Giriş Yap veya Üye Ol
Ana Sayfa      Yönetim      FORUM      Sohbet Odası      Yazılar      Şiirler      İletişim
HABERLER
MODÜLLER

 Atatürk'ün Hayatı

 E-Devlet

 Gazeteler

 Sevgili Peygamberimiz

 Rüya Tabirleri

 Burçlar

 Tarihte Bugün

 Flaş Oyunlar

 Hosting

 Sudoku

WEBMASTER

Ben Kimim
DÖKÜMANLAR
Yeni Sayfa 2

 Kanunlar

 Yönetmelikler

 Tebligler Dergileri

   Resmi Gazete
ÇEŞİTLİ LİNKLER
 

 Çesitli Linkler

 Telefon Rehberi

 Hava Durumu

 Trafik Yol Haritası

 Emeklilik Sorgulama

Popüler şiirler
· DOLDUM YİNE TAŞIYORUM!!!
(11469 okuma)
· SİVİL SAVUNMA
(8644 okuma)
· KURTULUŞ SAVAŞI DESTANI
(2214 okuma)
· ÖĞRETMENİM !
(1616 okuma)
· DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
(1458 okuma)
· ÖĞRETMENİM SENİ SEVİYORUM.
(1416 okuma)
· AĞIT
(1173 okuma)
· OKU ÇOCUĞUM
(1035 okuma)
· ATATÜRK'Ü DUYMAK
(941 okuma)
· BEKLENEN SEVGİ
(916 okuma)

Toplam 712 şiiri kayıtlı
Cilt

 

Sevgili Peygamberim

Hazreti Muhammed SallallahuTâalaAleyhivesellem

Ciltlerin Üzerindeki Sayfa Numaralarına Tıklayın

        1-2-3-4-5               1-2-3-4-5-6         1-2-3-4-5-6-7         1-2-3-4-5-6-7        1-2-3-4-5-6-7

                                              

             Cilt-1                    Cilt-2                    Cilt-3                     Cilt-4                    Cilt-5                       

        1-2-3-4-5-6-7             1-2-3                 1-2-3-4-5            1-2-3-4-5-6-7        1-2-3-4-5-6-7

                                                  

             Cilt-6                     Cilt-7                    Cilt-8                     Cilt-9                   Cilt-10       

                                                                             1-2-3-4-5-6-7

                                                                             

                                                                                  Cilt-11







Yeni Sayfa 3




...Kervanın dönüşü yaklaşınca Hazret-i Hadice bir grup
cariye ile evin damına çıkar gelen olup olmadığına bakardı.


Yine böyle birgün Hazret-i Hadice ile cariyeler bir
taraftan konuşup bir tarafatan ufkulaşıp gelen yolları gözlerken birini
farkettiler.


Evet; bir gelen vardı ve iki kuş bu gelen yolcuyu
yakıcı çöl güneşinden koruyordu.


Gelenin Sevgili Peygamberimiz olduğunu Hadice anne
herkesten evvel tanıdı ama belli etmedi...


Peygamberimiz, nihayet yanlarına geldi ve dua ederek
mektubu verdi:


Meysere şunları yazmıştı:


"Bu defa çok kar ettik. Muhemmd'ül Emin'in bereketi ile
kazancımız umduğumuzdan fazla oldu."


Hadice radıyallahü anha mektubu yazıp, Peygamberimize
teslim etti ve deveyi zinetleri ile birlikte alelemlere rahmet olarak
gönderilmişe hediye etti.


Resulüllah mektubu alarak aynı gün içindeki kervana
yetişti. Böyle bir şey imkansız olduğu için Ebu Cehil sevinerek Meysere'ye:


-Bak beni dinlemedin. İşte yolunu şaşırmış geri
geliyor, al bakalım, dedi....


Meyerse, müteessir oldu.Ama biraz sonra Peygamberimiz
gelerek cevabi mektubu verince


herşey değişti ve Meysere:


-Ey Ebu Cehil, işte Hadice'nin mektubu.Demek ki sen
şaşırmışsın.


Bir kölenin bu sözleri Ebu Cehilin zoruna gitti:


-İnanmıyorum!Bukadar mesafe aynı günde gidip


dönülmez.Ben şimdi işin aslını öğreneceğim.İşte


kölemi gönderiyorum.Yalan söylendiğini ortaya
çıkaracağım dedi, ve kölesini Mekke'ye yolladı:


Ebu Cehilin kölesi Hazreti Hadice'ye gelip müjde
vererek, müjde istiyince,Hadice anne:


-Muhammedül Emin müjde getirmişti.Sen niçin geldin ki?
diyerek hayretini bildirdi.


Köle mahcup halde geri döndü ve Ebu Cehil'in yanına
vardığında olanları anlatdı.Ebu Cehil,hakikata teslim olacağına kinini biledi.


