Egitim Portali

Egitim Portali

  Giriş / Kayıt Ol
::  ANA SAYFA       ::  HAKKIMDA      ::  YÖNETİM      ::  DOSYALAR      ::  ÜYE  GİRİŞİ      ::  FORUM      ::  ILETISIM  ::
Atatürk'ün Hayatı
 1.  Atatürk´ün Doĝuşu
 2.  Öĝrenim Hayatı
 3.  Askerlik Hayatı 
 4.  1. Dünya Savaşında   
 5.  Çanakkale Geçilmez
 6.  Çeşitli Cephelerde
 7.  Atatürk Milli Birliği Kuruyor
 8.  Amasya Genelgesi
 9.  Erzurum Kongresi
10. Sivas Kongresi
11. Kurtuluş Savaşı ve Atatürk
12. Birinci - İkinci İnönü Savaşı
13. Başkomutan  Mustafa Kemal
14. Sakarya Meydan Savaşı
15. Büyük Taarruz
16. Lozan Barış  Konferansı
17. İzmir İktisat  Kongresi
18. T.C.'nin Kurucusu Atatürk
19. İnkılapcı-Reformcu Atatürk
20. Cumhuriyette   Dış Siyaset
21. T.C.Antlaşmaları(1923-1938)
22. Aramızdan  Ayrılışı 
WEBMASTER
Ben Kimim
DÖKÜMANLAR
* Kanunlar  

* Yönetmelikler  

* Tebliğler Dergileri  

* Resmi Gazete  

MENÜLER
* Ana Sayfa

* Atatürk Köşesi

* Hosting Hizmeti

* Gazeteler

* E-Devlet

* Yönetici Girişi

Yeni Yazi
·
Güzel Düşün Güzel Gör
(205 okuma)
·
Kurbağacık
(192 okuma)
·
Titrek Tavşan
(199 okuma)
·
kerim sarılar
(258 okuma)
·
Öğretmen adayları için çözüm uzak değil !
(188 okuma)
·
Bu Sene Meslek Liseleri de Göz Ardı Edilmemeli
(187 okuma)
·
Üçgenin Alan Formülünden Dik Üçgen Alan Formülü Üretti.
(192 okuma)
MODÜLLER
* Tarihte Bugün

