Egitim Portali

Egitim Portali

  Giriş / Kayıt Ol
::  ANA SAYFA       ::  HAKKIMDA      ::  YÖNETİM      ::  DOSYALAR      ::  ÜYE  GİRİŞİ      ::  FORUM      ::  ILETISIM  ::
WEBMASTER
Ben Kimim
MODÜLLER
*Atatürk'ün Hayatı

*E-Devlet

*Gazeteler

*Sevgili Peygamberimiz

*Rüya Tabirleri

*Burçlar

*Tarihte Bugün

*Flaş Oyunlar

*Hosting

*Sudoku

ÇEŞİTLݝ LİNKLER
* Çeşitli Linkler

* Telefon Rehberi

* Hava Durumu

* Trafik Yol Haritası

* Emeklilik Sorgulama

DÖKÜMANLAR
* Kanunlar

* Yönetmelikler

* Tebligler Dergileri

*Resmi Gazete

Site İçi Mesajlaşma

Üye değilsiniz. Bu hizmetimizden yararlanabilmek için buraya tıklayarak üye olabilirsiniz.
SiiRLER
Şu an bu bloğun içeriği yok.
Eğitim Bakanlığı
...

Unutulmaz Y?llar?m

UNUTULMAZ YILLARIM N?K†â€™?HIN KERAMET? VE ֐RETMENL?K SINAVIM Bir gün yine, derin dü?üncelere dalm??t?m. Ö?retmenlik görevine ba?lad???m ilk y?llardaki ya?ad???m, o ac? – tatl? hat?ralar bir film ?eridi gibi gözümün önünden h?zla akmaya ba?lam??t?. üniversite, Ö?retmenlik S?nav?, ilk görev yerim, dü?ünüm, ilk çocu?umun dünyaya merhaba de?i?i ve di?erleri… Y?llard?r bekledi?im önemli hedeflerimden birisi daha gerçekle?mek üzereydi. Edirne E?itim Yüksek Okulu, S?n?f Ö?retmenli?i bölümünü 1989’da bitirdikten sonra, ?stanbul’da Ö?retmenlik Yeterlilik S?nav?’na girmi?tim. Ama, bu s?navda kontenjana girememi? ve ö?retmenlik hakk?n? kazanamam??t?m. Ö?retmen olma hayallerimi bir ba?ka bahara b?rak?p; yeni s?nav tarihine kadar, bir süre K?r?kkale’de, bir derginin temsilcili?ini yapmaya ba?lam??t?m. Gün oldu, devran döndü; memleketim olan K?r?ehir’in Kaman ?lçesi’nde, kaderin ho? bir cilvesi olarak Gülsüm Han?m kar??ma ç?k?verdi. 1990 y?l?n?n Temmuz ba?lar?nda söz kestik, k?sa bir süre sonra ni?anland?k. Bu ara ben de, K?r?kkale’deki görevimden ayr?l?p, 14 Ekim’de yap?lacak olan Ö?retmenlik Yeterlilik S?nav?’na haz?rlanmaya ba?lad?m. Evlilik yolunda att???m bu ciddi ad?m?n verdi?i huzur ve ni?anl?m?n verdi?i manevi destekle; s?navlara art?k, daha bir iyi haz?rlan?r olmu?tum. Nihayet s?nav günü gelip çatm??t?. Ba?kentimiz Ankara’da girdi?im s?nav çok iyi geçmi?ti. Kendimden emindim, ümitle beklemeye ba?lam??t?m. Bu arada dü?ün haz?rl?klar? h?zlanm??t?. Dünya evine girdi?imizde tarihler, Cumhuriyet Bayram?’n?n bir gün öncesini gösteriyordu, yani 28 Ekim’i… Hayat?m?n dönüm noktas? olan tarihi anlar?mdan birini, belki de en mutlu günlerimi ya?arken; bir mutlu haberi daha, heyecanla bekliyordum. Yani, Ö?retmenlik S?nav? sonuçlar?n?… Büyük merakla bekledi?im haber gecikmedi. âÇok ?ükür, s?nav? kazanm??t?m. Art?k ben de bir ֐RETMEN olabilecek ve minik yavrular? okutabilecektim. Ulu önderimiz ATATüRK’ün bahsetti?i gibi ‘yeni nesiller bizim eserimiz’ olacakt?. Türkiye Cumhuriyeti akl? hür, fikri hür, vicdan? hür; bilimsel dü?ünen ve çal??kan vatanda?lara sahip olabilecekti. “Nik†â€™ƒâ€šahta keramet vard?r.” sözü gerçek olmu? ve art?k ben de, e?itim ordusunun saflar?nda yer almaya hak kazanm?? bir nefer olmu?tum. ?imdi atama yerimi bekliyor ve bir an önce oraya gitmek için sab?rs?zlan?yordum. Hatta, rüyalar?mda bile yeni görev yerime yolculuklar yap?yordum. Bir keresinde, Do?u Anadolu’ya do?ru otobüs yolculu?u yapt???m? görmü?tüm. Belki de bu rüya, ilk görev yerim olan Erzurum’a gidece?imi i?aret ediyordu… ?LK GÖREV YER?M KARATA?LAR Nihayet görev yerleri aç?klanm??t?. Baht?ma, Erzurum ç?km??t?. Hemen tek ba??ma Erzurum’a yola ç?kt?m. Bu bölgeye, hayat?mda ilk kez gidiyordum. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra Dada?lar Diyar? Erzurum’a ula?t?m. ?ehir merkezi çok güzeldi. ?lk izlenimlerim olumluydu. Yakla??k bir hafta sonra, tayin kararnamemiz haz?rlanm??t?. Vakit geçirmeden, kararnamemi almak üzere ?l Milli E?itim Müdürlü?ü’ne gittim. Türk Mallar? Haftas?’n?n ba?lang?ç günü olan 12 Aral?k’ta, merkezde bulunan 50. Y?l ?lkokulu’nda depo tayini olarak göreve ba?lad?m. Ayn? gün, as?l görev yerim olan Pasinler ?lçesi Karata?lar Köyü’ne müdür yetkili ö?retmen olarak verildi?imi ö?rendim. Pasinler ?lçe Milli E?itim Müdürlü?