
iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı
tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan
davalar.
j) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım
ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında
Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile
Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji
Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.
k) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest
Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
l) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma
ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar.
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar
tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara
karşı açılan davalar.
Temyiz edilemeyecek kararlar:
Madde
47 – (Mülga: 18/6/2014-6545/103 md.)
Temyiz dilekçesi:
Madde
48 – (Değişik: 5/4/1990 - 3622/17 md.)
1.
Temyiz istemleri Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile yapılır.
2.
Temyiz dilekçelerinin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gereklidir,
düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı
veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede
eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay
veya bölge idare mahkemesince karar verilir. (1)
3.
Temyiz dilekçeleri, ilgisine göre kararı veren bölge idare mahkemesine,
Danıştaya veya 4 üncü maddede belirtilen mercilere verilir ve kararı veren bölge
idare mahkemesi veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ
tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir. Cevap veren, kararı süresinde
temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçesinde, temyiz isteminde
bulunabilir. Bu takdirde bu dilekçeler temyiz dilekçesi yerine geçer. (2)
4.
(Değişik:10/6/1994-4001/21 md.) Kararı veren Danıştay veya bölge idare
mahkemesi, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyayı
dizi listesine bağlı olarak, Danıştaya veya Kurula gönderir. (3)
5.
Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri, karşı tarafa tebliğ
edilmeden dosya ile birlikte, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar
verilmek üzere kararı veren bölge idare mahkemesince Danıştay Başkanlığına,
Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, görevli dairece
konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna gönderilir. Danıştayda
görevli daire veya kurul tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında
karar verildikten sonra tebligat bu daire veya kurulca yapılarak dosya tekemmül
ettirilir. (4)
6.
Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş
olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre
içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu
temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler
tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına
karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar
hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar
verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen
temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ
tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
(5)
——————————
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “mahkemece” ibareleri “bölge idare mahkemesince” şeklinde
değiştirilmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “mahkemeye” ibaresi “bölge idare mahkemesine”, “mahkeme”
ibaresi “bölge idare mahkemesi” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “mahkeme” ibaresi “bölge idare mahkemesi” şeklinde
değiştirilmiştir.
(4) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “mahkemece” ibaresi “bölge idare mahkemesince” şeklinde
değiştirilmiştir.
(5) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle, bu
fıkranın birinci cümlesinde yer alan “mahkeme veya Danıştay daire başkanı”
ibaresi “merci” ve “onbeş” ibaresi “yedi” şeklinde; ikinci cümlesinde yer alan
“mahkeme, ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesi” ibaresi
“ilgili merci” şeklinde; üçüncü cümlesinde yer alan “mahkeme, ilk derece
mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesi” ibaresi “merci” şeklinde;
dördüncü cümlesinde yer alan “Mahkemenin veya Danıştay dairesinin” ibaresi
“İlgili merciin” şeklinde değiştirilmiş aynı fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan
“yapılması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kesin bir karar hakkında
olması” ibaresi eklenmiştir.
7.
(Ek: 10/6/1994 - 4001/21md.; Değişik: 18/6/2014-6545/21 md.) Temyiz
dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3
üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde
yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6
ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili
dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.
Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar:
(1)
Madde
49 – (Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.)
1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın
sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya
eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç
duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar
varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış
olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı
etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması,
sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen
bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak
baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde
hükümleri kıyasen uygulanır.
5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara
katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.
Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem (2)
Madde 50
– (Değişik: 18/6/2014-6545/23 md.)
1. Temyiz incelemesi sonucunda verilen karar,
dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderilir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/7
md.) Ancak Danıştay ilgili dairesinin
onamaya ilişkin kararları, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece
mahkemesine, kararın bir örneği de bölge idare mahkemesine gönderilir.
Bu kararlar, dosyanın geldiği tarihten itibaren
yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır. (2)
2. Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma
kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik
işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir.
3. Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen
bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.
4. Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde,
bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.
5. Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak
kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre
Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır.
Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması
zorunludur.
——————————
(1) Bu madde başlığı “Kararın bozulması:” iken, 18/6/2014 tarihli ve 6545
sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı
Kanunun 7 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “karar”
ibaresi “kararlar” şeklinde değiştirilmiştir.
Kanun yararına temyiz: (1)(2)
Madde 51 –
1.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/20 md.) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare
mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz
incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından
yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların
göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına
temyiz olunabilir. (2)
2.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/20 md.) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde
karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci
kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. (2)
3. Bozma
kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete'de yayımlanır.
Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması: (3)(4)
Madde
52 – 1. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/21 md.) Temyiz veya istinaf yoluna
başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini
durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin
durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu
veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar
verilebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994 - 4001/22 md.) Davanın reddine ilişkin
kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu
işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27 nci maddede
öngörülen koşulun varlığına bağlıdır. (3)
2. İptal
davalarında teminat istenmeyebilir.
3.
İdareden ve adli yardımdan yararlaranlardan teminat alınmaz.
4. (Ek: 20/7/2017-7035/8 md.) Temyiz ve
istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen
kararlar kesindir. (4)
5.
Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur. (4)
Yargılamanın yenilenmesi:
Madde
53 – 1. (Değişik birinci cümle: 5/4/1990 - 3622/22 md.) Danıştay ile bölge
idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı
sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.
a)
Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden
doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele
geçirilmiş olması,
——————————
(1) Bu madde başlığı “Kanun yararına bozma:” iken, 18/6/2014 tarihli ve
6545 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, bu
maddenin birinci fıkrasında yer alan “Bölge idare mahkemesi kararları ile idare
ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip”
ibaresi “İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak
verdiği kararlar ile istinaf veya” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan
“mahkeme veya Danıştay” ibaresi “merci” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 25 inci maddesiyle, bu
maddenin başlığında yer alan “itiraz” ibaresi “istinaf” şeklinde; birinci
fıkrasında yer alan “itiraz yoluna” ibaresi “istinaf yoluna” şeklinde; “itirazı”
ibaresi “istinaf başvurusunu” şeklinde ve son cümlesinde yer alan “kararların
temyizi” ibaresi “kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması”
şeklinde değiştirilmiştir.
(4) 20/7/2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle, bu maddeye
üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere dördüncü fıkra eklenmiş ve mevcut dördüncü
fıkra beşinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
b) Karara
esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme
veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm
karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin
karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c)
Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla
bozularak ortadan kalkması,
d)
Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla
belirlenmesi,
e) Lehine
karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil
veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış
bulunması,
g)
Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş
olması,
h)
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/23 md.) Tarafları,konusu ve sebebi aynı olan bir
dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden
olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme
tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
ı) (Ek: 15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün,
İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki
protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin
kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.
2.
Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara
bağlanır.
3.
(Değişik birinci cümle: 15/7/2003-4928/6 md.)Yargılamanın yenilenmesi
süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1)
numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış
gündür. Bu süreler,dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği
tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır.(1)
Kararın
düzeltilmesi:
Madde
54 – (Mülga: 18/6/2014-6545/103 md.)
——————————
(1) 3 numaralı fıkra, 10/6/1994 tarihli ve 4001
sayılı Kanunun 23 üncü maddesi hükmüdür.
Yargılamanın yenilenmesi usulü: (1)
Madde
55 – 1. İsteğin ilişkin olduğu konu, diğer bir daire veya mahkemenin
görevine girmiş ise karar bu daire veya mahkemece verilir.
2. Karşı
tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler
varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir.
3.
(Değişik: 10/6/1994-4001/25 md.) Yargılamanın yenilenmesi (…)(1)
istemleri,kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar
verilir. (1)
4.
Yargılamanın yenilenmesi (…)(1) istemlerinde duruşma yapılması,
görevli daire veya mahkemenin kararına bağlıdır. (1)
5. Bu madde ile 53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın
yenilenmesinde (…) (1) bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır. (1)
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Çeşitli
Hükümler
Danıştayda çekinme ve ret:
Madde
56 – 1. Davaya bakmakta olan dava dairesi başkan ve üyelerinin çekinme veya
reddi halinde, bunlar hariç tutulmak suretiyle, o daire kurulu tamamlanarak, bu
husus incelenir, çekinme veya ret istemi yerinde görülürse işin esası hakkında
da bu kurulca karar verilir.
2.
Çekinen veya reddedilenler ikiden fazla ise bu husustaki istem, idari dava
dairesi başkan ve üyeleri için İdari Dava Daireleri Kurulunda, vergi dava
dairesi başkan ve üyeleri için Vergi Dava Daireleri Kurulunda incelenir. Çekinen
veya reddedilen başkan ve üyeler bu kurullara katılamazlar. Üye noksanı diğer
dava dairelerinden tamamlanır. Bu kurullarca çekinme veya ret istemi kabul
edildiği takdirde davanın esası hakkında da bu kurullarca karar verilir.
3. İdari
Dava Daireleri Kurulu ile Vergi Dava Daireleri Kurulu başkan ve üyelerinden bir
kısmının davaya bakmaktan çekinmesi veya reddi halinde noksan üyelikler diğer
dava dairelerinden tamamlanır.
