Giriş Yap veya Üye Ol
Ana Sayfa      Yönetim      FORUM      Sohbet Odası      Yazılar      Şiirler      İletişim
HABERLER
MODÜLLER

 Atatürk'ün Hayatı

 E-Devlet

 Gazeteler

 Sevgili Peygamberimiz

 Rüya Tabirleri

 Burçlar

 Tarihte Bugün

 Flaş Oyunlar

 Hosting

 Sudoku

WEBMASTER

Ben Kimim
DÖKÜMANLAR
Yeni Sayfa 2

 Kanunlar

 Yönetmelikler

 Tebligler Dergileri

   Resmi Gazete
ÇEŞİTLİ LİNKLER
 

 Çesitli Linkler

 Telefon Rehberi

 Hava Durumu

 Trafik Yol Haritası

 Emeklilik Sorgulama

Popüler şiirler
· DOLDUM YİNE TAŞIYORUM!!!
(11521 okuma)
· SİVİL SAVUNMA
(8695 okuma)
· KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI
(2276 okuma)
· ÖĞRETMENİM !
(1670 okuma)
· DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
(1505 okuma)
· ÖĞRETMENİM SENİ SEVİYORUM.
(1464 okuma)
· AĞIT
(1222 okuma)
· OKU ÇOCUĞUM
(1083 okuma)
· ATATÜRK'Ü DUYMAK
(987 okuma)
· BEKLENEN SEVGİ
(957 okuma)

Toplam 712 şiiri kayıtlı
Cilt

 

Sevgili Peygamberim

Hazreti Muhammed SallallahuTâalaAleyhivesellem

Ciltlerin Üzerindeki Sayfa Numaralarına Tıklayın

        1-2-3-4-5               1-2-3-4-5-6         1-2-3-4-5-6-7         1-2-3-4-5-6-7        1-2-3-4-5-6-7

                                              

             Cilt-1                    Cilt-2                    Cilt-3                     Cilt-4                    Cilt-5                       

        1-2-3-4-5-6-7             1-2-3                 1-2-3-4-5            1-2-3-4-5-6-7        1-2-3-4-5-6-7

                                                  

             Cilt-6                     Cilt-7                    Cilt-8                     Cilt-9                   Cilt-10       

                                                                             1-2-3-4-5-6-7

                                                                             

                                                                                  Cilt-11







Öyleyse geldiğiniz yere geri dönün




Öyleyse geldiğiniz yere geri dönün. Bir müşrike karşı
bir başka müşrikin yardımını kabul edemeyiz. Dinimizde olmayan saflarımızda da
olamaz.


Yürüyüş devam ediyor...bir zaman gittikten sonra Hubeyb,
Beyda'da bir kere daha Efendimiz'e geldi ve kendilerine de izin verilmesi için
ısar etti:


-Benim nasıl bir kahraman muharip olduğumu; düşman
saflarında nasıl gedikler açtığımı herkes bilir...müslüman olmamızı şart koşma;
sırf ganimet almak için saflarınızda mücadele etmemize izin ver. Hasımlarınla
dövüşelim.


 


Sevgili Peygamberimiz:


-Allah'a ve Resulüne îmân ettiniz mi?


Diye sordular.


Hubeyb:


-Hayır, dedi..


-Öyleyse geri dönünüz..


Geri döndüler...


.....


Eshab-ı Kiram aleyhimürridvan, ilk gün yola oruçlu
olarak devam ettiler...ama ikinci gün Resulullah efendimizin emirleri ile ve
cihaddan sonra tekrar tutmak üzere ağır tabiat ve iklim şartları yüzünden
oruçlar açıldı.


O, yüksek insan da, oruçlarını açmışlardı.


Akik Vadisinden sonra ibni Ezher Deresi'ne kadar ıssız
yollar takip edildi. Bu dereye varıldığında mola verildi. Sevgili Peygamberimiz,
bir ağacın altına indiler...bu sırada Efendimizin güzel arkadaşı Hazreti Ebu
Bekr radıyallahü anh da taşlardan bir küçük mescid yaptı. Resulullah Hazreti
Ebubekr'le birlikte bu mescidde namaz kıldılar... Bir kaç gün burada kalındı.


Sonra Zülhuleyfe, Zâ'tül reyş, Türban yolu takip
edildi.


Türban'da iken Efendimiz, karşılarındaki dağ yamacında
bir geyik gördüler ve Sa'd bin ebi Vakkas'a:


-Ya Sa'd geyiğe bak! Buyurdular.


Hazreti Sa'd, Peygamberimizin muradını anladı; ve
derhal nişan vaziyeti aldı. Resulullah, oku kendi mubarek elleri ile Sa'd
radıyallahü anh'ın omuzuna yerleştirdi ve:


-At ya Sa'd, dediler ve, Allahım Sa'd'ın okunu isabet
ettir, diye dua buyurdular.


Vınlayan ok, Resuller Resulü ve O'nun aziz
arkadaşlarına rızık olma nimetine kavuşan mubarek ceylanı boynundan vurarak
devirdi.


 


Sevgili Peygamberimiz tebessüm buyuruyorlar.


Biraz sonra nefis bir kızarmış geyik kokusu tâ
uzaklardan bile alınıyordu...


.....


Müslümanlar Ruha'ya geldi. Sevgili Peygamberimiz
buyurdular ki:


-Rûhâ arap vadilerinin en güzelidir...