ü çal??anlar?n?n “Hay?rl? olsun!”temennileriyle; 13 Aral?k 1990 günü göreve ba?lay?p, ak?am üzeri köyün minibüsüne binerek solu?u köyde ald?m. ?lçeye uzakl??? 43 km olan Karata?lar Köyü’ne vard???m?zda hava kararm?? ve zifiri bir karanl?k çökmü?tü. Uzun ve yorucu yolculu?a ra?men, ilk görev yerimin hangi özelliklere sahip oldu?unu merak ediyor ve çevreyi incelemek için sab?rs?zlan?yordum. Hava karanl?k oldu?u için bu hevesimi gidermek sabaha kalm??t?. Ama, ilk intibalar?ma göre yerle?im yerlerine uzak ve yüksek rak?ma sahip bir köye geldi?im belliydi. Do?rusu biraz ürpermi? ve zor ?artlar?n bizleri bekledi?ini anlam??t?m. Bu arada, minibüste ve köye ula?t???m?zda köy halk?n?n bana kar?? ilgisi ve hürmeti çok dikkat çekiciydi. Bu s?cak ilgi beni biraz olsun rahatlatm??t?. Ama, uzun ve zahmetli yolculu?un tesiri ile biraz bitkin dü?mü?tüm. Geceyi, Muhtar Kutbeddin Güven’in evinde geçirmi?tim. ?çerisi ana kuca?? gibi s?cac?kt?… Sabah olmu?, ortal?k ayd?nlanm?? ve gündüz cazibeli güzelliklerini sergilemeye ba?lam??t?. Kahvalt?y? yapt?ktan sonra, so?uk havaya ald?rmadan köyde dola?maya ç?kt?m. Tek katl?, ta? ve topraktan yap?lm?? evler; merakl? bak??lar?yla küçük çocuklar etraf?m? sar?yor ve “Ho? geldiniz ö?retmenim..” der gibiydi. Küçük bir köy oldu?u için, k?sa sürede ilk turumu att?m ve yüksek bir tepede kartal yuvas?n? and?ran ihti?aml? görüntüsü ile okul binas?na ula?t?m. Okul, iki dershaneli ve sa?lam gözüküyordu. Lojman da okul ile biti?ikti. Küçük yap?l? 1 salon, 1 oda, banyo, wc ve mutfak vard?. Tepeye kurulan okulun düz bir oyun alan? yoktu. Ama, seyir tepesi hüviyeti ile manzara severlere hizmet verir gibiydi. Okulun kuzey do?u cephesinde, köyün içinde bulunan 25-30 metre yüksekli?inde ve 15-20 metre enindeki “BALLIKAYA” ad? ile an?lan ilginç ve görkemli kaya parças?; köyün do?u taraf?ndan giri? yapanlar? adeta selaml?yor gibiydi. Heybeti ve çehresiyle dikkat çekici ve son derece de al?ml?yd?. âÇocuklar bir nöbetçi asker gibi, bu kaya üzerine ç?k?p köy arabas?n?n yolunu gözlerdi. Köyün mevcut iki yolundan di?eri olan bat? giri?inde çok az miktarda Faik Kurt’a ait ye?illik ve a?açl?k göze çarp?yordu. Maalesef, köy a?aç yönünden Hint fakiri gibiydi. Köydeki evler küçük ve birbirlerine çok yak?nd?. Yerle?im alan? çok dar ve sokak yollar? e?ri bü?rüydü. Ya???l? havalarda yollar çamur deryas?na dönüyordu. 40 haneli ve eski ismi TAVUS olan bu köyde, yakla??k 300 ki?i ya?amaktayd?. Köyün ekonomik durumu çok iyi de?ildi. Genelde insanlar geçimlerini, küçükba? hayvanc?l?k ve k?s?tl? imk†â€™ƒâ€šanlarda tar?m yaparak sa?lamaya çal???yordu. Erzurum’da çal??an mevsimlik i?çiler de vard?. Son zamanlarda, bir peynir mandras? kurulmu? ve az miktarda da ar?c?l?k yap?lmaya ba?lanm??t?. Köyün, kuzeyinde Akçam (Hozavaz) Köyü, kuzeydo?usunda Güzelhisar (Avnik) Köyü ve kuzeybat?s?nda da So?uksu (Haznik†â€™ƒâ€šar) Köyü yer al?yordu. Köyün hemen kuzeyinde eski tarihlerden kalma ma?aralar vard?. Köye yak?n ma?aralardan birisinin eskiden Kilise olarak kullan?ld??? söyleniyordu. Ma?ara duvarlar?ndaki resim ve i?aretler de bunu teyit ediyordu. 4 km uzakl?ktaki Avnik Kalesi’nin muhte?em görüntüsü ve dilden dile dola?an hazinelerle süslenmi? efsaneleri insan? cezp ederken; köyün alt taraf?ndan geçen Aras Nehri’nin bir kolunun bazen azg?n, bazen de bayg?n ak??? görenleri mest ediyordu. Okulun ö?renci mevcudu 45 civar?ndayd?. Asil kadrolu ö?retmen olmad??? için, sene ba??nda muhtar?n lise mezunu olan o?lu ?anver, k?sa bir süre ders vermi?. Sonra da 2 aya yak?n bir süre okul yine ö?retmensiz kalm??. E?itimden yoksun biçare ö?renciler, yeni ö?retmenlerinin yolunu gözler olmu?