SANAT EĞİTİMİNİN SORUNLARI ( Yeni )
 
Eklenme Tarihi 26.01.2007 Saat: 16:48
Yazar Adı Mahmut TOPRAK



SANAT EĞİTİMİNİN SORUNLARI ve ÖĞRETMENLERİN FERYADI


Ülkemizde a?? sanata?İ dendiği zaman hemen herkes bir özlü söz hatırlar ve nerdeyse herkes sanatı anlayan destekleyen tavırlara girerler. Tamamen kulaktan dolma ve lafın gelişi tavırlarla sanata destek verilmeye çalışılır. Tabi hepsi sözde destekler. İşin özüne inildiğinde, Eğitim sistemimiz içinde önemli bir yere sahip olması gereken sanat ve Sanat Eğitimine, ne yazık ki bırakın destek olmayı, engel olmak veya yok saymak için başta yetkiye sahip kişiler adeta çaba sarfeder duruma gelmişlerdir. İsteyen üzerine alınsa da oklu yöneticilerinden başlayan bu yok sayma veya formaliteden öteye nadir geçen uygulamaların eğitim sisteminin en başındaki mercilere kadar uzanması toplum adına gelecekte kültür fukaralığının sinyallerini vermektedir.
İlk ve orta öğrenimde sanat eğitimi branşındaki öğretmenlerin çaresiz durumlarına Milli Eğitim Bakanlığıa??nın dikkatini çekmeye çalışan bazı öğretmenler bir araya gelip bir rapor hazırladılar. Isparta da görev yapan Resim Öğretmenleri Türkiye genelindeki Resim öğretmenlerin ortak sorunlarını tespit ederek hazırladıkları raporu gereken yerlere ulaştırmaya çalışıyorlar.
Ispartaa??da görev yapan Resim öğretmenlerinin hazırladığı rapor sorunlar ve çözüm önerileriyle aynen şöyle:

İLK VE ORTA ÖĞRETİMDE SANAT EĞİTİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR


Milli Eğitim Bakanlığıa??nın Görsel Sanatlar Eğitiminde hedef ve amaçlarında yer alan; Sanat, bireysel açıdan duyguların, düşüncelerin, hayallerin, yaratıcı çabaların ve insanın kendini gerçekleştirmesinin bir aracı; toplumları kaynaştırmada bütünleyici yönü ile önemli bir toplumsal kültür dinamiğidir. Sanat eğitimi, bireye çağdaş yaşama ve özgür düşünme imkanı kazandırır. Toplum için birbirini anlayan, eleştiren ve saygı duyan insanların yetiştirilmesine fırsat sağlar. Sanat, yaşama özgün biçimler verir. Sanata ve sanatçıya olan ilgilerini artırır, kültürümüzü küçük yaşlardan itibaren gençlerimize aktarmayı sağlar. Kültürlerin anlaşılmasının önemini, kendi kültürümüze sahip çıkma, onu yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarmada etkin bir rol üstlenir. Bu açıdan, görsel sanatlar eğitimi, eğitimin her basamağında herkes için gereklidir. Çünkü nitelikli bir sanat eğitimi çağdaş dünyada var olma şartlarından biridir. Ancak sanat eğitiminin planlanmasında, yönetilmesinde ve uygulanmasında büyük sorunlarla karşılaşılmaktadır. Bu aksaklıkları genel bir çerçevede özetlenecek olursa;
1- Son zamanlarda önemli ölçüde artış görülen öğrencilerin olumsuz davranışlarının nedenleri arasında onların ilgi, yetenek, beceri ve istekleri doğrultusunda gerçek anlamda enerjilerini sarf edecekleri bir ortamın sağlanmamış olması yadsınamayacak bir gerçektir. Bu durumda onların ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkaracak, gençleri sanatsal ve kültürel yönden eğitip geliştirecek branşlardan birisi de RESİM ÖĞRETMENLİĞİ olmasına rağmen, bunun yetkililer tarafından fark edilmemiş olması, hatta Resim dersinin gereksiz bir dersmiş gibi muameleye tabi tutulması branş öğretmenlerini giderek umutsuzluğa itmektedir.
2- Bireysel yeteneklerin ve farklılıkların öne çıkarılması gereken Resim, Müzik ve Spor etkinlikleri ciddi ölçüde önemsenmemektedir.
3- 2000 yılında Eğitim Fakültesi Resim-iş Öğretmenliği ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin Resim bölümünden mezun olan ihtiyaç doğrultusunda kendilerine sorulmadan İş Eğitimi branşında atanmışlardır.
4- Resim-iş Bölümü mezunu olan Teknoloji ve Tasarım dersi öğretmenleri , resim derslerine giremedikleri için guruları incinmiş durumdadır.
5- 15.12.2006 tarihli okullara gelen MEB yazısında, isteyen Resim öğretmenlerinin Teknoloji ve Tasarım branşına geçmelerini mümkün kılınmasına rağmen, branşları olan Görsel Sanatlar alanına dönmelerine fırsat verilmemektedir.
6- Teknoloji ve Tasarım öğretmenleri ilköğretimin 1. kademesinde bu dersin olmamasından kaynaklanan ve öğrencilerin tamamen hazırlıksız gelmelerinden dolayı sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bununla birlikte, Teknoloji Tasarım dersine girecek öğretmenlerin yeterli hizmet içi eğitimden geçmemiş olması ciddi anlamda bocalamaların yaşanmasına neden olmaktadır.
7- Resim branşına geçecek öğretmenler, merkezden uzak köylere gönderilmekten endişe duymaktadır.
8- LİSELERİN bir çoğunda Resim ve Müzik dersleri tamamen okul idarelerinin inisiyatifinde seçmeli ders olarak görülmekte, istisnalar hariç öğrencilere ve velilere sorulmaya gerek duymadan tamamen ÖSS ye yönelik dersler ( biyoloji,kimya, seçmeli matematika?¦ vb.) seçilmektedir.
9- Lise 1. sınıflarda Resim ve Müzik dersleri programda seçmeli olarak dahi yer almaktadır. Hatta lise 2. sınıflarda bu derslerin seçmeli olmasının dahi kaldırılacağı söylentileri okul idarelerinin bu dersleri kesinlikle önemsememesine yol açmaktadır.
10- İlköğretim Okullarında 40 dakikalık bir Görsel Sanatlar dersi tamamen yetersiz ve verimsiz olmaktadır. Dersin içeriğinin genişletilmesine rağmen süresi aynı kalmıştır. Bununla birlikte ders saatleri azalan bir çok resim öğretmeninin normunun düşmesi endişesi, öğretmenin performansının düşmesine neden olmaktadır (normu düşen öğretmenler mevcuttur).
11- Öğrenciler, bireysel yetenek ve becerilerinin farkına varamadan eğitimin tüm aşamalarından geçiyorlar. a??Test Devria?İ veya a??Test Matika?İ diye adlandırılan mekanik bir sistemin içinde adeta robotlaşan, herhangi bir etkinlikte kendilerini iki-üç cümleyle dahi ifade etmekten mahrum nesillerin yetiştirilmeye başlanması toplumsal platformda ve kültürel alanda telafisi olmayan ciddi sorunlara neden olur ve olmaya da devam edecektir (Bkz. okullardaki şiddet ve uyuşturucu).
12- Bazı okul idareleri ise Resim ve Görsel Sanatlar derslerinde, müfredatın uygulanmasından çok sadece yarışmalara ve formalitelere ağırlık vermektedirler. Bir çok kurum ve kuruluş her yıl sayısız yarışmalar düzenlerken bu durumda temel sanat eğitimi almamış bir öğrenciden yarışmalarda başarılı eserler ortaya çıkarılması beklentisi büyük çelişki göstermektedir. Ders saatlerinin ve etkinliklerin yetersizliğine bir de önemsenmemiş bir dersin öğretmeni olmaktan mesleki karamsarlığa düşen Resim Öğretmeninden sürekli başarı beklenmesi düşündürücü bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
13- Sene sonlarında il merkezinde bölge sergileri düzenlenmekte, her türlü estetik görüntüden uzak, panayır- pazaryeri izlenimi uyandıran bu sergilere formaliteler yerine gelsin anlayışıyla çok kısa sürelerin verilmesi, toplumun sanata olan ilgisini de olumsuz yönde etkilemektedir.
14- Zümre toplantılarında dile getirilen hususlar veya alınan kararlar, gerek Milli Eğitim Müdürlüğü gerekse okul idareleri tarafından hiçbir zaman dikkate alınmamaktadır.
15- Okulların fiziksel yetersizliğinden dolayı Resim ve Teknoloji Tasarım dersleri sınıf ortamında işlenmesi istenilen üretimi ve öğrencinin rahat çalışmasını engellemektedir.
16- Teknoloji ve Tasarım Dersi müfredatı Resima??deki Temel Sanat Eğitimi ilkeleri ve uygulamaları ile Resim dersine çok yakındır. Bir okulun sanat eğitimi veren lisans programlarından mezun olan öğretmenleri varken, Görsel Sanatlar eğitimi ve Teknoloji ve Tasarım derslerine bu dersin temel ilkelerini oluşturacak hiçbir alt yapı ve donanıma sahip olmayan Ticaret, Sosyal Bilgiler, Ev Ekonomisi gibi branş öğretmenleri girmektedir (idarelerin keyfi uygulamalarına çarpıcı bir örnek). Bu koşullarda sanat eğitiminin hedeflerine ulaşması olanaksızdır.
17- Resim yeteneğine sahip öğrencilerin ilköğretim çağında yetenek ve istekleri doğrultusunda yönlendirilmeleri için Anadolu Güzel Sanatlar Liselerine girmeleri konusundaki tavsiyeler ciddiye alınmamakta, bu liseden mezun olacak öğrencilerin üniversite sınavlarında başta Resim Öğretmeliği olmak üzere İç Mimarlık, endüstriyel Tasarım, Grafik, Animasyon, Tekstil Tasarım gibi 15-16 alanda eğitim veren 4 yıllık bir üniversiteye yerleşme oranının %90-%100 olduğu gerçeği göz ardı edilmektedir.
18- Neredeyse tüm derslerin kılavuz kitaplarının 1. dönemde tamlanıp gönderilmesine rağmen Görsel Sanatlar dersi kılavuzlarının henüz hazırlanmamış olması, bu derse Bakanlığın da yeteri kadar önem verilmediği görülmektedir.
19- Bir çok okulda Resim öğretmeni yerine alanla ilgisi bulunmayan öğretmenlerin Teknoloji ve Tasarım dersine girmesini sağlaması, Bir çok lise de seçmeli resim dersinin yerine yönetmeliklere göre olması gereken öğrenci-veli ve sınıf öğretmenlerine sorulmadan direkt başka derslerin seçtirilmesi konusunda sorunları dile getirmek için üst mercilere ulaşılamamakta ve konuyla ilgili muhatap bulamamaktayız.