......


Kervan kafileyle Mekke'ye girerken Hadice validemiz
penceresinden gelenleri görüyordu... İki kuş efendimizin başı üstünde gölge
yapıyor ve O alnında gün gibi parlıyan nurla herkesten ayrılıyordu...


Hadice anne Meysere'yi kabul ettiğinde, O'na
Efendimizin başı üstünde gördüğünü aslında melek olan iki kuşu anlatınca Meysere:


-Bütün yolculuk boyunca kuşlar başının üstündeydi dedi
ve yaşadıkları ilahi hadiseleri, rahibin söylediklerini, develerin iyileşmesini,
neler olmuşsa tek tek hanımına bildirdi.


Hazret-i Hadice, Meysere'den bildiklerini saklamasını
rica etti.


Son olarak Peygemserimizle Meysere Busra'dan
getirdikleri malları da Mekke pazarında satarak parasını Hazret-i Hatice'ye
teslim ettiler. Yapılan hesapta, Hadice validemizin gerçekten bu seferde
ötekilerden çok kar ettiği anlaşıldı. Ve çok memnun oldu... Para ve hediyelerle
hizmeti geçenleri sevindirdi.


.....


Hadice anne, şahid olup işittiklerini tekrar Varaka bin
Nevfel'e götürdü.


Varaka:


-Muhammed'ül Emin'in son Peygamber olacağına hiçbir
şüphe kalmamıştır. Naklettiklerinin anlanı budur.


 


HATİCE'TÜL KÜBRA


KABÜL EYLE CİVAR-I İZZETİNDE ÇEKMEYEN GURBET


BİLİRSİN KENDİ ŞEHRİMDE GARİBİM YA RESULALLAH


NAZIM


Hadice, Hüveylid'in kızı. O da Kureyş'in Esed
oğullarından.


Hadice, radıyallahü anha, derin ilmi, kültürü,
zenginliği güzelliği ve soyu ile devrindeki kadınların en üstünü.


Daha evvel iki kere evlenmişliği var. ilk beyi vefat
edince ikincisi ile hayatını belirtirmiş. Bu da veba hastalığından ölünce dul
kalmış. Bu kocalarından üç çocuk sahibi.


Bir çok talibi var. Çevrenin seçkin erkekleri O'nunla
evlenmek istiyorlar. "Evet" demesi için yapmayacakları fedakarlık yok. Ama o,
evlenme tekliflerine hep uzak ve menfi...


...Kimseyle evlenme fikrinde değil. Ta ki insanlığın
sultanını görene kadar. Şam'a kervan gönderme ile başlayan tanışma ve
Peygamberimiz hakkında işittikleri; gördükleri, en üstün kadında yavaş yavaş
Muhammed'ül emin'le dünya evine girme fikrini doğrudur.


İslamiyetten önce "tahire", islamiyetten sonra ise buna
ilaveten "Kübra" ünvanlı bu zeki ve alim kadın, şimdiden gelecek yılları tahmin
edebilmektedir... Zaman, bu ana kadar şahid olmadığı bir büyük inkılabi
yaşayacak ve bu inkılabını kahramanı amca himayesindeki Sevgili Peygamberimiz
olacaktır.


... İnsanlığın düştüğü şirk ve cehalet bataklığından
eşrefi mahlukat mevkiine çekip çakaracak en son ve en mükemmel dinin Peygamberi
Muhammed'ül emin'dir.


O halde O'na zevce olmak, ve O'nun kederinde ve
neş'esinde yanında ve yardımcısı ve destekçisi omak bir kadının dünyanın
kuruluşundan kıyamet kopuncaya kadar kavuşabileceği en yüksek nimettir.


Bunu anladığı andan itibaren Hadice anne, efendimizi
adeta gözlerden saklamak, O'na dair sırları gizlemek istemiştir. Olur ki bu
hazineyi başka kadınlar da sezer. Bu bakımdan endişeli.


Elbette haklı; bölünmesi paylaşılması mümkün olmayan
bir şeref...


Şam seferinin üzerinden üç aya yakın bir zaman geçmiş
olduğu halde Hadice validemizi meşgul eden hep bu evlenme planıdır. Akl-ı fikri
hep bu işte... nitekim, niyetini akıllı ve tecrübeli bir kadın olan Nefise binti
Münebbih sezer ve O'nu konuşturarak gönlünün muradını anlar:


,-Ya Muhammed seni izdivaçtan alıkoyan nedir ki
evlenmiyorsun, der.


-Kafi mikdarda param yok...


Nefise'nin maksadı da bu cevabı almaktır.


-Peki öyleyse iffeti, dini diyaneti yerinde, zengin ve
güzel bir kadınla evlenmeye ne dersiniz?


-Kim bu hanım?