… Bu ?artlar alt?nda ilk derse girdi?imde; çok ilginç ve inan?lmaz derecede ho? olan de?i?ik duygular içinde hissettim kendimi. Tarifi mümkün olmayan büyük bir mutluluk ya?ad?m o an. Normal bir ki?ilikten ç?k?p, “Kutsal Meslek” olan ö?retmenlik kimli?ine geçi?in hazz?yd? bu. Sonunda, ö?retmen olma co?kusunu iliklerime kadar hissettim. Aman Ya Rabbi, ne yüce mutluluktu bu! Ne güzel ?eymi?, ֐RETMEN OLMAK!… Ne güzel duyguymu? kutsala terfi etmek! O unutulmaz an?, h†â€™ƒâ€šal†â€™ƒâ€ša bugün ya?anm?? gibi hat?rl?yor ve kendimden geçer gibi oluyorum sanki. Bu anlat?lamaz, ancak ya?an?r... Aral?k ay? ortas?nda göreve ba?layabildi?im için, dönem sonuna 1 ay kalm??t?. Benden 1 hafta önce de, Zafer Karata? isminde bir vekil ö?retmen göreve ba?lam?? ve küçük müdür odas?na yerle?mi?ti. Ali cenapl?k edip lojman? bana b?rakm??t?. K?sa zamanda kayna??p, iyi bir ahbap olmu?tuk. Ah Zafer’im, ah!.. Ke?ke, bu ahbapl???m?z h†â€™ƒâ€šal†â€™ƒâ€ša devam edebilseydi. Ancak, ne mümkün... Öteki †â€™ƒâ€šaleme kald? muhabbet, kavu?mak… Köyde birkaç gün kald?ktan sonra, ?lçe Milli E?itim Müdürlü?ü’ne gittim ve ev e?yalar?m ile e?imi getirmek için 3-4 günlük bir mazeret izni ald?m. Bize, yol gözükmü?tü yine... AZAP YOLU Memlekete sa? salim ula?m?? ve aile efrad?mla hasret gidermi?tim. ??imizi görecek ve yetecek kadar acil e?yalar?m?z? almaya gayret edip; yükümüzü, ?u an rahmetli olan kay?npederimin büyük deste?i ile haz?rlam??t?k. Nur içinde yats?n, babacan tav?rlar? ile yetim oldu?umu unutturuyor ve bu aç???m? kapat?yordu. E?yalar? birlikte balya yapt?ktan sonra küçük bir kamyonet kiralam??t?m. Hemen e?yalar? yükledik. Vedala?ma vakti gelince; ?oför Y?lmaz A?abey, hava ?artlar?n?n olumsuz olmas? sebebiyle erkenden yola ç?kmam?z? tavsiye etti. Annem, karde?lerim, kay?npederim, kay?n validem, bald?zlar, bacanaklar derken herkesle vedala?t?k. Yola ç?karken, her biri adet gere?i arkam?zdan sürahi ve kovalarla su döküyor ve bir ?eyler söylüyordu: - Yolunuz aç?k olsun! - Aman, yolda ü?ütmeyin! - Allah, teröristlerin ?errinden korusun! - Telefon açmay?, mektup yazmay? unutmay?n! - Allah’a emanet olun!.. Bu hay?r dualar e?li?inde uzun ve yorucu yolculu?umuza ba?lam??t?k. K?r?ehir, Kayseri derken kentler, köyler hepsi bir bir arkam?zda kal?yor ve yollar yava? yava? tükeniyordu. Böylece beni bekleyen mahzun çocuklar?ma bir ad?m daha yakla??yor ve onlar? okutmak, e?itmek, hayat dersi vermek, ba??n? ok?ay?p sevgi tomurcuklar?n? saçmak için can at?yordum. Sivas’? geçtikten sonra hava iyice so?umu? ve k?? mevsiminin a??r ?artlar? kendini daha etkili göstermeye ba?lam??t?. Rüzg†â€™ƒâ€šar bazen f?rt?naya dönü?üp, ?ark?s?n? söylerken; kar taneleri de arada bir lapa lapa ya??yor ve nazl? bir gelin edas?yla raks ediyor gibiydi. Sivasl? Ozan †â€™???k Veysel’in dedi?i gibi gerçekten de; ‘Uzun ince bir yoldayd?k, gidiyorduk gündüz gece…’ Bu m?sralar? uygulamal? ya?arken, epeyce yol alm??t?k. Me?hur K?z?lda?’? beklenenden rahat geçmi?tik. Fakat; Sakaltutan bizi bekliyordu. Ba??m?za neler gelebilece?ini bilemezdik ki!.. Bir Sakaltutan ki, sakal? bile dondurur! Erzincan-Erzurum aras?nda bulunan “Sakaltutan Geçidi”ne ula?m??t?k. Buz gibi bir hava atmosferi, bizi iliklerimize kadar dondurmu?tu. So?uk ortal??? kas?p kavuruyordu. Aral?k ay?ndayd?k; fakat atmosfer, me?hur ?ubat so?u?unu and?r?yordu adeta. Yol ald?kça, bu gizemli geçit; ürkütücü yollar?, dik da?lar? ve kendine özgü çehresiyle heybetini hayk?r?yor ve ayn? zamanda da e?siz manzaras? ile bizleri büyülüyordu. Her yer bembeyaz bir örtüye bürünmü?tü. Zor ?artlarda biraz yol ald?ktan sonra, konaklayabilece?imiz müsait bir yer bulmaya çal??t?k. Ne mümkün, yol boyu uygun bir yer bulamam??t?k. ?oförümüz uzun yol sebebiyle y?pranm?? ve uykusuz kalm??t?. Uygun bir yol kenar?nda, mola vermeye karar verdik. Bu arada ?oför ac? bir haber verdi bize: - Kusura bakmay?n, maalesef kaloriferler ar?zal?. Battaniyeyle idare edin! Bir anda ?ok olmu? ve e?imle birbirimize ?a?k?n bir ?ekilde bakakalm??t?k. 2-3 saat yar? uykulu istirahat ettikten sonra yeniden yola ç?km??t?k. So?uktan neredeyse donacak hale gelmi?tik. Dizlerimin daha önce hiç bu kadar ü?