Egitim Portali
 
  Giriş / Kayıt Ol
::  ANA SAYFA   ::  HAKKIMDA   ::  YÖNETİM    ::  DİLEK KUTUSU   ::   SOHBET ODASI   ::  ILETISIM  ::
 
SİTE İÇİ ARAMA


MODÜLLER

  Atatürk'ün Hayatı

  Webmaster

  E-Devlet

  Gazeteler

  Sevgili Peygamberimiz

  Rüya Tabirleri

  Burçlar

  Tarihte Bugün

  Sudoku
DÖKÜMANLAR
Yeni Sayfa 2

  Kanunlar

  Yönetmelikler

  Tebligler Dergileri

  Resmi Gazete

TENEFFÜS
Yeni Sayfa 2

  Mizah Köşesi

  Oyunlar

  Sohbet Odası

  Eğlenceler

ÇEŞİTLİ LİNKLER
  T.C. Kimlik Numarası

  Türkiye Tanıtım

  Çesitli Linkler

  Şehirlerarası Tlf Kodu

  Uluslarrası Tlf Kodu

  Hava Durumu

  Trafik Yol Haritası

  Motorlu Taşıtlar Vergisi   

  Emeklilik Sorgulama

HAVA DURUMU
booked.net
NAMAZ VAKTİ

Matematikte Bilimsel Üretim ve Buluşlar Neden Kişiye Ait Bir Eserdir Ş

Bu yazımızı okuyan siz değerli izleyenlere, matematikte bilimsel üretim ve buluşların neden kişiye ait bir eser olduğunu, neden notere tasdik ettirme ihtiyacı duyulduğunu, neden İnternet, basın ve TV’de yer almasının istendiğini, yapılan ilmi buluşlarda neden kod kullanmak istemediğimizi, dünyada ve bizde fikri mülkiyet haklarının bilimsel üretime nasıl yansıdığını dilimiz döndüğünce uygulamaları ile anlatmaya çalışacağız. Giriş Matematik bizce bir bilimsel üretim ve kullanıcısının ürettiklerini anlatabildiği bir dildir. Matematikte bir buluşa kuşku ile yaklaşılıp doğru olmadığı iddia ediliyorsa o eleştiri sahibini düşüncelerini yansıtır bir iddiadır. Ancak doğru olduğunu savunmak ve ispat etmek de eser sahibinin asli görevidir. O bakımdan eser sahibinin eserinin ayni yer ve zeminde doğruluğunu savunma hakkı kapatılıp kilitlenmemeli, arzu edilmiyorsa eser tümden kaldırılmalıdır. Eserin ortada olmadığı bir zeminde olmayan bir eserin tartışılması da eserin kendini savunma hakkını ortadan kaldırır. Demokratik ve hukuki sınırlar içinde eserlerin eleştirilmesi makul, eleştiren ve eleştirilen açısından gerektiğinde eser sahiplerinin cevap hakkını kısıtlamamak kaydıyla faydalı ve her iki taraf açısından verimlidir. Çünkü eleştirilerin bir kısmı faydalı olabilir. Bazsısı faydasız ve zarar verici olabilir. Biz burada faydalı bir eleştiriyi örnekleyelim.; “63,2455532033676 ve 63,2455532033675 sayılarının iki farklı reel sayı oldukları şüphe götürmez. o zaman arşimet prensibine göre bunlar eşit olamaz. “ şeklindeki bir eleştiri sahibine eser sahibi tarafından ancak teşekkür edilir. Çünkü böyle bir eleştiri teknik açıdan eser sahibi açısından demokratik sınırlar içinde faydalı ve yararlıdır. Eser sahipleri elbette eserinin vicdani sorumluluğunu üstünde taşımaktadır. O açıdan bu tip faydalı eleştirilere her zaman kapısını açık tutarlar ve tutmak zorundadırlar Eser sahipleri öncelikli olarak hukuki prosedürü takip etmek zorundadırlar. Çünkü sonuçta yapacağı iş ve işlemlerde eser sahiplerinin teminatı hukuki prosedürdür. Bu hukuki prosedür sadece Türkiye açısından değil tüm dünya ülkeleri açısından önemlidir. Bu makaledeki amacımız tecrübelerimizi aktarmak ve başkaları tarafından sunulan tecrübelerden de hukukun ışığında yararlanmaktır. Matematikte Bilimsel Üretim ve Buluşlar Neden Kişiye Ait Bir EserdirŞ Türkiye Berni ilk imzalayanlardandı ve Paris Sözleşmesini 1995 te imzaladı.Dünya Fikri Mülkiyet Hakları ile ilgili 2.1 Bern Sözleşmesi ile ilgili; 2. maddesinde Telif hakları yasasının içeriği ve koruma kapsamına alınacak eserler şöyle listelenilir; ‘ ...ifade tarzı veya biçimi ne olursa olsun edebiyat, bilim ve sanat alanlarındaki her üretim, kitaplar, dergiler ve diğer yazılar, seminerler, konuşmalar, vaazlar ve ayni nitelikteki diğer eserler...........’ Bern imzalayan üyelerin bütün bu eserleri koruma altına alması koşulu olduğu açıklanmaktadır. Türkiye’de koruma kapsamındaki eserler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun (en son 1995 te 4110 sayılı yasayla değiştirilen 1951 tarihli yasa) 2. maddesinde ; Bilim ve Edebiyat Eserleri ‘ kapsamında yer aldığı açıklanmaktadır. İlgili Kanunun 2. maddesinde İlim ve Edebiyat Eserleri “Her hangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler” olarak ifade edilmektedir. Ancak, Matematik, Geometri, Fizik vb. diye sayılmamaktadır. Bizce sayılmasına gerek de yoktur. Ancak şunu biliyoruz ki gerek Bern Sözleşmesi ve gerekse 4110 ve 5846 sayılı kanun gereği; Her hangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan matematikteki bilimsel her üretim Bern Sözleşmesine ve fikri mülkiyet kanununa tabidir. Bern Sözleşmesini imzalayan ve kendi ülke kanunlarında yer alan eser sahipleri de bu hakkı haklı olarak kullanacaklardır. Bu haktan hiçbir eser sahibinin sarfı nazar etmesi düşünülemez. Batıda bu hususta hukuki dilde gerçek kişi olan eser sahipleri maddi alanda desteklenmektedir. Bizde hukuki dilde gerçek kişi olan eser sahiplerinin desteklenmesi pek mümkün olamamaktadır. Burada izah etmeye çalıştığımız Üniversitedeki bir Öğretim Üyesi değildir. Üniversite dışında eser üreten eser sahibi bir gerçek kişiden bahsedilmektedir. Peki Bern Sözleşmesinde; “Bilimsel her tür üretim” İlgili Kanunun 2. maddesinde; “Her hangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler” olarak ifade edilen İlim ve Edebiyat Eserleri kapsamı içinde yer alan diğer eserlerde olduğu gibi matematik veya geometride de kanun gereği iki şekilde koruması olan ve koruma dışı bırakılan eser bulunmaktadır. Peki bunlar nelerdir; Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Doğrultusunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunda yer alan; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu; Madde 27 – (Değişik: 7/6/1995 - 4110/10 md.) ”Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder (Ek cümle: 21/2/2001 - 4630/16 md.) Bu süre, eser sahibinin birden fazla olması durumunda, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.” Görülüyor ki; Matematik ve geometride yer alan buluşlara ait eser sahiplerinin ölümü üzerinden 70 yıl geçtiğinden bu koruma duvarı kalkmakta ve herkese açık olmaktadır. 1 - Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.” Görülüyor ki; Matematik ve geometride yer alan buluşlara ait eser sahiplerinin ölümü üzerinden 70 yıl geçtiğinde bu koruma duvarı kalkmakta ve herkese açık olmaktadır. 2 - Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Görülüyor ki eser sahibi tarafından üretilen bilimsel eserler yaşadığı sürece ve öldükten sonra 70 yıl devam etmektedir. Neden notere tasdik ettirme ihtiyacı duyulmaktadırŞ Bu gün fikir ve sanat eserlerine ait eser sahipleri eserlerini sık sık notere kayıt ettirirler. Bu sadece bizim ülkemiz için değil başka bir ülkeden de o eser üzerinde hak iddia edilme durumunda sunulan bir belgedir. Nitekim mahkemelerde devam eden davalarda bu hususta çok sayıda belgenin yer aldığı bilinmektedir. Neden İnternet, basın ve TV’de yer almasının istenmektedirŞ Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu; (Değişik: 7/6/1995 - 4110/5 md.) Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın. Görüleceği üzere eser sahipleri bu maddenin gereğini yerine getirmektedirler. Yapılan ilmi bazı buluşlarda neden kod kullanmak istemiyoruz; B) Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri: I – İlim ve edebiyat eserleri: Madde 2 ; 1. “(Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,” İlim ve edebiyat eserleri kapsamında yer almaktadır. Gerek Dünya Fikri Mülkiyet Hukuku ve gerekse fikri mülkiyet kanunu gereği bilgisayar programları İlim ve edebiyat eserleri kategorisinde ve koruması altında yer almaktadır. Diğer eser sahipleri gibi bizde Matematik ve Geometride kendimize ait bilimsel üretim ve eserlerimizi bilgisayar üzerinde mevcut Süper Çizim ve Süper Ölçüm programımız üzerinde üretmekteyiz. Yazılımda Kod konulduğunda sayılar tama iblağ olup yuvarlatılmış net neticeler vermektedir. Kodları biz üretmemekteyiz. Bu ispatlanmış ve genel kabul görmüş matematik teoremlerinde de böyledir, bizim teoremlerimizde de böyledir. Bizim arzumuz bilimsel gerçekliği açıkça ortaya koyup vicdani, ilmi sorumluluğu da yerine getirmektir. Yazılım dillerinde bazı hususlarda size sunulan sınırlar içinde oyun hakkınız bulunmaktadır. Biz bu nedenle kod kullanmadan çıplak olarak hesapları üretmek istiyoruz. Bir uygulama ile ne demek istediğimizi ortaya koyalım; X ve Y Merkezli koordinat sisteminde; Veriler: Dairenin Yarıçapı kenar a = 45 Daire üzerine Çizilen Açı = 45 45 Derecenin Sinüsü = -0,707106781186547 45 Derecenin Kosinüsü = 0,707106781186547 Bölge Değeri = -0,25 Basıklık Sayısı = 0,5 YATAY ELİPS ÜZERİNE ÇİZİLEN KLC ÜÇGENİNDE ; X( 0 ) = 0 Y( 0 ) = 0 X( 1 ) = 45 Y( 1 ) = 0 X( 2 ) = 31,8198051533946 Y( 2 ) = 15,9099025766973 KL = ((Sqr ((X(1) - X(0) ) ^ 2 + (Y(1) - Y(0) ) ^ 2))) Değerleri yerine koyarsak; KL = kenar c = 45 LC = ((Sqr((X(2) - X(1) ) ^ 2 + (Y(2) - Y(1)) ^ 2))) Değerleri yerine koyarsak; LC = kenar k = 20,660167864625 CK = ((Sqr((X(0) - X(2).) ^ 2 + (Y(0) - Y(2)) ^ 2))) Değerleri yerine koyarsak; CK = kenar l = 35,5756236768942 Bizim kanıtlamak üzere iddiamız neŞ Herhangi bir K(1) Merkezli dairede; Dairenin Yarıçapı KL = kenar c = 45 Kısaca KLC üçgeninde; Yarıçapı KL = kenar c = 45 İşte bizim iddiamız ; 20,660167864625 = 20,660167864625 CK Kenarının değerini yukarıda CK = kenar l = 35,5756236768942 bulmuştuk Şimdi bizim kanıtladığımız iddiamız. X ve Y koordinat sistemi merkezindeki K Açısı karşısındaki k kenarı (LC) eşittir ((Çembere Ait Sinüs K * Yarıçap a ) * (Basıklık sayısı )) / (Üçgene Ait .Sin L) ‘ye Veya; X ve Y koordinat sistemi merkezindeki K Açısı karşısındaki k kenarı (LC) = ((Çembere Ait Sinüs K * Yarıçap a ) * (Basıklık sayısı )) / (Üçgene Ait .Sin L) Değerleri yerine koyalım; ((-0,707106781186547 * 45 ) * ( 0,5 )) / (- 0,770076152379126) = 20,660167864625 ((Çembere Ait Sinüs K * Yarıçap a ) * (Basıklık sayısı )) / (Üçgene Ait .Sin L) = LC 20,660167864625 = 20,660167864625 Ve teoremimizi kanıtlamış bulunmaktayız. Hesap makinesini kullanarak izleyenler de ayni neticeye ulaşabilirler. KLC Üçgeninde L Açısı karşısındaki CK = l kenarı eşittir (Çembere Ait Sinüs K * Yarıçap a. * Basıklık sayısı) / (Üçgene ait Sin K) veya; KLC Üçgeninde