4. İdari
ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının toplanmasına engel olacak sayıda ret
istemlerinde bulunulamaz ve çekinilemez.
5.
Danıştay Tetkik hakimleri ve savcıları sebeplerini bildirerek çekinebilecekleri
gibi taraflarca da reddedilebilirler. Bunlar hakkındaki çekinme veya ret
istemleri davaya bakmakla görevli daire tarafından incelenerek karara bağlanır.
——————————
(1)
Bu madde başlığı “Yargılamanın yenilenmesine ve kararın düzeltilmesine ilişkin
özel hükümler:” iken, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle
metne işlendiği şekilde, aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan “53, 54 ve
bu” ibaresi “Bu madde ile 53 üncü” şeklinde değiştirilmiş; üçüncü ve dördüncü
fıkralarında yer alan “ve kararın düzeltilmesi” ibareleri ile beşinci fıkrasında
yer alan “ve kararın düzeltilmesinde” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Mahkemelerde çekinme ve ret:
Madde
57 – 1. Tek hakimle görülen davalarda hakimin reddi istemi, reddedilen
hakimin katılmadığı idare veya vergi mahkemesince incelenir.
2.
İtiraz üzerine veya doğrudan davaya bakmakta olan bölge idare mahkemesi ile
idare ve vergi mahkemesi başkan ve üyelerinin reddi istemi, reddedilen başkan ve
üyenin katılmadığı bölge idare, idare ve vergi mahkemesince incelenir.
3. İdare
ve vergi mahkemelerinde reddedilen başkan ve üye birden çok ise istem bölge
idare mahkemesince incelenir. Bölge idare mahkemelerinde reddedilen başkan veya
üye birden çok ise istem Danıştayca incelenir.
4.
Danıştayca ve bu mahkemelerce ret istemleri yerinde görülürse için esası
hakkında da karar verilir.
5.
Davaya bakmaktan çekinme halinde diğer bir hakimin görevledirilmesi ile
mahkemenin noksan üyesinin tamamlanması veya görevli mahkemenin belirlenmesinde
yukarıdaki hükümler uygulanır.
İdari
davalarda delillerin tespiti:
Madde
58 – 1. Taraflar, idari dava açtıktan sonra bu davalara ilişkin delillerin
tespitini ancak davaya bakan Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinden
isteyebilirler.
2.
Davaya bakan Danıştay, İdare ve Vergi Mahkemeleri istemi uygun gördüğü takdirde
üyelerden birini bu işle görevlendirebileceği gibi, tespitin mahalli idari veya
adli yargı mercilerince yaptırılmasına da karar verebilir.
3.
Delillerin tespiti istemi, ivedilikle karara bağlanır.
Yol
giderleri, tazminat ve gündelikler:
Madde
59 – 1. Danıştay meslek mensupları ile Danıştayda görevli idari yargı hakim
ve savcılarından keşif, bilirkişi incelemesi veya delillerin tespiti için
görevlendirilenlere gerçek yol giderleri ile görevde geçen günler için net aylık
tutarlarının otuzda biri oranında gündelik verilir. Bu gündelikler, zorunlu
giderleri karşılamazsa, aradaki fark belgelere dayalı olmak şartı ile ayrıca
ödenir. Ancak, bu suretle yapılacak ödemeler, gündeliklerin yüzde ellisini
geçemez.
2.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/26 md.) Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri
hakimleri ile diğer görevlilerin yol giderleri ve tazminatları hakkında 3717
sayılı Adli Personel ile Devlet Davalarını Takip edenlere Yol Giderleri ve
Tazminat Verilmesi ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun Bir Maddesinin Yürürlükten
Kaldırılması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Tebliğ
işleri ve ücretler:
Madde
60 – (Değişik: 5/4/1990 - 3622/24 md.)
Danıştay
ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işleri,
Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Bu suretle yapılacak tebliğlere ait
ücretler ilgililer tarafından peşin olarak ödenir.
Çalışmaya ara verme:
Madde
61 –
1.
(Değişik: 5/4/1990 - 3622/25 md.) (Değişik birinci cümle: 8/8/2011-KHK-650/11
md.; İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.:
2012/108 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme birinci cümle: 27/6/2013-6494/18
md. )
Bölge
idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi
temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Ancak, yargı çevresine
dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan ve
sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan yerlerdeki idari yargı
mercileri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Bu mahkemeler, 62 nci
maddedeki sınırlamaya tabi olmaksızın görevlerine devam ederler. (1)
2.