üdü?ünü ve s?zlad???n? hat?rlam?yordum. Buz adam olmaya az kalm??t?. ?oför Y?lmaz A?abey, ikinci bir ac? haber verdi: - Zek†â€™ƒâ€šayi Hocam, yak?t?m?z bitmek üzere. ?n?allah yolda kalmay?z! Bu cümleleri i?itince duble ?ok olmu?tuk. Güvenlik problemleri, yol ve hava ?artlar? sebebiyle yak?t ikmaline f?rsat bulamam??t?k. K?? ?artlar? yüzünden de daha çok yak?t harcamak zorunda kalm??t?k. ?imdi üç yolcu, kara kara dü?ünmeye ba?lam??t?k. Ne yapacakt?k bu da? ba??nda? Acaba, benzin istasyonuna ula?abilecek miydik? Yoksa, ö?retmenlik yapma hayalleriyle bu ac?mas?z yolda seyrü sefer yaparken; yolumuzu gözleyen onlarca Ahmet, Mehmet, Ay?e, Fatma varken azap yolunda can m? verecektik? Rahmetli babam?n da otobüs ?oförü olmas? vesilesiyle, bu mesle?in ne kadar y?prat?c? ve ne denli zor bir u?ra? oldu?unu bir kez daha idrak etmi?tim. ümitsiz bir ortamda bunlar? dü?ünürken, birden akl?ma; Yüce Mevl†â€™ƒâ€ša’n?n takdiri, mahzun ö?rencilerimin temiz kalpleri ve analar?m?z?n dualar? geldi. ?çimin ferahlad???n? hissedip, endi?e perdesini y?rtt?m. ?imdi vakit, Yüce Yarat?c? Allah’a tevekkül vaktiydi. üç kader arkada?? birbirimize destek olup, dua etmeye ba?lad?k. Biz yapabilece?imizi yapm??t?k. ??imiz Allah’a kalm??t?. A??r hava ?artlar? alt?nda yol sanki uzad?kça uzuyor, yak?t?m?z da azald?kça azal?yordu. Biraz daha yol ald?ktan sonra, yak?t?m?z sonunda bitmi?ti. Ama, ?ans?m?z devam ediyordu. âÇünkü, rampa bir yoldan a?a??ya do?ru iniyor ve al?n yaz?m?z? son ana kadar zorluyorduk. Görü? mesafesi çok k?sa say?l?rd?. Sonumuzun ne olaca??n?, art?k tahmin edemiyorduk. ümitlerimiz iyice tükenmek üzereyken, inan?lmaz bir ?ey oldu. Rampa ini?i bitmi?ti, düz yola ula?m??t?k. Ayn? zamanda bir ba?ka ?eye daha ula?m??t?k. Bir benzin istasyonuna yani. âÇok az ileride benzin istasyonunu görünce mutluluktan adeta uçtuk. Allah’a ne kadar ?ükretsek azd?. Rahmeti bol Rabbimiz, bizi esirgemi? ve ac? bir sondan kurtarm??t?. Hiç bu kadar ucu ucuna, k?l? k?l?na bir tevafuk ya?ad???m? hat?rlam?yordum. S?rlar dünyas?ndan gizemli bir kap? aç?lm?? gibiydi. Azrail’le büyük bulu?maya az kalm??t?. Ama, ömür sermayemiz dolmad??? için ucuz atlatm??t?k bu cendereyi... Neyse ki, güç bela biraz yol kat ettikten sonra yak?ta kavu?mu?tuk. âÇölde kalan bir yolcunun susuzlu?unu gidermesi gibi, arac?m?z da yak?ta iyice doymu?tu. Ayr?ca, uygun bir mola yeri bulmu?tuk. Sanki üçümüz de define bulmu? gibi sevinmi?tik. Nihayet buzlar?m?z? eritebilece?imiz, içimizi ?s?tacak bir çorbay? ka??klayabilece?imiz ve s?cac?k bir çay? yudumlayabilece?imiz ho? bir mek†â€™ƒâ€šana ula?m??t?k. Rabbimize defalarca ?ükrettikten sonra içeri dalm??t?k. ?yi bir ?ekilde dinlenmi? ve kendimize gelmi?tik. Tabi ki, bu zor ?artlar? ya?ayan sadece biz de?ildik. Kim bilir belki de, Do?u halk? bu zor ve amans?z ?artlarla as?rlard?r mücadele ediyor ve birçok zaman diliminde de ya?l?s?yla, çocu?uyla, hastas?yla ma?dur oluyordu. Bizden kat kat daha fazla cefalar çeken, hatta bunu ya?am biçimi olarak kabullenen bu karde?lerimizi ?imdi daha iyi anl?yordum. Birden akl?ma 1. Dünya Sava?? gelmi?ti. Hele, 1915 y?l?nda Enver Pa?a komutas?ndaki on binlerce Mehmetçi?in; ayn? Aral?k ay?nda bizler gibi sefere ç?karak Allah! Allah! Nidalar?yla Allahü Ekber Da?lar?’nda vatan u?runa ?ehit oldu?u gerçe?ini dü?ününce tüylerim diken diken olmu?tu. Do?ulusu, bat?l?s?, kuzeylisi, güneylisi tüm vatan evl†â€™ƒâ€šad? bir hedef u?runa kenetlenmi? ve tek vücut olmu?tu. Can?n? feda etmi?ti ba??ms?zl?k ve hürriyet a?k?yla. âÇünkü bu millet esir olamazd? ve olmad? da. Bu duygu yükü, beni bir kez daha ?ehitlerimize ?