YETKİLİLERDEN BEKLENTİLER NELERDİR?

1- Görsel Sanatlar Dersia??nin ders saatlerinin artırılması, uygulamaların verimliliği açısından zorunludur.
2- Resim Eğitimi alan öğretmenlerin, ilköğretimde kendi okullarında hem resim hem de branşlarına tamamen uygun olan Teknoloji Tasarım derslerine girmeleri yönünde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
3- Kadrosunun olduğu okulda Görsel Sanatlar dersinin 6-7 saate inmesi nedeniyle maaş karşılığını doldurmak için 2-3 okula gitmek zorunda kalan ve resim normu düşen öğretmenlerin sayısı her yıl artmaktadır. Bu öğretmenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli özen gösterilmelidir.
4- MEB tarafından 26.12.2006 tarihli 2006/97 sayılı genelge ile Sanat alanında yapılan egzersizlerin, %8a??den %5a?? indirilmesi, ilk ve orta öğretim öğrencilerinin zararlı alışkanlılardan uzaklaşması ve zamanını kendini geliştirmeye yönelik aktivitelerle değerlendirmesi düşüncesine zıt bir davranış olarak düşündürücü bir uygulamadır.
5- Yukarıda sözü edilen duruma rağmen MEBa?? in 13.12.06 / 16833 sayılı MEB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında düzenlenen ve 81 il valiliğine gönderilen a??Kültür Sanat ve Eğitim İşbirliği Protokolüa?İ gereğince okullardan bu alanda faaliyet raporu istenmektedir. 40 dakikalık bir ders ve kalabalık sınıflar,Bir taraftan ders ve egzersiz saatlerinin düşmesi, gerçeği göz önüne alındığında beklentilerle gerçekler arasında önemli bir çelişki ortaya çıkmakta, ayrıca ütopik bir beklenti görülmektedir. Bu tür çelişkilerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
6- Sanat eserleri tarihsel birer belgedir. Sanat eserleri sayesinde toplumların antropolojik, sosyolojik, tarihsel, sanatsal, ticari, siyasi, felsefi, bilimsel, dinsel süreçleri hakkında her türlü bilgiye ulaşılmakla birlikte bu eserler toplumların uygarlık ve gelişmişlik düzeylerini gösteren birer belge niteliğini taşımaktadır. Kültürlerin korunması, tanıtılması, yaşatılması ve geliştirilmesi toplum olabilmenin vazgeçilmez unsurudur. Yaratıcı düşünceye sahip, beğenisi gelişmiş, bireysel farklılıkların farkında olan, estetik ve kültürel birikime önem veren, geçmişini bilen ve geleceğine sahip çıkan bireylerden oluşan toplumlar geleceğin mimarı olacaklardır. Son zamanlarda okullarda görülen her türden olumsuz davranışların sanatsal etkinliklerle önemli ölçüde azalacağını düşünmekteyiz. Kendini ifade edebilmek için gençlerin kültürel ve sanatsal yönden doyurulması gerekiyor.

Sanat eğitiminin planlanması ve yürütülmesi aşamalarında sözü edilen bu gerçeklerin dikkate alınması ciddi ve istikrarlı sanat eğitimi politikasının belirlenmesi zaruridir.

OCAK /2007
Isparta Bölgesi
Resim Öğretmenleri
Temsilciler Komisyonua?İ





Yazının Yayınlandığı Site Egitim Portali
http://www.ogretmenimiz.com

Yazının İnternet Adresi
http://www.ogretmenimiz.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&file=yazi_oku&sid=25