Ruha'da konakladılar.. Hubeyb bin Yesaf, geri dönmüşken
tekrar müslümanların yanına geldi ve Resulullahın yüsek huzurlarına çıkmak
istediğini bildirdi. Âlemlerin efendisi kabul ettiler. Hubeyb ısrar ediyor.


-İzin ver ben de Mekkelilerle çarpışayım.


-Dinimizde olmayan; saflarımızda da olamaz ya Hubeyb!
Önce Müslüman ol; sonra çarpışırsın..


İşte o ân Bedr yolunda islam, bir yiğit daha kazandı;
Hubeyb bin Yesaf müslüman oldu; radıyallahü anh..


...böylece Peygamberler Peygamberi, kahraman ve
korkusuz bir savaşçı olduğunu beyan eden ve islam saflarında yer almak isteyen
birine kılıcı önce küfrüne çektiriyordu...Hubeyb bu cesareti gösterek Hazreti
Hubeyb oldu...


Kays bin Muharris ise maalesef gitti...ama hidayet O'na
da nasib oldu; islam ordusunun Bedr'den dönüşünde Kays da müslüman olacaktır.


Ebu Lübabe ve Asım ibni Abdil Ensar vazifeli olarak;
Haris ibni Samed ile Havvab ibni Cübeyr ise yola devam edemeyecek kadar ciddi
bir kaza geçirdikleri için Ruha'dan geri gönderildiler.


.....


Peygamberimiz komutasında yürüyüş devam etti.. Safra
köyüne yaklaşınca bu köy solda bırakılacak şekilde bir dirsek yapılarak Zefiran
Vadisine girildi ve bir müddet gittikten sonra Safna Vadisine varıldı.
Müslümanlar burada Şam kervanı hakkında gönderdikleri habercilerden haber
bekleken; Kureyş'in kuvvetli bir ordu ile üzerlerine gelmekte olduğunu
öğrendiler.


.....


.....


Bedr'e yaklaştığı sırada Cebar'da kervanın müslümanlar
tarafından takip edildiğini anlayan Ebû Süfyan, Şam-Bedir-Mekke hattını
değiştirerek Bedir'i solunda bırakacak şekilde Şam-Kızıldeniz sahil şeridine
yöneldi ve bir ân evvel takipten kurtulmak için kervanın sür'atini
arttırdı...kervandakilerden bazıları önce vaziyeti kavrayamadıkları için hem
gidiş yolunun değiştirilmesi hem de kaçarcasına gidilmesine bir mânâ
verememişlerdi? Nihayet tehlike kalmadığına; selamet sayılacak bir yere
vardıklarına kanaat getirince Ebu Süfyan bin Harb, hızını kesti ve yanına Kays
bin İmr'ül Kays'ı çağırarak:


-Bir tehlike geçirdik. N'olur n'olmaz diyerek Zamzam'ı
Mekke'ye yardım getirmesi için yollamıştım.


-Evet ya Hanzala.


-Şimdi böyle bir tehlike kalmadı. Hemen bineğine atla
ve Kureyş'i nerede olursa olsun bul ve tehlikenin geçtiğini haber ver. Vazifen
gayet mühimdir. Lüzumsuz yere kan dökülmemeli; çabuk olmalısın.


-Derhal!..


Müşriklere gelen Kays bin İmr'ül Kays, Ebu Süfyan'ın
haberini vererek.


-Kervan emniyettedir. Ebu Süfyan, hiç kimsenin endişeye
kapılmamasını ve bu yüzden sefere çıkılmamasını tenbih etti.


...dediyse de fırsatı bir kere yakalamış olan Ebu
Cehil, teklifi reddederek ateşli bir konuşma ile milleti coşturdu:


-Ey Kureyş! İçimizden çıkan biri, inandıklarımızı,
geleneklerimizi reddederek kendisinin ahir zaman nebîsi olduğunu iddia etti ve
Allah tarafından vazifeli olduğunu söyledi!.. O, bunları söyler ve aramızdan bir
takım saf kimseleri müslüman yaparken; biz ne yazık ki gerekli cesareti
göstererek O'na hakettiği cezayı veremedik. Bizim zamanında cezasını
veremediğimiz O insan, bugün elimizden kurtularak Medine'nin başına geçmiş,
kervanlarımızı basarak bizi cezalandır-maktadır. Bu karşımıza çıkan, belki de
son fırsattır. Müslümanlar, hergün daha çoğalıyor; her gün biraz daha
kuvvetleniyorlar. Bana kalırsa ölmek var dönmek yok diyorum. Bunları kendim için
mi istiyorum? Hayır! Ebu Cehil Amr bin Hişam, bu fani dünyada her şeyi gördü ve
her şeye kavuştu. Benim korkum bütün arap kabilelerinin müslüman olarak
yolumuzdan çıkmaları; nesillerin bozulmasıdır. Eğer; "biz, evlatlarımızın
müslüman olmalarına razıyız" diyorsanız; haydi geri dönelim. "Sen bilirsin"
diyorsanız. Ben, "Cenk" diyorum. Siz ne diyorsunuz ey Kureyş?


-Cenk! Cenk edelim!!!


.....






--Hazırlayan: www.nfk.gen.tr--Sevgili_Peygamberim--

Sevgili Peygamberim ©

sizehimet.com.tr



Sayfa Üretimi: 0.07 Saniye