ükran ve sonsuz bir sayg? duymaya yöneltti ve dudaklar?mdan ?u sözler süzülüverdi: - ?yi ki vars?n?z “?ANI YüCE ?EH?TLER?M?Z”, yoksa ?u an bizler yoktuk!.. Sizleri minnetle an?yor, ?ef†â€™ƒâ€šaat?n?z? bekliyoruz. Bu nostaljik hat?ray? anmak bize il†â€™ƒâ€šaç gibi gelmi?ti. Moralimiz düzelmi?, zorlu bir tünelden ç?k?p ferah kap?s?na ermek hepimizi rahatlatm??t?. Art?k ço?u bitmi?, az? kalm??t?. Erzurum’a sa? salim girince sevincimiz iyice artm??t?. Yeni mek†â€™ƒâ€šan?m?za kavu?maya çok az kalm??t?. Nihayet köy yoluna girmi?tik. âÇatal yol ayr?m?na gelince, ?oför hangi yolun daha iyi oldu?unu sormu?tu. Ben de, bat? taraf?ndaki yolu tercih etmi?tim. Hem zemini biraz daha düz ve hem de topra?? daha sertti. Bu yüzden yolun çamurlu bölümü azd?. Ama, çok dar ve tehlikeli bir noktas? vard?. Heyelan sebebiyle, yolun bu bölümünde geni?lik olabildi?ince daral?yordu. Oraya geldi?imizde, sanki ecel terleri döker gibiydik. ?yi ki ?oförümüz ustayd?. Bu problemi de tereya??ndan k?l çeker gibi halletmi?ti. Köyün içine girdi?imizde, inan?lmaz bir sevgi seli vard?. Tüm çocuklar ve baz? yeti?kinler köyün giri?indeydi. Merakl? bak??larla bizleri süzüyorlard?. Köy halk?, teker teker “Ho? geldiniz!” diyor ve h†â€™ƒâ€šal hat?r soruyordu. Lojman?n bat?s?ndan yukar? do?ru ç?kan küçük ve fazla kullan?lmayan bir yol vard?. Kar ya???? h?zlan?yordu. Köylülerin bu yoldan ç?k?lamayaca??n? söylemesine ra?men, ?oförümüz yolu gözüne kestirmi?ti. ?oför, 2-3 ç?k?? denemesinden sonra, ancak ba?arabilmi?ti ve yo?un bir alk?? alm??t?. Yard?msever köylüler, hemen büyük bir zevkle yükümüzü indirmeye ba?lam??lard?. Lojman biz gelmeden önce, muhtar?n talimat?yla badana edilmi?ti. Birisi, hemen e?iklerde olu?an kar birikintisini seri hamlelerle temizlemi?; bir di?eri hemen su kovalar?m?z? al?p yakla??k 80 metre kadar mesafedeki çe?menin yolunu tutmu?tu bile. ?oför Y?lmaz A?abey, yol durumunu ve hava ?artlar?n? iyi bildi?i için; “E?er biraz daha oyalan?rsam, en az bir hafta misafiriniz olaca??m galiba.” demi? ve hemen dönmek üzere bizimle vedala?m??t?. Y?lmaz A?abey’e so?uk yolculukta baya?? ?s?nm??t?k. Y?lmaz A?abey yolculuk esnas?nda, çocu?unun olmad???n? ve tedavi gördü?ünü söylemi?ti. Bizden dua bekledi?ini söyleyip, ani bir U dönü?ü ile dönü? yolunu tuttu. Sonradan ö?rendik ki; 3-4 sene sonra ?oförün nur topu gibi biri k?z, birisi erkek iki çocu?u olmu?tu. Bizi sa? olarak köyümüze ve ö?rencilerimize kavu?turan fedak†â€™ƒâ€šar ?oförümüzü yolcu ettikten sonra; e?yalar?m?z? hemen indirip, sobay? kurduk ve bir güzel yakt?k. Donmaya ramak kalm??t?. Soban?n s?cakl??? fazla olmasa da, en az?ndan sesi içimizi ?s?tm??t?. Ak?am olmu?, karanl?k çökmü? ve herkes evinin yolunu tutmu?tu. Biz de, maceral? ve bir o kadar da yorucu yolculu?un ard?ndan uygun bir yer haz?rlay?p; istirahata çekilmi?tik. Köyde neler yapmam gerekti?i hayalleri, acil eylem pl†â€™ƒâ€šan? tasar?s? ve di?er reng†â€™ƒâ€šarenk dü?üncelerle uykuya dal?vermi?tim. Sabah oldu?unda her yer bembeyaz olmu?, kar kal?nl??? çok artm?? ve yollar uzun süre aç?lmamak üzere kapanm??t?. ?oförümüz hakl? ç?km??t?. Adam i?in ehliydi do?rusu… E?T?M-֐RET?M HIZLANIYOR Okul zili çalm??, ö?renciler toplanm??t?. Güzel bir ?stikl†â€™ƒâ€šal Mar?? töreninden sonra; vekil ö?retmen Zafer karde?imle ö?rencilere baz? aç?klamalarda bulunmu? ve onlar? e?itim yuvalar?m?za alm??t?k. Art?k, bol bol ders yapacak ve okulun kapal? kald??? günlerdeki aç??? h?zla tel†â€™ƒâ€šafi edecektik. Bu a?k ve ?evkle e?itim yolculu?unda h?zland?k, önemli mesafeler ald?k. Ö?rencilerimiz ve köy halk? ile kayna?t?k. Ben 1-2-3. s?n?flar? okutuyordum. Zafer Bey de 4-5. s?n?flara bak?yordu. Ö?retmenlik tecrübemiz ve performans?m?z k?sa sürede yükseli?e geçmi?ti. Aradan bir ay geçmi? ve me?hur Körfez Sava??’n?n bir gün öncesinde, yani tarihler 16 Ocak 1991’i gösterirken; Bayram ve ?skender Bey adlar?nda iki müfetti?, son derste ç?kagelmi?ti. Daha çok yeni olmam?za ra?men rehberlik bile yapmaya gerek duymadan tefti?e geçmi?lerdi. Mal†â€™ƒâ€š‚»m, okulun ve ö?rencilerin eksi?i çoktu. Müfetti?ler gece muhtarda kalm?? ve sabah erkenden de gitmi?lerdi. O gün müthi? bir kar ya???? ba?lam?? ve en az 10 gün yollar yine kapanm??t?. Yollar aç?ld???nda yar? tatil olmu?tu. Memleket