Giriş Yap veya Üye Ol
Ana Sayfa      Yönetim      FORUM      Sohbet Odası      Yazılar      Şiirler      İletişim
HABERLER
MODÜLLER

 Atatürk'ün Hayatı

 E-Devlet

 Gazeteler

 Sevgili Peygamberimiz

 Rüya Tabirleri

 Burçlar

 Tarihte Bugün

 Flaş Oyunlar

 Hosting

 Sudoku

WEBMASTER

Ben Kimim
DÖKÜMANLAR
Yeni Sayfa 2

 Kanunlar

 Yönetmelikler

 Tebligler Dergileri

   Resmi Gazete
ÇEŞİTLİ LİNKLER
 

 Çesitli Linkler

 Telefon Rehberi

 Hava Durumu

 Trafik Yol Haritası

 Emeklilik Sorgulama

Popüler şiirler
· DOLDUM YİNE TAŞIYORUM!!!
(11528 okuma)
· SİVİL SAVUNMA
(8700 okuma)
· KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI
(2278 okuma)
· ÖĞRETMENİM !
(1679 okuma)
· DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
(1511 okuma)
· ÖĞRETMENİM SENİ SEVİYORUM.
(1469 okuma)
· AĞIT
(1226 okuma)
· OKU ÇOCUĞUM
(1088 okuma)
· ATATÜRK'Ü DUYMAK
(994 okuma)
· BEKLENEN SEVGİ
(964 okuma)

Toplam 712 şiiri kayıtlı
Cilt

 

Sevgili Peygamberim

Hazreti Muhammed SallallahuTâalaAleyhivesellem

Ciltlerin Üzerindeki Sayfa Numaralarına Tıklayın

        1-2-3-4-5               1-2-3-4-5-6         1-2-3-4-5-6-7         1-2-3-4-5-6-7        1-2-3-4-5-6-7

                                              

             Cilt-1                    Cilt-2                    Cilt-3                     Cilt-4                    Cilt-5                       

        1-2-3-4-5-6-7             1-2-3                 1-2-3-4-5            1-2-3-4-5-6-7        1-2-3-4-5-6-7

                                                  

             Cilt-6                     Cilt-7                    Cilt-8                     Cilt-9                   Cilt-10       

                                                                             1-2-3-4-5-6-7

                                                                             

                                                                                  Cilt-11







Sevgili Peygamberimizin Medine




Sevgili Peygamberimizin Medine'ye
yerleştikten sonra ilk yaptığı işlerden biri Hicret'den evvel vefat etmiş bir
mü'minin kabri başında cenaze namazı kılmak oldu...


Bera bin Marur, Hazreç kabilesinin
reislerinden ve Medineli müslümanların önderlerinden.O da Resulullah'a Akabe'de
biat etti...ve biat merasiminde ayağa kalkarak veciz bir konuşma yaptı... Yüce
Allah'a hamd ettikten sonra O'na, sallallahü aleyhi ve sellem, uymanın, O'nun
ümmeti olmanın anlam ve değerine dikkatleri çekiyor ve kazanılan bu nimetin
üzerine titremek lâzım geldiğini hatırlatıyordu...


Bera, radıyallahü anh, daha o günden son
Peygamberin sevgisini kazanmıştı...


Bütün Medineli müslümanlar, namazlarını
Kudüse dönerek kılarken Bera bin Marur Kâbe'ye yöneliyordu.


Bir gün bir Medine kafilesi ile Mekke'ye
giderken diğer mü'minlerle aralarında bu Kâbe-Kudüs bahsi açıldı.


Bera:


-Ben sırtımı Kâbe'ye dönerek; Kâbe-i
Şerifi arkamda bırakarak Beytülmakdise yönelemem. Bu sebeple namazlarımı
Mekke'ye doğru eda ediyorum, dediğinde oradakiler:


-İyi ama; sen, Resulullahın bildirmediği
bir şeyi nasıl yaparsın. Ümmeti olduğun Peygamber üstelik Mekke'de hemen Kâbe-i
Şerifin yanında yaşadığı halde kıble olarak Kâbe'ye değil de Mescidi Aksaya
duruyor; sen aklına uyuyorsun... böyle olur mu?


Israr etti...


