Egitim Portali
 
  Giriş / Kayıt Ol
::  ANA SAYFA   ::  HAKKIMDA   ::  YÖNETİM    ::  DİLEK KUTUSU   ::   SOHBET ODASI   ::  ILETISIM  ::
 
SİTE İÇİ ARAMA


MODÜLLER

  Atatürk'ün Hayatı

  Webmaster

  E-Devlet

  Gazeteler

  Sevgili Peygamberimiz

  Rüya Tabirleri

  Burçlar

  Tarihte Bugün

  Sudoku
DÖKÜMANLAR
Yeni Sayfa 2

  Kanunlar

  Yönetmelikler

  Tebligler Dergileri

  Resmi Gazete

BÖLGELER
· KARAMAN (Türk Dili Baskenti)
· ISPARTA (Gül Kenti)
TENEFFÜS
Yeni Sayfa 2

  Mizah Köşesi

  Oyunlar

  Sohbet Odası

  Eğlenceler

ÇEŞİTLİ LİNKLER
  T.C. Kimlik Numarası

  Türkiye Tanıtım

  Çesitli Linkler

  Şehirlerarası Tlf Kodu

  Uluslarrası Tlf Kodu

  Hava Durumu

  Trafik Yol Haritası

  Motorlu Taşıtlar Vergisi   

  Emeklilik Sorgulama

HAVA DURUMU
booked.net
NAMAZ VAKTİ
Sohbet
Geçmiş Mesajlar   
 

Beni Boşver Paşam Deli Sani Derler Bana


____________________________________________________Abbas TURAN ___

Gazi M. Kemal'in Anısına Saygıyla..


Ordan buradan anlatırken Ahmet abi gülümsedi. Tabi O gülümseyince ben biliyorum ki Gesi Bağları'ndan bir güzel anı daha düştü onun zihnini tarayan tarayıcıların tuzağına. Artık anlıyorum ya O'nu. Gözlerini kısarak gülmesi de benim mutlaka bunu seveceğim anlamına geliyor. En azından ben öyle anlıyorum.

Çay da geldi.

Vatan sevgimizi bölüşerek çoğalttığımız anlar da tarih oldu şimdilik. Daha iki dakika oldu o fasıl kapanalı. Mustafa Kemal Paşa'dan söz edilmeden belleğe yazılır mı bu zamanda vatan sevgisi.

Yazılmaz dedik.

O da ben de.

"Bir Ermeni Nalbantın Veresiye defterini bulan da mı sizin köylüydü abiŞ"

"Anlat hele ya."

"Dur sana Deli Sani'nin bir olayını anlatayım."

"Peki, buyur.

"Estağfurullah. Buyur da ne demek."

"Olsun canım. Ne olacak nasıl olsa sen benden yaşca büyüksün"

Bahar Hanım'ın da merak ettiği belli. Çünkü Ahmet abi anlatırken mutlaka kıyıda köşede kalmış bir şey anlatır, o da gecemize ya da sohbetimize damgasını vurur hani. Bana susmamı istercesine baktı. Susayım ki Ahmet abi de anlatsın. Peki, anlatsın bakalım.

"aŞÃ‚¦Cumhuriyetin kurulduğu yıllar. Anamgil de anlatır. Gerçi bizim oralarda dilden dile anlatılır bu olay. O zaman nerede bir devlet büyüğünün karşısında serbest konuşma. Yok abi yok. Ha ne olacak diyeceksin. Hiiiç. Saygı bir yana, adam zaten derdini anlatmaktan bihaber. Demişler ki, Gesi'ye Atatürk gelecek. Bizimkiler durur mu, başlamışlar görüşme ve hoş geldin heyetleri hazırlamaya. Güya gidecekler Atatürk'ün kendilerini kabul ettiği yere, sıraları geldikçe tanışıp, hoş geldin diyecekler, var ise başka diyecekleri saygıda kusur etmeyecek bir dil ile anlatacaklar meramlarını. Bizim civar köylerden de bir sürü adam gelecek tabi. Muhtar heyetleri, ileri gelenler, eşraf yani.

Bizim köylüler yola çıkmış. Zahmetli bir yolculuktan sonra varmışlar varmak istedikleri yere. Varmışlar varmasına da, heyetteki herkes utanıyor sıkılıyor. Bir türlü kendilerini tanıtacak cesareti bulamıyorlar. Atatürk kendisine nizami bir şekilde yaklaşanlar ile ayaküstü sohbet ediyor. Tabi bizimkiler gördükçe heyecanlanıyorlar. Yani anlayacağınız bir türlü cesaret edemiyorlar. Sonra içlerinden birisi, heyeti az daha öne doğru çekiyor. Atatürk'e yaklaşınca cesaretini topluyor ve başlıyor Gazi Paşa ile heyeti tanıştırmaya. İşte, şu bizim muhtar falan, şu çevremizin sayılan sevilen hocası, şu da bizlerin akıl danıştığı falan gibisinden laflar ediyor. Tabi diğerlerini tanıştırma işi bittikten sonra Atatürk biraz da şaşkın ve kızgın bir ifadeyle bu adama soruyor;

- Tamam, bunları tanıştırdınız da siz kimsinizŞ

Adam;


- Beni s..et Paşam. Bana Deli Sani derler burada, demiş.

Deli ha.

Şu bizim delilerden yani.

_______________________________________________________________
İsim: Abbas TURAN
Email: abbasturan58@mynet.com,abbas@abbasturan.
URL: www.abbasturan.com

________________________________________________________________




Eklenme: 2006-12-07
_YAZIER Makaleler
Gönderen: Abbas TURAN
Hit: 1251
[ Geri Dön | | Bu yazıyı arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]


Yazilar ©
HERŞEY  EĞİTİM  İÇİNDİR...


Sayfa Üretimi: 0.08 Saniye