hasreti ile bu aray? de?erlendirip, K?r?ehir’e gitmi?tik. Dönü?te bir hafta rapor al?p tatili uzatm??t?k. Ama, bu raporun bize pahal?ya patlayaca??n? kim bilebilirdi ki? Yeniden zor ?artlar alt?nda ö?retime ba?lam??t?k. Aradan bir hafta ancak geçmi?ti. Ak?amüzeri hava son derece sisli, yerler buz pateni alan? gibiydi. Birkaç ö?renci çe?meden su getirmek üzere eve gelmi?ti. Ö?rencileri suya yollad?m, ama bunlar çok küçük diye pe?lerinden gitmeye karar verdim. Yolda aya??m kayd? biraz tökezledim. âÇe?meye yakla?m??t?m. Kar ya???? devam ediyordu. Rampa a?a?? inerken yolun buz oldu?unu fark edemedim ve öyle bir kötü dü?tüm ki, bir anda kendimi yerde buldum. Hemen sa? kolumun bile?inden k?r?ld???n? fark etmi?tim. ?lk yard?m? k?r?k –ç?k?ktan anlayan muhtar yapm??t?. Beni teselli etmek için k?r?k olmad???n? söylüyordu. Ama ben müthi? bir ac?yla k?vran?yordum. Kemi?in bilekten kopmas?na çok az kalm??t?. Gece sabaha kadar uyuyamad?m. âÇok ?zd?rap çekiyordum. Sabah erkenden köy minibüsüyle yola ç?kt?k. Hemen sevk al?p, Erzurum’a hastaneye gittik. Hemen alç?ya al?nd? ve doktor, 30 günlük bir rapor yazm??t?. Daha önce ald???m bir haftal?k sahte raporun ac?s?, dört kat?yla gerçekten çok ac? ç?km??t?… Tüm olumsuzluklara ra?men k?sa zamanda köye ?s?nm??t?k. E?im Gülsüm Han?m da ba?ta köyün zor ?artlar?na pek adapte olamam??t?. Ama zamanla o da, s?cakkanl? olu?u sebebiyle yeni mek†â€™ƒâ€šan?m?z? benimsemi?ti. Köyün A?as? Cemalettin Bey’in e?i olan Bedriye Ebe, bizim han?m?n daimi ziyaretçisiydi. K??? so?uk olan Erzurum’un bu aç???n?, misafirperver ve s?cak insanlar? fazlas?yla kar??l?yordu. Y?l?n 7-8 ay? k?? etkili oluyordu. TV kanallar?ndan sadece TRT 1-2-3 vard?. Kahve olmad??? için, Cemalettin Bey’in köy odas? her ak?am kalabal?k, ne?eli ve muhabbet dolu idi. Uzun k?? geceleri “Satranç Oyunu” için bulunmaz bir kaftand?. Evlerde su ve telefon ?ebekesi yoktu. Sadece muhtarda tek bir telefon vard?. Köyde küçük bir cami, minik bir bakkal dükk†â€™ƒâ€šan? vard?. ?mam Abdülvahab Hoca ile bakkal ?akir A?abey çok iyi insanlard?. Do?u’nun mert, do?ru, dürüst ve hürmetk†â€™ƒâ€šar insan profilini, kültür yap?s?n?; en güzel ?ekilde temsil ediyorlard?. Köy imam? Cuma vaazlar?n?, kendi ana dillerine göre ve bazen de Arapça olarak veriyordu. Benim camiye girdi?imi görünce, bana hürmetten dolay? vaaz?na Türkçe olarak devam ediyordu. Yollar aç?k oldu?u zamanlarda, köy minibüsüne ekmek, gazete gibi özel sipari?ler veriyorduk. Allah’tan han?m becerikliydi, ekmek olmad???nda maharetini gösteriyordu. Köylülerin de köy ekme?i ikramlar? unutulmazd?. S?k s?k süt ve yo?urt getirenler de oluyordu. Baz?lar?n?n ücretini zorlayarak veriyorduk. Ama, ço?u kabul etmiyordu. Biz de altta kalmamak için çocuklara ufak tefek k?rtasiye malzemesi, ?eker, sak?z ve çikolata gibi nesnelerle gönül almaya çal???yorduk. Bir gün, han?mla birlikte asla unutamayaca??m?z bir hadiseye ?ahit olmu?tuk. Han?m, lojman bahçesinde a? verirken; yine limon yiyormu?. âÇobanl?k yapan iki tane 4-5 ya??ndaki küçük çocuk ile bir ö?rencimin; teneffüs saatindeyken; lojman?n yan?ndaki çöp kutusunda ve çevresinde etrafa saç?lm?? vaziyette duran birkaç meyve suyu kartonunu al?p, kalan damlalar?n? ayn? bir keçi gibi yalay???na ?ahit olmu?. âÇok etkilendi?i için hemen bana haber vermi?ti. Bu manzara bizi ?ok etmi?, içimizi burkmu?tu. Han?m hemen mutfa?a ko?up, onlara meyve suyu ikram etmi?ti. Göz p?narlar?m?z dolmu?tu. Bu manzara, halimize bin ?ükür dedirtti do?rusu… Haftalar, aylar birbirini koval?yordu. 1991 yaz?nda ilk çocu?umuz Fatmanur do?mu? ve evimize büyük bir ne?e katm??t?. Gurbetteki yaln?zl???m?za merhem sürmü?tü. 1992 yaz?nda ise bu sefer, Salih Zeki dünyaya gelmi? ve ablas?n? yaln?z b?rakmam??t?. Sevincimiz iki kat artm??t?. Kartal yuvas?n? and?ran bu köyde daha nice hat?ralar ya?am??t?k. En yak?n kom?um olan Hac? Abdülbaki Kurt’un k?z? Melike, yakla??k iki y?ld?r okula gitmiyordu. Babas? ile konu?mu? ve k?z?n? okula yollamas?na raz? etmi?tim. Buna benzer birkaç k?z ö?renci daha ayn? kaderi payla??yor ve ya?lar? büyüdü?