-Ben Kâbe'ye sırtımı dönemem...dediAma
huzursuz olmuştu.. Ya bu yaptığından Peygamber aleyhisselâm memnun olmazsa... Bu
sebeple Mekke'ye gelince doğruca ahir zaman Nebisine gitti ve yolda arkadaşları
ile aralarında geçen konuşmaları arz etti...


-Ey Allahın Resulü ben namazlarımı Kâbe'ye
dönerek kılmaya devam ettim ama; arkadaşlarımın ikaz ve muhalefetlerinden dolayı
içime bir huzursuzluk girdi... nedir bu işin doğrusu?


Sevgili Peygamberimiz cevap buyurdular...
kısa, lâkin mânâsı derin, işareti geleceği kucaklayan bir cevap:-Biraz
sabretseydin ne iyi olurdu...


Bera, radıyallahü anh'ın ondan sonra bu
sözün dışına çıkması mümkün mü? ...anlaşılan daha evvel kıble hususunda Allah
Resulünden nakledilen bilgiler kendisine tam ulaşamamıştı...


Sonra, bütün diğer mü'minler gibi o da
vefatına kadar namazlarını hep Kudüse doğru kıldı...


Hazreti Berâ, Hicret'den bir ay evvel
Medine'de dünyasını değiştirdi.


Hazreç'in reisi hasta yatağında iki şey
vasiyet ediyordu:


-Malımın üçte birini dilediği yere sarf
etmek üzere Resulullah'a veriniz... Bir de beni, ölünce kabirde Kâbe
istikametine çeviriniz. Çünkü Peygamberimize Hac mevsiminde yine ziyaretine
gideceğimi vaad etmiştim; ama, görüyorsunuz ki ölüyorum. Sözümde durmam mümkün
değil.


Vasiyet edildiği gibi mezarında Kâbe
tarafına çevrildi...


ve öylece toprakla örtüldü..


Hicret'ten sonra Sevgili Peygamberimiz,
eshabı ile birlikte Bera radıyallahü anh'ın kabrine giderek saf tutup cenaze
namazını kıldılar ve Hazreti Bera için:


-Ya Rabbi Bera'yı affeyle. O'na rahmet
eyle; O'ndan razı ol!Diye dua ettiler...


İşte ilk cenaze namazı.


O'nu ziyaret etmek isteyen sahabi, araya
ölüm engeli girdiği için Peygamberimize gidemeyince; Peygamberi; rahmet ve
merhamet kaynağı olan O Sultan, kabri ziyaret ediyor ve cenaze namazını
kılıyor...


Mezarında Mekke tarafına uzanarak
Peygamber yolunu gözleyen; O'nun hicretini bekleyen Berâ radıyallahü anh...
Sevgisiyle Allah Resulünü kabrine çeken Berâ radıyallahü anh.


Kâbe sevdalısı ve Resulullah âşıkı böyle
bir Bera bin Murar ölmüş, aradan zaman geçmiş olsa da cenaze namazı kılınmaz mı?


....Hicretten sonra; Mescid-i Nebi
yapılırken ensar'dan ilk vefat eden Külsüm bin Hidm oldu.


Sevgili Peygamberimi'zi Kuba'da evinde
misafir eden bu aziz insan Hicretten önce iman edenlerdendir. Eşraf'tan biri
idi...ama O'na tarihin verdiği yüksek liyakat Medine şereflilerinden olduğu için
değil bütün zamanların en büyüğüne gösterdiği hürmet ve hizmet sebebiyle.


İleri bir yaşta müslüman olan ve ayrıca
Peygamberini evinde misafir etme bahtiyarlığına kavuşan Külsüm, radıyallahü anh,
kavuştuğu nimetlerin huzuru içinde Kuba köyündeki evinde ebedi âleme göçtü...


Az bir zaman sonra da Es'ad bin Zürare,
radıyallahü anh, dünyasını değiştirdi...


Hazreti Es'ad, islâmiyeti Medine'ye ilk
getiren onu orada ilk yayan insan. Başka bir hususiyeti de Âkabe biatlarının
hepsinde bulunmak.


Ölümü boğmaca hastalığından. Son nefesini
verirken aziz ve kadirşinas Peygamberi hemen başucundaydı. Mubarek sahabi,
kızlarını Allah'ın Resulüne havale etti... Ve O da engin bir huzur içinde ruhunu
Rabbine teslim etti.