* Burçlar

* İzlenimler

* Günlüğümüz

* Kur'an Dinle

* Rüya Tabirleri

* Site içi Mesajlaşma

* Siteni Ekle

* Linkler

* Çocuk Oyunları

* Flash Oyunlar

* Sudoku

Biz Öğretmeniz

Biz Öğretmeniz... Çoğumuz eksik düşündüğümüz yönlerimizi göstermek istemeyiz. Eksikliklerimizi herkesten saklamanın daha büyük bir eksiklik olduğunu anlamayız ama bunu yaparken. Daha da kötüsü, bu eksikliklerimizi saklama çabaları sırasında bilerek ya da bilmeyerek bir takım komplekslere kapılır gider, o komplekslerin eseri olan yeni kimliklerimizi eksikliklerimize kalkan eder ve etrafımızdakilere zulüm ederiz. Bu cümleler ve yazımızın sonuna kadar okuyacağımız diğer cümleler bizlere ‘aman Allah’ım!!!’ dedirtecek yeni bilgilerle yüklü değiller. Öyle süslü kelimeler de yok bu yazımızda. Aksine yazımız kendisiyle yalnızken değil de ancak kalabalıkların içinde gerçek kendimizden faklı bir ‘ben’ iken buluşabilmeye cesaret edebilen nicelerimizin halini en sade, en yavan, ve en gerçek kelimelerle anlatmaya çalışıyor. Evet, hepimiz iç dünyalarımızda kendi eksikliklerimizi kendimize haykırırız ‘sessiz çığlıklarla’... Haykırırız haykırmasına ama acaba kaçımız bu eksikliklerin varlığını kabullenmenin ötesine bir adım daha atar, ve onlarla yüzleşerek bu eksikliklerin keskin birer kompleks olmasına değil de düzeltilmesine çalışırızŞ “Gelecek nesillerin emanet edildiği” kutsal bir mesleği icra eden bizlerin de bu ve benzeri kişilik zaaflarından payımıza düşeni alması, bir parçası olduğumuz toplumsal tabloyu düşündüğümüzde kaçınılmaz olacaktır, değil miŞ Ama öğretmenim ben de insanım... Peki madem biz öğretmenler de insanlardan bir insanız, madem bizler de duyguları, vicdanı ve zaaflarıyla yanıbaşımızdaki evde yaşayan komşumuz sıva ustası Hasan’dan, otobüs arkadaşımız hemşire Nimet’ten, sınıfımızın haylaz öğrencisi Veli’den, ya da aynı eğitim kurumunda çalıştığımız İhsan öğretmenden farksızız, neden öyleyse onlarda gördüğümüz insani zaafları bazan bir uzman psikolog veya bir sosyolog, ya da çoğu zaman ‘herşeyi bilen kişi’ edasıyla eleştirir ve onları ‘bizim de sahip olduğumuz nice eksikliklerden’ dolayı yerden yere vururuz kiŞ Ve bunu yaparken nasıl olur da ‘gelecek nesillerin emanet edilmiş olduğu’ o kutsal vazifenin hamuruna bambaşka sıfatlar, bambaşka malzemeler karıştırırız kiŞ Bizler, yani toplumu eğitmekle mükellef eğitimli insanlar olan öğretmenler, bütün bunları yaparken toplumun en temel dinamiklerinin altlarına dinamitler yerleştirdiğimizi bilmezmiyiz kiŞ Hepimiz, ‘öğrenciler öğretmenlerini kendilerine örnek alırlar’ cümlesini defalarca duymuşuzdur. ‘Hocam bizim çocuk sizin ayakkabının aynısından almamızı istiyor, onu nereden aldığınızı öğrenebilir miyimŞ’ diyen bir öğrenci velisi bu olayın almanın ne kadar derinlere gidebileceğini gösteren iyi bir örnek değilmidirŞ Öğretmeni gibi saçını taramak isteyen delikanlılar, ‘ya hocam bizim kızla bir görüşseniz, bizden çok sizin sözleriniz etkili oluyor’ diye çocuklarının öğretmenlerden yardım isteyen veliler hiç yabancı değildir bizlere. Aynı şekilde bizler de eğitimimizin herhangi bir döneminde rastladığımız öğretmenlerimizi kendimize model almamış mıyızdırŞ Evet, almışızdır. Hatta içimizde ‘Falanca öğretmenim sayesinde bu mesleği seçtim’ diyeceklerin sayısı hiç te az değildir. Ama şöyle bir oturup düşünsek, o öğretmenlerimizin de insanlardan birer insan olduklarını, onların da acıları, onların da bazı eksiklikleri ya da zaafları olduğunu hatırlarız. Ancak aynı öğretmenin iç dünyasında bitmek bilmeyen sorunlarını, kendisini yiyip bitiren eksikliklerini bir çoğumuz farkedememişizdir. Farketmemiz de imkansızdı, çünkü o öğretmen kendisine verilen emanetinin şuurunda bir insan olarak eksikliklerini birer kompleks olarak kalkanlaştırmamış, kendisiyle yalnızken yüzleşebilmiş ve olgunluğuyla o eksikliklerinin çoğunu eline verilen bir öğrencisini eğitirken gösterdiği sevgi, sabır ve ustalıkla bertaraf etmiş ve insanların aklında hep ‘o güzel insan’ adıyla kalmıştır. Öyleyse bizler eksikliklerimizin olabileceğini bilerek, toplumun şekillenmesinde önemli görevler üstlenirken sevgi, sabır ve erbabı olduğumuz öğretmenlik sanatıyla nakış nakış işlediğimiz öğrencilerimizin huzurunda, akşam çayı içtiğimiz komşumuzun ve aynı otobüsle işe gittiğimiz insanların huzurunda bütün bu eksiklikleri saklama çabasıyla oluşturduğumuz ikinci, üçüncü ‘ben’ lerle değil, icra ettiği kutsal görevin bilincinde, ve eksiklikleriyle mücadele edip onları artılara dönüştürme ustalığını sanatından alan öğretmenler olarak bulunalım. Kendimizi artı ve eksilerimizle kabul edelim ve rahatlayalım ki bizi çepeçevre saran komplekslerden biraz olsun kurtularak tahtaya yazdığımız hatalı bir yazıyı, kravatımızdaki bir resmi ya da yanlış bir tavrımızı bize hatırlatma cesaretini kendinde bulabilen, bize emanet edilmiş Cumhuriyet savunucuları öğrencilerimize eksikliklerimizden kaçan ve onu dile getiren kişileri bir not defteri ya da bulunduğu makamın kutsallığına yakışmayan kelimelerle ezen bir kişilik örneği sergilemeyelim. Kabul edelim ki biz de insanlardan birer insanız ve bizim de hatalarımız olabilir. Ama öğretmenim biz öğretmeniz... Ancak başkalarının kaşı ya da gözündense kendi kaşımız ya da gözümüzle ilgilenip, yalnız kaldığımız zamanki gerçek ‘ben’ lerimizle yüzleşme cesareti gösterip o ikincil kişiliklerimizden sıyrılarak, mesleğimizin gereği olan bilgiyle en iyi bir şekilde donanıp, o bilgileri çağın gerekleriyle güncelleştirip besleyerek, insanları sevebilme büyüklüğünü gösterip, iç dünyamızdaki tüm fırtına, eksiklik ve savaşlarımıza rağmen sergilediğimiz olgun kişilikle, sevgi dolu bakış ve yapıcı tavırlarımızla etrafımıza ışık saçan birer eğitim neferleri olarak emanetlerimiz olan gençliğimize iyi birer model olmamız mümkün olmayacak mıdırŞ Evet öğretmenim biz de insanız, ama biz öğretmeniz be öğretmenim!!! Profesörlük makamına ermiş bir kişinin arabasıyla gitmek istedikleri yere götürdüğü öğrencileri arabadan inerken kendisi de şoför koltuğundan inen ve tamamıyle içten gelen bir alçak gönüllülükle ceketinin düğmelerinin ilikleyerek ‘iyi akşamlar arkadaşlar’ diyerek yüzündeki gülümsemeyle tüm öğrencilerine saygı ve sevgi gördüklerini hissettiren nice eli öpülesi öğretmenlerimiz, ve ayrım gözetmeksizin öğrencilerine ‘siz’ diye hitap ederek kullandığı kelimeleri büyük bir ihtimamla seçen ve öğrencinin kişiliğine böylece bir güzel ince motif daha atan nice meslektaşlarımız bize eksikliklerimize ve tüm zaaflarımıza rağmen nasıl birer ‘insan’ olmamız gerektiğinin örneğini teşkil etmektedirler. Teşekkürler öğretmenim... Ben de öğretmenim... Ben de insanım... Saygılarımla, Dr. Murat KAPLAN www.muratkaplan.net

Eklenme: 2006-05-11
_YAZIER
Gönderen: Murat Kaplan
Hit: 1265
[ Geri Dön | | Bu yazıyı arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]



Sayfa Üretimi: 0.37 Saniye

:: Athena phpbb2 style by Cyberalien :: PHP-Nuke theme by ThaiNuke ::