(Değişik: 1/7/2016 - 6723/14 md.) Çalışmaya ara verme süresi içinde; bölge
idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca, birden fazla idari yargı mercii olan yerlerde idare veya vergi
mahkemeleri başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeteri kadar hâkimin
katıldığı bir nöbetçi mahkeme kurulur. Bölge idare mahkemeleri için ise bölge
idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunca, tüm daire başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeterli
sayıda nöbetçi daire kurulur.
3.
(Değişik: 10/6/1994 - 4001/27 md.) Çalışmaya ara vermeden yararlanamayanlar
ve nöbetçi kalanların yıllık izin hakları saklıdır.
Nöbetçi
mahkemenin görevleri:
Madde
62 – Nöbetçi mahkeme çalışmaya ara verme süresi içinde aşağıda yazılı işleri
görür:
a)
Yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler,
b)
Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler.
Kaldırılan hükümler:
Madde
63 – Vergi Usul Kanununun Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin 379 ila 412 nci
madde hükümleri, bu Kanunla kurulan vergi mahkemelerinin göreve başladıkları
tarihte yürürlükten kalkar.
Ek
Madde 1 – (Ek: 5/4/1990 - 3622/26 md.; Değişik : 8/6/2000 - 4577/9 md.)
Bu
Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak
üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi
Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca
her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle
uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları
dikkate alınmaz. (2)
Ek
Madde 2 – (Ek: 5/4/1990 - 3622/26 md.)
Belediyeler ile il özel idarelerinin seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını
kaybetmelerine ilişkin olarak yetkili mercilerden Danıştaya gönderilen dosyalar;
belediye başkanlarının düşmesi istemine dair ise belediye başkanlarının,
belediye meclislerinin veya il genel meclislerinin feshi istemine ilişkin ise
meclis başkanvekilinin savunması onbeş gün içinde alındıktan sonra veya bu süre
içerisinde savunma verilmediği takdirde sürenin bittiği tarihte tekemmül etmiş
sayılır ve kanunlarda gösterilen karar süreleri bu tarihten itibaren işlemeye
başlar. Karar dosya üzerinden verilir.
——————————
(1) 1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkranın ikinci cümlesinde yer alan “idare ve
vergi mahkemeleri” ibaresi “ve sadece bir idare veya bir vergi mahkemesi bulunan
yerlerdeki idari yargı mercileri” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “Kanunun 17 nci maddesindeki” ibaresi “Kanunda öngörülen”
şeklinde ve “onmilyon lirayı” ibaresi “bin Türk lirasını” şeklinde
değiştirilmiştir.
Bu
kararlara karşı tebliğini izleyen günden itibaren onbeş gün içerisinde İdari
Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz bir ay içerisinde
sonuçlandırılır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
Ek Madde
3 – (Ek: 5/4/1990 - 3622/26 md.; İptal: Ana.Mah.'nin 1/10/1991 tarih ve E.
1990/40, K. 1991/33 sayılı kararıyla)
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun uygulanmasında, 27/10/1980 tarih ve 2324 sayılı
Anayasa Düzeni Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
Geçici Madde 2 – Yeni Anayasa yürürlüğe girinceye ve Sayıştayla ilgili yasal
bir düzenleme yapılıncaya kadar, Sayıştayın yargı kararlarına karşı açılan
davalar, idari yargı mercilerinin denetimi dışındadır.
Geçici Madde 3 – (Ek: 23/7/1995 - 4124/1 md.;Mülga: 14/7/2004 – 5219/11 md.)
Geçici Madde 4 – (Ek: 8/6/2000 - 4577/11 md.)
Bu
Kanunun 45 inci maddesinin değişik (1) numaralı fıkrasında yazılı
uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen nihaî kararlardan, değişikliğin yürürlüğe
girdiği tarihten önce verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine
kararı bozulan mahkemece verilen kararlar, Danıştayda temyiz edilebilir.
Geçici Madde 5- (Ek: 15/7/2003-4928/7 md.)
(İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin
20/5/2010 tarihli ve E.: 2009/34, K.: 2010/72 sayılı Kararı ile.) Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmiş olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararlarına ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemleri, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılır.
Geçici Madde
6 –
(Ek: 2/7/2012-6352/62 md.)
1. Bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde
evrak büroları oluşturuluncaya kadar dilekçeler mahkeme başkanı veya hâkim
tarafından havale edilmeye devam olunur.
2. Bu Kanunun 45 inci maddesinin (1) numaralı
fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince
verilen nihaî kararlardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce
verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece
verilen kararlar, Danıştayda temyiz edilebilir.
Geçici Madde
7 –
(Ek: 11/4/2013-6459/5 md.)
1. Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16
ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil,
yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.
Geçici Madde 8
– (Ek: 18/6/2014-6545/27 md.)