ü için okula gönderilmiyor ve e?itimden mahrum b?rak?l?yorlard?. Abdülbaki Kurt 65 ya?lar?nda ve çok iyi bir kom?uydu. Ya??na ra?men çok dinçti, gençlere ta? ç?kart?yordu sanki. Bir gün, ak?amüzeri ?iddetli bir kar f?rt?nas? olmu?tu. Elektrikler ço?u zaman oldu?u gibi yine kesilmi?ti. Birden, uzaktan gelen bir ses i?itir gibi oldum. Evet, kap?m?z ?iddetli bir ?ekilde çal?n?yordu. Bir ses, ?srarl? bir ?ekilde bize sesleniyordu: - Hoca! Aç kap?y?, ben kom?un Abdülbaki! Kap?y? açt?m; kar f?rt?nas?n?n kulaklar? sa??r edercesine u?ultulu sesi ile kom?umun sesi birbirine kar???yor ve ne söyledi?i tam anla??lm?yordu: - Hoca suyun var m?? Ver kovan?, çe?meden su getireyim. - Seni Allah gönderdi, suyumuz da tükenmi?ti. Ama, bu ?iddetli f?rt?na da nas?l su getireceksin? - Yaz?kt?r size! Sen kovay? ver, gerisini merak etme hoca. Bu konu?madan 10 dakika sonra kom?um suyu getirmi? ve kap? önüne b?rakm??t?. Fedak†â€™ƒâ€šar kom?uma, e?im ile birlikte çok te?ekkür ettik. ?kimiz de, uzun süre bu olay?n tesirinde kald?k. Bu havada deli olsa gezmezdi. Ama, Erzurum halk?n?n civanmertli?i, yabanc?ya hürmeti kendisini bir kez daha göstermi?ti. Akçam Köyü’nün müdür yetkili ö?retmeni Eyüp Hoca hem?erimizdi. Hafta sonlar? bazen tüfe?ini yan?na al?r ve ziyaretimize gelirdi. Bazen de Cumartesi günleri ilçeye veya Erzurum’a gider al??veri? yapard?k, gezerdik. ?lçenin me?hur kapl?calar?nda soluk al?rd?k. Eyüp Hoca, gerçekten bir hem?eri canl?s?yd?, mert bir ki?ili?e sahipti. Di?er çevre köyün ö?retmenleri ile de aram?z iyiydi. Hafta sonlar? imk†â€™ƒâ€šanlar ölçüsünde kar??l?kl? ziyaretler yapar, geziler ve piknikler düzenlerdik. Hatta üç köy birle?ip, futbol tak?m? bile kurmu? ve ilçede Kaymakaml?k Kupas?’na kat?lm??t?k. Köyler aras? dostluk maçlar?m?z da görülmeye de?erdi. Her köyün tak?m kaptanl???n?, o köyün ö?retmeni yapard?. Maçtan sonra toplu halde yemek yer ve çay içerdik. Her sene May?s ay?nda, 3-4 köy birle?ip geleneksel hale getirdi?imiz y?l sonu pikni?i organize ederdik. Bu arada, Zafer Bey vekil ö?retmenli?i b?rakm??, Erzurum’da bir bankada memurlu?a ba?lam??t?. Ara s?ra ziyaretine gidiyordum. Ama, birkaç ay sonra ac? bir haber ald?k. Zafer Bey, Erzurum - Pasinler aras?nda elim bir trafik kazas? geçirmi?ti. Bir hafta komada kald?ktan sonra genç ya?ta; arkas?nda iki küçük çocuk, gözü ya?l? bir e? ve ac?l? bir aile b?rakarak hayata veda etmi?ti. Bu durum, ö?retmen olan babas? Tahsin Bey’i çok sarsm??t?. Taziye için gitti?imde, bana sar?larak dakikalarca gözya?? dökmü?tü. Hepimiz çok üzülmü?tük. Ama ne çare, kaderi böyle çizilmi?ti… ?kinci ö?retmenlik y?l?mda, 2.dönemde; askerlik için Manisa-Bat?k??la’ya gönderilmi?tim. Manisa’da daha önce 2 y?l kalm?? ve ?ktisat Fakültesi Maliye Bölümü’nde okumu?tum. Sonra, ö?retmenlik için Edirne E?itim Y.0:’nu tercih etmi?tim. 77 günlük Manisa acemilik döneminden sonra, eski görev yerim olan Karata?lar Köyü’ne “Ö?retmen Asker” olarak verilmi?tim. Buna çok sevinmi?tim. Ben yokken, köyde vekil ö?retmenler görev yapm??t?. Fakat, ö?renciler bu bo?lukta e?itim-ö?retim kalitesi aç?s?ndan epey ma?dur olmu?lard?. Aksilikler ve s?kça de?i?en ö?retmenler onlar? olumsuz etkilemi?ti. Birsen isminde bir hoca han?m, stajyer olarak göreve ba?lam??t?. üçüncü ö?retmenlik y?l?mda, vitesi büyüterek bu aç??? h?zla kapatmak üzere var gücümüzle çal??maya ba?lam??t?k. Ayn? zamanda, Birsen Han?m’?n stajyerlik s?nav?na haz?rlanmas?nda kendisine destek olmaya çal???yordum. Müdür yetkili olarak sorumluluklar?m?z biraz daha artm??t?. Köyde kald???m sürece çok ?