Nefise kadın, düşündükleri evliliğin gerçekleşeceğine
dair ilk işareti almış olmanın memnuniyeti ile cevap verir:


-Hadice binti Hüveylid!


-Kim aracı olacak?...


Nefise hatun bundan sonrasını şöyle anlatıyor:


-"Bu hizmeti ben yapacağım, dedim ve Hadice'ye koşarak
büyük müjdeyi verdim." Hadice, amcası Amr bin Esede ile amcazadesi Varaka ibni
Nevfel'li çağırttı. Ve fikrini onlara açarak aile büyükleri olmaları sıfatı ile
yardımlarını rica etti...


Hazret-i Hadice'nin amcası ve amcasının oğlu Sevgili
Peygamberimiz'e giderek O'nunla görüşüp düğün gününü konuştular ve yanından
ayrıldılar. Haber Ebu Talib ve kardeşlerini şaşırttı. Çünkü bir düğün yapacak
mali imkana sahip değillerdi...


Onlar, bu endişe ve efkarda iken Peygamberimiz Hazret-i
Ebu Bekr'in dükkanına gitti. Niyeti kendisini kırmayacak bu dostundan ödünç para
almaktı.


Ebu Bekr radıyallahü anh, aziz efendimizi uzaktan
görünce kalbinde sevgi biraz daha kabardı; ve kendi kendine şöyle niyet etti:


"Muhammedü'l emin benim en yakın dostum ve en makbul
arkadaşımdır. Eğer bir şey isterse asla geri çevirmeyeceğim."


Sevgili Peygamberimiz, yanına vardığında Ebu Bekr
efendimiz, arkadaşını biraz üzüntülü gördü. Sebebini anlayınca kasayı açtı ve:


-İstediğin kadar alabilirsin, diye onu ferahlandırdı.
Hazrez-i Ebu Bekr'e:


-Hiç bir işimde yardımını esirgemedin diyerek O'na dua
buyurdular ve nikaha davet ettiler.


Seçkin arkadaşları, davete:


-Başım gözüm üstüne, diyerek geleceklerini bildirdiler.


Peygamberimiz ihtiyacı kadar para alarak bununla düğün
haırlıkları yaptı.


Nikah, Hadice annemizin konağında yapılacaktı.


Her taraf süslü ve donatılmış. Hadice radıyallahü anha,
cariye ve hizmetçilerine bundan sonra hür olduklarını, kendilerini bu düğün
hatırına azad ettiğini müjdeledikten sonra ellerine içi altın ve mücevher dolu
tabaklar vererek Sevgili Peygamberimiz konaktan çeri girince mübarek ayaklarına
saçmalarını tenbih etti.


Efendimiz, amcası Hazret-i Hamza ile nikahın yapılacağı
Hazret-i Hadice'nin evine geldiler. Biraz sonra Ebu Talib ve Kureş'in diğer
ileri gelenleri de hazırdı.


Hazret-i Hadice'nin amcası Amr bin Esed ve amca
çocukları ile kadın ve erkek akrabalar daha önceden gelmişlerdi.


Hadice ikramlık olarak koyunlar kestirip yemekler
hazırlatmıştı...


Yemekler yendikten sonra, Ebu Talib, devrin adeti
gereği nefis bir konuşma yaptı:


-Allah'a hamdolsun ki bizi İbrahim'in zürriyetinden,
İsmail'in neslinden, Maad'ın cevherinden ve Mudar'ın kanından yarattı. Ve
Kabe'nin bekçisi, Mekke'nin mensubu ve halkın reisi yaptı... yeğenim Muhammed
bin Abdullah her Kureyşli'den üstündü. Kimse onunla mukayese ğdilemez. Gerçi
malı azdır ama. Mal değimiz ne? Bir gölge. Bir gün burada, yarın başka yerde.
Yemin ederim ki, yeğenimin itibarı bundan sonra daha da yükselecektir. İşte bu
genç, şimdi sizden kızınız Hadice'yi helallığa istemektedir. muaccel ve müeccel
mehir olarak yirmi deve teklif etmektedir!..."


Ebu Talib'ten sonra da Varaka ibni Nevfel bir konuşma
yaparak, Ebu Talib'i tasdik etti. Ve kendilerinin de soylu bir sülele
olduklarını ve hısım olmak istediklerini bildirdi ve hazır olanları şahid
tutarak kızlarını verdiklerini söyledi. Ebu Talib, Hadice radıyallahü anhanın
amcası Amr bin Esed'in de fikrini almak istedi. Amr:


-Şahid olun ki Hadice binti Huveylid'i Muhammed'e
verdim, diyerek rızasını açıkladı.






--Hazırlayan: www.nfk.gen.tr--Sevgili_Peygamberim--

Sevgili Peygamberim ©

sizehimet.com.tr



Sayfa Üretimi: 0.04 Saniye