1. İvedi
yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda
kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla
değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta
göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu
tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte
bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır. (1)
2. Bölge idare mahkemelerinin faaliyete geçme
tarihine kadar idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara yapılan
itirazlarda bu Kanunla düzenlenen istinaf kanun yolu için öngörülen harçlar
alınır.
3.
(Ek: 27/3/2015-6637/19 md.) İvedi
yargılama usulüne ilişkin olmak üzere, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra on beş gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulmadığı
için temyiz talebi reddedilen kararlara karşı, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun
yayımı tarihinden itibaren on beş gün, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı
tarihinden önce aynı gerekçeyle temyiz talebi reddedilmekle birlikte bu fıkrayı
ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlara karşı da bu
kararların tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde yeniden temyiz yoluna
başvurulabilir.
——————————
(1) 6637 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesiyle bu fıkrada yer alan “Bu
Kanunla idari yargıda” ibaresi “İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu
Kanunla idari yargıda” şeklinde değiştirilmiştir.
Yürürlük:
Madde
64 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme:
Madde
65 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
t
6/1/1982 TARİHLİ VE 2577 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:
1 –
5/4/1990 tarihli ve 3622 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:
Geçici Madde – a) Bu Kanunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26
ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında değişiklik yapan hükmündeki bir yıllık süre,
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
b) Bu
Kanunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 33 ve 35 inci maddelerinde
değişiklik yapan hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu maddelere göre
açılmış olan davalar, aynı mahkemece sonuçlandırılır.
c) Bu
Kanunun, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46 ncı maddesinin 2 nci
fıkrasındaki temyiz süresinde değişiklik yapan hükmü, Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra verilecek nihai kararlara karşı yapılacak temyiz istemleri
hakkında uygulanır.
d)
Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra, verdiği nihai kararlara karşı temyiz isteminde bulunulabilir. Ancak, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilk derece mahkemesi olarak verilen
kararlara karşı yapılmış veya yapılacak karar düzeltme istemleri, ilgili dairede
incelenerek sonuçlandırılır.
2 –
10/6/1994 tarihli ve 4001 sayılı Kanunun geçici maddeleri:
Geçici Madde 1 – Bu Kanunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 28
inci maddesinin 1 ve 4 üncü fıkralarında değişiklik yapan hükümleri,Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilicek kararlar hakkında uygulanır.
Geçici Madde 2 – (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 gün ve E.1995/46, K.1995/49
sayılı Kararı ile.)
2577 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA
ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN VERİLEN İPTAL
KARARLARININ
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE
|
Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya
İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası |
2577 sayılı Kanunun değişen veya
iptal edilen maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
3622 |
– |
10/4/1990 |
|
4001 |
– |
18/6/1994 |
|
4124 |
– |
26/7/1995 |
|
4492 |
– |
21/12/1999 |
|
4577 |
– |
15/6/2000 |
|
4928 |
– |
19/7/2003 |
|
5219 |
61, Geçici Madde 3 |
1/1/2005 |
|
KHK/650 |
61 |
1/1/2012 |
|
6352 |
3, 4, 14, 16, 17, 20, 27, 28, 31,
33, 45, Geçici Madde 6 |
5/7/2012 |
|
6459 |
16, Geçici Madde 7 |
30/4/2013 |
|
Anayasa
Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113,
K.: 2012/108 sayılı Kararı |
61 inci maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi |
1/1/2013 tarihinden başlayarak altı ay sonra
(1/7/2013) |
|
6494 |
61 |
7/7/2013 |
|
Anayasa
Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107,
K.: 2013/90 sayılı Kararı |
28 |
22/11/2013 |
|
Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya
İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının
Numarası |
2577 sayılı Kanunun değişen veya
iptal edilen maddeleri |
Yürürlüğe Giriş Tarihi |
|
6526 |
27, 28 |
6/3/2014 |
|
6545 |
15, 17, 20, 20/A, 45, 46, 48, 47,
49, 50, 51, 52, 54, 55, Ek Madde 1, Geçici Madde 8 |
28/6/2014 |
|
6552 |
20/B, 28 |
11/9/2014 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 2/10/2014
tarihli ve
E.: 2014/149, K.: 2014/14
sayılı Kararı
(Yürürlüğü Durdurma) |
28 |
9/10/2014 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 2/10/2014
tarihli ve
E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı
Kararı |
28 |
1/1/2015 |
|
6637 |
Geçici Madde 8 |
7/4/2015 |
|
Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015
tarihli ve
E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı
Kararı |
28 |
8/1/2016 |
|
6723 |
27, 61 |
23/7/2016 |
|
6754 |
31 |
24/11/2016 |
|
7035 |
20, 45, 50, 52 |
5/8/2017 |