Cenazesini Sevgili Peygamberimiz yıkadılar
üç parçalı bir bürüdle kefenlediler, namazını kıldırdılar ve cenazenin önü sıra
yürüdüler ve Baki kabristanına defnettiler.


Es'ad bin Zürare, Cennet'ül Baki'nin
mukaddes toprağına gömülen ensarın ilki...


Kureyşli kâfirler, bir ân olsun boş
durmuyorlar. Hiç bir şey yapamasalar mü'minleri dilleri ile rahatsız etmekteler.


Etrafında pervane gibi dönen o aziz
arkadaşlarını Sevgili Peygamberimizden soğutmak için, insanlığın biricik
kurtarıcısı şan ve şerefde eşsiz ve en büyük rehberi karalayıcı laflar
ediyorlar...


dedikleri, mü'minler tarafından üzüntüyle
Efendimize naklediliyor.


En üstün kul, en üstün Peygamber ve
Kâinatın Efendisi, müslümanların mescidi doldurdukları vakitlerden birinde
minbere çıkarak ayakta oldukları halde hakikatleri bir bir dile getirdiler.
Maksatları övünmek değil. Övünmeye ihtiyaçları yok ki niçin buna niyetlensinler?
Onların yüksek arzuları zihinlerin bulanmaması.... Hiç bir mü'min kalbinin
yalanlara meyletmemesi. Buna mani olmak istiyorlar.


Yaradılmışların en yücesi, geçmiş ve
gelecek zamanların en iyisi, sallallahü aleyhi ve sellem, buyurdular ki:


-Her asırda yaşıyan insanların en
seçilmişlerinden dünyaya geldim.


-Allâhü teâlâ, İsmail aleyhisselam
evlâdından Kinâne ismindeki kimseyi ve O'nun sülalesinden Kureyş ismindeki zâtı
beğendi. Kureyş evlâdından da Hişam oğullarını sevdi. Onlardan da beni süzüp
seçti.


Allâhü teâlâ, insanları yarattı; beni,
insanların en iyi kısmından vücude getirdi. Sonra bu kısımlardan en iyisini
Arabistan'da yetiştirdi. Beni bunlardan vücuda getirdi. Sonra evlerden,
ailelerden en iyilerini seçip beni bunlardan meydana getirdi. O halde benim
ruhum ve cesedim, mahlukların en iyisidir. Benim silsilem, ecdadım, en iyi
insanlardır.


Allâhü teâlâ, her şeyi yoktan var etti.
Bunların içinde en çok insanları sevdi. İnsanlar içinden de seçtiklerini
Arabistan'da yerleştirdi. Arabistan'daki seçilmişler arasından da beni seçti.
Beni her zamanki insanların seçilmişlerinde; en iyilerinde bulundurdu.


-Benim dedelerimin hiç biri gayrı meşru
yola sapmadı. Allâhü teâlâ, beni iyi babalardan, temiz analardan getirdi.
Dedelerimden birinin iki oğlu olsaydı; ben bunların en hayırlısında, en iyisinde
bulunurdum...


...kâfirler, aynı zamanda şiirlerle
Resulullahı ve mü'minleri kötülüyorlar. Onların şiirlerine Ensar şairleri de
gerekli karşılığı vermeye başladılar.


Kılıçla cihaddan önce kelâmla cihad
başlamıştı.


Ensarın üç büyük şairinden Kâ'b bin Malik,
bir destan şairi... Allah düşmanlarının iftira ve karalamalarına karşılık
Efendimizle mü'minlerin kahramanlıklarını terennüm ediyor.


Abdullah bin Revaha, müşriklerin batıl
olan itikat ve amellerini hicvederek yerden yere vuruyor.


Ensarın en büyük şairi Hasan bin Sabit,
peygamber düşmanlarının soy sop ve ahlakî ayıplarını dile getirerek onları el
içine çıkamaz hale sokuyor.






--Hazırlayan: www.nfk.gen.tr--Sevgili_Peygamberim--

Sevgili Peygamberim ©

sizehimet.com.tr



Sayfa Üretimi: 0.02 Saniye