L Açısı karşısındaki CK = l kenarı = (Çembere Ait Sinüs K * Yarıçap a. * Basıklık sayısı) / (Üçgene ait Sin K) Değerleri yerine koyalım; (-0,707106781186547 * 45 * 0,5 ) / (-0,447213595499958 ) = 35,5756236768942 35,5756236768942 = 35,5756236768942 Ve teoremimizi kanıtlamış bulunmaktayız. Hesap makinesini kullanarak izleyenler de ayni neticeye ulaşabilirler KLC Üçgeninde; K Açısı = 26,5650511770782 Sinüs K = -0,447213595499958 L Açısı = 50,3607277622437 Sinüs L = -0,770076152379126 C Açısı = 103,074221060678 Sinüs C = -0,974077845318775 Üçgenin Alanı = -357,972807975689 VERİLEN DEĞERLERİ YERİNE KOYARSAK ÜÇGENİN SAĞLAYLARI NIN SAĞLANDIĞI GÖZÜKÜR. ARZU EDEN DEĞERLERİ YERİNE KOYUP NETİCEYE ULAŞABİLİR. 1 / 2 * KL * LC * Sin L = -357,972807975689 1 / 2 * CK * KL * Sin K = -357,972807975689 1 / 2 * CK * LC * Sin C = -357,972807975689 Yukarıda sqr dışında tümünü kodsuz olarak üretmiş bulunmaktayız. Kısaca biz iddialarımızı kanıtlamış ve teoremlerimizi ortaya koymuş bulunmaktayız. SONUÇ Bizce gerek dünya fikri hakları ve gerekse fikri mülkiyet kanunu ve telif hakları ile ilgili hususların gerek Orta Dereceli Okullarda ve gerekse Üniversitelerimizde okutulmasının yararlı olacağını düşünmekteyiz. Gerek Fikri Mülkiyet Kanunumuzun ve gerekse kanuna istinaden Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünün eser sahibine ürettiği bilgisayar programları üzerinde kendi eserini kayıt ve tescil etme hakkı ve dilediğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğüne kayıt ve tescil ettirme hakları olumlu gelişmelerdir. Ayrıca Madde 13’de belirtilen : “Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler eserin bütününe ve parçalarına şamildir.” hükmü tam koruma sağlamakta ve eser üretenler açısından büyük önem arz etmektedir. Bilinmelidir ki, gerçek kişi olarak faaliyet gösteren eser sahiplerinin ürettiği bilimsel üretim ve eserler için desteklenme şansı pek bulunmamaktadır. Burada kastedilen Üniversiteler veya diğer İlim kurumları dışındaki gerçek kişi ve eser sahipleridir. Takdir edilir ki; eserleri de mali destek veya telif hakkı olmadan ortaya koymak hiçte kolay değildir. Bilimsel üretim ve eser üretimi diğer eserlerin ortaya çıkmasını teşvik eder ve zemin hazırlar. Arzumuz bilimsel üretimin ve eserlerin çoğaldığı bir ülke olmamız dileği ile... Saygılarımla... Kerim SARILAR Yapımcı Bil – Kod: 244 YARARLANILAN KAYNAKLAR: 1 – Bern Sözleşmesi 2 – 5846 sayılı Fikri Mülkiyet Kanunu 3 – Analtik Geometri 1 Yaygın Yüksek Öğretim Kurumu Eğitim Enstitüleri Matematik Bölümü 1977 – 1978 4 – Geometri 1 Eğitim Enstitüleri Matematik Bölümü 1977 5 – Geometri 2 YYÖK Eğitim Enstitüleri Matematik Bölümü 1977 – 1978 6 - Geometri 1 Eğitim Enstitüleri Matematik Bölümü 1975 7 – Matematik Kompleks Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi 1991 8 – Matematik Öğretimi Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi 1991 9 – Matematik Geometri Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi 1991 10 – Matematik Soyut Cebir Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi 1991 11 – Matematik Analiz Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi 1991

Eklenme: 2006-10-05
_YAZIER
Gönderen: YazilarKerim SARILAR
Hit: 877
[ Geri Dön | | Bu yazıyı arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]


Yazilar ©
HERŞEY  EĞİTİM  İÇİNDİR...


Sayfa Üretimi: 0.02 Saniye