ükür hiçbir terör faaliyetine tan?k olmam??t?k. Uzak çevrelerden gelen baz? terör olaylar?, bizi ara s?ra tedirgin de etmiyor de?ildi yani. Terörist faaliyetlerin ivme kazand??? bir zaman diliminde iken; köyümüze bir gece, sil†â€™ƒâ€šahs?z olarak birkaç ki?i gelmi? ve gözda?? vererek haraç toplay?p gitmi?. Biz bu olay? sonradan duydu?umuzda gerçekten ürpermi?tik. âÇünkü, da? ba??nda hiçbir savunmam?z yoktu. Köyde, maalesef kanl? terör örgütü PKK’ya ilgi duyan sempatizanlar da vard?. Yeri geldikçe bu zavall?lar?, us†â€™ƒâ€š‚»lüne göre onlar? batakl?ktan kurtarmaya çal???yorduk. Ama bu çok zor bir i?ti. Nice gençler göz göre göre kand?r?l?yordu. 1993’te Köprüköy ilçe olmu? ve biz oraya ba?lanm??t?k. âÇobandede Köprüsü ile me?hur olan bu minik ilçenin bir de, ünlü çamur kapl?cas? vard?. ?lçe Milli E?itim Müdürü ?skender Bey; biraz sert yap?l?, ama iyi bir idareciydi. Bir seferinde, iki gün so?uk tatili yap?lm??t? ve acil bir i?imden dolay? il d???na ç?kmam gerekmi?ti. Tatil oldu?u halde izinsiz il d???na ç?kt???m gerekçesi ile ceza alm??t?m. Bu durumu acemilikten olsa gerek bilmiyordum. O zaman yeni ö?renmi?tim. Müdür bey hakl?yd?. Biz de bu arada, köydeki e?itim-ö?retim faaliyetlerine daha çok h?z vermi? ve meyvelerini toplamaya ba?lam??t?k. Okulun boya-badana i?lerini han?m ile birlikte yapm??t?k. Okulumuzun kap? ve pencerelerini ya?l? boya ile adeta parlatm?? ve macun çekmi?tik. Ö?rencilerimiz de bize destek oluyordu. Bilhassa, s?n?f ba?kan? olan muhtar?n o?lu Yücel, büyük bir zevkle bizlere destek ç?k?yordu. Bir gün okula ?skender Bey gelmi? zor ?artlarda yap?lanlar? görmü? ve takdir etmi?ti. O yörenin evl†â€™ƒâ€šad? olan Müdür Bey giderken de, “Bu ?artlarda, bu köyde ya?an?r m??” demekten kendini alamam??t?. Birkaç ay sonra “Ayl?kla Ödüllendirme” müjdesini alm?? ve çok mutlu olmu?tum… AYRILIK VAKT? Gün geldi, il içi bir tayinle ilk görev yerimden; Pasinler ?lçesi’nin âÇak?rta?lar (Yekabat) Köyü’ne nakil oldum. 71 ö?renci mevcutlu köyde tek ö?retmendim. Birle?tirilmi? s?n?flarla bu ö?rencilerimi bir y?l okuttum. Köy ilçeye 12 km mesafedeydi ve 100 metre yak?n?ndan demiryolu geçmekteydi. ?ki minibüsü vard?, asfalta da 2 km uzakl?ktayd?. Yeni köyümün ?artlar? ve ula??m? çok iyiydi. Bu köyde de hemen halk ile içi içe olup kayna?m??t?k. Terör olaylar? yak?n köylerde de duyulmaya ba?lay?nca tayin istemek zorunda kalm?? ve istemeyerekte olsa Dada? Diyar? Erzurum’u terk etmi?tik. Tayinimiz K?r?ehir’e ç?km??t?. Akçakent ?lçesi’nin Ödemi?li Köyü’nde 3 y?l tek çal??t?m ve ilçem olan ye?il Kaman’?n Ba?köy Kasabas?’na Müdür Vekili olarak atand?m. Memleketteki 5 y?ll?k görevimin ard?ndan; ikinci bir üniversiteyi bitirme hayallerinin tetiklemesi ile daha önce yüzüne çok a?ina oldu?um ve iyi bildi?im ?ehzade ?ehri Manisa’ya tayin istemi?tim. Tayinim Manisa’ya ç?km?? ve kaderin tatl? bir cilvesi olarak, 24 Kas?m Ö?retmenler Günü’nde de göreve ba?lamak nasip olmu?tu. Depo tayinden bir ay sonra Yund Da??’n?n eteklerindeki bir köye verildim. Merkeze ba?l? Karak?l?nçl? Köyü’nde geçen 8-9 ayl?k k?sa bir görevden sonra, norm fazlas? olarak tayin istemi? ve ?u anda huzur içinde çal??t???m okulum Ak?emseddin Pansiyonlu ?lkö?retim Okulu’na tayin olmu?tum. Nereden nereye gelmi?tik. Daha hat?rlanacak ac?-tatl? birçok hat?ra vard?. Okuma ?ampiyonu motor Talip’i, Matematik d†â€™ƒâ€šahileri Savc? ve Ömer’i, testte at?p tutturma tahmincisi ?shak’?, Satranç uzman? Fatmanur’u, Figen’i ve daha nicelerini unutmak mümkün mü? Bunlardan ö?retmenlik hayat?m?z?n pete?inden süzülen bir bal misali gibiydi. Sanki daha dün ö?retmen olmu?tum. ?lk görev yerimi belki onlarca defa rüyamda görmü?tüm. âÇo?u zamanda yeniden buraya tayin oldu?umu görüyor ve hasret gideriyordum. “?Y? K?, ֐RETMEN OLMU?UM!” diyerek; uzun boylu bir dü?ünce sarma????ndan, unutulmaz y?llar?ma NOSTALJ?K bir köprü kurmu?tum… Zek†â€™ƒâ€šayi ?AH?N Ak?emseddin P?O 3- B S?n?f? Ö?retmeni Kas?m 2005 - MAN?SA

Eklenme: 2006-08-04
_YAZIER
Gönderen: Zek†â€™ƒâ€šayi ?ahin
Hit: 991
[ Geri Dön | | Bu yazıyı arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]



Sayfa Üretimi: 0.10 Saniye

:: Athena phpbb2 style by Cyberalien :: PHP-Nuke theme by ThaiNuke ::